İş yerlerinde herhangi bir problem olmadan önleyici tedbirlerin alınmasını sağlayan, tehlikeleri ve riskleri öngörerek kaynağında yok etmeyi amaçlayan sistemli çalışmalar bütünüdür. Fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkenlerin çalışanlara zarar vermesini engellemeyi hedefler.
Tüm çalışanların yaşam ve çalışma çevrelerinde ruhsal ya da bedensel sağlıklarını tehdit eden mevcut veya potansiyel risk faktörlerine karşı korunmalarını amaçlayan kurallardır. Çalışanın iş ile üretim araçları arasındaki uyumunu sağlamayı hedefler.
Tehlikelerin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak daha çok teknik bilgiye dayalı risklerin belirlenmesi ve bu risklere karşı alınabilecek önlemlerin saptanmasını amaçlayan disiplindir. İşyeri ve üretim araçlarının güvenli hale getirilmesini kapsar.
Hipokrat tarafından M.Ö. 370 yılında ilk kez tanımlanan ve kurşunun zararlı etkileri sonucunda ortaya çıkan şiddetli karın ağrısı ve sindirim sistemi rahatsızlığıdır. İş sağlığı tarihindeki ilk meslek hastalığı gözlemlerinden biridir.
Paracelsus tarafından incelenen ve maden ocaklarındaki tehlikeli tozların solunması sonucu akciğerlerde birikerek doku hasarına yol açan mesleki akciğer hastalığıdır. İş yeri ortamındaki toz kontrolünün önemini ortaya koymuştur.
İşçinin, makinenin ve çalışma çevresinin bir arada uyumlu, sağlıklı ve en yüksek verimlilikle çalışmasını konu edinen bilim dalıdır. Temelleri Bernardino Ramazzini'nin çalışmalarıyla atılmıştır.
Osmanlı lonca teşkilatında hastalanan esnafın tedavisini karşılamak ve çalışamayacak durumda olanlara maddi destek sağlamak amacıyla oluşturulan yardımlaşma fonudur. Türkiye'de sosyal güvenliğin ilk adımı kabul edilir.
Osmanlı döneminde lonca üyeleri arasında karşılıklı yardımlaşma ve dayanışmayı sağlamak amacıyla kurulan, muhtaç durumdaki üyelere ve ailelerine destek veren sandık sistemidir.
1865 yılında Ereğli Kömür Havzası'ndaki işçilerin çalışma koşullarını düzenlemek amacıyla çıkarılan 100 maddelik ilk Osmanlı tüzüğüdür. Günlük çalışma süresini 10 saat olarak belirlemiştir.
1869 yılında çıkarılan ve madenlerde zorla çalıştırmayı yasaklayan, iş kazalarında işverenin tazminat ödemesini ve iş kazalarının yönetime bildirilmesini zorunlu kılan kapsamlı Osmanlı düzenlemesidir.
1869-1876 yılları arasında hazırlanan Osmanlı Medeni Kanunu'dur. İşverenin kusuru sonucu zarar gören işçiye tazminat ödenmesini ve ücretlerin ayni yerine nakdi ödenmesini hükme bağlamıştır.
2012 yılında yürürlüğe giren, kamu ve özel sektör ayrımı gözetmeksizin tüm işyerlerini ve çalışanları kapsayan Türkiye'nin ilk müstakil İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'dur. Önleyici ve koruyucu yaklaşımı esas alır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösteren, iş yerlerinde iş hijyeni ölçümleri, risk analizleri ve bilimsel-teknik araştırmalar yürüten İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü'dür.
Avrupa Birliği'nin iş sağlığı ve güvenliği alanındaki en önemli temel düzenlemesi olan ve işverenlerin riskleri önleme yükümlülüklerini detaylandıran 1989 tarihli Konsey Çerçeve Direktifi'dir.
İş yerlerinin yaptıkları işin özelliğine, kullanılan maddelere ve ekipmanlara göre 'az tehlikeli', 'tehlikeli' ve 'çok tehlikeli' olarak üç gruba ayrılmasıdır. Uzman ve hekim görevlendirme süreleri bu sınıflara göre belirlenir.
Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret veya ayni bir karşılık için çalışan gerçek kişidir. Tüzel kişiler ve memurlar bu kapsamda işçi sayılamazlar.
Bir iş sözleşmesine dayanarak işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişilere yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara verilen hukuki unvandır.
İşveren adına hareket eden ve işin, iş yerinin veya işletmenin yönetiminde doğrudan söz sahibi olan, müdür veya şef gibi yöneticilerdir.
Asıl işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve işçilerini sadece bu iş yerinde çalıştıran diğer işverendir.
İşveren tarafından mal ve hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği, eklentileri ve araçları da içeren birimdir.
Ekonomik ve yönetimsel bir bütünlük içinde, iş yerinden daha büyük ve kapsamlı olan, genellikle birden fazla iş yerini bünyesinde barındıran organizasyondur.
Bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) ise ücret ödemeyi üstlenmesiyle kurulan, karşılıklı borç yükleyen süreklilik arz eden özel hukuk sözleşmesidir.
İş sözleşmesinin tarafları olan işçi ve işverenin karşılıklı olarak anlaşması ve ortak iradeleriyle iş sözleşmesini sona erdirmeleri durumudur.
Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde kanuni bildirim sürelerine uymaksızın sözleşmeyi fesheden tarafın, diğer tarafa ödemek zorunda olduğu bildirim süresine ilişkin ücret tutarındaki tazminattır.
Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde, en az altı aylık kıdemi olan belirsiz süreli işçileri haksız ve geçersiz fesihlere karşı koruyan yasal sistemdir.
İş güvencesi kapsamında olmayan işçilerin iş sözleşmelerinin, fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirilmesi durumunda işçiye ödenen, bildirim süresinin üç katı tutarındaki tazminattır.
İş Kanunu'na göre haftalık normal çalışma süresi olan 45 saati aşan çalışmalardır ve her bir saat için ücret %50 zamlı ödenir.
Haftalık çalışma süresinin sözleşmeyle 45 saatin altında belirlendiği durumlarda, bu belirlenen süre ile 45 saat arasında yapılan çalışmalardır.
Günlük çalışma süresi içinde işçinin yemek, içmek ve dinlenmek gibi ihtiyaçlarını karşılaması için verilmesi zorunlu olan ve çalışma süresinden sayılmayan izinlerdir.
İşçinin aynı işveren yanında en az bir yıl çalışması karşılığında hak kazandığı, kıdemine göre değişen ve dinlenmesi amacıyla verilen ücretli izindir.
Çalışanların sağlığını ve güvenliğini iş ortamında olumsuz etkileme ihtimali olan sıcaklık, nem, aydınlatma, gürültü, titreşim, radyasyon ve basınç gibi fiziksel faktörlerin bütünüdür.
Gelişigüzel bir yapısı olan, iş yerlerinde çalışanlar üzerinde fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıklar oluşturan, arzu edilmeyen ve rahatsız edici sesler topluluğudur.
Gaz, katı ve sıvı ortamlarda moleküllerin titreşmesiyle oluşan ve canlıların işitme organları tarafından algılanabilen basınç değişimleridir.
Ses dalgasının bir saniyede oluşturduğu titreşim sayısıdır. Birimi Hertz (Hz) olup, frekans arttıkça ses tizleşir, azaldıkça pesleşir.
Ses şiddetini ölçmek için kullanılan, ses kaynağının insan kulağında oluşturduğu basıncın bir referans basınca oranının logaritmik ifadesidir.
İnsan kulağının sesleri algılamaya başladığı en düşük ses şiddeti seviyesidir ve bu değer standart olarak 0 dB kabul edilir.
İnsan kulağının ağrı hissetmeden dayanabileceği en yüksek ses şiddeti sınırı olan ve 140 dB değerine karşılık gelen seviyedir.
Mekanik bir sistemdeki potansiyel enerjinin kinetik enerjiye, kinetik enerjinin de potansiyel enerjiye dönüşmesiyle oluşan salınım hareketleridir.
Çalışanın el ve kol sistemine aktarıldığında damar, kemik, eklem, sinir ve kas bozukluklarına yol açan mekanik titreşim hareketleridir.
Vücudun tümüne aktarıldığında çalışanın sağlığı için risk oluşturan, özellikle bel bölgesinde rahatsızlık ve omurgada travmaya yol açan mekanik titreşimdir.
Bir yüzeye düşen ışık miktarıdır. Birimi lüks (lux) olup, iş yerlerinde göz sağlığını korumak ve iş kazalarını önlemek için amaca uygun düzeyde olmalıdır.
Çalışanların sıcaklık, nem ve hava akımı gibi iklim koşulları açısından bedensel ve zihinsel faaliyetlerini rahatça sürdürebildikleri ortam konforudur.
Hava sıcaklığı, havanın nem yoğunluğu ve hava akım hızının insan vücudu üzerinde bir arada oluşturduğu ortak sıcaklık etkisidir.
Atomlardan, güneşten ve diğer yıldızlardan dalga veya parçacık modeliyle yayılan ve boşlukta çok yüksek hızla hareket edebilen enerjidir.
Birim alana dik olarak etki eden kuvvettir. Birimi Bar veya Newton/m2 olup, iş sağlığı açısından atmosfer basıncındaki değişimleri ifade eder.
Bir kimyasal maddenin yapısal özelliği nedeniyle çevreye, insana veya ekipmana zarar verme potansiyelidir. Örneğin, sülfürik asidin cildi aşındırma potansiyeli onun yapısal bir tehlikesidir.
Bir kimyasal maddenin zarar verme potansiyelinin, çalışma koşullarında ve maruziyet durumunda ortaya çıkma olasılığıdır. Laboratuvarda koruyucu eldiven kullanmadan asitle çalışmak yüksek risk barındırır.
Kimyasal maddelerin uluslararası standartlara göre adlandırılmasını sağlayan 'Uluslararası Temel ve Uygulamalı Kimya Birliği' isimli kuruluştur. Kimyasalların bilimsel literatürde tek bir isimle tanınmasını sağlar.
Avrupa mevcut ticari kimyasal maddeler envanter numarasını ifade eden resmi kodlama sistemidir. Kimyasal maddelerin Avrupa Birliği pazarındaki takibini kolaylaştırır.
Amerikan Kimya Birliği tarafından dünyadaki her bir kimyasal maddeye özgü olarak atanan ayırt edici kayıt numarasıdır. Karışıklıkları önlemek için tekil bir kimlik numarası görevi görür.
Solunduğunda veya cilt ile temas ettiğinde aşırı duyarlılık oluşturan ve daha sonraki maruziyetlerde şiddetli reaksiyonlara yol açan maddelerdir. Endüstride kullanılan bazı reçineler ve izosiyanatlar buna örnektir.
Sıvı halde 21°C ile 55°C arasında parlama noktasına sahip olan ve kolayca tutuşabilen maddelerdir. N-propan, bütan ve asetilen bu grupta yer alan yaygın kimyasallardandır.
Canlı dokularla temas ettiğinde kimyasal reaksiyonla dokuyu tahrip eden, metalleri ise aşındırıp paslandıran maddelerdir. Sülfürik asit ve nitrik asit gibi derişik asitler bu sınıfa girer.
Kimyasal maddenin veya onun vücuttaki metabolitinin kan, idrar gibi uygun biyolojik ortamlardaki konsantrasyonunun aşılmaması gereken üst sınır değeridir. Çalışanın içsel maruziyetini ölçmede kullanılır.
35°C'den düşük kaynama noktasına ve 0°C'den düşük parlama noktasına sahip sıvı haldeki maddeler ile oda sıcaklığında gaz haldeki yanıcı maddelerdir. LPG ve aerosoller bu gruptadır.
Çok az miktarda solunduğunda, ağız yoluyla alındığında veya deriden emildiğinde akut veya kronik hasarlara, hatta ölüme yol açan maddelerdir. Potasyum siyanür ve cıva bu gruba örnektir.
Vücuda alındığında hücrelerin genetik yapısını bozarak kontrolsüz çoğalmasına ve kanser oluşumuna neden olan maddelerdir. Asbest lifleri akciğer kanserine yol açan en bilinen kanserojenlerdendir.
Canlı organizmaların DNA veya RNA gibi hücresel bilgi zincirlerinin yapısını değiştirerek kalıtsal mutasyonlara sebep olan etmenlerdir. Akrilamit ve diazometan bu grupta yer alır.
Diğer maddelerle, özellikle yanıcı maddelerle temas ettiğinde yüksek ısı açığa çıkaran ekzotermik reaksiyonlara yol açan yükseltgeyici maddelerdir. Hidrojen peroksit ve nitrik asit bu sınıftadır.
Merkezi, kişinin kulaklarını birleştiren çizginin orta noktası olan 30 cm yarıçaplı kürenin başın ön kısmında kalan yarısıdır. Maruziyet ölçümleri bu bölgeden yapılır.
Çalışanların solunum bölgesindeki havada bulunan kimyasal madde konsantrasyonunun 8 saatlik sürede zaman ağırlıklı ortalamasının yasal olarak aşılmaması gereken üst sınırıdır.
Kıvılcım, şok veya sürtünme etkisiyle aniden ekzotermik reaksiyon vererek yüksek sıcaklık, basınç ve gaz çıkışına yol açan maddelerdir. Trinitrogliserin ve asetilen bu gruptadır.
Cilt veya mukoza ile doğrudan temas ettiğinde geri dönüşümlü lokal inflamasyon ve ödem oluşumuna yol açan maddelerdir. Amonyak çözeltisi ve formik asit bu sınıfa girer.
Erkek ve dişilerin üreme fonksiyonlarını azaltan veya doğacak çocukta kalıtımsal olmayan olumsuz etkiler meydana getiren maddelerdir. Kurşun kromat ve formaldehit buna örnektir.
Tehlikeli bir kimyasal maddenin yerine, iş sağlığı ve güvenliği yönünden tehlikesiz veya daha az tehlikeli olan başka bir madde veya yöntemin kullanılması işlemidir.
Herhangi bir enfeksiyon, alerji veya zehirlenmeye neden olabilen, genetik olarak değiştirilmiş olanlar da dahil mikroorganizmalar, hücre kültürleri ve insan endoparazitlerini kapsayan hücresel veya hücresel olmayan mikrobiyolojik varlıklardır.
Çok hücreli organizmalardan türetilmiş hücrelerin laboratuvar ortamında, yani in-vitro koşullarda yapay olarak geliştirilmesi ve çoğaltılması işlemidir.
Genetik materyalini kendi kendine replikasyon (kopyalama) veya başka bir hücreye aktarma yeteneğine sahip olan gözle görülmeyecek büyüklükteki mikrobiyolojik varlıklardır.
Bir biyolojik risk etmeninin veya mikroorganizmanın, girdiği konakçı canlıda hastalık oluşturabilme yeteneğidir.
Bir enfeksiyon etkeninin hastalık oluşturma yeteneğinin derecesi, yani yol açtığı hastalığın ne kadar ağır, ciddi veya öldürücü olduğunun göstergesidir.
Hastalık yapıcı etkenin dışarıdan bulaşması yerine, kişinin kendi vücudunda halihazırda yerleşik olan mikroorganizmalardan kaynaklanması durumudur.
Hastalığa yol açan biyolojik etkenin, kişinin kendi vücut florası dışındaki dış kaynaklardan (başka insanlar, hayvanlar veya çevre) bulaşmasıdır.
Biyolojik risk etmeninin sağlıklı bir insana bulaşıp enfeksiyon oluşturabilmesi için tamamlanması gereken; etken, kaynak, çıkış kapısı, bulaşma yolu, giriş kapısı ve uygun konakçıdan oluşan altı aşamalı döngüdür.
İş sağlığı ve güvenliğinde, tehlikeli bir biyolojik etkenin kullanım şartlarında çalışanların sağlığı için tehlikeli olmayan veya daha az tehlikeli olan bir başkasıyla değiştirilmesi yöntemidir.
Laboratuvarlarda biyolojik risk teşkil eden çalışmalar sırasında hem çalışanı hem de çevreyi aerosollerden ve kontaminasyondan korumak için tasarlanmış özel havalandırmalı çalışma alanlarıdır.
Laboratuvarlarda kullanılan kontamine malzemelerin ve atıkların, yüksek basınçlı su buharı ile sterilize edilerek zararsız hale getirilmesini sağlayan cihazdır.
Çalışanların maruz kalabilecekleri biyolojik risklere karşı vücutlarının savunma mekanizmasını güçlendirmek amacıyla iş yeri hekimi gözetiminde aşılanması sürecidir.
Bir ortamda veya ekipmanda biyolojik risk etmenlerinin bulunduğunu belirten, sarı zemin üzerine siyah renkli üç hilal benzeri dairesel sembolden oluşan uluslararası uyarı işaretidir.
Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişileri yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları ifade eder.
Asıl işverenden, iş yerinde yürütülen yardımcı işlerde veya uzmanlık gerektiren bölümlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği çalışanlarını sadece bu iş yerinde çalıştıran gerçek veya tüzel kişidir.
Çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapan ve projenin tamamlanmasında profesyonel katkı sağlayan kişidir.
İşveren tarafından görevlendirilen ve işveren adına projenin hazırlanmasından, uygulanmasından ve uygulamanın kontrolünden sorumlu olan fenni yeterliliğe sahip gerçek veya tüzel kişidir.
Yapı işi süreci boyunca risklerin değerlendirilip alınacak tedbirlerin, organizasyon yapısının ve çalışma yöntemlerinin belirlendiği, koordinasyonu sağlamak amacıyla hazırlanan plandır.
Maden ocakları hariç olmak üzere, yapı işlerinin fiilen yürütüldüğü yer üstü, yer altı, su üstü veya su altındaki çalışma alanlarını ifade eder.
Maden ocaklarında ulaşım, taşıma, havalandırma ve üretim amacıyla yer altında açılan yatay veya hafif eğimli yollardır.
Maden kazı işlerinde deliklere doldurulmuş olan patlayıcı maddelerin güvenli bir şekilde patlatılması işlemini ifade eder.
Maden içerisinde iki galeri arasında cephe halinde doğrudan üretim ve kazı yapılan çalışma yeridir.
Yer altında meydana gelebilecek yangın, su baskını, zararlı gaz sızıntısı ve diğer tehlikeleri önlemek amacıyla inşa edilen sızdırmaz engellerdir.
Metan gazının havayla belirli oranlarda (genellikle %5-%15) karışarak oluşturduğu, yüksek patlama riskine sahip patlayıcı gaz karışımıdır.
Açık işletmelerde (yer üstü madenciliğinde) belirli aralık, kot ve eğimlerle oluşturulan basamak şeklindeki güvenli çalışma yerleridir.
Maden işletmeciliğinde doğrudan taş içerisinde sürülen ve cevhere ulaşmayı amaçlayan galerilerdir.
Ocak havasının temiz hava olarak içeri girmesini ve kirli hava olarak dışarı çıkmasını sağlayan havalandırma yollarıdır.
Kademe alınlarının kazı veya lağımlarla altından oyularak üst kısmın tehlikeli bir şekilde askıya alınması işlemidir ve yapılması kesinlikle yasaktır.
Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük hâlleridir. Etiyolojisi genellikle tek ve tanımlanabilir bir etkene dayanır.
Ortaya çıkış nedeni çok etkenli (multi-faktöriyel) olan, oluşmasında ve gelişmesinde çalışma ortamı ve şeklinin diğer sebepler arasında önemli bir faktör olduğu hastalıklardır. Doğrudan iş yeri kaynaklı olmasalar bile iş yerindeki olumsuz koşullardan etkilenerek seyirleri ağırlaşır.
Zararlı mesleki etkenin veya çalışmanın sona ermesi ile hastalığın ortaya çıkması arasında geçebilecek, yasal olarak kabul edilebilir en uzun süredir. Bu süre aşıldıktan sonra ortaya çıkan hastalıklar yasal olarak meslek hastalığı kapsamında değerlendirilmeyebilir.
Zararlı etkenle temasın başlamasından itibaren, o etkene bağlı hastalık belirtilerinin klinik olarak ortaya çıkabilmesi için geçmesi gereken en az çalışma süresidir. Her meslek hastalığı grubu için bu süre mevzuatla belirlenmiştir.
İş yerinde kullanılan tehlikeli, toksik veya zararlı bir kimyasalın/maddenin, aynı işi gören ancak çalışan sağlığı açısından tehlikesiz veya daha az tehlikeli olan başka bir maddeyle değiştirilmesi işlemidir. En etkili teknik korunma yöntemlerinden biridir.
Özellikle maden, inşaat ve taş ocaklarında havaya karışarak solunum yollarına zarar veren toz partiküllerinin oluşmasını engellemek amacıyla çalışma ortamının veya işlenen malzemenin ıslak tutulması yöntemidir. Tozun havaya yayılmasını fiziksel olarak engeller.
İş yeri havasında bulunan mineral ve organik toz partiküllerinin yıllar boyunca solunması ve akciğerlerde birikmesi sonucu oluşan, akciğer dokusunda kalıcı hasar ve fibrozis ile karakterize mesleki akciğer hastalıklarının genel adıdır.
Çapı 10 mikrometreden küçük solunabilir serbest silika tozlarının uzun süre solunmasıyla ortaya çıkan, akciğerlerde ilerleyici ve geri dönüşsüz fibrotik değişikliklere yol açan ölümcül bir meslek hastalığıdır.
Kaplama ve metal sanayisinde çalışan işçilerin kalay tozlarına ve buharlarına maruz kalması sonucu akciğerlerinde oluşan, kalay birikimi ile karakterize mesleki akciğer hastalığıdır.
Demir ve demir oksit tozlarının solunması sonucu akciğerlerde birikmesiyle oluşan, ancak diğer pnömokonyozların aksine akciğerde ciddi fibrozise yol açmayan iyi huylu (benign) bir mesleki akciğer rahatsızlığıdır.
İş yerindeki kimyasal, biyolojik veya fiziksel irritan maddelerle doğrudan temas sonucu ciltte oluşan iltihabi reaksiyondur. Tüm mesleki deri hastalıklarının %90'ından fazlasını oluşturarak en sık görülen meslek hastalığı tipi olarak öne çıkar.
Dalgıçlar ve yüksek basınç altında çalışanlarda, basıncın aniden düşmesi sonucu vücut sıvılarında erimiş halde bulunan gazların (özellikle azot) gaz kabarcıkları haline gelerek damarları tıkamasıyla oluşan tehlikeli bir tablodur.
Yetersiz ve loş ışık koşullarında çalışan maden işçilerinde görülen, göz kürelerinin istemsiz, hızlı ve ritmik bir şekilde salınım hareketleri yapmasıyla karakterize, günümüzde aydınlatma teknolojilerinin gelişmesiyle azalmış bir meslek hastalığıdır.
Kendisi tek başına bağışıklık yanıtı oluşturamayacak kadar küçük molekül ağırlığına sahip olan, ancak vücuda girdikten sonra proteinlere bağlanarak tam bir antijen gibi davranan ve alerjik/immünolojik reaksiyonları başlatan maddelerdir. Berilyum buna örnektir.
Hava veya su basıncındaki ani ve şiddetli değişimlerin, vücudun kulak, akciğer gibi hava içeren boşluklarında yarattığı fiziksel hasar ve travmalardır. Kulak zarı yırtılması ve burun kanaması gibi belirtilerle kendini gösterir.
Çalışanın doğasına uyumlu iş ve çalışma ortamı tasarımı üzerine odaklanmış, maksimum performansı minimum insani maliyetle elde etmeyi amaçlayan çok disiplinli bir bilim dalıdır. Örneğin, bir montaj hattındaki çalışma tezgahının yüksekliğinin işçinin boyuna göre ayarlanması ergonomik bir uygulamadır.
İnsan vücudunun ölçüleri, ağırlık merkezi, hareket sınırları ve hacim gibi fiziksel özelliklerini bilimsel yöntemlerle inceleyen ve saptayan bilim dalıdır. Örneğin, ofis sandalyelerinin tasarımında popülasyonun boy ve bacak boyu ölçülerinin kullanılması bu bilimin alanına girer.
İnsan vücudunun sabit ve durağan pozisyonlardayken alınan boyut ölçümlerini içeren veri türüdür. Mobilya boyutlarının, kapı yüksekliklerinin veya giysi bedenlerinin belirlenmesinde bu durağan ölçüm verilerinden yararlanılır.
İnsanın hareket halindeyken, yani uzanma, eğilme, dönme gibi eylemleri gerçekleştirirken ulaştığı vücut ölçülerini ve sınırlarını inceleyen veri türüdür. Bir makine operatörünün kontrol paneline rahatça uzanabileceği alanın belirlenmesinde kullanılır.
İnsan vücudu üzerindeki yüklerin mekanik analizini yapan ve farklı pozisyonlarda eklemlere binen yükleri inceleyen veri türüdür. Ağır bir yük kaldırırken bel omurlarına binen yükün hesaplanması ve güvenli kaldırma sınırlarının belirlenmesi bu alana örnektir.
Çalışma ortamında insanı rahatsız eden, işitme sağlığına zarar veren ve dikkati dağıtan istenmeyen sesler bütünüdür. Endüstriyel bir fabrikada çalışan pres makinesinin çıkardığı yüksek şiddetli sesler gürültüye klasik bir örnektir.
Çalışanın bulunduğu ortamın sıcaklık, nem ve hava akımı gibi iklimsel koşullar açısından vücut ısısını dengede tutabileceği rahatlık durumudur. Oturarak yapılan ofis işlerinde 20-24°C sıcaklık ve %40-60 nem oranı ideal termal konfor koşuludur.
İş ortamındaki fiziksel, kimyasal, biyolojik veya psikososyal etkenlere maruz kalma sonucunda zamanla ortaya çıkan, mesleğe özgü sağlık sorunlarıdır. Titreşimli el aletleri kullanan işçilerde görülen Raynaud sendromu (beyaz parmak hastalığı) buna örnektir.
İş yerinde var olan veya dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bunların analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması sürecidir. Bir fabrikada gürültü kaynağının tespit edilip kulaklık kullanımının zorunlu hale getirilmesi bu sürece örnektir.
Vücudun veya vücut parçalarının belirli bir eylem ya da duruş esnasındaki fiziksel konumlanma şeklidir. Bilgisayar başında çalışırken sırtın dik tutulması ve dirseklerin 90 derece açıyla konumlandırılması doğru postüre örnektir.
İnsan-bilgisayar etkileşimi, zihinsel iş yükü, karar verme süreçleri ve göstergelerin tasarımı gibi zihinsel süreçlerin işe uyumunu inceleyen ergonomi dalıdır. Karmaşık bir kontrol panelindeki acil durum butonunun kolay fark edilecek şekilde tasarlanması bu alana girer.
Çalışma ortamı ve metotlarının insan bünyesini, kas-iskelet ve dolaşım sistemini en az etkileyecek şekilde düzenlenmesini amaçlayan bilimsel alandır. Ağır işlerde çalışanların kalp atış hızı ve enerji harcamalarının izlenmesi bu alanla ilgilidir.
Çalışana gerekli bilgilerin akustik, optik veya dokunsal yollarla en kolay ve hatasız şekilde aktarılmasını sağlayan iş yeri tasarım yaklaşımıdır. Araç gösterge panelindeki hız göstergesinin sürücünün doğrudan görüş alanına yerleştirilmesi buna örnektir.
İş yerindeki stres, sosyal destek, iş yükü dengesi, kontrol eksikliği ve örgütsel ilişkilerin oluşturduğu sosyal ve ruhsal ortamdır. Yoğun iş temposu altında çalışan bir personelin yöneticisinden destek görememesi olumsuz bir psikososyal çevre örneğidir.
Çalışanı iş yerindeki tehlikelere karşı korumak amacıyla giyilen veya tutulan her türlü cihaz, alet veya malzemelerdir. Gürültülü bir ortamda çalışan işçinin kulak tıkacı veya kulaklık takması KKD kullanımına örnektir.
İş yerindeki havanın hareket hızı olup, çalışanların termal konforunu ve vücut sıcaklığını doğrudan etkileyen iklimsel faktördür. Ofislerde çalışanların rahatsız olmaması için hava akımının doğrudan üzerlerine gelmeyecek şekilde yönlendirilmesi gerekir.
Özellikle el ve kol titreşimine yol açan aletlerin uzun süre kullanılması sonucu parmaklardaki kan dolaşımının bozulmasıyla karakterize meslek hastalığıdır. Pnömatik kırıcı kullanan inşaat işçilerinde parmakların beyazlaşması ve uyuşması şeklinde görülür.
İş ortamındaki aydınlatma kalitesine bağlı olarak gözün cisimleri, renkleri ve detayları doğru ve hızlı bir şekilde algılama yeteneğidir. Hassas montaj işlerinde lüks değeri yüksek aydınlatma kullanılarak görsel performansın artırılması sağlanır.
İş yerinde ya da işe ait sahada meydana gelen, ciddi yaralanmalara, can kayıplarına neden olan ve işletmenin üretimini kısmen veya tamamen durdurabilen, işletmeye veya doğal çevreye zarar veren planlanmamış olaylardır. Yangın, deprem, sel ve sabotaj gibi durumlar acil durumlara örnek teşkil eder.
Doğal afetler, yangın, sabotaj gibi durumlarda, iş yerindeki bireylerin alması gereken tedbirler zincirinin neler olduğunun önceden senaryolaştırılıp planlanması ve ilgili tatbikatların yapılması sürecidir. Bu plan, can ve mal kaybını önlemek amacıyla sistematik adımları içerir.
İş yerinde çıkabilecek olası yangınlara derhal uygun ekipmanla müdahale ederek yangını söndürmek ve/veya yayılmasını önlemekle görevli özel eğitimli acil durum ekibidir. Bu ekip, yangın anında ilk müdahale zincirinin en kritik halkasını oluşturur.
Yangın, deprem ve diğer acil durumlarda iş yerindeki can ve mal kurtarma işlerini yürütmekle görevlendirilmiş ekiptir. Hasar tespit çalışmalarının ardından kriz merkezinin talimatıyla özel koruyucu donanımlarla arama-kurtarma faaliyetlerine başlarlar.
Acil durumlarda kurtarma ekibince kurtarılan değerli eşya, evrak ve dökümanları koruma altına alan ekiptir. Aynı zamanda acil durum esnasında ortaya çıkması muhtemel panik, kargaşa ve güvenlik zafiyetlerini önlemekle sorumludur.
Acil durumlar nedeniyle yaralanan veya hastalanan kişilere, profesyonel tıbbi ekipler olay yerine ulaşana kadar mevcut imkanlarla ilk müdahaleyi yapmakla görevli ekiptir. Bu ekipte görev alacak kişilerin İlkyardım Yönetmeliği'ne uygun sertifikalı eğitim almış olması şarttır.
Asli görevinin yanında acil durumlarla mücadele, arama-kurtarma, tahliye, yangınla mücadele ve ilk yardım gibi konularda özel eğitim almış, uygun donanıma sahip görevli çalışandır. Tehlike sınıfına göre belirli çalışan sayısına karşılık görevlendirilirler.
İş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi sürecidir. Alınacak kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla sistematik olarak yürütülür.
İş yerinde kullanılan kimyasal maddelerin tehlikelerini, depolama şartlarını, taşıma kurallarını ve olası bir kaza anında yapılması gereken acil müdahale yöntemlerini içeren üretici belgesidir. Kimyasallarla çalışan personelin kolayca erişebileceği yerlerde bulundurulması zorunludur.
İş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışana, iş yerine, ekipmanlara veya çevreye zarar verme potansiyeli olan her türlü kaynak, durum veya işlemdir. Örneğin, açıkta duran kablolar veya düzensiz depolanmış kimyasallar birer tehlikedir.
Tehlikeden kaynaklanacak olan zararlı bir olayın meydana gelme olasılığı ile bu olayın yol açacağı zararın veya şiddetin kombinasyonudur. Tehlikenin gerçekleşme ihtimali ve yaratacağı tahribatın derecesi riskin büyüklüğünü belirler.
Yasal yükümlülüklere ve işletmenin kendi iş sağlığı güvenliği politikasına göre, yürürlükteki önlemler sayesinde seviyesi düşürülmüş ve katlanılabilir hale getirilmiş risk derecesidir. Bu seviyenin üzerindeki riskler için derhal düzeltici önlem alınmalıdır.
İş yerinde meydana gelen, ancak yaralanma, ölüm veya maddi hasara yol açmadığı halde gelecekte yol açma potansiyeli olan olaylardır. 'Az kalsın oluyordu' şeklinde tanımlanan bu olayların kaydedilmesi, büyük kazaları önlemek için kritik önemdedir.
Acil durum operasyonunda yönetim görevi alan kilit personelin bir araya gelerek, senaryolar üzerinden sorumluluklarını ve müdahale yöntemlerini tartıştıkları teorik eğitimdir. Planın eksik veya çelişen yönlerini tespit etmek için oldukça verimli bir yöntemdir.
İş yerinde yılda en az bir kez yapılması zorunlu olan, olası acil durum senaryolarının gerçeğe en yakın şekilde canlandırıldığı uygulamalı eğitimdir. Tüm personelin, acil durum ekiplerinin ve varsa dış kurumların katılımıyla gerçekleştirilir.
İş yerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hale getiren ani olaydır. Örneğin, bir işçinin şantiyede iskeleden düşerek yaralanması bu kapsamdadır.
İş yerinde meydana gelen, çalışan veya ekipmanı zarara uğratma potansiyeli olduğu halde o an zarar vermeyen olaydır. Örneğin, yüksekten düşen bir tuğlanın kimseye çarpmadan yere düşmesi ramak kaladır.
Yaralanmaya, sağlığın bozulmasına veya ölüme sebep olabilen ya da sebep olabilecek potansiyele sahip olan işle ilgili durumlardır. Kazaya yol açma potansiyeli olan her türlü plansız gelişmeyi kapsar.
Meydana gelen her 300 ramak kala olayın, 29 ciddi yaralanmalı kazaya ve nihayetinde 1 ölümlü kazaya yol açacağını öngören 1-29-300 kuralına dayalı modeldir. Küçük olayların büyük kazaların habercisi olduğunu gösterir.
İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle sigortalının geçici bir süre boyunca işinde çalışamayacağının sağlık raporuyla belgelenmesi durumudur. Tedavi süresince devam eden istirahat dönemini kapsar.
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu çalışanın meslekte kazanma gücünü en az %10 oranında kalıcı olarak kaybetmesi durumudur. Uzuv kaybı gibi kalıcı engellilik hallerini ifade eder.
Avrupa Birliği standartlarına göre ekonomik faaliyetlerin istatistiki olarak sınıflandırılmasını sağlayan ve iş yerinin tehlike sınıfını belirleyen altı haneli kodlama sistemidir. İş yerinin SGK sicil numarasından tespit edilir.
Herbert W. Heinrich tarafından geliştirilen, kazaların beş ana nedenin (doğa koşulları, kişisel eksiklikler, güvensiz durum/davranış, kaza, zarar) art arda tetiklenmesiyle oluştuğunu savunan modeldir.
Çalışanın kişisel, fizyolojik veya psikolojik nedenlerle iş güvenliği kurallarına aykırı hareket etmesidir. Örneğin, yüksekte çalışırken emniyet kemerini bağlamamak güvenliksiz bir davranıştır.
Çalışma ortamında, makinelerde veya iş organizasyonunda bulunan ve kaza riski barındıran fiziksel eksikliklerdir. Örneğin, bir dairesel testerenin koruyucu kapağının bulunmaması güvenliksiz durumdur.
İş kazalarının kök nedenlerini İnsan (Man), Makine (Machine), Ortam (Media) ve Yönetim (Management) olmak üzere dört temel faktör altında inceleyen analiz yöntemidir.
Ciddi ve yakın bir tehlikeyle karşılaşan çalışanın, gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınıncaya kadar çalışmayı durdurma yönündeki yasal hakkıdır. Bu süreçte çalışanın ücret hakkı saklı kalır.
Belirli bir dönemde çalışılan toplam insan-saat süresine oranla meydana gelen toplam iş kazası sayısını bir milyon katsayısı ile çarparak gösteren istatistiksel ölçüttür.
İş kazaları nedeniyle yaşanan toplam kayıp gün sayısının, toplam çalışma saatine oranını bin katsayısı ile çarparak ifade eden ve kazaların şiddetini gösteren orandır.
Toplam iş kazası sayısının toplam çalışan sayısına bölünmesi ve yüz bin katsayısıyla çarpılmasıyla hesaplanan, makro düzeyde kaza riskini gösteren basit istatistiksel değerdir.
İş yerindeki tehlikelerin sistematik olarak belirlenmesi, risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin planlanması amacıyla yapılan çalışmaların bütünüdür.
Koruyucu tedbirler hiyerarşisinde yer alan, tehlikeli bir kimyasalın, malzemenin veya yöntemin daha az tehlikeli olanla değiştirilmesi işlemidir. Örneğin, solvent bazlı boya yerine su bazlı boya kullanılmasıdır.
Çalışanı, yürütülen işten kaynaklanan risklere karşı koruyan, çalışanın giydiği, taktığı veya tuttuğu her türlü alet, cihaz veya giysidir. Baret, emniyet kemeri ve iş ayakkabısı buna örnektir.
İş yerinde çalışanların maruz kaldığı fiziksel, kimyasal, biyolojik ve ergonomik risklerin tespiti, ölçülmesi, izlenmesi ve kontrol altına alınması sürecidir. Bu süreç, iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek amacıyla sistematik olarak yürütülür.
İş yerinde İSG hizmetlerini yürütmek üzere en az bir iş yeri hekimi ve iş yerinin tehlike sınıfına uygun en az bir iş güvenliği uzmanından oluşan, gerekli donanıma sahip birimdir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş, iş yerlerine dışarıdan iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri ve tıbbi donanım ile hizmet sunan özel kuruluşlardır.
Çalışanların belirlenen süreler dahilinde kesinlikle aşmaması gereken, gürültü veya titreşim gibi risk faktörlerinin en üst limit değeridir. Örneğin, gürültü için bu sınır değer günlük 87 dB'dir.
Aşıldığı takdirde işverenin çalışanları korumak amacıyla gürültü veya titreşimi azaltıcı önleyici tedbirler almasını gerektiren eşik değerdir.
Çalışanların bulundukları ortamda sıcaklık, nem ve hava akımı gibi iklim koşulları açısından bedensel ve zihinsel olarak rahatlık hissetmesi durumudur.
Kimyasal maddelerin tehlikelerini, güvenli kullanım, depolama ve acil durum önlemlerini içeren, üretici tarafından sağlanması zorunlu olan teknik belgedir.
Bir kimyasal maddenin çalışma ortamı havasında bulunmasına izin verilen, çalışanların sağlığını bozmayacak maksimum yoğunluk değeridir.
Çalışanların sekiz saatlik iş günü veya haftalık çalışma süresi boyunca zarar görmeden maruz kalabilecekleri önerilen kimyasal madde konsantrasyon sınırıdır.
Çalışma ortamındaki 0,5-5 mikron büyüklüğündeki solunabilir tozların akciğer alveollerine ulaşarak birikmesi sonucu oluşan meslek hastalığı grubudur.
Özel kimyasallarla emdirilmiş cam tüplerden ortam havası geçirilerek gaz yoğunluğunun renk değişimi esasına göre ölçüldüğü pratik bir yöntemdir.
Ortam havasındaki kimyasalların aktif karbon tüplerde absorbe edilip laboratuvar ortamında gaz kromatografisi cihazıyla kantitatif olarak analiz edildiği hassas yöntemdir.
Gazlara hassas sensörler içeren portatif cihazların çalışanın üzerine takılması veya sabitlenmesiyle laboratuvar gerektirmeden anlık ölçüm yapan yöntemdir.
Havadaki oksijenin yerini alarak oksijen konsantrasyonunu düşüren ve solunum yetersizliğine yol açan karbondioksit, azot gibi gazlardır.
Vücuda alındığında kanın oksijen taşıma kapasitesini engelleyen veya hücre düzeyinde oksijen kullanımını bloke eden karbonmonoksit gibi gazlardır.
Aydınlatma şiddetinin birimi olup, bir metrekarelik yüzeye düşen ışık akısı miktarını ifade eder. İş yerlerindeki aydınlatma ölçümlerinde temel alınır.
Çalışma ortamındaki havanın bağıl nem oranını belirlemek amacıyla kullanılan, ıslak ve kuru hazneli iki termometreden oluşan ölçüm cihazıdır.
En dıştaki yörüngesinde dörtten daha az sayıda elektron bulunduran ve elektrik yükünün taşınabilmesine imkân veren maddelerdir. Gümüş, bakır, altın, demir ve alüminyum bu maddelere örnek olarak verilebilir.
En dıştaki yörüngesinde dörtten daha fazla sayıda elektron bulunduran ve elektrik yükünün taşınabilmesine imkân vermeyen maddelerdir. Tahta, porselen, cam ve kağıt yalıtkan malzemelere örnek gösterilebilir.
En dıştaki yörüngesinde tam olarak dört elektron bulunduran, iletkenliği ve yalıtkanlığı dış etkenlere veya farklı durumlara göre değişen maddelerdir. Silisyum, selenyum ve germanyum yarı iletken malzemelerdir.
Yönü ve şiddeti zamanla değişmeyen, elektrik yüklerinin yüksek potansiyelden düşük potansiyele doğru sabit olarak akmasıyla oluşan akım türüdür. Piller ve aküler doğru akım kaynağı olarak çalışırlar.
Yönü ve şiddeti zamanla periyodik olarak değişen akım türüdür. Evlerimizde ve iş yerlerimizde prizlerden elde ettiğimiz ve kullandığımız akım alternatif akımdır.
Elektriksel potansiyel fark olarak da bilinen, elektronları maruz kaldıkları elektrostatik alan kuvvetine karşı hareket ettiren kuvvettir. Birimi Volt olup 'V' harfi ile gösterilir.
Alternatif akım veya elektriksel işaretin bir saniyedeki tekrar sayısıdır. 'F' harfi ile gösterilir, birimi Hertz (Hz) olup sinyalin saniyedeki döngü sıklığını ifade eder.
İçinden geçen elektrik akımına karşı iletken malzemenin gösterdiği zorluk derecesidir. Birimi Ohm'dur ve Yunanca 'Ω' (Ohm) sembolü ile gösterilir.
Direncin tersi olarak tanımlanan ve bir malzemenin içinden geçen elektrik akımına karşı gösterdiği kolaylıktır. Birimi Mho veya Siemens (S) olup 'ʊ' sembolü ile gösterilir.
Bir direncin uçlarındaki gerilimin, üzerinden geçen akımla doğru orantılı olarak değiştiğini belirten temel elektrik kanunudur. 'V = iR' eşitliği ile ifade edilir.
Kristal yapılı bazı özel malzemelerin mekanik basınç altına maruz kaldıklarında iki yüzeyinde farklı elektrik yüklerinin birikmesiyle elektriksel potansiyel fark oluşturması yöntemidir.
Değişken bir manyetik alan içerisine yerleştirilen iletken bir telin uçlarında elektrik geriliminin indüklenmesi olayıdır. Günümüzdeki elektrik santrallerinin üretim temelini oluşturur.
36 kV'a kadar olan orta gerilim tesislerindeki bakım ve onarım işlerinde çalışanın toprakla olan fiziksel bağlantısını kesmek amacıyla cam elyaftan üretilen koruyucu güvenlik elemanıdır.
Zamanla deforme olmuş ve kendi mekanizmasıyla açılıp kapanamayan mekanik cihazların manevrasında kullanılan, üzerinde akım sızmalarını ve atlamalarını engellemek için üç adet atlama eteği bulunan yalıtkan çubuktur.
Elektrikle çalışan teçhizatın metal şasesinden çekilen bir hattın bina dışındaki bakır çubuk veya levha vasıtasıyla toprağa bağlanmasıdır. Kaçak akımları güvenli bir şekilde toprağa yönlendirir.
Topraklama hattının bulunmadığı tesislerde nötr iletkeni kullanılarak yapılan topraklama işlemidir. Faz ve nötr iletkenlerinin yer değiştirmesi durumunda şaseye doğrudan enerji vereceğinden tehlikelidir.
Elektrik devresinden gelen ve giden akımların eşitliğini denetleyen, eşit olmaması durumunda (insan çarpılması veya kaçak anında) devreyi otomatik olarak kesen hayati koruma elemanıdır.
Olası tehlikelerin gerçekleşme olasılığı ile insan veya çevre üzerinde yaratacağı zararın (etki) ciddiyetini çarparak risk seviyesini belirleyen yarı nicel bir değerlendirme yöntemidir.
Kişilerce bir veya birden fazla sağlık ve güvenlik riskine karşı korunmak amacıyla giyilmek veya tutulmak üzere tasarlanmış ve imal edilmiş her türlü cihaz, alet veya malzemeyi ifade eder. Örneğin, baretler, koruyucu gözlükler ve emniyet kemerleri bu kapsama girer.
Piyasaya arz edilen KKD'lerin kullanıcıların sağlık ve güvenliğini en üst düzeyde koruyabilmesi için tasarım ve üretim aşamasında sağlaması zorunlu olan asgari teknik kriterlerdir. Üreticiler bu gerekleri karşıladıklarını teknik dosya ile kanıtlamak zorundadır.
Üreticinin, ürünün ilgili teknik düzenlemelere uygun olduğunu ve gerekli tüm uygunluk değerlendirme işlemlerinden geçtiğini beyan ettiği, ürün üzerine iliştirilen yasal uygunluk işaretidir. KKD'lerin işyerlerinde kullanılabilmesi için bu işareti taşıması zorunludur.
Üreticinin, piyasaya arz ettiği KKD'nin Kişisel Koruyucu Donanım Yönetmeliği hükümlerine ve temel sağlık-güvenlik gereklerine uygun olduğunu kendi sorumluluğu altında beyan ettiği imzalı belgedir. Bu belgenin Türkçe tercümesiyle birlikte sunulması zorunludur.
Kategori II ve Kategori III sınıfındaki KKD'ler için onaylanmış kuruluşlar tarafından yapılan test ve muayeneler sonucunda, ürünün teknik düzenlemelere uygunluğunu onaylayan resmi belgedir. Bu belgenin geçerlilik süresi en fazla 5 yıldır.
Kullanıcıyı yüzeysel mekanik yaralanmalar veya hafif temizlik malzemeleri gibi asgari düzeydeki risklere karşı koruyan, üreticinin kendi beyanı ile CE işareti iliştirebildiği düşük risk grubu donanımlardır. Örneğin, basit bahçe eldivenleri bu gruptadır.
Yüksekten düşme, elektrik şoku, zararlı gürültü veya kimyasal zehirlenmeler gibi ölümcül veya geri dönüşü olmayan ciddi sağlık zararlarına yol açabilecek risklere karşı koruma sağlayan en yüksek risk grubu donanımlardır. Emniyet kemerleri ve solunum maskeleri bu gruba örnektir.
Çalışma sahasındaki rutin veya dönemsel işlerin, ortam faktörlerinin ve çalışan özelliklerinin gözlemlenerek hangi risklere karşı hangi tip KKD'lere ihtiyaç duyulduğunun yerinde tespit edilmesi sürecidir. Bu analiz sonucunda İhtiyaç Kontrol Listeleri oluşturulur.
İşyerinde doğru koruma sınıfında KKD seçilmesini kolaylaştırmak amacıyla; tehlikelerin listelenmesi, vücuda etkilerinin analizi, koruma seviyesinin tespiti, kişiye uygun donanım seçimi, kalan risklerin incelenmesi ve değişikliklerde sürecin yenilenmesi adımlarını içeren sistematik yöntemdir.
Çalışanlara KKD'yi Neden, Ne zaman, Ne seviyede, Nasıl, Ne kadar süre ve Ne şekilde kullanıp temizleyeceklerini uygulamalı olarak aktaran, davranış değişikliğini ve donanımı benimsemeyi hedefleyen özel eğitim modelidir.
Asli görevinin yanında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele ve ilk yardım gibi konularda özel olarak görevlendirilmiş, uygun donanım ve yeterli eğitime sahip çalışandır. KKD seçim süreçlerinde önceden görüşleri alınır.
İş sağlığı ve güvenliği çalışmalarına katılma, tedbir alınmasını isteme ve tekliflerde bulunma konularında çalışanları temsil etmeye yetkili kişidir. İşveren, KKD belirlenirken çalışan temsilcilerinin önceden görüşlerini almakla yükümlüdür.
Kategori II ve Kategori III sınıfındaki KKD'lerin test, muayene ve belgelendirme işlemlerini yürütmek üzere bakanlık tarafından yetkilendirilen ve AB Komisyonu tarafından onaylanan bağımsız, tarafsız test kuruluşlarıdır.
KKD'nin test edildiği referans standartlara göre, maruz kalınan riske karşı ne derecede ve hangi limitlerde koruma sağlayabileceğini gösteren, ürün üzerinde piktogramlar veya kodlarla belirtilen performans değeridir.
KKD kullanımı sırasında, ortamdaki risk faktörlerinin yoğunluğu veya kullanım süresine bağlı olarak donanımın etkin koruma sağlama özelliğinin azalmaya başladığı kritik sınırı veya noktayı ifade eder.
Üretici tarafından tasarım ve üretim aşamasında yapılan, KKD'nin kendisinden kaynaklanabilecek olası tehlikeleri ve bunlara karşı alınan tasarım önlemlerini içeren, teknik dosyada bulunması zorunlu olan analiz çalışmasıdır.
İşyerinde KKD programının başarıyla uygulanabilmesi için yönetim tarafından yazılı politikaların oluşturulması, denetim, ödüllendirme ve teşvik mekanizmalarının kurulması sürecini kapsayan idari çalışmalardır.
Tehlikeyi kaynağında yok etmeyen, ancak kaza anında çalışanın göreceği fiziksel zararı, yaralanma derecesini veya maruziyetin olumsuz etkilerini en aza indiren koruma yöntemidir; KKD'ler bu sınıfa girer.
Aralarında aynı amaca yönelik ilişkiler bulunan ögeler topluluğudur. Üretim sistemleri ve hizmet sistemleri olmak üzere iki ana başlık altında ele alınır.
Bedensel faaliyetlerin çoğunlukta olduğu ve somut bir ürünün üretildiği iş sistemleridir. Mobilya, buzdolabı ve otomotiv fabrikaları bu sisteme örnektir.
Özel bir hizmetin sunulduğu, zihinsel faaliyetlerin çoğunlukta olduğu ve genellikle somut bir ürünün ortaya çıkmadığı sistemlerdir. Bankalar, hastaneler ve eğitim kurumları bu gruba girer.
İş yerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya iş yerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyelidir. Örneğin, yüksekte çalışma bir tehlikedir.
Tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuçların meydana gelme ihtimalidir. Örneğin, yüksekte çalışma tehlikesinin riski düşmedir.
İş yerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen özre uğratan olaydır.
Yasal yükümlülüklere ve iş yerinin önleme politikasına uygun, kayıp veya yaralanma oluşturmayacak risk düzeyidir. Sektörün yapısına göre değişkenlik gösterir.
İş yerinde meydana gelen; çalışan, iş yeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olduğu halde zarara uğratmayan olaydır.
Tehlikelerin belirlenmesi, risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gerekli çalışmalar bütünüdür.
Belirlenen risklerin, uygun bir yöntem seçilerek olasılık ve şiddet yönünden değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi adımıdır.
Risk analizini sayısal veriler yerine sözel ve nitel veriler kullanarak gerçekleştiren değerlendirme metodolojileridir.
Risk analizinde sayısal veriler, matematiksel formüller ve istatistiksel hesaplamalar kullanan değerlendirme metodolojileridir.
Risk seviyesini, riskin ortaya çıkma sıklığı (olasılık) ile gerçekleşmesi durumundaki etki derecesinin (şiddet) çarpımıyla hesaplayan yaygın yöntemdir.
Bir riskin belirli bir zaman dilimi içerisinde ortaya çıkma sıklığını ifade eden, 1 ile 5 arasında puanlanan parametredir.
Bir riskin gerçekleşmesi durumunda çalışan, iş yeri veya çevre üzerinde bırakacağı olumsuz etkinin derecesini gösteren parametredir.
Risklerle mücadelede sırasıyla kaynağında yok etme, ortamda engelleme ve en son çare olarak kişisel korunma adımlarının izlenmesini öngören sıralamadır.
Tehlikeli olan bir maddenin, ekipmanın veya yöntemin, tehlikesiz ya da daha az tehlikeli olanla değiştirilmesi işlemidir.
Çalışanı, yürütülen işten kaynaklanan ve sağlığı etkileyen risklere karşı koruyan, en son çare olarak kullanılan kişisel koruyucu araçlardır.
İzleme ve kontrol aşamasında tespit edilen aksaklıkları gidermek ve risklerin tekrarlanmasını önlemek amacıyla başlatılan planlı çalışmalardır.