Dünya genelinde et üretiminin 2050 yılına kadar 200 milyon tondan 470 milyon tona çıkacağı öngörülmektedir. Bu artış, yetiştiricilerin koruyucu amaçla daha fazla antibiyotik kullanmasına ve direnç oranlarının katlanmasına yol açabilir.
Yapılan araştırmalara göre, etçi ve sütçü sığırlarda şekillenen mastitis vakalarından izole edilen etkenlerin yaklaşık %20'sinin penisilin G ve ampisilin gibi beta-laktam grubu antibiyotiklere dirençli olduğu belirlenmiştir.
Hayvancılık işletmelerinde izole edilen E. coli suşlarının %30-70'inin, Salmonella etkenlerinin ise %45'inin streptomisine; her iki etkende de tetrasiklinlere karşı direnç oranının %77.1 gibi çok yüksek bir seviyeye ulaştığı bildirilmiştir.
Ülkemizde hayvan sağlığını korumak, salgınlarla mücadele etmek ve ihbarı mecburi hastalıkları belirleyerek yasal yaptırımları uygulamak amacıyla yürürlükte olan temel kanun 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu'dur.
Sığırlarda prionların neden olduğu Bovin Spongioform Ensefalopati (BSE) hastalığı, 2 yıl ile 8 yıl arasında değişen son derece uzun bir kuluçka (inkübasyon) süresine sahiptir.
Günümüzde sütçü inek işletmelerinde ortalama gönüllü bekleme süresi 120-140 gün, iki buzağılama arasındaki süre 400-420 gün ve ortalama gebe kalma oranı %45-50 civarında seyretmektedir.
Kuduz şüphesiyle ölen hayvanların beyin dokularının histopatolojik incelemesinde mikroskop altında hücre içi 'Negri cisimcikleri'nin görülmesi hastalık için patognomonik (kesin tanı koydurucu) bir bulgudur.
Küçük Ruminant Vebası (PPR) hastalığında, duyarlı sürülerde bulaşma oranı (morbidite) %100'e yaklaşırken, ölüm oranı (mortalite) özellikle 8 aydan küçük kuzu ve oğlaklarda çok daha yüksek seyretmektedir.