Çocuklar, bir ülkenin geleceğinin teminatı ve toplumsal refahın en önemli yapı taşlarıdır. Çocukların fiziksel, sosyal, zihinsel ve ruhsal gelişimlerinin sağlıklı bir şekilde desteklenmesi, her türlü tehlikeden korunmalarıyla doğrudan ilişkilidir. Bu doğrultuda çocukların en temel ihtiyaçları arasında güvenlik ve sağlık hizmetleri ilk sıralarda yer almaktadır. Günümüzde geleneksel aile yapısının değişmesi, hızlı kentleşme, göç hareketleri, ekonomik zorluklar ve kitle iletişim araçlarının kontrolsüz yaygınlaşması gibi faktörler, çocukları çeşitli risklerle karşı karşıya getirmektedir.
Bu risklerin önlenmesi ve çocukların haklarının korunması amacıyla Türkiye'de çok boyutlu bir kurumsal yapı oluşturulmuştur. Çocuklara yönelik hizmetler tek bir kurumun tekelinde olmayıp, devletin farklı bakanlıkları, üniversiteler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında paylaştırılmıştır. Bu iş birliği modeli, çocuğun üstün yararını gözeterek hem koruyucu-önleyici hem de rehabilite edici hizmetlerin bir arada sunulmasını mümkün kılmaktadır.
Türkiye'de çocuklara hizmet sunan temel aktörler arasında Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Üniversiteler, Yerel Yönetimler, Sivil Toplum Kuruluşları ile Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı gibi diğer kamu kurumları yer almaktadır. Her bir kurum, kendi yasal yetki ve sorumlulukları çerçevesinde çocukların esenliği için özel programlar ve birimler geliştirmektedir.
Sağlık Bakanlığı, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenen görev ve yetkileri çerçevesinde, toplumdaki her bireyin ve özellikle çocukların bedensel, zihinsel ve sosyal açıdan tam bir iyilik hali içinde yaşamasını hedefler. Bakanlık bünyesinde çocuklara yönelik hizmetler Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından organize edilmektedir.
Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü bünyesinde, özellikle cinsel istismara maruz kalmış çocukların ikincil örselenmesini önlemek amacıyla Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM) kurulmuştur. Ayrıca, bağımlılıkla mücadele kapsamında Çocuk Ergen Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (ÇEMATEM) de bu müdürlüğün koordinasyonunda faaliyet göstermektedir. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ise birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında Aile Sağlığı Merkezleri ve Toplum Sağlığı Merkezleri aracılığıyla bebek ve çocuk izlemlerini yürütmektedir.
Bebek ve çocuk izlemleri, hastalıklar ortaya çıkmadan önce koruyucu önlemlerin alınmasını hedefler. Türkiye'de bebek izlemleri ilk bir yaşta en az 9 kez, altı yaşa kadar toplam 16 kez, 6-19 yaş arasında ise yılda bir kez gerçekleştirilir. Ayrıca, 0-6 Yaş Grubu Çocukların Psikososyal Gelişimini Destekleme (ÇPGD) programı ile çocukların gelişimsel riskleri erken dönemde tespit edilerek gerekli yönlendirmeler yapılmaktadır. Otizm Spektrum Bozukluğu Tarama ve Takip Programı ile işitme, görme ve metabolik hastalık taramaları da erken tanı süreçlerinin önemli parçalarıdır.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların korunması, haklarının güvence altına alınması ve esenliklerinin sağlanması amacıyla faaliyetlerini 2011 yılında kurulan Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü çatısı altında yürütmektedir. Genel müdürlük; koruyucu ve önleyici hizmetler, sosyal rehabilitasyon, aile yanında destek, bakım hizmetleri ve çocuk hakları gibi farklı daire başkanlıkları aracılığıyla hizmet sunmaktadır.
Koruyucu ve önleyici çalışmalar kapsamında, risk altındaki çocukların öncelikle kendi aileleri yanında desteklenmesi amaçlanır. Bunun mümkün olmadığı durumlarda Koruyucu Aile modeli devreye sokulur. Aile yanında bakımı imkansız olan çocuklar için ise ev tipi bakım modelleri (Çocuk Evleri ve Çocuk Evleri Siteleri) tercih edilmektedir. Ayrıca, çalışan ebeveynlerin 0-6 yaş grubundaki çocukları için özel kreş ve gündüz bakımevleri denetlenmekte ve bu kuruluşlarda %3 oranında ücretsiz bakım kontenjanı ile dezavantajlı ailelere destek sağlanmaktadır.
Sosyal rehabilitasyon alanında ise suça sürüklenen, suç mağduru veya sokakta yaşayan çocuklara yönelik ihtisaslaşmış Çocuk Destek Merkezleri (ÇODEM) hizmet vermektedir. Ekonomik yoksunluk nedeniyle korunmaya muhtaç duruma düşme riski olan ailelere Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) sağlanarak çocukların aile ortamından kopması engellenmektedir. İl müdürlükleri bünyesindeki İl Çocuk Hakları Komiteleri ise çocukların kendi hakları konusunda akran eğitimi yöntemiyle bilinçlenmesini sağlamaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı, çocukların eğitim hakkını güvence altına alırken aynı zamanda gelişimsel ve psikososyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik birimler barındırır. Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesindeki Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM), çocukların eğitsel tanılamalarını yapar ve ailelere danışmanlık sunar. Çocuk Koruma Kanunu kapsamında korunma altında olan çocukların okul nakil işlemlerinde gizlilik ve kolaylık sağlanması gibi idari tedbirler de MEB tarafından titizlikle uygulanmaktadır.
Üniversiteler ise çocuk sağlığı, eğitimi ve gelişimi alanlarında hem nitelikli meslek elemanı yetiştirmekte hem de bilimsel araştırmalar yürütmektedir. Tıp fakültelerinin çocuk psikiyatrisi ve pediatri anabilim dalları, sağlık bilimleri fakültelerinin çocuk gelişimi ve sosyal hizmet bölümleri ile eğitim fakülteleri bu sürecin akademik merkezleridir. Üniversiteler bünyesindeki Çocuk Ergen Araştırma ve Uygulama Merkezleri, çocukların eğitim ve psikoloji sorunlarına yönelik projeler üretmektedir.
Enstitüler ve araştırma merkezleri dışında, üniversiteler bünyesinde kurulan Çocuk Üniversiteleri de dikkat çekmektedir. Bu birimler, çocukları erken yaşta bilimsel düşünce, araştırma yöntemleri ve akademik ortamla buluşturarak yaygın eğitim kapsamında önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Böylece çocukların eleştirel düşünme ve problem çözme becerileri uygulamalı olarak desteklenmektedir.
Yerel yönetimler (belediyeler ve il özel idareleri), çocuk koruma sisteminin en dinamik ve yerel unsurlarıdır. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca belediyeler; çocuklara yönelik sosyal tesisler kurmak, çocuk kulüpleri, çocuk meclisleri ve kreşler açmakla görevlendirilmiştir. Özellikle dezavantajlı bölgelerde kurulan Aile Yaşam Merkezleri ve Sosyal Etkinlik Merkezleri, çocukların okul dışı zamanlarını verimli geçirmelerini, ders desteği almalarını ve sanatsal-sportif faaliyetlere katılmalarını sağlamaktadır.
Sivil toplum kuruluşları (STK) ise çocuk haklarının savunulması, eğitim, sağlık ve koruma alanlarında devletin hizmetlerini tamamlayıcı nitelikte gönüllü faaliyetler yürütür. Dernekler ve vakıflar şeklinde örgütlenen bu yapılar, topladıkları bağışlar ve hayırsever destekleriyle çocuklara yönelik hastaneler, kreşler ve rehabilitasyon merkezleri açabilmektedir. LÖSEV gibi kuruluşlar bu modelin en somut örneklerindendir.
Uluslararası düzeyde ise Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Türkiye'deki resmi kurumlar ve STK'lar ile iş birliği yaparak çocukların eğitimi, sağlığı ve güvenliği için fonlar sağlamakta, araştırmalar yürütmekte ve kampanyalar düzenlemektedir. UNICEF'in çalışmaları, çocuk haklarının küresel standartlarda korunması açısından stratejik öneme sahiptir.
Çocuklara yönelik koruyucu, önleyici ve adli hizmetler sunan diğer önemli devlet kurumları Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı'dır. Adalet Bakanlığı, annesiyle birlikte cezaevinde kalmak durumunda olan 0-6 yaş grubu çocuklara yönelik kreş hizmetleri sunmakta ve eğitim faaliyetleri yürütmektedir. Ceza infaz kurumlarındaki çocukların rehabilitasyonu için Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS) ve uzman psikososyal destek programları uygulanmaktadır.
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Çocuk Şube Müdürlükleri ve Çocuk Büro Amirlikleri; suça sürüklenen, suç mağduru, ihmal ve istismara uğrayan ya da kaybolan çocuklara yönelik adli ve koruyucu işlemleri yürütür. Toplum Destekli Polislik birimleri tarafından yürütülen ÇOGEP (Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı) ile risk altındaki çocukların sosyal yaşama kazandırılması için kurslar ve geziler düzenlenmektedir.
Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde ise Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Şube Müdürlüğü ile taşradaki Çocuk ve Kadın Kısım Amirlikleri benzer görevleri kırsal alanda icra etmektedir. Ayrıca, vatani görevini yapan erbaş ve erlere yönelik verilen Mehmetçik İçin Yurttaşlık Eğitimi programına 'Çocuk Hakları Modülü' eklenerek toplumsal farkındalığın artırılması hedeflenmektedir.