Vroom, motivasyonun temelinde valens ve beklentinin olduğunu savunmuş ve bunu matematiksel olarak 'Motivasyon = Valens x Bekleyiş' şeklinde formüle etmiştir. Kişinin ödüle verdiği değer ile çabanın ödül getireceğine olan inancı motivasyonu belirler.
Lawler ve Porter, Vroom'un bekleyiş teorisine eklemeler yaparak yüksek çabanın her zaman yüksek başarıya ulaştırmayacağını, kişinin yeterli bilgi ve beceriye sahip olması gerektiğini savunmuşlardır.
Pavlov ve Thorndike'ın çalışmalarından etkilenen Skinner, davranışların karşılaştıkları sonuçlar tarafından şartlandırıldığını savunmuştur. Olumlu pekiştirme, olumsuz pekiştirme, son verme ve cezalandırma yöntemlerini yönetim psikolojisine kazandırmıştır.
Adams, iş görenlerin iş ilişkilerinde adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun yönetim beklediğini belirtmiştir. Bireylerin girdilerini ve çıktılarını başkalarıyla karşılaştırarak eşitlik algıladıklarında motive olduklarını öne sürmüştür.
Amerikalı psikologlar Edward L. Deci ve Richard M. Ryan tarafından 1985 yılında geliştirilen bu kuram; özerklik, yeterlilik ve ilişkilenme olmak üzere üç temel psikolojik ihtiyacı ve içsel motivasyonun sürekliliğini inceler.
Metinde yer alan bilgilere göre analık güdüsü; koruma, bakım ve şefkat öğelerini barındırır. Annelik güdüsünün açlık, susuzluk ve cinsellik gibi temel birincil güdülerden bile daha güçlü bir güdü olduğu kabul edilmektedir.
Thorndike tarafından ortaya atılan etki kanununa göre; kişi kendini mutlu eden veya ihtiyaçlarını karşılayan davranışları tekrarlar, acı veren veya cezalandırılan davranışlardan ise kaçınır.
Ünitede yer alan örnek olayda, 70 yıla kadar yaşayan kartalların 40 yaşındayken pençelerini, gagasını ve tüylerini yenilemek için 150 günlük acılı bir yeniden doğuş süreci yaşadığı, bu metaforun eski alışkanlıklardan kurtulmayı simgelediği anlatılmıştır.