Özet
← Ünite 7

Ünite 7: Sporda Cinsel İstismar ve Faili Antrenör Davranışları — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

1Giriş ve Spor Ortamında Çocuk Koruma

Spor, aile ve eğitim ortamlarının yanı sıra çocukların en çok vakit geçirdikleri, sosyalleştikleri ve gelişim gösterdikleri temel alanlardan biridir. Bu nedenle spor ortamlarının güvenli, koruyucu ve çocukların haklarını gözeten bir yapıya sahip olması büyük bir zorunluluktur. Spor yapan çocuk ve gençleri her türlü istismardan, sömürüden, fiziksel ve psikolojik zararlardan korumak, spor programlarını yöneten ve yürüten yetkililerin en temel sorumluluğudur.

Toplumda çocuklar ve gençler üzerinde denetleyici ve yönlendirici rolü olan herkesin, onlara güvenli bir ortam sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Spor organizasyonlarının bu karmaşık ve zorlu konuları planlayıp yönetebilmesi amacıyla çeşitli politikalar, destekleyici yapılar ve programlar hayata geçirilmiştir. Çocuklar ve ergenler, özgür gelişimlerine olanak tanıyan, tüm haklarını güvenle kullanabilecekleri ortamlarda spor yapma hakkına sahiptir.

Spor kurumları, bağlamı, profesyonel veya amatör düzeyi ya da spor branşı ne olursa olsun, sporcuları faaliyetler sırasında ortaya çıkabilecek her türlü kötü niyetli davranıştan korumakla yükümlüdür. Spor ortamlarında çocukları korumaya yönelik farkındalık artsa da, spordan vazgeçmeye, depresyona ve sosyal izolasyona yol açabilen kötü niyetli davranışlar hâlâ varlığını sürdürmektedir.

Sporcu-antrenör ilişkisi, bir sporcunun spor yaşamında deneyimlediği en kritik ve etkili ilişkilerden biridir. Kendini tanıma, fiziksel ve psikolojik gelişim için büyük bir fırsat sunan bu ilişki, doğru yönetildiğinde sporcu üzerinde son derece olumlu sosyal ve psikolojik etkilere sahip olabilmektedir.

2Temel Kavramlar

Bilimsel çerçevede sporun tek bir tanımını yapmak oldukça zordur; çünkü spora yüklenen anlamlar, tarih sahnesindeki roller ve toplumsal algılar değişiklik göstermektedir. Sutula'ya (2018) göre spor, özel olarak organize edilmiş bir yarışma sistemine hazırlanmayı ve katılmayı, bireysel ve sosyal sonuçlar elde etmeyi amaçlayan fiziksel egzersizlerle ilişkili bir insan faaliyetidir. Yıldız (1979) sporu ilerlemek ve başarmak arzusundan doğan şiddetli bir faaliyet olarak tanımlarken, Pierre de Coubertin yoğun kas çabasına ve risk alımına dikkat çekmiştir.

Antrenör, antrenman amaçlarını gerçekleştirmek üzere yetişmiş, teknik ve taktik becerilere, yeterli bilgi donanımına sahip kişidir. Bilim insanlarının sunduğu kuramsal verileri sporcunun kişilik ve sportif özelliklerine göre uyarlayarak pratiğe dönüştürür. İdeal bir antrenör iyi bir branş bilgisine, genel kültür donanımına ve yapacağı işe uygun kişisel ve karakter özelliklerine sahip olmalıdır.

Sporcu, belli kurallar çerçevesinde ferdi ya da takım içinde sporu meslek edinen, kültürel bir yapı içinde bulunan ve yaptığı işten maddi-manevi yarar sağlayan kimsedir. İlişki kavramı ise en genel tanımıyla iki şey arasındaki bağlantıyı, teması ve karşılıklı ilgiyi ifade eder.

Antrenör-sporcu ilişkisi, her iki tarafın da bilişsel, duygusal ve davranışsal olarak karşılıklı etkileşim içinde olduğu dinamik bir durumdur. Fail kelimesi ise hukuki bir sonuç doğuracak suç işlemiş, yapan, eden veya işleyen kişileri tanımlamak için kullanılır.

3İstismar ve Türleri

İstismar konusu 20. yüzyılın sonlarından itibaren uluslararası kuruluşların odak noktası haline gelmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO, 1999) istismarı, çocukların sağlığını, fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum veya devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek yapılan hareket ve davranışlar olarak tanımlamaktadır. İstismar genellikle güven ilişkisini kötüye kullanan güçlü konumdaki kişiler (antrenörler, personel, takım arkadaşları) tarafından gerçekleştirilir.

İstismar genel olarak beş ana kategoriye ayrılır: duygusal, fiziksel, cinsel, taciz ve ihmal. Bu istismar türleri sporcuların fiziksel, psikolojik ve sosyal refahını kalıcı şekilde zedeler; madde bağımlılığına, travma sonrası stres bozukluğuna, depresyona, anksiyeteye, yeme bozukluklarına ve sporu bırakmaya neden olur.

İstismar olaylarının rapor edilmemesinin arkasında 'seyirci etkisi' gibi sosyal psikolojik olgular, sessizlik kodları ve spor kuruluşlarının itibar ile ekonomik kaygı yaşama korkusu yatar. Ancak unutulmamalıdır ki her türlü istismar açık birer insan hakları ihlalidir.

Duygusal istismar aşağılamak, reddetmek, tecrit etmek, terörize etmek, görmezden gelmek ve yozlaştırmak gibi kasıtlı davranışlarla çocuğun psikolojik kapasitesini zedeler. Fiziksel istismar, çocuğun yaralanmasına yol açan kasıtlı güç kullanımı, tehlikeli antrenman teknikleri ve zorla madde tüketimidir. Cinsel istismar ve taciz ise rıza gösteremeyecek ya da olgunlaşmamış bireylerin cinsel içerikli eylemlere dâhil edilmesidir.

4Uluslararası Normlar ve Standartlar

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocuk haklarına ilişkin en önemli uluslararası normdur. 20 Kasım 1989'da kabul edilen ve Türkiye tarafından 1995'te yürürlüğe konulan bu sözleşme, 18 yaşın altındaki herkesi hak sahibi kabul eder. Sözleşmenin 19. maddesi çocukların her türlü şiddet ve istismardan korunması için devletlerin yasal ve idari önlemler almasını zorunlu kılar.

Sözleşmenin 31. maddesi çocukların dinlenme, oyuna ve kültürel yaşama katılma hakkını tanırken, 34. maddesi çocukları her türlü cinsel sömürü ve suistimale karşı koruma güvencesi verir. 39. madde ise istismar mağduru çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığına yeniden kavuşması için rehabilitasyon önlemlerini öngörür.

UNESCO tarafından 2015'te onaylanan Uluslararası Beden Eğitimi, Fiziksel Aktivite ve Spor Şartı, sporu insan gelişimi için temel bir araç olarak tanımlar. BM 2030 Gündemi ve AB Spor Çalışma Planı da sporun barışı, kapsayıcılığı ve çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen rolünü vurgulamaktadır.

5Antrenör-Sporcu İlişkisi ve Sporda Etik

Antrenör ve sporcu arasındaki sağlıklı ilişki; karşılıklı güven, kaliteli iletişim, saygı, sevgi ve işbirliği unsurlarına dayanır. Bunun aksine körü körüne itaat, korku, güvensizlik ve istismar gibi unsurlar performansı düşürür ve ortaklığı bitirir. Yoğun ilişkiler bazen sporcuların sessizlik kodu oluşturmasına ve istismara karşı savunmasız kalmasına yol açar.

Etik, insanların karar alma ve yaşamlarını sürdürme biçimlerini etkileyen ahlaki ilkeler sistemidir. Spor etiği; dürüstlük, saygı, haksız rekabete karşı olma, şeffaflık ve adil olmak gibi değerlerin spor ortamında uygulanmasını ifade eder. Antrenörlerin ve sporcuların evrensel kurallara uygun hareket etmesi güvenli ve keyifli bir ortam yaratır.

Spor adamları zaman zaman kendi doğruları ile evrensel doğrular arasında kalarak etik ikilemler yaşayabilirler. Etik muhakeme, bir karardan kimin nasıl etkileneceğini tartarak doğru ve adil olanı bulma sürecidir. Spor ortamlarında etik dışı davranışlara kılıf uydurmamak ve altın kural olan 'kendine nasıl davranılmasını istiyorsan öyle davran' ilkesini benimsemek hayati önem taşır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250