| Veri | Bilgi üretim sürecinin işlenmemiş ham maddesidir. | Tek başına bir değer ifade etmez, ham gözlemdir. | Rakamlar, işaretler veya sözcükler |
| Enformasyon | Verinin işlenmiş, sınıflandırılmış ve özetlenmiş halidir. | Belirsizliği azaltır, 'ne olduğunu' söyler. | Yazar ve yayıneviyle tanımlanmış kitap bilgisi |
| Bilgi | Özne ile nesne etkileşiminden doğan akıl süzgecinden geçmiş sonuçtur. | Tahmine ve akıl yürütmeye dayanır, 'nedenini' açıklar. | Bilimsel, teknik veya üst bilgi (bilgelik) |
| Hipotez | Doğruluğu henüz kanıtlanmamış geçici çözüm önerisidir. | Sınanabilir olmalı ve mevcut bilgilerle çelişmemelidir. | Test edilmek üzere ortaya atılan önerme |
| Teori | Geçerliliği bilimsel yöntemlerle saptanmış genel açıklamadır. | Olguları açıklayan güçlü ve geniş kapsamlı sistemdir. | Evrim teorisi veya görelilik teorisi |
| Yasa | Sürekli tekrarlanan ilişkileri ifade eden genellemelerdir. | Olgusal içerikli, kesinleşmiş ve genel kabul görmüş ilişkilerdir. | Yerçekimi yasası |
| Özdeşlik İlkesi | Bir şeyin kendisiyle aynı kalması gerektiğini savunan mantık ilkesidir. | Tutarlılığın en temel şartıdır. | A = A |
| Çelişmezlik İlkesi | Bir varlığın aynı anda hem kendisi hem başkası olamayacağını belirtir. | Çelişkili yargıların önüne geçer. | Bir şey aynı anda hem var hem yok olamaz |
| Üçüncü Halin Olanaksızlığı | Bir şeyin ya kendisi ya da kendisi olmayanı olduğunu ifade eder. | İki seçenek dışında üçüncü bir olasılık yoktur. | Bir önerme ya doğrudur ya da yanlıştır |
| Yeter Neden İlkesi | Her yargının veya durumun mantıklı bir dayanağı olması gerektiğini vurgular. | Olayların nedensellik ilişkisini temellendirir. | Her sonucun bir sebebi vardır |