Eğitim bilimci Bozkurt (2024) tarafından yapılan çalışmalara göre, yetişkinlerin gerçekleştirdiği tüm öğrenme faaliyetlerinin yaklaşık %70 ila %80'i informal (serbest) yollarla gerçekleşmektedir.
Teknoloji devi Google, kendi bünyesinde açtığı birkaç aylık 'Career Certificates' programlarını işe alım süreçlerinde resmi olarak 4 yıllık üniversite diplomasına eşdeğer saymaya başlamıştır.
Eurostat verilerine göre Türkiye'de 25-64 yaş arası yetişkinlerin yaşam boyu öğrenme faaliyetlerine katılım oranı %5'in altındadır. Bu oran gelişmiş ülkelerin oldukça gerisindedir.
Avrupa'da yaşam boyu öğrenmeye katılımda %29'luk oranla İsveç ilk sırada yer almaktadır. Bu yüksek oranın arkasında güçlü devlet teşvikleri ve esnek çalışma modelleri bulunmaktadır.
Finlandiya, %27'lik katılım oranıyla Avrupa'nın zirvesindedir. Ülkedeki ücretsiz eğitim geleneği ve halk kütüphanelerinin yaygınlığı bu başarıda belirleyici rol oynamaktadır.
Türkiye'de yaşam boyu öğrenme katılımı düşük olsa da, toplumdaki internet kullanım oranının %85'i aşmış olması dijital öğrenme platformları için muazzam bir potansiyel sunmaktadır.
David Wiley, 2014 yılında Açık Eğitim Kaynaklarının yasal sınırlarını belirlemek amacıyla Sakla, Yeniden Kullan, Düzenle, Birleştir ve Yeniden Dağıt adımlarından oluşan 5R modelini geliştirmiştir.
UNESCO, 2019 yılında üye ülkelere yönelik olarak Açık Eğitim Kaynaklarının yaygınlaştırılması, eğitim maliyetlerinin düşürülmesi ve bilgiye erişimin demokratikleştirilmesi yönünde resmi tavsiye kararı almıştır.
MIT tarafından geliştirilen Blockcerts projesi, öğrencilerin kazandığı sertifika ve diplomaların blokzincir altyapısıyla şifrelenerek sahteciliğe karşı tamamen korunmasını sağlamaktadır.