Ders Raporu
← İş Hukuku
Ders Raporu

İş Hukuku

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi » İşletme Lisans Programı » Atatürk Üniversitesi ATA AÖF · 14 ünite

Konu Özeti

Ünite 1: İş Hukuku Kavramı ve İş Hukukunun Kaynakları

İş hukuku, bağımlı çalışanlar ile onları çalıştıran işverenler arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen bir hukuk dalıdır. Bu hukuk dalının temelinde 'bağımlılık' unsuru yatar; yani kişi, başkasının organizasyonuna dahil olarak, emir ve otorite altında iş görmektedir. Bağımsız çalışanlar (örneğin kendi ofisinde çalışan avukatlar veya esnaflar) bu kapsamın dışındadır.

Ünite 2: İş Hukuku’nun Temel Kavramları

4857 sayılı İş Kanunu'na göre işçi, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişidir. İşçi statüsünün kazanılmasındaki en temel belirleyici unsur, taraflar arasındaki hukuki bağın 'iş sözleşmesi' olmasıdır. Eser, vekalet veya adi şirket sözleşmesi gibi farklı sözleşme türleri ile çalışanlar, İş Kanunu anlamında işçi sayılmazlar.

Ünite 3: İş Hukuku’nun Kapsamı

İş Kanunu'nun temel amacı, sosyal adaleti sağlamak ve ekonomik olarak işverene karşı daha zayıf konumda olan işçiyi korumaktır. Kanun, faaliyet konusuna bakılmaksızın tüm işyerlerini, işverenleri, işveren vekillerini ve işçileri kapsar. Bu, iş hukukunun devlet müdahalesini içeren, işçi-işveren-devlet üçgeninde şekillenen koruyucu yapısını yansıtır.

Ünite 4: İş Sözleşmesi Kavramı ve Türleri

İş sözleşmesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8/1. maddesinde tanımlanmış olup, iş hukukunun temelini oluşturan bireysel iş ilişkisinin hukuki dayanağıdır. Bu sözleşme, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) ise bunun karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmedir. Sözleşmenin varlığı için üç karakteristik unsurun bir arada bulunması şarttır: İş görme, bağımlılık ve ücret.

Ünite 5: İş Sözleşmesinin Meydana Gelmesi

İş sözleşmesi, iş hukuku sisteminin merkezinde yer alan, işçi ile işveren arasındaki temel hukuki ilişkidir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8. maddesine göre bu sözleşme, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) ise bunun karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği bir borç ilişkisidir. Sözleşmenin varlığı için tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının (icap ve kabul) bulunması şarttır.

Ünite 6: İşçi ve İşverenin Borçları

İş sözleşmesinin temelini oluşturan iş görme borcu, işçinin üstlendiği işi kanun ve sözleşme hükümlerine uygun, işverenin talimatları doğrultusunda yerine getirmesidir. Bu borç, işçinin işini bizzat yapması ve özenli bir şekilde ifa etmesi şeklinde iki temel alt borcu bünyesinde barındırır. İşçinin işini bizzat yapma yükümlülüğü, sözleşmenin kişisel niteliğinden kaynaklanır.

Ünite 7: İş Sözleşmesinin Süreli Fesih Bildirimiyle Sona Ermesi

İş sözleşmesinin feshi, iş hukukunda işçinin korunması ilkesi çerçevesinde özel düzenlemelere tabi tutulmuş, sözleşmeyi sona erdiren tek taraflı bir irade beyanıdır. Fesih, karşı tarafa ulaştığı anda hüküm ve sonuçlarını doğuran 'bozucu yenilik doğuran' bir haktır; yani karşı tarafın kabulünü gerektirmez. Bir kez kullanıldığında geri alınamaz ve sözleşmeyi ileriye etkili olarak sona erdirir.

Ünite 8: İş Sözleşmesinin Haklı Nedenle Sona Ermesi

Haklı nedenle fesih, dürüstlük kuralı gereği iş ilişkisinin sürdürülmesinin taraflardan beklenemeyeceği durumlarda başvurulan, sözleşmeyi derhal sona erdiren bir fesih türüdür. Süreli fesihten temel farkı, bildirim sürelerine uyma veya bu sürelere ilişkin ücreti peşin ödeme zorunluluğunun bulunmamasıdır. Bu fesih türü, belirli veya belirsiz süreli tüm iş sözleşmelerinde uygulanabilir.

Ünite 9: İş Sözleşmesinin Sona Ermesinin Hukuki Sonuçları

İş sözleşmesinin sona ermesi, işçinin alacaklarının hukuki statüsünü değiştirir. İş Kanunu m. 36/2 hükmü uyarınca, sözleşme sona erdiği anda işçinin ücreti ile kanundan veya sözleşmeden doğan para ile ölçülebilir tüm menfaatleri muaccel hale gelir. Bu, işverenin normal ödeme gününü bekleme lüksünün ortadan kalktığı ve borcun derhal ifa edilmesi gerektiği anlamına gelir.

Ünite 10: Çalışma Süreleri

İş hukukunda çalışma süresi, işçinin iş sözleşmesi gereği işverenin yönetim ve denetimi altında iş görme borcunu yerine getirdiği zaman dilimini ifade eder. Bu tanımın merkezinde, işçinin işverenin emir ve talimatlarına bağlı olarak hazır bulunma yükümlülüğü yer alır. Sadece fiilen üretim faaliyetinde bulunulan anlar değil, işverenin gözetimi altında geçen ve işin bir parçası olan tüm süreler çalışma süresi kapsamında değerlendirilir.

Ünite 11: Dinlenme ve Tatil Hakkı

Ara dinlenmesi, işçinin günlük yeme, içme ve benzeri zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması amacıyla verilen bir dinlenme süresidir. İş Kanunu m.68 uyarınca bu süreler kademeli olarak belirlenmiştir: 4 saat veya daha kısa süreli işlerde 15 dakika, 4 saatten fazla ve 7,5 saate kadar (7,5 saat dahil) süreli işlerde yarım saat, 7,5 saatten fazla süreli işlerde ise 1 saat ara dinlenmesi verilir. Yargıtay uygulamasına göre, günlük 11 saati aşan çalışmalar için bu süre 1,5 saate çıkarılmalıdır.

Ünite 12: İş Sağlığı ve Güvenliği

İş sağlığı ve güvenliği (İSG), sanayi devrimine kadar olan dönemde bireysel farkındalık düzeyinde kalsa da, asıl kırılma noktası buharlı makinelerin üretime girmesi ve fabrika sisteminin yaygınlaşması olmuştur. Sanayileşme ile birlikte çalışma saatlerinin uzaması ve ağır iş koşulları, iş kazaları ve meslek hastalıklarını dramatik biçimde artırmıştır. Bu durum, devletin sadece bir gözlemci değil, koruyucu ve düzenleyici bir aktör olarak devreye girmesini zorunlu kılmıştır.

Ünite 13: Sendikalar Hukuku

Sendikalar, işçi veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla oluşturulan, tüzel kişiliğe sahip örgütlerdir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, sendikayı kolektif bir yapı olarak tanımlar ve bireysel işçinin işveren karşısındaki zayıf konumunu güçlendirmeyi hedefler. Bir sendikanın varlığından söz edebilmek için dört temel unsurun bir arada bulunması gerekir: En az yedi kurucunun varlığı, belirli bir işkolunda faaliyet gösterme zorunluluğu, tüzel kişiliğe sahip olma ve üyelerin ortak ekonomik/sosyal çıkarlarını koruma amacı.

Ünite 14: Toplu İş Sözleşmesi ve Toplu İş Uyuşmazlıkları

Toplu iş sözleşmesi (TİS), işçi sendikası ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren arasında akdedilen, çalışma ilişkilerinin temel kurallarını belirleyen kolektif bir hukuki araçtır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca bu sözleşme; iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine dair hususları düzenler. Bireysel iş sözleşmesinden farkı, tek bir işçi ile işveren arasındaki ilişkiyi değil, geniş bir işçi kitlesini kapsayarak çalışma koşullarını kolektif düzeyde belirlemesidir.

Öne Çıkan Kavramlar

Bağımlı Çalışmaİşçinin, başkasının organizasyonuna dahil olarak, emir ve otorite altında iş görmesidir. Örneğin, bir fabrikada bantta çalışan işçi bağımlı çalışandır.
İş SözleşmesiBir tarafın bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın ise ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İş ilişkisinin temel kaynağıdır.
Mutlak Emredici HükümTarafların hiçbir şekilde aksini kararlaştıramayacağı, kamu düzenini ilgilendiren hükümlerdir. Örneğin, iş güvencesine ilişkin bazı maddeler değiştirilemez.
Nisbi Emredici HükümSadece işçi lehine olmak şartıyla sözleşme ile değiştirilebilen hükümlerdir. Örneğin, yıllık izin süresinin kanundakinden daha fazla belirlenmesi.
İşçi Lehine YorumMevzuattaki belirsizliklerin veya boşlukların, işçinin korunması amacıyla işçi lehine sonuç verecek şekilde doldurulmasıdır.
Toplu İş Sözleşmesiİşçi sendikası ile işveren veya işveren sendikası arasında yapılan, çalışma koşullarını kolektif düzeyde belirleyen sözleşmedir.
İşyeri İç Yönetmeliğiİşveren tarafından tek taraflı hazırlanan, işyerindeki çalışma düzenini belirleyen ve iş sözleşmesinin eki sayılan kurallar bütünüdür.
İşyeri Uygulamasıİşverenin sürekli ve aynı koşullarla sağladığı bir menfaatin, zamanla iş sözleşmesi hükmü haline gelmesidir. Örneğin, her yıl düzenli ödenen ikramiye.
İşveren Talimatıİşverenin, işin yürütümü ve işçinin davranışları hakkında verdiği, dürüstlük kuralları çerçevesinde uyulması zorunlu olan emirlerdir.
Karma Hukuk Dalıİş hukukunun hem özel hukuk (sözleşme serbestisi) hem de kamu hukuku (devlet müdahalesi) özellikleri taşıması durumudur.
İçtihadı Birleştirme KararıYargıtay tarafından verilen ve kanun niteliğinde olup tüm yargı organlarını bağlayan, hukuki uyuşmazlıklara çözüm getiren kararlardır.
Yedek HükümTarafların sözleşmede aksini kararlaştırabileceği, taraflar bir düzenleme yapmadığında devreye giren hükümlerdir.
Sanayi Devrimiİş hukukunun doğuşuna zemin hazırlayan, çalışma koşullarının ağırlaştığı ve devletin müdahalesini zorunlu kılan tarihsel süreçtir.
Yardımcı KaynakHâkimin karar verirken yararlandığı ancak bağlayıcılığı olmayan yargı kararları ve bilimsel görüşlerdir.
Asli KaynakHukuk kurallarının doğrudan kaynağını oluşturan, yazılı veya yazılı olmayan bağlayıcı hukuk metinleridir.
İşçiBir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişidir. Örneğin, bir fabrikada maaş karşılığı üretim yapan kişi işçidir.
İşverenİşçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişidir. Örneğin, bir şirketin sahibi veya tüzel kişiliği olan bir kurum işverendir.
İşveren Vekiliİşveren adına işin veya işyerinin yönetiminde görev alan kişidir. Örneğin, bir işletmedeki genel müdür veya atölye şefi işveren vekilidir.
Alt İşverenAsıl işverenden iş alan ve işçilerini sadece bu işte çalıştıran diğer işverendir. Örneğin, bir inşaat firmasının elektrik tesisatını yapan taşeron firma alt işverendir.
İşyeriİşverenin mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi ve manevi unsurları bir araya getirdiği birimdir. Örneğin, bir fabrikanın binası, eklentileri ve araçları bir işyeridir.
İşletmeEkonomik amaç için bir veya birden fazla işyerinin bağlı olduğu organize bütündür. Örneğin, bir bankanın tüm şubeleri bir işletmedir.
ÇırakBir mesleği iş içinde öğrenen, öğrenci statüsündeki kişidir. Örneğin, bir tamirhanede usta yanında meslek öğrenen genç çıraktır.
StajyerEğitimi gereği işyerinde uygulamalı eğitim gören kişidir. Örneğin, üniversite öğrencisinin bir şirkette zorunlu staj yapması stajyerliktir.
MuvazaaTarafların gerçek iradelerini gizleyerek yaptıkları danışıklı işlemdir. Örneğin, işçilerin haklarını kısıtlamak için kurulan geçersiz alt işverenlik ilişkisi muvazaalıdır.

Sınavda Dikkat Et

  • İş hukukunun 'karma' bir hukuk dalı olduğunu unutmayın; hem sözleşme serbestisi (özel hukuk) hem de devlet müdahalesi (kamu hukuku) vardır.
  • Nisbi emredici hükümlerin sadece işçi lehine değiştirilebileceğini, mutlak emredici hükümlerin ise asla değiştirilemeyeceğini karıştırmayın.
  • İşyeri uygulaması ile iç yönetmeliklerin iş sözleşmesinin eki niteliğinde olduğunu ve İş Kanunu m.22'ye tabi olduğunu mutlaka hatırlayın.
  • Uluslararası antlaşmalar ile kanunlar çelişirse, antlaşma hükümlerinin esas alınacağını (Anayasa m.90) sınavda mutlaka dikkate alın.
  • İşçi lehine yorum ilkesinin her durumda geçerli olmadığını, metnin açık olduğu durumlarda yorum yoluna gidilmemesi gerektiğini unutmayın.
  • İşçi ve işveren tanımlarında 'gerçek kişi' veya 'tüzel kişi' ayrımına dikkat edin; tüzel kişiler işçi olamaz ama işveren olabilir.
  • Alt işverenlikte 'muvazaa' durumlarını ezberleyin; asıl işverenin kendi işçisini devretmesi veya işin bölünmesi geçersizlik sebebidir.
  • İşveren vekili ile işveren arasındaki sorumluluk farkını unutmayın; hukuki sorumluluk işverende, cezai sorumluluk vekildedir.
  • Çırak ve stajyerin İş Kanunu kapsamında olmadığını ancak İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında olduğunu mutlaka hatırlayın.
  • İşyeri devrinde kıdem tazminatı gibi haklarda devir tarihinin değil, işçinin işe başladığı tarihin esas alındığını unutmayın.
  • İş Kanunu ile Sendikalar Kanunu arasındaki 'işveren vekili' tanımı farkını (bütününü yönetme şartı) karıştırmayın.
  • İstisnaları ezberlerken 'istisnaya istisna' durumlarına (örneğin: deniz taşıma işi istisna ama limandaki yükleme-boşaltma işi İş Kanunu'nda) dikkat edin.