Osmo ve Landau tarafından 2006 yılında yapılan ampirik araştırmalar, sosyal hizmet uzmanlarının mesleki etik ilkelere teorik düzeyde büyük önem verdiklerini, ancak pratik etik karar verme süreçlerinde kendi kişisel değerlerinin ve inançlarının çok baskın bir rol oynadığını kanıtlamıştır.
John Rawls, 1971 tarihli ünlü eserinde değerler arasında 'sözcüksel sıralama' (lexical ordering) kavramını geliştirmiştir. Bu kavram, etik ikilemlerde hangi değerin diğerine göre öncelikli olarak korunması gerektiğini belirleyen kuramsal bir hiyerarşi sunar.
Newfoundland ve Labrador Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (NLASW), sosyal hizmet uygulamalarında teknoloji kullanımı ve kayıt tutma süreçlerine yönelik standartlar geliştirmiştir. Bu standartlar, etik karar verme sürecinin adım adım belgelenmesinde uzmanlara yasal rehberlik sağlar.
Kamu yardımı alan bireylerin bu yardımların karşılığında çalışmasını veya toplumsal hizmet sunmasını zorunlu kılan programlardır. İşbirliği yapmayan müracaatçıların yardımlarının kesilmesi, sosyal hizmet uzmanları için ciddi bir etik ikilem alanıdır.
Zihinsel engelli bireyler veya eski suçlular için mahallelerde grup evleri tahsis edilmesi kararı, müracaatçıların toplumsal entegrasyon hakları ile mahalle sakinlerinin güvenlik kaygıları ve mülkiyet hakları arasında makro düzeyde bir etik ikilem yaratmaktadır.
Gençleri yasadışı ve lisanssız koruyucu ailelere yerleştirmek karşılığında rüşvet alan bir kurumu deşifre etmek için gizli kimlikle içeri sızan sosyal hizmet uzmanının yaşadığı durum, meslektaşlar arası ilişkilerde 'zararı önlemek için aldatma' kullanımına somut bir örnektir.
Sosyal güvencesi yetersiz olan ve ölmekte olan bir hastanın solunum cihazından çekilmesi için hastane yönetiminin sosyal hizmet uzmanından anneyi ikna etmesini istemesi; kurumsal mali çıkarlar, tıp etiği ve müracaatçı savunuculuğu arasındaki ağır çatışmayı gösteren gerçekçi bir vakadır.