Herhangi bir konunun incelenmesinde verilerin toplanması, düzenlenmesi, analizi ve rasyonel bir karara varılması sürecinde yararlanılan bilim dalıdır. Sağlık hizmetlerinin planlanmasında ve bilimsel araştırmalarda temel araçtır.
İstatistik biliminin tıp, biyoloji, eczacılık, diş hekimliği ve diğer tüm sağlık bilimleri alanındaki verilere uygulanmasını ve analiz edilmesini sağlayan alt uzmanlık dalıdır.
Ayrılmış ödeneği, personeli ve gerekli tüm donanımı bulunan, hastaların yatılı tedavisi için her an kullanıma hazır bulundurulan yataklardır. Yeni doğan sepetleri veya ameliyathane yatakları bu kapsama dâhil edilmez.
Bir sağlık kurumunun elindeki tüm kaynakları tam kapasiteyle, hiçbir aksama, gecikme veya arıza olmaksızın kullanması durumunda ulaşabileceği maksimum üretim veya hasta bakım miktarıdır.
Bir sağlık kurumunun belirli bir çalışma döneminde gerçekte ortaya koyduğu, gerçekleşen üretim miktarıdır. Mevcut yatakların ne kadarının fiilen kullanıldığını gösterir.
Sağlık kurumunun teorik kapasitesi ile fiili kapasitesi arasındaki farkı ifade eden, kullanılmadan boş kalan yatak ve hizmet kapasitesidir. Yöneticiler bu oranın düşük olmasını hedefler.
Salgın, doğal afet, savaş gibi olağanüstü durumlarda, hastanenin normal çalışma düzeninin ve yatak sınırlarının zorlanarak üzerine çıkılmasıyla oluşan geçici üretim miktarıdır.
Hastaların hastanede yatarak geçirdikleri toplam gün sayısıdır. Hesaplamada hastanın yatış günü dâhil edilirken, taburcu olduğu çıkış günü hesaba katılmaz.
Belirli bir dönemde hastanedeki kalış süresi sona eren hastaların toplam sayısıdır. Bu sayı, taburcu edilen hastalar ile hastanede ölen hastaların toplamından oluşur.
Belirli bir toplumda veya risk altındaki grupta, belirli bir süre içinde meydana gelen hastalık veya sağlık olaylarının sıklığını gösteren, payın paydaya dâhil olduğu epidemiyolojik ölçüttür.
İki farklı sayısal değerin veya sağlık olayının birbirine bölünmesiyle elde edilen ölçüttür. Hızdan farklı olarak pay, paydanın bir parçası olmak zorunda değildir.
Belirli bir zaman diliminde, risk altındaki bir nüfusta yeni ortaya çıkan hastalık veya vaka sayısıdır. Hastalığın topluma yayılma hızını ölçmede kullanılır.
Belirli bir süre içinde veya belirli bir anda, nüfustaki eski ve yeni tüm vakaların toplam sayısını gösteren yaygınlık ölçütüdür. Genellikle kronik hastalıklar için hesaplanır.
Hastaneye yatış yapıldıktan sonraki ilk 48 saat içinde gerçekleşen ölümlerin hesaba katılmadığı, hastanenin doğrudan bakım kalitesini ölçen hassas ölüm hızı göstergesidir.
Bir hastanın taburcu olması ile aynı yatağa yeni bir hastanın yatırılması arasında geçen, yatağın boş ve atıl kaldığı ortalama gün sayısıdır.
Belirli bir zaman diliminde (genellikle bir yıl), hastanedeki tek bir hasta yatağının ortalama kaç farklı hasta tarafından kullanıldığını gösteren verimlilik ölçütüdür.
Teşhis ve tedavi süreçlerinin tıbbi doğruluğunu, klinik yeterliliğini ve kanıta dayalı tıp kurallarının uygulanma derecesini ifade eden kalite boyutudur. Örneğin, bir cerrahın ameliyatı kılavuzlara tam uygun yapması teknik kalitedir.
Sağlık hizmeti sunulurken çalışanların hastaya karşı gösterdiği davranış tarzı, iletişim becerileri, empati ve nezaket düzeyidir. Hastanın kendini psikolojik olarak rahat hissetmesini sağlayan insani etkileşim boyutudur.
Bir kurumda kalite yönetiminin planlanması, uygulanması ve denetlenmesi için gerekli olan örgütsel yapı, sorumluluklar, prosedürler, süreçler ve kaynakların bütünüdür.
Gerçek klinik uygulamalarda sağlanan sağlık iyileşmesinin, mevcut en ideal koşullarda elde edilebilecek maksimum iyileşmeye olan oranıdır.
Bir sağlık kurumunun veya tedavi yönteminin, hastanın sağlık durumunu yükseltebilecek en iyi hizmeti sunabilme konusundaki teorik ve pratik becerisidir.
Sağlık hizmetinin sunulmasıyla elde edilen klinik yararlar ile bu süreçte harcanan finansal ve beşeri maliyetler arasında en uygun dengenin kurulması durumudur.
Sağlık hizmetlerinin ve faydalarının toplumdaki bireylere cinsiyet, sosyoekonomik düzey veya etnik köken farkı gözetmeksizin adil ve eşit şekilde dağıtılması ilkesidir.
Aynı çalışma alanında görev yapan personelin, kendi iş süreçlerindeki kalite problemlerini çözmek amacıyla gönüllü olarak oluşturduğu ve düzenli toplanan çalışma gruplarıdır.
Sorunların %80'inin, olası nedenlerin %20'sinden kaynaklandığı ilkesine dayanarak, en kritik nedenlerin öncelikli olarak çözülmesini sağlayan analiz yöntemidir.
Bir sağlık kuruluşunun önceden belirlenmiş uluslararası standartlara uygunluğunun, bağımsız bir dış değerlendirici kuruluş tarafından incelenip resmen onaylanması sürecidir.
Bir kurumun kendi performansını ve iş süreçlerini geliştirmek amacıyla, sektördeki en iyi uygulamalara sahip lider kurumlarla karşılaştırması ve onlardan öğrenmesi sürecidir.
Kurumsal performansı finansal, müşteri, iç iş süreçleri ile öğrenme ve gelişme olmak üzere dört farklı boyutta dengeli bir şekilde ölçen stratejik yönetim aracıdır.
İş süreçlerinin tüm çalışanların katılımıyla, küçük adımlarla ve hiç durmaksızın sürekli olarak iyileştirilmesini öngören Japon yönetim felsefesidir.
Hizmet üretimi ve araç kullanımı sırasında insan kaynaklı hataların oluşmasını fiziksel veya tasarımsal olarak engelleyen hata önleyici tekniktir.
Süreçlerdeki değişkenlikleri istatistiksel araçlarla analiz edip minimize ederek, milyonda sadece 3.4 hata oranına ulaşmayı hedefleyen sistematik iyileştirme modelidir.
Önceden belirlenen standartlara uygun davranma ve dolayısıyla beklenen amaçlara ulaşma derecesidir. Sağlık kurumlarında bu kavram, tüm yönetsel ve tıbbi faaliyetlerin başarısını kapsayan bütüncül bir şemsiye niteliğindedir.
Bir işletmenin elinde bulunan mevcut girdi bileşimiyle mümkün olan en yüksek çıktı düzeyini üretebilme başarısıdır. Örneğin, bir hastanenin mevcut hemşire ve tıbbi malzeme kadrosuyla maksimum sayıda hastaya bakım hizmeti sunmasıdır.
Girdi ve çıktı fiyatlarını göz önünde bulundurarak, üretimi en düşük maliyetle gerçekleştirecek en uygun girdi bileşimini seçme başarısıdır. Fiyat etkinliği olarak da adlandırılır.
Teknik etkinlik ile tahsis etkinliğinin bir arada sağlandığı, yani hem minimum girdiyle maksimum çıktının üretildiği hem de en uygun fiyatlı girdi bileşiminin seçildiği tam etkinlik durumudur.
Fiili çıktının fiili girdiye oranıdır ve girdi birimi başına üretilen çıktı miktarını ifade eder. Sağlıkta taburcu edilen hasta sayısı veya yapılan ameliyat sayısı gibi doğrudan ölçülebilen çıktılara odaklanır.
Doğru zamanda ve uygun kalitede doğru işleri yapmak, yani önceden planlanan amaçlara ulaşabilme derecesidir. Gerçekleşen sonucun planlanan amaca bölünmesiyle hesaplanır.
Sağlık hizmetlerinde sunulan bakımın kalitesi ile bu bakım için katlanılan maliyet veya kullanılan kaynaklar arasında kurulması gereken en uygun dengeyi ifade eder.
Sunulan sağlık hizmetlerinin ve bakım süreçlerinin, hastaların ve hasta yakınlarının beklentileri, değerleri ve gereksinimleriyle uyumlu olma derecesidir.
Sağlık hizmetlerinin toplumun ahlaki kurallarına, yasal düzenlemelerine ve ülkenin yürürlükteki sağlık mevzuatına uygun olarak sunulmasıdır.
Hizmet sunulan bireylerin sağlık hizmetlerine erişiminde hiçbir ayrımcılık yapılmaması, adil davranılması ve bireysel ihtiyaçlara göre eşit fayda sağlanmasıdır.
Kurumun genel misyonu doğrultusunda bireysel ve kurumsal performansın tanımlanması, ölçülmesi, geliştirilmesi ve bu verilerin karar alma süreçlerine dâhil edilmesiyle daha iyi sonuçlar elde etmeyi amaçlayan sistematik süreçtir.
Bir birim çıktının bir birim girdiye oranlanmasına dayanan, tek girdi ve tek çıktı durumlarında kullanılan en basit matematiksel performans değerlendirme yöntemidir.
Üretim veya maliyet fonksiyonlarındaki hata terimlerini dikkate alarak en uygun sınırı tahmin eden, ekonometrik ve parametrik bir performans değerlendirme yöntemidir.
Benzer girdilere ve çıktılara sahip karar verme birimlerinin göreli teknik etkinliklerini doğrusal programlama yöntemleriyle ölçen parametrik olmayan matematiksel bir modeldir.
Sağlık sektöründe verimlilik araştırmalarında yoğun olarak kullanılan, zaman içindeki toplam faktör verimliliği değişimini ölçen bir indeks yöntemidir.
DSÖ Avrupa Bölge Ofisi tarafından geliştirilen, hastanelerde sürekli kalite geliştirmeyi amaçlayan ve klinik etkililik, güvenlik gibi 6 boyuttan oluşan performans değerlendirme aracıdır.
Kurumsal stratejileri eyleme dönüştürmek amacıyla finansal, müşteri, iç süreçler ve öğrenme-büyüme boyutlarını kullanan strateji odaklı bir performans yönetim modelidir.
Paydaş memnuniyeti, stratejiler, süreçler, kabiliyetler ve paydaş katkısı olmak üzere birbiriyle bağlantılı beş boyuttan oluşan paydaş odaklı bir performans modelidir.
Çalışanların iş kalitesi, iş bilgisi ve disiplin gibi kriterler üzerinden yetersizden mükemmele doğru derecelendirildiği en eski bireysel performans değerlendirme yöntemidir.
Çalışanın performansına ilişkin verilerin yöneticiler, astlar, çalışma arkadaşları, kendisi ve müşteriler gibi çoklu kaynaklardan anketler yoluyla toplanıp değerlendirildiği yöntemdir.
Çalışanın iş başarımını doğrudan etkileyen sıra dışı olumlu ya da olumsuz davranışlarının yönetici tarafından sürekli kayıt altına alınarak dönem sonunda değerlendirilmesidir.
Türkiye'de poliklinik hizmetlerinde aktif kullanılan hekim oda sayısının aktif hekim sayısına bölünmesiyle hesaplanan ve vatandaşın hekime ulaşımını ölçen katsayıdır.
Sağlık hizmetlerinden kaynaklanan yaralanma, hata ve istenmeyen sonuçlardan kaçınılması ve bunların önlenmesidir. Sağlık kuruluşları ve çalışanları tarafından hastaya zarar gelmesini engellemek amacıyla alınan tüm önlemleri kapsar.
Sağlık çalışanlarının fiziksel, psikolojik ve sosyal yönden tam iyilik hâlinin sağlanması ve koruyucu önlemlerin alınmasıdır. Çalışanların huzurlu ve güvenli ortamlarda yüksek motivasyonla çalışmalarını hedefler.
Tıbbi bir işlemin planlama veya uygulama hatası nedeniyle amacına uygun olarak gerçekleştirilememesi ve bunun sonucunda hastanın ya da çalışanın olumsuz etkilenmesidir. Örneğin, yanlış hastaya yanlış dozda ilaç verilmesi bu kapsama girer.
Hastalıkla ilgili beklenen komplikasyonlar dışında kalan, sunulan tıbbi hizmet ve süreçlerle doğrudan ilişkili olarak ortaya çıkan zararlardır. Tedavi sürecinde hastanın beklenmedik şekilde zarar görmesini ifade eder.
Hastanede yaşam belirtileri zayıflayan veya tamamen kaybolan hastalara acil temel yaşam desteği sağlanması için kullanılan acil durum uyarı sistemidir. Tüm dünyada aynı amaçla kullanılan tek ortak renkli koddur.
Hastane içindeki bebek ve çocuk hastaların kaçırılması veya kaçırma girişimi durumlarında uygulanan acil durum yönetim aracıdır. Çocukların hastaneye kabulünden taburcu olmalarına kadar geçen süreçteki güvenliğini korumayı amaçlar.
Hastane çalışanlarına yönelik her türlü fiziksel, sözel veya psikolojik şiddeti önlemek ve müdahale etmek amacıyla kurulan acil durum yönetim aracıdır. Olay anında sabit telefondan ilgili numara tuşlanarak güvenlik birimleri harekete geçirilir.
Hastanelerde hasta ve çalışan güvenliğini tehdit eden olayların bildirilmesi, analiz edilmesi ve bunlardan ders çıkarılarak sistemin iyileştirilmesi amacıyla kurulan yapıdır. Cezalandırma amacı gütmeyen, anonim ve gönüllülük esasına dayalı bir sistemdir.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından cerrahi komplikasyonları ve ölümleri azaltmak amacıyla geliştirilen kontrol aracıdır. Türkiye'de 'GCKL-TR' adıyla klinikten ayrılmadan önce, anestezi öncesi, kesi öncesi ve çıkış öncesi olmak üzere dört aşamada uygulanır.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen ve sağlık çalışanlarının el hijyeni sağlamasını zorunlu kılan beş kritik andır. Bunlar; hasta öncesi, aseptik işlem öncesi, vücut sıvısı sonrası, hasta sonrası ve hasta çevresiyle temas sonrasıdır.
Solunum yoluyla bulaşabilen enfeksiyon risklerine karşı uygulanan izolasyon yönteminin tanımlayıcı figürüdür. Akciğerleri sembolize eden sarı yaprak simgesi, ilgili hasta odasının girişine asılarak çalışanlar uyarılır.
Büyük damlacıklar yoluyla yayılan enfeksiyon ajanlarının bulaşmasını önlemek amacıyla kullanılan tanımlayıcı figürdür. Ortadaki nokta hastayı, etrafındaki yapraklar ise yayılan damlacıkları temsil eder.
Doğrudan veya dolaylı temas yoluyla bulaşabilecek mikroorganizmaların yayılmasını önlemek için kullanılan figürdür. Yıldızın beş köşesi elin beş parmağını temsil eder ve temastan kaçınılması gerektiğini gösterir.
Hastanede düşme riski yüksek olan hastaları tanımlamak ve ek önlemler almak amacıyla kullanılan semboldür. Düşme olaylarının şansa bırakılmaması gerektiğini vurgulamak için şans sembolü olan yonca seçilmiştir.
Herhangi bir cisim, araç-gereç veya madde üzerinde bulunan bakteriyel sporlar dâhil tüm canlı mikroorganizmaların tamamen yok edilmesi işlemidir. Enfeksiyon kontrolünün en kritik aşamalarından biridir.
Hastanın dolaşım sistemine damar yoluyla tam kan veya eritrosit, plazma gibi kan ürünlerinin verilmesi işlemidir. Süreç, kimlik doğrulaması ve reaksiyon takibi açısından yüksek riskli kabul edilir.
Radyasyon hizmeti alan hastalar ile bu hizmeti sunan sağlık çalışanlarının iyonize radyasyona maruz kalmalarını önlemek veya bu maruziyeti asgari düzeye indirmek için alınan teknik ve idari önlemlerdir.
Sağlık hizmeti alan bireylerin insan olmaları hasebiyle sahip oldukları, ulusal ve uluslararası mevzuatlarla güvence altına alınmış haklardır. Nitelikli bakım alma, bilgilendirilme, rıza gösterme ve gizlilik gibi unsurları içerir.
İnsanların birbirleriyle olan ilişkilerinde onlara yön veren değerleri, neyin iyi ya da kötü, neyin doğru ya da yanlış olduğunu araştıran, ahlakı felsefi açıdan inceleyen disiplindir.
Toplumdan topluma ve zamana göre değişebilen; gelenekler, örf, adet, töre ve yaşam biçimleriyle şekillenen, kişiler arası ilişkilerde uyulması gereken yazısız kurallar bütünüdür.
İnsanların ahlaki eylemlerini ve davranışlarını dışarıdan bir gözlemci gibi inceleyerek, mevcut durumun analizini ve betimlemesini yapan etik türüdür.
İnsanların yaşamlarına rehberlik etmek amacıyla ahlaki eylemler için kurallar, standartlar ve ilkeler ortaya koyan, nasıl davranılması gerektiğini belirleyen etik dalıdır.
Normatif etiğin ortaya koyduğu ahlaki yargıları, kavramları ve terimleri dilsel, anlamsal, dinsel ve felsefi temelde analiz eden etik yaklaşımıdır.
Bir kurumun topluma karşı sorumluluklarını yerine getirirken benimsediği, çalışanların ortak kararlarında ve faaliyetlerinde rehber edindiği ahlaki ilkeler sistemidir.
Yöneticilerin karar alma ve uygulama süreçlerinde tarafsız, dürüst, hakkaniyetli davranmalarını ve çalışan haklarına saygı göstermelerini sağlayan davranış ilkeleridir.
Dünyanın her yerinde aynı meslek grubuna dahil bireylerin uyması gereken, meslek içi rekabeti düzenleyen ve mesleğin saygınlığını koruyan evrensel kurallar bütünüdür.
Yazılı olsun ya da olmasın, sağlık meslek mensuplarının mesleklerini icra ederken uymakla yükümlü oldukları ahlaki görev ve kuralların tamamını inceleyen disiplindir.
Sağlık çalışanlarının hastaya ve topluma her durumda en yüksek faydayı sağlama, acıyı dindirme ve yaşam kalitesini artırma yönündeki ahlaki yükümlülüğüdür.
Sağlık hizmeti sunucularının hastaya doğrudan ya da dolaylı olarak zarar verecek her türlü riskli, ihmalkar ve hatalı uygulamadan kaçınmasını emreden temel tıp etiği ilkesidir.
Hastaların kendi sağlık durumları, tanı ve tedavi süreçleri hakkında kendi özgür iradeleriyle karar verme ve seçim yapma hakkına saygı gösterilmesidir.
Kıt tıbbi kaynakların, araç-gereçlerin ve sağlık hizmetlerinin hastalar arasında ihtiyaç derecesine göre, ayrımcılık yapılmadan, hakkaniyetle paylaştırılmasıdır.
Hastanın sağlık durumu, tanı, tedavi seçenekleri, riskleri ve tedaviyi reddetme sonuçları hakkında tam olarak bilgilendirilip baskı altında kalmadan rızasının alınması sürecidir.
Sağlık çalışanlarının karşılaştığı etik ikilemleri çözmek, etik eğitimler düzenlemek ve hastane politikaları geliştirmek amacıyla kurulan çok disiplinli kurullardır.
Sağlık hizmeti sunumu sırasında yanlış işlem yapılması, doğru işlemin yapılmaması (ihmal) veya doğru işlemin yanlış uygulanması sonucu ortaya çıkan istenmeyen durumlardır.
Hekimin veya sağlık çalışanının tıbbi uygulamalar sırasında standart güncel yöntemleri uygulamaması, beceri eksikliği veya ihmali yüzünden hastada doğrudan zarar oluşması durumudur.
Sağlık yöneticilerinin veya hekimlerin, kurumsal ve toplumsal görevlerini yerine getirirken kişisel, maddi veya manevi menfaat elde edecek durumlara dahil olmasıdır.
Sağlık hizmetini finanse eden kurumun, sağlık hizmeti sunucularına, güvence altına alınan bireylerin kullandığı hizmet karşılığında finansal kaynak aktarması işlemidir.
Sağlık kurumunun toplam gelirlerinin yaklaşık yüzde 100'ünün tek bir ödeme yöntemine göre yapıldığı ana ödeme yaklaşımıdır.
Miktar olarak az olan temel bir ödemenin, performans ödülleri, cezalar veya ek teşviklerle birleştirilerek sunulduğu ödeme yaklaşımıdır.
Sağlık profesyonellerine veya kurumlara, hizmet sunmayı taahhüt ettikleri sürenin uzunluğuna göre yapılan ödemelerdir; en belirgin örneği maaş sistemidir.
Hizmet sunumunun gerçekleştirildiği gerçek zaman dilimini ve yapılan aktiviteleri esas alan ödeme yaklaşımıdır.
Sağlık kurumunun sunduğu faaliyet seviyesine bakılmaksızın, sadece hizmet vermekle yükümlü olduğu kayıtlı nüfusun boyutuna göre yapılan ödemelerdir.
Hastanın sağlık kurumuna başvuru sıklığından bağımsız olarak, hizmet sunucularına her durumda önceden belirlenmiş aynı miktarda yapılan ödemedir.
Hizmet sunucusu tarafından üretilen hizmet miktarına, muayene ve işlem sayısına göre artış veya azalış gösteren ödeme türüdür.
Sağlık hizmeti sunulduktan sonra, yasal mevzuatlar ve fatura inceleme esasları çerçevesinde sunucuya yapılan ödeme sistemidir.
Sağlık hizmeti sunulmadan önce, gelecekteki belirli bir dönem için önceden belirlenmiş oranlar ve bütçeler dahilinde yapılan ödemelerdir.
Ödemelerin maaş, ilaç, ekipman, yatırım gibi önceden tanımlanmış belirli kategorilere göre yapıldığı ve kategoriler arası esnekliğin olmadığı bütçeleme yöntemidir.
Bir sağlık kurumunun yıllık toplam işletme maliyetinin tahmin edilerek, harcama kalemleri arasında esnek geçiş imkanı tanınacak şekilde toplu olarak aktarıldığı bütçe yöntemidir.
Yataklı tedavi kurumlarında sunulan her türlü hizmet ve ilaçtan bağımsız olarak, hastanın yattığı gün sayısı başına ödenen sabit tutardır.
Belirli bir süre zarfında, hizmet sunucusuna kayıtlı olan her bir birey için sunulan hizmetlerden bağımsız olarak yapılan sabit ödeme yöntemidir.
Hastaya sunulan her bir muayene, tahlil, ameliyat veya tıbbi müdahalenin sayısına ve türüne göre ayrı ayrı geri ödeme yapılması esasına dayanan yöntemdir.
Sunulan hizmetlerin detayına veya yatış süresine bakılmaksızın, tedavi edilen her bir spesifik vaka/teşhis grubu başına yapılan sabit ödemedir.
Hastaları benzer klinik özelliklerine, risklerine ve kaynak tüketimlerine göre sınıflandırarak vaka başına ödeme yapılmasını sağlayan teknik sistemdir.
Tek bir yöntemin olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla birden fazla ödeme yönteminin (örneğin kişi başı ve hizmet başı) bir arada kullanılmasıdır.
Bir sağlık kurumunun hâlihazırdaki finansal durumunu ortaya koyarak gelecekteki finansal sağlığı ve sürdürülebilirliğine yönelik öngörüler geliştirmek için yapılan incelemedir. Kurumun fon kaynaklarının yeterliliğini ve faaliyet sonuçlarının etkililiğini değerlendirir.
İşletme yönetiminin planlama, örgütleme, yöneltme ve denetim fonksiyonlarını yerine getirirken ihtiyaç duydukları yönetsel kararları karşılamak üzere oluşturulan alt muhasebe sistemidir. Yasal zorunluluklara dayalı olmayan, fayda ve maliyet karşılaştırmalarına odaklanan bir yapıdır.
Belli bir tarihte düzenlenmiş veya tek bir döneme ait mali tablolarda yer alan kalemler arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesine yönelik analiz türüdür. İşletmenin finansal durumunu ve faaliyet sonuçlarını sadece cari faaliyet dönemi için ele alır.
İşletmenin birbirini takip eden dönemlere ait finansal tablolarında yer alan kalemler arası ilişkinin ve bu kalemlerin zaman içerisindeki eğilimlerinin belirlenmesi analizidir. Geleceğe ilişkin tahminlerin yapılmasında ve gelişim yönlerinin saptanmasında kullanılır.
Sağlık kurumunun iki veya daha fazla faaliyet dönemine ilişkin mali tablolarının karşılaştırmalı olarak düzenlenerek hesapların zaman içindeki değişiminin değerlendirilmesidir. Birden fazla döneme ait hesap kalemlerinin karşılaştırılmasını içerdiğinden dinamik bir yapıya sahiptir.
Finansal tablolar üzerinde yer alan her bir hesap kaleminin, aynı tabloda yer alan bir başka hesap kalemi veya hesap toplamına oranlanması ile bulunan yüzdelere göre yapılan analizdir. Tek bir dönemin tablosuyla yapılabileceği gibi birden fazla dönemin yüzdeleri de karşılaştırılabilir.
Finansal tablolarda bir yılın temel yıl kabul edilerek o yıla ait tutarların 100 sayılması ve izleyen dönemlerdeki değerlerin bu temel yıla göre yüzde değişiminin hesaplanmasıdır. İşletmenin oldukça uzun bir zaman aralığındaki gelişim yönünü ortaya koyar.
Bilanço veya gelir tablosunda yer alan iki hesap kalemi arasındaki ilişkinin basit matematiksel ifadesi olan rasyolar yardımıyla yapılan analizdir. Finansal tablo verilerini belirli ilişkiler içinde özetleyerek anlamlı yorumlara imkân tanır.
Dönen varlıkların kısa vadeli yabancı kaynaklara bölünmesiyle hesaplanan ve net işletme sermayesinin yeterliliğini gösteren orandır. Genel kabul görmüş kurala göre bu oranın 2 olması, borç ödeme kapasitesinin yeterli olduğunu gösterir.
Dönen varlıklardan stoklar çıkarıldıktan sonra kalan likit değerlerin kısa vadeli yabancı kaynaklara oranlanmasıdır. Satışların durması durumunda firmanın dönen varlıklarının kalan likit kısmıyla borçlarını ödeme gücünü ölçer ve standart değeri 1'dir.
Hazır değerlerin kısa vadeli yabancı kaynaklara bölünmesiyle hesaplanan ve olağanüstü durumlarda borç ödeme yeteneğini ölçen duyarlı bir orandır. Bu oranın 0,20'nin altına düşmemesi istenir, aksi takdirde işletme nakit sıkıntısı yaşayabilir.
Ticari alacakların 365 ile çarpılıp net satışlara bölünmesiyle hesaplanan ve alacakların ortalama kaç günde nakde dönüştüğünü gösteren süredir. Bu sürenin kısa olması, hastanenin nakit akımının ve gelir yaratma verimliliğinin yüksek olduğunu gösterir.
Ticari borçların 365 ile çarpılıp satışların maliyetine bölünmesiyle hesaplanan ve işletmenin borçlarını ortalama kaç günde ödediğini gösteren süredir. Sağlık kurumunun piyasadan temin ettiği girdilerin sürekliliği açısından bu sürenin dengeli olması istenir.
Satılan malın maliyetinin ortalama stok miktarına bölünmesiyle hesaplanan ve stokların bir yıl içinde kaç kez devrettiğini gösteren orandır. Bu hızın yüksek olması, işletmenin stoklarını etkili yönettiğini ve stoklara az kaynak bağladığını gösterir.
Net satışların ortalama ticari alacaklara bölünmesiyle hesaplanan ve alacakların paraya dönüşüm çabukluğunu ölçen orandır. Alacak devir hızının yüksek olması, hastanenin etkin bir tahsilat politikasına sahip olduğunu gösterir.
Net satışların toplam varlıklara bölünmesiyle hesaplanan ve varlıklara yatırılan sermayenin etkililiğini gösteren orandır. Bu oranın düşük olması, işletmenin varlıklarını verimli bir şekilde kullanmadığına ve atıl kapasiteye işaret eder.
Net satışların ortalama duran varlıklara bölünmesiyle hesaplanan ve sabit varlıkların işletmede ne kadar verimli kullanıldığını gösteren orandır. Hastanelerde atıl kapasitenin veya aşırı duran varlık yatırımının olup olmadığını belirlemeye yarar.
Toplam borçların toplam varlıklara bölünmesiyle hesaplanan ve işletme varlıklarının ne kadarlık kısmının yabancı kaynaklarla finanse edildiğini gösteren orandır. Genel olarak bu oranın %50'nin üzerine çıkmaması istenir.
Toplam borçların öz sermayeye bölünmesiyle bulunan ve işletmenin büyümesinin nasıl finanse edildiğini gösteren orandır. İşletmenin borçlanma yoluyla sağladığı yabancı kaynak ile kendi kattığı sermaye arasındaki ilişkiyi gösterir ve standart değeri 1'dir.
Net kârın öz sermayeye bölünmesiyle hesaplanan ve ortaklar tarafından sağlanan sermayenin bir birimine düşen kâr oranını gösteren rasyodur. İşletmenin ortaklar açısından başarı ölçüsü olarak kabul edilir.
Net kârın toplam aktiflere bölünmesiyle hesaplanan ve işletmenin varlıklarını ne derece kârlı kullandığını gösteren orandır. Varlıklara yapılan yatırımlardan elde edilen getiri oranını ortaya koyar.
Faaliyet kârının net satışlara bölünmesiyle hesaplanan ve işletmenin esas faaliyetinin ne ölçüde kârlı olduğunu gösteren orandır. Bu oranın yüksek olması, işletmenin ana faaliyet konusu işlerden yüksek verim aldığını gösterir.
Sağlık kuruluşunun ihtiyaç duyacağı mal ve hizmetlerin özelliklerinin belirlenmesi, ne zaman ve ne kadar satın alınacağına karar verilmesi, fiyatın ve satıcının belirlenmesi, satın alma işleminin gerçekleştirilmesi ve belirlenen kalite ile miktarın zamanında teslim alınmasını sağlayan sistematik bir süreçtir.
Bir firmanın temel ve destek faaliyetlerini en iyi şartlarda yapabilmesi, sürdürebilmesi ve yönetebilmesi için gerekli olan bütün malzeme, hizmet, yetenek ve bilginin dış kaynaklardan sağlanması sürecidir.
İki ya da daha fazla sağlık kuruluşunun mal ve hizmetleri daha düşük fiyatlarla temin edebilmek amacıyla satın alma güçlerini ve çabalarını birleştirdikleri stratejik iş birliği yöntemidir.
Bir satın alma bölümü veya tek bir yetkili otorite tarafından, organizasyona bağlı tüm alt birimlerin veya hastanelerin satın alma süreçlerinin tek elden yönetildiği yöntemdir.
Sağlık kuruluşlarının anlık veya kısa vadeli ihtiyaç duyduğu malzemeleri küçük partiler ve düşük miktarlar hâlinde piyasadan tedarik ettiği satın alma türüdür.
Sağlık kuruluşundaki farklı bölümlerin ihtiyaç duyduğu malzemelerin birleştirilerek büyük miktarlarda ve tek seferde satın alındığı, birim maliyetleri düşürmeyi amaçlayan yöntemdir.
Kamu İhale Kanunu'na göre satın alınan her türlü ihtiyaç maddeleri ile taşınır ve taşınmaz mal ve hakları ifade eden genel kavramdır.
Bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, temizlik, yemek hazırlama, güvenlik, danışmanlık ve yazılım gibi idarenin ihtiyaç duyduğu ve maddi bir ürün üretmeyen faaliyetlerin satın alınmasıdır.
Mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesine resmi olarak teklif veren tedarikçi, hizmet sunucusu veya yapım müteahhidini ifade eder.
Alımı yapılacak malzeme, ürün ya da hizmetler için ihale onayından önce idare tarafından piyasa araştırması yapılarak hesaplanan ve gizli tutulması gereken öngörülen bedeldir.
Bütün isteklilerin teklif verebildiği, şeffaflığın ve rekabetin en üst düzeyde sağlandığı ve sağlık kuruluşlarında en yaygın kullanılan temel ihale usulüdür.
İşin özelliğinin uzmanlık veya ileri teknoloji gerektirmesi durumunda uygulanan, ön yeterlik değerlendirmesi sonucu davet edilen isteklilerin teklif verebildiği iki aşamalı usuldür.
Bir ihale usulü olmayıp, kanunda belirtilen limitler dâhilindeki ihtiyaçların ilan yapılmadan, teminat alınmadan ve komisyon kurulmadan piyasa araştırmasıyla hızlıca alınmasını sağlayan yöntemdir.
İdareler ile kamu alımları sürecine taraf olan isteklilerin, ihale işlemlerini internet üzerinden gerçekleştirebildikleri Elektronik Kamu Alımları Platformu'dur.
Sağlık Bakanlığı ve Devlet Malzeme Ofisi iş birliğiyle geliştirilen, sağlık kurumlarının ilaç ve tıbbi cihaz ihtiyaçlarını elektronik ortamda hızlı ve ekonomik tedarik etmesini sağlayan projedir.
Sağlık hizmetlerinde kullanılacak ilaç ve tıbbi malzemelerin en kaliteli alternatifler arasından en düşük maliyetle tedarik edilmesini, doğru zamanda, doğru miktarda ve doğru hastaya ulaştırılmasını sağlayan yönetim sürecidir.
Gelecekteki gereksinimleri karşılamak ve sağlık hizmeti üretiminde herhangi bir aksama yaşanmasını engellemek amacıyla elde bulundurulan ilaç, tıbbi sarf, demirbaş ve temizlik malzemesi gibi fiziksel varlıklardır.
Hastanelerde gelecekte ihtiyaç duyulacak malzemelerin belirlenmesi sürecidir ve genellikle Delphi tekniği gibi kalitatif (nitel) tahmin yöntemlerinden yararlanır.
Hastane işletmelerinin uzun dönemli amaçlarını gerçekleştirmek ve riskleri en aza indirmek için stratejik ilaç ve tıbbi malzeme alım kararlarını planlama, uygulama ve denetleme sürecidir.
Taşınır Mal Yönetmeliği'ne göre, muayene ve kabulü yapılan malzemeleri cins ve niteliklerine göre teslim alan, ambarlarda muhafaza eden ve kullanımına yetki veren görevlidir.
Sağlık kuruluşlarından kaynaklanan patolojik, enfekte, kimyasal, farmasötik atıklar ile kesici ve delici malzemelerin tümünü kapsayan tehlikeli atık sınıfıdır.
Sıfır stok ve sıfır hatayı hedefleyen, ilaç ve malzemeleri sadece ihtiyaç duyulduğu anda tedarik ederek depolama ve israf maliyetlerini ortadan kaldıran stratejik yönetim felsefesidir.
Malın üretildiği ülkeyi, firmayı ve ürün özelliklerini tanımlamak için değişik kalınlıktaki dik çizgi ve boşluklardan oluşan, verilerin hatasız aktarılmasını sağlayan 13 haneli işaretleme yöntemidir.
Sağlık kurumlarında demirbaşların ve malzemelerin konumunu, temizlik ve kullanım durumunu radyo dalgaları aracılığıyla anlık olarak izlemeyi sağlayan kablosuz takip teknolojisidir.
İlaç ambalajları üzerinde kullanılan, çok miktarda veriyi küçük bir alanda makinece okunabilir formatta saklayan ve İlaç Takip Sistemi'nin temelini oluşturan iki boyutlu kodlama teknolojisidir.
Sağlık Bakanlığı bünyesindeki kurumların ilaç, tıbbi sarf ve demirbaş gibi kaynaklarını verimli ve güncel olarak takip etmelerini sağlayan merkezi web tabanlı yönetim bilgi sistemidir.
Karekod teknolojisi kullanarak ilaçların üretim veya ithalat aşamasından hastaya ulaşana kadar geçtiği her noktayı izleyen, sahtecilik ve kaçakçılığı önleyen takip sistemidir.
Sosyal Güvenlik Kurumu ile sağlık hizmeti sunucuları arasında fatura bilgisini elektronik ortamda toplamak ve SUT hükümlerine göre ödemeleri denetlemek amacıyla kurulan bütünleşik bilişim sistemidir.
Kamu hastanelerinin ihale ilanlarına, şartnamelerine erişim sağlayan ve satın alma süreçlerinin şeffaf, hızlı ve düşük maliyetle elektronik ortamda yürütülmesini sağlayan platformdur.
Türkiye'de üretilen veya ithal edilen tüm tıbbi cihaz, malzeme ve kozmetik ürünlerin üretim bandından kullanıldığı son noktaya kadar takip edilmesini sağlayan sistemdir.
Depoya ilk giren malzemenin üretime veya kullanıma ilk olarak sevk edildiğini varsayan ve Taşınır Mal Yönetmeliği tarafından kamu kurumlarında kullanımı zorunlu tutulan değerleme yöntemidir.
Stok kalemlerini toplam parasal değerleri ve miktarlarına göre A (yüksek değer, az miktar), B (orta değer) ve C (düşük değer, çok miktar) şeklinde sınıflandıran stok kontrol yöntemidir.
Stoktaki ilaç ve malzemeleri insan hayatı açısından taşıdığı kritik öneme göre Vital (hayati), Essential (önemli) ve Desirable (isteğe bağlı) olarak üç gruba ayıran yöntemdir.
Stok bulundurma maliyetleri ile sipariş verme maliyetlerinin toplamının en düşük (minimum) olduğu optimum sipariş miktarını belirleyen matematiksel modeldir.
Sağlık kurumunun amaç ve hedefleri doğrultusunda insan kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, çalışanların gereksinimlerinin saptanıp giderilmesi ve mesleki donanımlarının artırılması yönündeki süreçlerin, ilke ve sistemlerin bütünüdür.
Sağlık kurumundaki belirli bir görev için en yetenekli, donanımlı, elverişli ve uygun kişinin seçilmesi, işe alım ve terfilerin açık sınavlar ve objektif kriterlerle yapılması esasıdır.
Çalışanın başladığı işinde ilerlemesi, bunun neticesinde daha fazla güç, saygınlık, prestij, sorumluluk üstlenmesi ve daha fazla gelire sahip olması sürecidir.
Çalışanın haklı ve yasal bir gerekçe gösterilmeden işinden çıkarılmaması ve kazanılmış haklarının korunması güvencesidir.
Çalışanın kurum içerisinde yükseldiği makam ve mevkideki görevini, haksız yere görevden alınma korkusu yaşamadan sürdürebilmesidir.
Bir kurumdaki işlerin içeriğine, görev ve sorumluluklarına ve bu işi başarıyla yapacak personelde bulunması gereken özelliklere ilişkin sistematik bilgi toplama sürecidir.
Personelin ne iş yaptığını, nasıl yaptığını, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma koşullarının ne olduğunu gösteren yazılı belgedir; işin profilini ortaya koyar.
Bir işin başarıyla gerçekleştirilebilmesi için o işi yapacak personelde bulunması gereken minimum eğitim, deneyim, yetenek gibi özellikleri gösteren yazılı belgedir.
Kurum veya bölüm düzeyinde yapılması gereken işi fiilen gerçekleştirecek olan personel sayısıdır; toplam iş yükünün bireysel iş yüküne bölünmesiyle hesaplanır.
Hastalık, kaza, izin gibi nedenlerle ortaya çıkan zorunlu devamsızlık durumlarında işin aksatılmaması için bulundurulması gereken personel sayısıdır.
Belirli bir dönemde kurumdan ayrılan personel sayısının, o dönemde çalışan ortalama personel sayısına bölünmesiyle elde edilen ve İK sorunlarına işaret eden orandır.
Personelin moral, motivasyon ve verimliliğini artırmak amacıyla işlerin yapısını, niteliğini ve içeriğini değiştirerek personel ile işi uyumlu hale getirme sürecidir.
Personelin işindeki monotonluğu ve aşırı uzmanlaşmadan kaynaklı sorunları azaltmak amacıyla önceden belirlenen bir program dahilinde farklı görevlerde sırayla çalıştırılmasıdır.
Çalışanın yaptığı işlerin kapsamının yatay olarak genişletilerek, benzer zorluk derecesindeki görev ve işlemlerinin sayı ve çeşitliliğinin artırılmasıdır.
Çalışanın yaptığı işle ilgili planlama, örgütleme ve denetleme yetki ve sorumluluklarının artırılarak işinin dikey olarak geliştirilmesi ve motive edilmesidir.
İşe yeni başlayan personelin eski tutumlarını bırakarak kurumun kültürünü, amaçlarını, normlarını, değerlerini ve sorumluluklarını öğrenip benimsemesi sürecidir.
Değerlendiricinin, personelin belirli bir alandaki tek bir olumlu veya olumsuz özelliğine bakarak diğer tüm performans alanlarını da aynı doğrultuda değerlendirmesi hatasıdır.
Bir sağlık kurumundaki tüm işlerin, o kurumda bulunan diğer işlere göre göreceli değerini ve önem sırasını belirlemek için kullanılan sistematik süreçtir.
Kurum dışındaki diğer sağlık kuruluşlarında aynı işe ödenen ücretlerin araştırılarak, kurum içi ücret yapısının dış piyasayla dengelenmesi çalışmasıdır.
Çalışan personelin değişen teknolojiye, yeniliklere uyum sağlaması ve görevlerini istenen standartlarda yapabilmesi için kurum içinde düzenlenen eğitim faaliyetleridir.
Herhangi bir amaca yönelik gayret, bir hedefe ulaşma doğrultusunda gayrete ilişkin yoğunluk, yön ve kararlılık sürecidir. Örneğin, bir hemşirenin hastalarına daha iyi bakım sunmak amacıyla kendi isteğiyle mesaiye kalması yüksek motivasyon göstergesidir.
Bilme ihtiyacı, yeterli olma isteği ve kişisel gelişim arzusu gibi bireyin tamamen kendi iç dünyasından ve işin kendisinden kaynaklanan itici güçlerdir. Örneğin, bir hekimin sadece yeni bir cerrahi tekniği öğrenmekten keyif aldığı için eğitimlere katılması içsel motivasyondur.
Para, sosyal imkanlar, ödüller, takdir edilme ve terfi gibi bireyin dış çevresinden gelen uyarıcı ve teşvik edici etkilerdir. Örneğin, bir sağlık çalışanının ay sonunda verilecek yüksek performans primini kazanmak için daha fazla hasta kabul etmesi dışsal motivasyona örnektir.
Herzberg'in İkili Etmen Kuramı'nda yer alan, iş ortamında bulunmadığında çalışanlarda doyumsuzluk ve motivasyon eksikliği yaratan ancak varlığı tek başına motivasyon sağlamayan ücret, iş güvenliği ve çalışma koşulları gibi dışsal faktörlerdir.
Herzberg'in kuramında doğrudan işin içeriğiyle ilgili olan, karşılandığında çalışanda yüksek doyum ve motivasyon yaratan başarı duygusu, tanınma, sorumluluk ve kişisel gelişim gibi içsel faktörlerdir.
McGregor tarafından ortaya konan, çalışanların doğuştan tembel olduğunu, işten kaçma eğiliminde bulunduğunu, sorumluluk almak istemediğini ve bu yüzden zorlanarak denetlenmesi gerektiğini savunan negatif yönetim yaklaşımıdır.
McGregor'un geliştirdiği, çalışanların işi oyun oynamak veya dinlenmek kadar doğal algıladıklarını, uygun koşullar sağlandığında sorumluluk üstlendiklerini ve kendi kendilerini kontrol edebildiklerini savunan pozitif yönetim yaklaşımıdır.
Vroom'un Beklenti Kuramı'nda yer alan ve bireyin iş veya performans sonucunda karşılaşmayı umduğu ödül veya çıktıdan elde edeceği tatmin düzeyini ve bu sonucun birey için taşıdığı çekicilik derecesini ifade eden kavramdır.
Skinner'ın geliştirdiği, bireylerin istedikleri olumlu sonuçları elde etmek veya istemedikleri olumsuz durumlardan kaçınmak amacıyla davranış sergilediklerini ve davranışların sonuçlarındaki pekiştiriciler tarafından yönlendirildiğini savunan yaklaşımdır.
Psikososyal bağlamda, birey tarafından zararlı, tehdit edici veya zorlayıcı olarak algılanan, iç veya dış çevreden gelen her türlü fiziksel, sosyal veya psikolojik talep ve uyarıcıdır.
Sürekli hareket eden, hızlı konuşup yürüyen, sabırsız, rekabetçi, zaman baskısını yoğun hisseden ve başarıyı nicelikle ölçen, strese oldukça yatkın kişilik yapısıdır.
Zaman baskısı hissetmeyen, sabırlı, aceleci olmayan, eğlenmek için oyun oynayan, suçluluk duymadan dinlenebilen ve sosyal ilişkileri güçlü olan, strese karşı daha dirençli kişilik yapısıdır.
Çalışanın iş yerinde kendisinden tam olarak neyin beklendiğini, görev, yetki ve sorumluluk sınırlarını net olarak bilmemesi durumunda ortaya çıkan örgütsel bir stres kaynağıdır.
Hans Selye tarafından geliştirilen, insan bedeninin stresli durumlara karşı sırasıyla alarm, direnme ve tükenme aşamalarından geçerek verdiği biyolojik ve psikolojik tepkiler bütünüdür.
Çalışanların kendilerini doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren yönetsel karar alma süreçlerine temsilcileri vasıtasıyla ya da doğrudan dahil edilmesini sağlayan, örgütsel stresi azaltıcı bir yönetim uygulamasıdır.
Rakiplerin faaliyetlerini inceleyerek amaçlara götüren, sonuç odaklı, uzun dönemli ve dinamik kararlar topluluğudur. Gelecekteki şartları öngörerek yapılacak hamleleri belirleme sürecidir.
Örgütün hedeflerini ve amaçlarını elde etmesi için onu etkinleştiren kararların şekillendirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi sanatı ve bilimidir. Uzun dönemde var olabilmek için gerekli olan süreçlerin yönetimine odaklanır.
Örgütün varlık sebebini, bugün ne yaptığını, kimin için yaptığını ve felsefesini somutlaştıran amaçlara dayalı ifadedir. Örgütü benzerlerinden ayıran en temel kimlik tanımıdır.
Örgütün gelecekte olmak istediği yeri, gelecekte varılmak istenen veya arzu edilen duruma yönelik hayalini gösteren ifadelerdir. Üst yönetim için bir referans ve dönüm noktasıdır.
Kurum kültürünü yansıtan, örgüt tarafından kurumsallaştırılmış temel ilkeleri, inançları ve davranış sınırlarını belirleyen kriterlerdir. Örgütsel ideallerle birleştiğinde vizyonu oluştururlar.
İşletmenin gelecek stratejilerine yol gösterecek, ölçme ve değerlendirmeye katkı sağlayan, genellikle vizyonun belirli bir zaman için nicelik olarak belirlenmiş şeklidir. Özgün, ölçülebilir, ulaşılabilir, gerçekçi ve zaman sınırlı olmalıdır.
Örgütün amaçlarının belirlenmesi ve bu amaçlara ulaşmak için gidilecek yol ve kullanılacak araçların belirlenmesine yönelik dinamik süreçtir.
Planlama sürecinde amaçlara ulaşmak için belirlenen ve gelecekte atılacak adımları organize eden kararlar topluluğudur.
Stratejiler uygulanırken karşılaşılan rekabete ve değişen şartlara göre yapılan daha kısa dönemli, dinamik ve genellikle nihai sonuca odaklanmayan faaliyetler ve kararlardır.
Örgütsel amaçlara yönelik alınması gereken kararlarla gerçekleştirilecek faaliyetlere yön veren düşünce tarzı, rehber veya izlenecek yoldur.
Örgütsel ve yönetsel faaliyetlerin niteliğini ya da yönünü belirleyecek kritik kararların verilmesi ile ilgili çabaların tümünü içeren bir stratejik yönetim aracıdır.
İşletmenin sahip olduğu varlık ve yetenekleri ile ilgili olan, güçlü ve zayıf yönlerini belirlemeye yarayan içe bakış faaliyetidir.
İşletmenin dış çevresindeki değişmeler ve gelişmeler nedeniyle karşılaşacağı fırsat ve tehditlerin öngörülmesine yönelik yapılan çalışmalardır.
Mevcut durumda karmaşık süreçleri veya yapıyı etkileyebilecek içsel güçlü ve zayıf yönler ile dışsal fırsat ve tehditleri tanımlayan ve matris üzerinde gösteren analiz tekniğidir.
Müşteriler, alıcılar, paydaşlar ve toplumun bütünü için değer ifade eden önerilerin geliştirilmesi, iletişimi, ulaştırılması ve değişimi için faaliyetler, kurumlar ve süreçler bütünüdür.
Türk Dil Kurumu'na göre mal ve hizmetlerden yararlanan, bunları satın alıp kullanan kimsedir. Sağlık sektöründe bu kavram hastaları, hasta yakınlarını ve sağlık sigortası yaptıran bireyleri kapsar.
Pazarın benzer ihtiyaç, özellik veya davranışlara sahip tüketici gruplarına göre kümelere ayrılması sürecidir. Örneğin, hastanelerin hastaları ayakta tedavi ve yatarak tedavi görenler şeklinde iki ayrı gruba ayırması bu kavrama örnektir.
Bir sağlık kurumunun belirlemiş olduğu pazar bölümlerine hizmet verebilme, onlarla iletişim kurabilme ve onlara fiziksel veya dijital olarak erişebilme kapasitesidir.
McCarthy tarafından 1960 yılında geliştirilen; Ürün (Product), Fiyat (Price), Tutundurma (Promotion) ve Dağıtım (Place) elemanlarından oluşan, işletmenin kontrolündeki pazarlama araçlarıdır.
Booms ve Bitner tarafından 1981 yılında hizmet sektörü için geliştirilen; klasik 4P'ye ek olarak Fiziksel Kanıt, Katılımcılar ve Süreç elemanlarını içeren karmadır.
Bir mal veya hizmetin müşteriye doğrudan sağladığı temel faydadır. Örneğin, yüksek tansiyon hastasının hastaneye başvurduğunda beklediği tansiyonunun kontrol altına alınması faydası çekirdek hizmettir.
Ürünün temel fonksiyonlarını yerine getirmesine olanak sağlayan ve onunla birlikte sunulan ek özelliklerdir. Hastanın hastaneye geldiğinde arabasını kolayca park edebilmesi veya doktoru bekletilmeden görebilmesi buna örnektir.
Bir arada üretildikleri, dağıtıldıkları veya tüketildikleri için aralarında talep ve maliyet açısından yakın ilişki bulunan hizmetler grubudur. Kadın doğum, jinekoloji ve pediatri hizmetlerinin bir arada sunulduğu kadın ve çocuk hastalıkları bir hizmet hattıdır.
Pazara yeni giren bir işletmenin hızlıca pazar payı elde etmek ve yer edinmek amacıyla fiyatlarını başlangıçta mümkün olduğunca düşük tutması stratejisidir.
Yüksek talep dönemlerinde, yapılan yatırımları en kısa sürede geri kazanmak amacıyla ürün veya hizmet için başlangıçta çok yüksek bir fiyat belirlenmesi stratejisidir.
Bir ürün veya hizmetin üretilmesinde katlanılan değişken ve sabit maliyetlerin üzerine belirli bir kâr marjı eklenerek satış fiyatının belirlenmesi yöntemidir.
Fiyat belirlenirken ürünün maliyetinden ziyade, tüketicinin o ürüne veya hizmete biçtiği algılanan değerin ve ödeme istekliliğinin temel alınması yöntemidir.
Fiyat-talep veya fiyat-maliyet ilişkileri dikkate alınmaksızın, pazardaki doğrudan rakiplerin uyguladığı fiyatlara çok benzer bedellerin belirlenmesi yöntemidir.
Bir mal veya hizmetin satışı için kişisel olmayan, belirli aralıklarla veya bir kez gerçekleştirilen kısa süreli kampanya ve çabalardır. Doğum yapan kadına hastane tarafından ücretsiz diyetisyen seansı verilmesi buna örnektir.
Fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar ortaya çıkaran, insan topluluklarını önemli ölçüde etkileyen ve toplumun kendi imkanlarıyla baş edemediği doğal, teknolojik veya beşerî kökenli olaylardır.
Doğa olayları sonucunda jeolojik (deprem, heyelan) veya meteorolojik (sel, fırtına) sebeplerle meydana gelen ve insan kontrolü dışında gelişen afet türüdür.
Genellikle insan eliyle ve beşerî faaliyetler sonucunda ortaya çıkan, hava-su kirliliği, yangın, savaş ve salgın hastalıklar gibi olayları kapsayan afet türüdür.
Hem doğa hem de insan unsurunun bir arada etkili olduğu, örneğin bir depremin ardından meydana gelen büyük yangınlar veya tsunamiden sonra gelişen salgın hastalıklar gibi zincirleme afet olaylarıdır.
Bir afet olayının doğrudan zarar, yıkım ve olumsuz etkiler meydana getirdiği, özel yönetim ve müdahale gerektiren coğrafi alandır.
Afetlerin yol açtığı potansiyel yıkıcı etkileri önlemek amacıyla, risklerin belirlenmesi, önlemlerin alınması, hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinin koordineli yürütülmesidir.
Afet veya kriz meydana gelmeden önce proaktif bir yaklaşımla olası tehlikelerin, risklerin belirlenmesi ve bunları önlemeye yönelik yapılan planlama ve hazırlık çalışmalarıdır.
Genellikle beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan, acil müdahale gerektiren ve organizasyonun veya toplumun varlığını, işleyişini tehdit eden olağanüstü durumlardır.
Afet veya kriz gerçekleştikten sonra reaktif bir yaklaşımla devreye giren, ikincil zararları azaltmayı ve sistemi normal durumuna döndürmeyi amaçlayan geçici faaliyetlerdir.
Afet ve acil durumlarda, sınırlı sağlık kaynaklarının en etkin şekilde kullanılması amacıyla hasta ve yaralıların tıbbi aciliyet derecelerine göre sınıflandırılması işlemidir.
Bir afet durumunda bile fiziksel olarak ayakta kalabilen, tıbbi ekipmanı, yatak kapasitesi, personeli ve temel altyapı hizmetleri ile kesintisiz sağlık hizmeti sunabilen dayanıklı sağlık tesisidir.
Örgütsel kriz aşamalarının ilki olup, örgütün olası bir kriz durumuna karşı tamamen hazırlıksız olması ve çevredeki kriz sinyallerini fark edememesi durumudur.
Örgütün çevreden gelen kriz sinyallerini fark etmesine rağmen, durumun geçici olduğunu düşünerek harekete geçme konusunda isteksiz ve gönülsüz davrandığı aşamadır.
Afet yönetim sisteminin ilk evresi olup, meydana gelebilecek afetlerin risklerini ve olası zararlarını önceden yok etmeye veya en aza indirmeye yönelik kurumsal ve yapısal çalışmaları kapsar.
Afet sonrasında etkilenen bölgelerin güvenliğinin sağlanması, altyapının onarılması ve bölgenin yeniden yaşanabilir, normal hayat standartlarına döndürülmesi için yapılan uzun vadeli çalışmalardır.