Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium
Temel yaşam desteği (TYD), solunum yolunun korunmasını, solunumun devam ettirilmesini ve dolaşımın desteklenmesini ifade eden kritik bir acil müdahale bütünüdür. Bu süreç sırasıyla ilk değerlendirme, hava yolu kontrolü, solunumun devamının sağlanması ve dış kalp masajı aşamalarından oluşur. Tüm bu uygulamalar bir araya geldiğinde kardiyopulmoner resüsitasyon (KPR veya CPR) terimi kullanılır. TYD, herhangi bir ilaç veya tıbbi malzeme kullanılmaksızın gerçekleştirilen hayat kurtarıcı bir müdahaledir.
Solunumu veya kalbi durmuş bir bireyde, hayati organların oksijensiz kalarak hasar görmesini engellemek için zaman kaybetmeden müdahale edilmelidir. Suni solunum yoluyla akciğerlere oksijen gönderilmesi ve dış kalp masajıyla kalpten hayati organlara kan pompalanması hedeflenir. Eğer bu süreçte ilaç, tıbbi malzeme ve cerrahi yöntemler devreye giriyorsa, bu uygulamalara 'ileri yaşam desteği' adı verilir. Acil durumlarda ilk birkaç dakikada yapılan müdahaleler, kazazedenin hayatta kalma şansını doğrudan belirler.
TYD uygulamaları 1960'lı yıllardan günümüze kadar büyük gelişim göstermiştir. Uygulamada karmaşıklığı önlemek ve standartlaşmayı sağlamak amacıyla protokoller her beş yılda bir güncellenmektedir. En son 2020 yılında yayımlanan protokollerde, öncelikle kurtarıcının, kurbanın ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması gerektiği vurgulanmıştır. KPR sıralamasında daha önce kullanılan ABC (Airway, Breathing, Circulation) sıralaması, göğüs kompresyonlarının erken başlatılmasının önemi nedeniyle CAB (Circulation, Airway, Breathing) olarak güncellenmiştir.
Acil yardım servislerinin olay yerine ulaşma süresi çoğu toplumda ortalama 8 dakika veya daha uzundur. Bu kritik süreçte kazazedenin hayatta kalma olasılığı, çevrede bulunan ilk yardımcıların başlattığı yaşam zincirinin gücüne bağlıdır. Yaşam zincirinin gücü, en zayıf halkasının gücü kadardır; bu nedenle zinciri oluşturan tüm halkaların eksiksiz ve güçlü bir şekilde uygulanması gerekir.
Yetişkinlerde sağ kalım zinciri 5 halkadan oluşur: Birinci halka, kardiyak arrestin erken tanınması ve acil sağlık hizmetlerinin (112) erken aktivasyonudur. İkinci halka, olay yerindeki ilk yardımcının başlattığı erken temel yaşam desteğidir. Üçüncü halka, elektroşok cihazı ile yapılan erken defibrilasyondur. Dördüncü halka, profesyonel ekiplerce uygulanan etkili yetişkin ileri yaşam desteğidir. Beşinci halka ise kardiyak arrest sonrası hastane ortamında uygulanan bakımı kapsar.
Çocuklarda sağ kalım zinciri ise yetişkinlerden farklı olarak şu şekilde sıralanır: Birinci halka, arrestin ve oluşabilecek zararların önlenmesini (koruyucu önlemleri) içerir. İkinci halka, erken kardiyopulmoner resüsitasyondur. Üçüncü halka, acil yanıt sisteminin (112) aktive edilmesidir. Dördüncü halka, hızlı pediyatrik ileri yaşam desteğidir. Beşinci halka ise kardiyak arrest sonrası bakımdır. Çocuklarda temel yaşam desteğini bu zincirin ilk üç halkası oluşturur.
Temel yaşam desteğine başlamadan önce hastanın bilinç durumu kontrol edilmelidir. Hasta veya yaralı sert bir zemine sırt üstü yatırılmalı, bu işlem sırasında baş-boyun-gövde ekseni korunmalıdır. Boyun yaralanması şüphesi varsa pozisyon değiştirilmemelidir. Bilinç kontrolü için hastanın omzuna yavaşça dokunularak yüksek sesle 'Nasılsınız?', 'İyi misiniz?' diye sorulur.
Bilinç açık ve cevap veriyorsa, hasta güvenli bir pozisyonda bırakılır ve yardım gelene kadar sık sık yeniden değerlendirilir. Bilinç açık ancak solunum sıkıntılı ise yabancı cisim aspirasyonu düşünülerek buna yönelik ilk yardım uygulanır. Dolaşım ve solunum etkili ancak bilinç kapalı ise hava yolunu açık tutmak ve kusmuk gibi maddelerin akciğere kaçmasını önlemek için hastaya derlenme (recovery) pozisyonu verilir.
Bilinç kapalı ve solunum yoksa ya da anormal solunum (gasping/iç çekme) mevcutsa, derhal acil yardım aranmalı ve göğüs kompresyonlarına başlanmalıdır. Türkiye'de acil durum bildirimleri 112 acil çağrı numarası üzerinden gerçekleştirilir. Eğer ilk yardımcı yalnız ise çocuk hastalarda 5 tur (yaklaşık 2 dakika) KPR uyguladıktan sonra kendisi 112'yi aramalıdır; çevrede başkası varsa hemen aratmalıdır.
Dolaşımın Değerlendirilmesi (C): Dolaşımın kontrolü en fazla 10 saniye içinde karotis (şah) arterinden nabız kontrolü ile yapılır. Karotis arterin tespiti için baş geriye itilmiş pozisyondayken, diğer elin 2-3 parmağı trakea (soluk borusu) üzerine yerleştirilir ve sternokleidomastoid kası arasındaki oluğa doğru kaydırılır. Beyin kan akımını olumsuz etkilememek için her iki karotis artere aynı anda bası uygulanmamalıdır. Karotis artere alternatif olarak femoral arter kullanılabilir.
Kalp Masajı (Göğüs Kompresyonu): Göğüs kemiğinin (sternum) alt ve üst ucu tespit edilerek alt yarısına bir elin topuğu yerleştirilir. Diğer el bu elin üzerine kenetlenir ve parmakların hastanın göğsüne temas etmesi engellenir. Dirsekler bükülmeden, omuzlar hastanın göğsüne dik olacak şekilde konumlanılır. Göğüs kemiği 5 cm çökecek şekilde, dakikada en az 100 bası hızında ritmik kompresyon uygulanır. Bası ve gevşeme süreleri eşit olmalı, her basıdan sonra göğsün tam geri dönmesine izin verilmelidir.
Hava Yolu Açıklığı (A) ve Solunumun Sağlanması (B): Bilinci kapalı hastada dilin geriye kaçmasını önlemek için travma şüphesi yoksa baş-çene pozisyonu verilir. Travma şüphesinde ise sağlık çalışanları tarafından çene itme (jaw-thrust) manevrası uygulanır. Solunum kontrolü için artık 'Bak-Dinle-Hisset' yöntemi zaman kaybı oluşturduğu için kullanılmamaktadır. 30 göğüs basısından sonra 2 suni solunum verilir. Suni solunum ağızdan ağza, ağızdan buruna, ağızdan maskeye veya stomaya yapılabilir. Her soluk 1 saniye sürmeli ve göğsü yükseltecek hacimde (500-600 ml) olmalıdır.
Defibrilasyon, özel bir elektrik cihazı yardımıyla kalbe doğru akım vererek kalp kasındaki düzensiz titreşimleri (fibrilasyon) gidermeyi ve kalbin normal ritmine dönmesini sağlamayı amaçlayan bir işlemdir. Bu işlemde kullanılan cihaza defibrilatör denir. Otomatik Eksternal Defibrilatörler (OED), sesli ve görüntülü talimatlarla ilk yardımcıyı yönlendiren, kalp ritmini analiz edip şok gerekip gerekmediğine karar veren taşınabilir cihazlardır.
OED kullanımında hastanın göğsü çıplak ve kuru olmalıdır. Cihazın yapışkan petlerinden biri sağ köprücük kemiğinin hemen altına, diğeri ise sol meme başının altına (göğsün yan tarafına) yapıştırılır. Cihaz ritim analizi yaparken ve şok uygularken hiç kimsenin hastaya dokunmaması sağlanmalıdır. Şok uygulandıktan sonra zaman kaybetmeden hemen kalp masajına devam edilmeli ve 2 dakika (5 tur) boyunca KPR sürdürülmelidir.
Defibrilasyon ne kadar erken uygulanırsa hastanın hayatta kalma şansı o kadar yüksek olur. Bu nedenle OED'ler havaalanları, alışveriş merkezleri ve spor salonları gibi kalabalık alanlarda bulundurulur. 1-8 yaş arası çocuklarda pediatrik petler veya pediatrik mod tercih edilmelidir. Bebeklerde OED kullanılmaz, gerekirse manuel defibrilatör tercih edilir.