İnsanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplara neden olan, normal yaşamı kesintiye uğratan ve yerel imkânlarla baş edilemeyen olaylardır. Örneğin, 1999 depremi toplumsal yaşamı durdurduğu için bu kapsamdadır.
Oluşumları tabiat olaylarına dayanan, ani veya yavaş gelişebilen afet türleridir. Deprem, sel, kuraklık ve çığ bu kategoriye girmektedir.
İnsanın doğayla etkileşiminin aşırılaşması, tedbirsizlik veya eğitimsizlik sonucu oluşan afetlerdir. Nükleer kazalar ve kontrolsüz göçler örnek gösterilebilir.
Deprem, sel, heyelan, çığ ve volkan patlaması gibi kısa sürede ortaya çıkan ve yıkıcı etki yaratan doğa olaylarıdır.
Erozyon, çölleşme, kuraklık ve kıtlık gibi uzun bir zamana yayılıp kümülatif olarak kriz yaratan afetlerdir.
Afetlerin önlenmesi ve zararların azaltılması için afet öncesi, anı ve sonrasında yapılan teknik, yönetsel ve yasal çalışmaların bütünüdür. Süreklilik gösteren dinamik bir yönetim biçimidir.
Afetler meydana gelmeden önce tehlike ve riskleri belirleyerek zarar azaltma ve hazırlık faaliyetlerini yürütme esasına dayanan süreçtir.
Afet gerçekleştikten sonra anında müdahale, arama-kurtarma ve acil yardım faaliyetlerini kapsayan ve olay anındaki sorunları çözmeye odaklanan yönetimdir.
Türkiye'de afet, acil durum ve sivil savunma hizmetlerini yürütmek, kurumlar arası koordinasyonu sağlamak amacıyla kurulan ve günümüzde İçişleri Bakanlığına bağlı olan merkezi organdır.
Ulusal ve yerel düzeyde afet müdahale yönetim sistemini, görevli bakanlıkları ve hizmet gruplarının operasyon planlarını açıklayan temel plandır.
1992 Rio Konferansı'nda imzaya açılan ve insan kaynaklı küresel ısınmanın iklim üzerindeki olumsuz etkileriyle uluslararası alanda mücadele etmeyi amaçlayan temel sözleşmedir.
Gelişmiş ülkelerin sera gazı salımlarını düşürmesi için bağlayıcı yükümlülükler getiren, 1997'de kabul edilen uluslararası protokoldür.
Dünyada küresel afet kayıtlarının ve istatistiklerinin tutulduğu uluslararası veri tabanı sistemidir.
Afet sonrasında toplulukların yaşamsal gereksinimlerini en kısa zamanda karşılamak, hayatı normale döndürmek ve güvenli yeni yaşam çevreleri kurmaktır.
Afetlerin olası zararlarını ve kayıplarını en aza indirmek amacıyla afet öncesinde alınan teknik, yasal ve idari önlemlerin tümüdür.
Birincil afetin (örneğin depremin) ardından tetiklenen yangın, patlama, baraj taşkını veya bulaşıcı hastalık salgınları gibi ek tehlikelerdir.
Yeraltı sularını barındıran jeolojik formasyonlardır; Akdeniz kıyılarında aşırı su çekimi buralara deniz suyu karışmasına neden olmaktadır.
Malarya, Zika veya Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalık etkenlerini insanlara taşıyan kemirgen ve böcek gibi canlılardır.
Afet yönetiminin müdahale ve iyileştirme evrelerinde barınma, beslenme gibi temel yardımları sağlayan, özel statülü kamu tüzel kişiliğine sahip insani yardım kuruluşudur.
Büyük afetler sonrasında koordine edilmesi zor lojistik destek faaliyetlerinde sivil makamlara yardımcı olmak amacıyla TSK bünyesinde kurulan birliktir.
İllerde bütünleşik afet yönetimini uygulamak üzere valiye bağlı olarak çalışan ve il özel idaresi/birlik personelini bünyesinde barındıran taşra teşkilatıdır.
Atmosferdeki gazların yerkürenin ısınım dengesini bozarak sıcaklıkları artırması ve küresel iklim değişimini tetiklemesi olgusudur.
Heyelan ve kaya düşmesi gibi toprak ve kayaların yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru hareket etmesini içeren jeolojik/hidrolojik afet türüdür.
Medya ve yöneticilerin afet öncesi ve anında halkı doğru, güvenli bilgiyle buluşturmasını sağlayan özel bir uzmanlık alanıdır.
Afetin öncesi, anı ve sonrasındaki tüm aşamaların (zarar azaltma, hazırlık, müdahale, iyileştirme) bütüncül bir anlayışla planlanması ve yönetilmesidir.
Ağırlıklı olarak afet sonrası müdahale ve iyileştirme aşamalarına odaklanan, kriz anını yönetmeyi amaçlayan ancak afetlerin olumsuz etkilerini önlemede yetersiz kalan klasik yaklaşımdır. Örnek olarak, bir deprem gerçekleştikten sonra arama-kurtarma ve çadırkent kurma faaliyetlerinin yürütülmesi bu sisteme girer.
Afetler gerçekleşmeden önce tehlikeleri önceden belirleyip risk azaltma ve hazırlık faaliyetlerini yürütmeyi, olayları en az zararla atlatmayı amaçlayan proaktif ve bütünleşik bir yaklaşımdır. Örnek olarak, yerleşim yerlerini fay hatlarından uzaklaştırmak ve binaları depreme dayanıklı tasarlamak bu sisteme dahildir.
Birleşmiş Milletler'in 1989 tarihli kararıyla 1990-1999 yılları arasını kapsayan, doğal afetlerin neden ve etkilerini azaltmak için uluslararası işbirliğini teşvik eden stratejik on yıllık sürectir. Örnek olarak, Türkiye'de bu süreçte Bayındırlık ve İskan Bakanlığı bünyesinde IDNDR Türkiye Komitesi kurulmuştur.
1994 yılında düzenlenen konferansta kabul edilen, afetleri önleme, hazırlık ve azaltım konusunda ana hatları belirleyen ve sosyoekonomik unsurları sürece dahil eden küresel eylem planıdır. Örnek olarak, düşük gelir gruplarının kollanması ve risklerin doğru belirlenmesi bu stratejinin önceliklerindendir.
IDNDR'nin çalışmalarını sürdürmek ve koordine etmek üzere 2000 yılında BM bünyesinde kurulan, afetlere duyarlı toplumlar oluşturmayı hedefleyen birimdir. Örnek olarak, Yokohama Stratejisi kararlarının uygulanmasını teşvik etmek ve takip etmekle görevlidir.
Toplulukların afetlere karşı ne ölçüde savunmasız olduğunu belirleyen; kültürel gelenekler, dini değerler, ekonomik durum ve siyasete olan güven gibi unsurların bütünüdür. Örnek olarak, yoksul kesimlerin sağlam olmayan konutlarda yaşaması sosyal kırılganlığı ve dolayısıyla afet riskini artırır.
2000 yılında 189 ülkenin BM çatısı altında kabul ettiği, 2000-2015 yıllarını kapsayan ve afetlerin tehdit oluşturduğu 8 temel amacı içeren uluslararası kalkınma çerçevesidir. Örnek olarak, afet riskini azaltan ülkelerin bu hedeflere ulaşma şansı önemli ölçüde artmaktadır.
Afetlerin olumsuz etkilerinden kaçınmak veya bu etkileri en aza indirmek amacıyla fiziksel, sosyal ve ekonomik alanda önceden alınan tedbirlerin tümüdür. Örnek olarak, imar planlarında heyelan bölgelerinin yapılaşmaya kapatılması bir sakınım çalışmasıdır.
Hyogo çerçevesinde ve uluslararası alanda önemi vurgulanan, afet durumlarında aktif görev alan gönüllü kuruluşlardan biridir. Örnek olarak, uluslararası afet müdahalelerinde Japonya'dan gelen arama kurtarma ve yardım ekipleri bu kapsamda değerlendirilir.
Devlet kurumlarının yanı sıra halkın, sivil toplum kuruluşlarının ve uluslararası örgütlerin doğrudan veya dolaylı olarak katıldığı ortak afet yönetim yapısıdır. Örnek olarak, bir afette valiliklerin yanı sıra yerel STK'ların ve gönüllülerin koordine çalışması bu yapıyı gösterir.
Özel tüzükler ile ulusal ve uluslararası alanda insani yardım, afet müdahale ve iyileştirme görevlerini sürdüren küresel kuruluştur. Örnek olarak, büyük uluslararası deprem veya sel felaketlerinde çadır ve gıda yardımı dağıtması bu kapsamdadır.
2005 yılında Kobe Konferansında kabul edilen, 2005-2015 yıllarını kapsayan ve afet risklerini en aza indirmeyi amaçlayan küresel bir yol haritasıdır. Ulusların afetler karşısındaki esnekliğini artırmayı ve uluslararası iş birliğini kurmayı hedefler.
Her türlü tehlike ve tehdit karşısında yerleşmelerin kendilerini koruma, sistemin işleyişini güvence altına alma, kısa sürede yeniden yapıIanma ve değişime uyum sağlama kaynaklarına sahip olması ve bu kaynakları etkin kullanabilmesidir.
2009 yılında G. Kore'de düzenlenen, risk azaltma harcamalarını 'maliyet' değil 'yatırım' olarak tanımlayan ve yerel yönetimlere merkezi yönetimden bağımsız küresel aktör kimliği veren BM konferansıdır.
Afet risklerinin tanımlanması, değerlendirilmesi, izlenmesi, ulusal tehlike haritalarının çıkarılması ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesini içeren HFA öncelikli eylem alanlarından biridir.
Afet yönetimi süreçlerinde kadınların güvenliğinin sağlanması, toplumsal cinsiyet adaletinin gözetilmesi ve kadınların afet riski azaltma çalışmalarına lider olarak katılımının teşvik edilmesidir.
UNISDR tarafından 2010-2011 yıllarında başlatılan, yerel yönetimlerin risk azaltma etkinliklerinde dayanışma içine girmesini ve deneyimlerini paylaşarak kentler arası bir ağ oluşturmasını destekleyen kampanyadır.
Risk azaltma çabalarında ve modern afet yönetiminin benimsenmesinde başarılı olan kent yönetimlerine ve yöneticilerine verilen prestijli uluslararası bir ödülü ifade eder.
Afet risklerinin azaltılması ve diğer tüm afet yönetimi çalışmalarını eşgüdüm içinde sağlamak ve politikaları yönlendirmek için kurulan güçlü ve çok paydaşlı yapıdır.
Sigorta şirketlerinin üstlendikleri risklerin bir kısmını veya tamamını başka bir sigorta şirketine devretmesi yoluyla finansal risk paylaşımını sağlayan ekonomik araçlardır.
Türkiye'de Şehir Plancıları Odası dışında az hatırlanan, Güvenli Kentler Kampanyası kapsamında etkinliklerin yapıldığı 13 Ekim tarihidir.
Ülkelerin risk azaltmaya özgü yasa, politika ve stratejilere sahip olması, bakanlıklar arası eşgüdüm organı kurması ve ayrı bütçe ayırmasını içeren Kobe öncesi değerlendirme kriteridir.
Dirençli kentler için planlama, tasarım ve kent ekonomisinin dönüştürülmesi konularının tartışıldığı, Çin'in Chengdu kentinde düzenlenen uluslararası forumdur.
Müzelerde ve tarihi yapılarda yer alan geçmişten geleceğe aktarılan eserlerin olası afet risklerine karşı tüm imkânlar seferber edilerek koruma altına alınması zorunluluğudur.
BM öncülüğünde 2015 yılında Japonya'nın Sendai kentinde kabul edilen, 2015-2030 yılları arasında afet risklerini azaltmayı ve dirençliliği artırmayı amaçlayan uluslararası rehber belgedir. Örnek olarak, ülkelerin 2030'a kadar afet can kayıplarını azaltma taahhütleri bu çerçeveyle izlenir.
2005 yılında kabul edilen ve 2005-2015 yılları arasında ulusların ve toplulukların afetlere karşı dirençliliğinin oluşturulmasını hedefleyen önceki küresel afet yönetim belgesidir. SÇB, HFA'nın üzerine inşa edilmiş ve eksikliklerini gidererek kapsamını genişletmiştir.
Afet sonrası iyileştirme, rehabilitasyon ve yeniden inşa aşamalarında, risklerin yeniden üretilmesini engellemek ve eskisinden çok daha dirençli yapılar kurmak amacıyla uygulanan kritik bir afet risk azaltma yaklaşımıdır. Örnek olarak, bir deprem sonrası binaların modern deprem yönetmeliklerine ve daha sağlam zeminlere uygun olarak yeniden inşa edilmesidir.
Bireylerin, toplulukların, işletmelerin ve ülkelerin afet tehlikelerine direnebilme, bu tehlikelerin olumsuz etkilerini absorbe edebilme, bunlarla başa çıkabilme ve afet sonrasında hızla toparlanabilme kapasitesidir. Örnek olarak, bir kentin altyapısının sel felaketi sonrasında kısa sürede işlevini yeniden kazanmasıdır.
Afet yönetiminde tek bir tehlike türüne odaklanmak yerine, deprem, sel, kuraklık, salgın hastalıklar ve iklim kaynaklı riskler gibi birbiriyle bağlantılı veya ardışık birden fazla tehlikenin bir arada ele alınması ilkesidir. Örnek olarak, bir bölgede hem deprem hem de heyelan risklerinin ortak bir planla yönetilmesidir.
Afet risklerinin azaltılması için merkezi hükümetler, yerel yönetimler, özel sektör, akademik çevreler ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde karar alma süreçlerine katılması ve sorumluluk paylaşması sistemidir. Örnek olarak, AFAD ile yerel belediyelerin ve STK'ların ortak afet platformları kurmasıdır.
Bireylerin, toplulukların, varlıkların veya sistemlerin bir afetin olumsuz, yıkıcı ve zararlı etkilerine karşı açık olma ve direnç gösterememe durumudur. Örnek olarak, yoksul kesimlerin kalitesiz ve dayanıksız konutlarda yaşamasından dolayı depremde daha fazla zarar görmesidir.
Afetler sonucunda fiziksel varlıkların, binaların, altyapının, tarım alanlarının ve mal varlıklarının doğrudan uğradığı maddi hasarların parasal değeridir. Örnek olarak, bir kasırgada binlerce evin yıkılması sonucu gayri safi yurtiçi hasıla üzerinde oluşan milyarlarca dolarlık zarardır.
Potansiyel bir tehlikenin veya afetin gerçekleşmesinden hemen önce, toplumun ve yetkililerin zamanında hazırlık yapabilmesi ve hayat kurtarıcı tedbirler alabilmesi için kullanılan entegre izleme ve haberleşme sistemleridir. Örnek olarak, tsunami tehlikesine karşı kıyıdaki halka sirenlerle erken uyarı verilmesidir.
Coğrafi konumları ve iklim değişikliğine bağlı deniz seviyesi yükselmesi gibi özel riskler nedeniyle afetler karşısında son derece yüksek hassasiyet gösteren ada ülkeleridir. Örnek olarak, okyanus ortasındaki küçük ada devletlerinin kasırgalardan ağır darbe almasıdır.
Afetlerin ekonomik maliyetini bireylerin veya devletlerin üzerinden alarak sigorta havuzları ve finansal mekanizmalar aracılığıyla dağıtan ve güvence altına alan sistemlerdir. Örnek olarak, Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) ile konut sahiplerinin deprem riskini sigortalamasıdır.
Bir toplumun ve ekonominin işleyişi için hayati önem taşıyan; hastaneler, okullar, enerji nakil hatları, su arıtma tesisleri ve ulaştırma ağları gibi tesis ve sistemlerdir. Örnek olarak, afet anında hastanelerin kesintisiz hizmet vermeye devam etmesi için güçlendirilmesidir.
Birleşmiş Milletler öncülüğünde küresel yoksulluğu azaltmak ve kalkınmayı desteklemek için belirlenen hedefler olup, Hyogo ve Sendai çerçeveleri bu hedeflerin ilerlemesine katkı sağlamıştır. Örnek olarak, açlık ve yoksullukla mücadele projelerinin afet azaltma politikalarıyla ilişkilendirilmesidir.
Afet risklerinin azaltılması çalışmalarına sadece devletin değil; sivil toplumun, özel sektörün, kadınların, gençlerin ve yerel halkın aktif olarak dahil edilmesidir. Örnek olarak, mahalle bazlı gönüllü arama kurtarma ekiplerinin kurulmasıdır.
Afet istatistiklerinin ve risk analizlerinin cinsiyet, yaş, engellilik durumu ve coğrafi dağılım gibi kriterlere göre ayrı ayrı toplanması ve analiz edilmesidir. Örnek olarak, bir afette zarar görenlerin yaş ve cinsiyet kırılımlarının raporlanmasıdır.
Birleşmiş Milletler bünyesinde Sendai Çerçevesi'nin uygulanmasını, izlenmesini ve ilerleme raporlarının hazırlanmasını koordine eden uluslararası uzman ofistir. Örnek olarak, küresel platform toplantılarını organize ederek ülkelerin ilerlemelerini denetlemesidir.
Kaybedilme olasılığı bulunan bir değeri korumak ve gelecekteki olası kayıpları en aza indirmek amacıyla geleceğe yönelik kestirim yapma ve önlem alma sürecidir. Metinde modern afet yönetiminin odak noktası olarak tanımlanmıştır.
Uluslararası alanda yapılan afet yardımlarının ve arama kurtarma faaliyetlerinin genel koordinasyonunu sağlayan, küresel kuralların ve ilkelerin uygulanmasında liderlik eden uluslararası üst kuruluştur.
Afet gerçekleştikten sonra acil durum müdahalesi, arama kurtarma, yara sarma ve acil sağlık hizmetlerinin yürütülmesini içeren geleneksel odaklı afet müdahale yaklaşımıdır.
Türkiye'de ulusal ve uluslararası afet koordinasyonunun, gümrük süreçlerinin ve bilgi paylaşımının önemini acı bir şekilde ortaya koyan 17 Ağustos 1999 tarihli, 7.4 büyüklüğündeki yıkıcı deprem olayıdır.
Küresel ölçekte afet risklerinin azaltılması, ulusal yapıların güçlendirilmesi ve uluslararası kurumlarla işbirliği yapılmasını öngören uluslararası stratejik eylem planıdır.
Afet risk ve kriz yönetim ilkelerinin benimsenmesinde kurumların uyması gereken kuralları belirleyen, uluslararası afet yönetim politikasının güncel dayanaklarından biridir.
Uluslararası arama kurtarma ekiplerinin ortak yöntemler ve standartlar kullanarak faaliyet göstermesini sağlayan ve Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen yönergelerdir.
Uluslararası afet müdahale ve risk yönetimi çerçevesinin belirlenmesinde, ulusal yapıların öne çıkmasını ve uluslararası kurumlarla ortak çalışılmasını öğütleyen önemli küresel konferanstır.
Büyük doğal afetlerden hemen sonra dünya genelindeki ülkelerden ve kuruluşlardan aynı anda gelen yoğun yardım ve ekip akışı durumudur; bu durum ciddi bir koordinasyon gerektirir.
Afete maruz kalan ülken외 kendi uluslararası yardıma ihtiyaç duyup duymadığını resmi olarak bildirmesi sürecidir ve uluslararası yardımların başlatılmasında belirleyici unsurdur.
Dünyada barış ve güvenliği sağlamak, ülkeler arasında dostluk ilişkileri geliştirmek ve ekonomik, toplumsal, kültürel sorunlarda uluslararası işbirliği kurmak amacıyla 24 Ekim 1945'te kurulmuş küresel bir örgüttür. Hukuksal olarak Milletler Cemiyeti'nin devamı niteliğindedir ve merkezi New York'tadır.
Yoksulluğun ortadan kaldırılması, eşitsizliklerin azaltılması ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için ülkelerin kurumsal kapasitelerini inşa eden 1966 yılında kurulmuş BM birimidir. Afetlerin azaltılması ve önlenmesinde BM kalkınma programının merkez noktasını oluşturur.
Afetlere uluslararası yardım ve destek sağlanmasını koordine etmekle görevli BM birimidir. Ani afet durumlarında afetten etkilenen ülke ile irtibata geçerek öncelikli ihtiyaçları tespit eder ve uluslararası yardımların zamanında ulaşmasını sağlar.
OCHA'ya bağlı olarak çalışan, 3-4 haftalığına 12-24 saat içinde toplanabilen afet yönetim uzmanlarından oluşan hazır müdahale kapasitesidir. Afet bölgesinde bilgi yönetimi ve uluslararası ekiplerin koordinasyonunda ulusal yetkililere destek verir.
Afet bölgesine ulaşan UNDAC ekibi tarafından kurulan, uluslararası yardım sağlayanlar ile yerel yetkililer arasındaki operasyonel koordinasyonu ve bilgi yönetimini kolaylaştıran merkezdir.
OCHA ve FCSS tarafından işletilen, büyük ani afetlerin ilk aşamalarında yardım eden taraflar arasında eşzamanlı bilgi alışverişine izin veren web tabanlı bir bilgi yönetim sistemidir.
NATO bünyesinde 1951 yılında kurulan, sivil koruma alanındaki ulusal çalışmaların uyum ve koordinasyon içinde yürütülmesini sağlayan, başlangıçta savaş etkilerine karşı kurulmuşken zamanla doğal ve teknolojik afetlere odaklanan komitedir.
Barış İçin Ortaklık programının en büyük askeri olmayan yardımcısı olan ve sivil koruma ile afet yardımı konularını temel bileşenleri arasında barındıran NATO yapılanmasıdır.
EAPC alanında çalışan ve uluslararası afet iyileştirme alanında BM'ye bir destek olarak 1998 yılında onaylanan bölgesel bir afet yardım oluşumudur.
Merkezi Cenevre'de bulunan, Cenevre Konvansiyonu'na göre hastaneleri ve kampları ziyaret ederek savaş tutsaklarının koşullarını inceleyen ve iyileştirme malzemeleri sağlayan özel ve bağımsız insani yardım örgütüdür.
Ulusal derneklerin uluslararası temsilcisi ve sözcüsü olan, doğal afet ve salgın hastalık kurbanlarına yardım sağlanmasını ve koordinasyonunu yürüten uluslararası insani yardım federasyonudur.
Afrika, Ortadoğu ve Doğu Avrupa ülkelerinden üyeleri bulunan, sivil savunma yapıları arasında uzman değişimi ve kurtarma faaliyetlerinin koordinasyonunu sağlayan Cenevre merkezli örgüttür.
UNDP ile Türkiye arasında imzalanan anlaşmayla 2012 yılından bu yana faaliyet gösteren, özel sektörün kalkınma hedeflerine ulaşmasındaki rolünü ve işbirliklerini destekleyen global nitelikli merkezdir.
Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında yer alan, uluslararası yardım gerektirecek deprem ve afet müdahalelerinde koordinasyon metodolojisi ve standartlarını geliştirmek amacıyla ülkelere platform sağlayan gayri-resmi bir global ağdır. Örneğin, 1991 yılında Meksika ve Ermenistan depremlerindeki uluslararası USAR inisiyatifleri sonucunda kurulmuştur.
Kentsel Arama ve Kurtarma (Urban Search and Rescue) anlamına gelen, özellikle afet anında çökmüş yapıların ve enkazların bulunduğu acil durumlarda arama ve kurtarma faaliyetleri yürüten uzman ekipler ve operasyonlar bütünüdür. Örneğin, uluslararası USAR ekipleri IEC sınıflandırma süreçlerinden geçerek yetkinliklerini kanıtlarlar.
Birleşmiş Milletler Afet Değerlendirme ve Koordinasyon (United Nations Disaster Assessment and Coordination) sistemidir. INSARAG üye ülkeleri, UNDAC ekibinin ve saha operasyonları koordinasyon merkezi felsefesinin oluşturulmasını aktif olarak desteklemişlerdir.
Yerinde Operasyonlar Koordinasyon Merkezi (On-Site Operations Coordination Centre) anlamına gelir. Afetten etkilenen sahada uluslararası arama kurtarma ekiplerinin ve yerel yönetimlerin koordine olmasını sağlayan felsefe ve operasyonel merkezdir.
Uluslararası kentsel arama ve kurtarma faaliyetlerine ilişkin INSARAG metodolojisini ve temel politikaları tanımlayan kılavuzun birinci cildidir. Bu ciltte INSARAG'ın çalışma şekli, ulusal kapasitelerin oluşturulması ve IEC/IER sistemleri açıklanır.
A (Kapasite Geliştirme), B (Faaliyetler) ve C (Sınıflandırma) olmak üzere alt bölümlerden oluşan, bir USAR ekibinin oluşturulması, eğitimi, hazırlığı ve asgari standartlarına ilişkin rehberlik sunan yönerge cildidir. Aniden başlayan afetlerde ulusal ve uluslararası ekiplerin eşgüdümünü sağlar.
Eğitimler ve görevler boyunca ilgili USAR ekip üyeleri tarafından yanlarında taşınması zorunlu olan, bir bakışta özet saha bilgilerini ve taktik bilgileri sunan pratik rehberdir.
Uluslararası alanda faaliyet gösteren ulusal USAR ekiplerinin uluslararası standartlara uygunluğunun bağımsız olarak denetlenip doğrulanması ve sınıflandırılması sürecidir. Örneğin, ekipler bu süreç sonucunda Orta veya Ağır IEC ekibi olarak sınıflandırılır.
Ülkenin imkan ve kabiliyetlerini politika ve karar alma seviyesinde temsil eden, insani yardım ve USAR yardımı sağlama/alma konularında yetkili olan merkezi irtibat kişisidir. Genellikle ulusal afet yönetim merkezi veya ilgili bakanlık dairelerinde bulunur.
Günlük işlerinin bir parçası olarak USAR sorumlulukları bulunan ve uzman olması tavsiye edilen, toplantı ve atölyelerde işletmeyle ilgili USAR konularında ülkeyi temsil eden irtibat kişisidir.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'dir (Office for the Coordination of Humanitarian Affairs). INSARAG Sekreterliği, OCHA bünyesindeki Cenevre Acil Durum Hizmetleri Şubesinin Saha Koordinasyon Destek Biriminde yer alır.
2010 yılında ilk kez düzenlenen INSARAG Küresel Toplantısı sırasında kabul edilen, uluslararası kentsel arama ve kurtarma operasyon standartlarının tanınmasını ve ulusal müdahale kapasitelerinin güçlendirilmesi ihtiyacını vurgulayan belgedir.
Tüm INSARAG üye ülke ve kuruluşları ile bunların uluslararası ve ulusal USAR ekiplerine ilişkin ayrıntıları ve odak noktası iletişim bilgilerini içeren özgün bir veritabanıdır. Türkiye'de bu veritabanı işlemleri AFAD üzerinden yürütülür.
USAR Ekip Liderlerinin iki taraflı ve sürekli olarak teknik bilgi, en iyi uygulama alışverişinde bulunmaları ve bunları paylaşmaları için teşvik edildikleri çevrimiçi koordinasyon platformudur.
Deprem gibi ani ve büyük ölçekli yapısal göçükler sonrasında enkaz altında mahsur kalan kişilerin koordineli şekilde tespit edilmesini ve kurtarılmasını kapsayan çok disiplinli bir alandır. Örneğin, doğal afetler veya kasıtlı fiiller sonucu yıkılan binalarda arama kurtarma faaliyeti yürütür.
Uluslararası bir USAR müdahalesinin hazırlık, seferberlik, operasyonlar, seferberliğin sonlandırılması ve görev sonrası olmak üzere beş aşamadan oluşan süreçtir. Bu döngü ekiplerin afet öncesinden ev dönüşüne kadar izledikleri standart adımları belirler.
Afetten etkilenen ülkenin kendi bölgesindeki uluslararası insani yardımı başlatma, koordine etme ve organize etme görevini yürüten yerel yönetim birimidir. Operasyonun emri, koordinasyonu ve yönetiminden genel olarak sorumlu olan ana otoritedir.
Aniden ortaya çıkan acil durumlarda görevlendirilmek üzere OCHA tarafından gönderilen, deneyimli acil durum yöneticilerinden oluşan uzman bir müdahale ekibidir. Bu ekip, LEMA'ya ve yerel koordinasyon yapılarına sahada aktif destek sağlar.
Yeni gelen uluslararası USAR ekiplerinin ve insani yardımların koordine edilmesi amacıyla yerel havaalanı yetkilileri ile işbirliği içinde kurulan merkezdir. Aynı zamanda ekiplerin afet bölgesinden ayrılış süreçlerini de koordine eder.
Afet bölgesine güvenli ve yakın bir mesafede kurulan, uluslararası müdahale ekipleri ile afetten etkilenen ülke hükümeti arasında saha işbirliğini sağlayan fiziksel koordinasyon merkezidir. Gelen ekipler için tek hizmet noktası görevi görür.
Bir deprem veya göçük acil durumunda OSOCC bünyesinde kurulan, operasyonlar aşaması boyunca çoklu uluslararası USAR ekiplerine yardımcı olan ve onları koordine eden uzmanlaşmış bir alt birimdir.
Karar alma ve koordinasyonu desteklemek amacıyla tüm aktörler arasında neredeyse gerçek zamanlı uyarıları ve bilgi alışverişini kolaylaştıran küresel sistemdir. Afet yöneticileri için ortak bilgi altyapısı sunar.
OSOCC'nin internet tabanlı ve GDACS platformunun bir parçası olan sanal bir bilgi yönetim aracıdır. Uluslararası müdahale paydaşları arasında gerçek zamanlı bilgi paylaşımını ve iletişimi sağlar.
Uluslararası USAR ekiplerinin evrensel standartlara uygunluğunu bağımsız akran değerlendirmesiyle doğrulayan ve 2005 yılında hayata geçirilen küresel sınıflandırma sürecidir. Ekiplerin profesyonel yeterliliğini tescil eder.
USAR ekiplerinin müdahale süresi boyunca kendi operasyonlarını, konaklamalarını ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurdukları ve iletişim merkezi olarak görev yapan üs bölgesidir. Ekiplerin operasyonel üssüdür.
Bazı gelişmiş USAR ekiplerinin sunduğu; arama kurtarmanın ötesinde tıbbi yetenekler, su arıtma, tehlikeli hasar görmüş yapıların temizlenmesi ve güvenli hale getirilmesi gibi ek uzmanlık alanlarını içeren yardım operasyonlarıdır.
Temel arama kurtarma kabiliyetlerine sahip olan, beş kilit bileşeni tamamlama zorunluluğu bulunmayan ve genellikle yapısal göçüklerin yüzeyinde afetzede arayan ancak uluslararası alanda IEC sürecine katılmayan ekiplerdir.
Betonarme ve çelik yapılarda karmaşık teknik arama kurtarma yapabilen, eşzamanlı olarak iki farklı çalışma sahasında bağımsız lojistik destekle operasyon yürütebilecek güçte olan en üst düzey USAR birimidir.
Sınıflandırılmış bir USAR ekibinin mevcut IEC statüsünü sürdürmek ve uluslararası standartlara uyumunu tazelemek amacıyla düzenli aralıklarla (genellikle 5 yılda bir) geçmek zorunda olduğu yeniden değerlendirme sürecidir.
Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer maddelerin silah olarak kullanıldığı tehdit türüdür. Örnek: Bir terör saldırısında biyolojik bir ajanın silah olarak kullanılması KBRN kapsamına girer.
İnsanlığın yararı için üretilen ancak kaza sonucu kontrol kaybedildiğinde zarar veren maddelerdir. Örnek: Bir fabrikada kullanılan endüstriyel bir kimyasalın sızıntısı tehlikeli madde kazasıdır.
Tehlikeli madde içeren işletmelerde kaza öncesi riskleri belirlemek için kullanılan Güvenlik Performans Göstergeleridir. Örnek: Bir kimya tesisinin yıllık kaza riskini azaltmak için SPI verilerini takip etmesi.
Uluslararası Kimyasalların Yönetimine Stratejik Yaklaşım olup, kimyasal risklerin yönetimi için gönüllülük esaslı bir çerçevedir. Örnek: Ülkelerin kimyasal etiketleme standartlarını SAICM ilkelerine göre uyumlu hale getirmesi.
Büyük endüstriyel kazaların önlenmesi için AB tarafından oluşturulan yasal çerçevedir. Örnek: İtalya'daki 1976 kazasından sonra AB'nin bu direktifi yürürlüğe koyması.
Seveso Direktifi'nin Türkiye'deki karşılığı olan Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik'tir. Örnek: Türkiye'deki bir sanayi tesisinin BEKRA kapsamında güvenlik raporu hazırlaması.
Kimyasal risklerin yönetiminde, belirsizlik durumunda bile önleyici tedbirlerin alınmasını savunan yaklaşımdır. Örnek: SAICM kapsamında kimyasalın çevreye zarar verme ihtimaline karşı önceden önlem alınması.
KBRN maddelerinin silah olarak sınıflandırıldığı eski literatürdeki terimdir. Örnek: Nükleer bombalar KİS kategorisinde değerlendirilir.
OECD bünyesinde kimyasal kazaların önlenmesi ve müdahalesi üzerine çalışan uzman gruptur. Örnek: WGCA'nın kimyasal kazalar için bir el kitabı yayımlaması.
Seveso kazasında çevreye yayılan, bilinen en zehirli gazlardan biridir. Örnek: Seveso kasabasındaki patlamada çevreye yayılan beyaz gaz bulutunun içeriği.
Üst seviyeli kuruluşların BEKRA kapsamında hazırlamakla yükümlü olduğu, riskleri detaylandıran belgedir. Örnek: Bir kimya fabrikasının olası bir patlama senaryosunu raporlaması.
Kimyasalların üretiminden nakline kadar tüm aşamalardaki tehlikelerin sistematik olarak kontrol edilmesidir. Örnek: Kimyasal tankerlerin taşınması sırasında alınan güvenlik önlemleri.
Kimyasal kazaların sadece meydana geldiği yeri değil, komşu ülkeleri de etkilemesidir. Örnek: Çernobil nükleer kazasının Türkiye dahil birçok ülkeyi etkilemesi.
Uluslararası Giriş Noktası; sınır kapıları, limanlar ve havalimanları gibi uluslararası geçişlerin yapıldığı, halk sağlığı risklerinin ilk tespit edildiği stratejik noktalardır.
Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer tehditlerin kısaltmasıdır. Bu maddelerin sınır kapılarından kontrolsüz girişi, ulusal halk sağlığı için büyük bir risk oluşturur.
Uluslararası Sağlık Tüzüğü; üye devletlerin halk sağlığı acil durumlarına karşı çok disiplinli planlar oluşturmasını ve bildirim yapmasını zorunlu kılan uluslararası bir metindir.
UGN'lerde halk sağlığını tehdit edebilecek unsurların, kayıtlar, denetimler veya ihbarlar aracılığıyla fark edilmesi sürecidir. Örn: Bir gemi sağlık sertifikasındaki şüpheli vaka kaydı.
UGN'lerde halk sağlığı tehdidi oluştuğunda, uzman görüşlerini alarak bildirim sürecini başlatan ve operasyonu yöneten en üst yetkili makamdır.
Şüpheli numunelerin, tehdidin türünü (kimyasal, biyolojik vb.) kesin olarak belirlemek amacıyla analiz edildiği yetkili kurumlardır.
Halk sağlığı risklerinin sürekli olarak izlenmesi, verilerin toplanması ve analiz edilerek olası salgın veya tehlikelerin erkenden fark edilmesidir.
Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü; sınır kapılarında sağlık denetimi, biyolojik ve kimyasal risk yönetimi konularında yetkili ana kurumdur.
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu; radyolojik ve nükleer risklerin tespitinde, ölçümünde ve yönetiminde uzman desteği sağlayan kurumdur.
Sınır kontrolünden sorumlu tüm kurumların, risk yönetim kapasitelerini artırmak için AB standartlarında bir araya getirilmesi sürecidir.
Bir halk sağlığı riski tespit edildiğinde, zararın büyümesini engellemek için vakit kaybetmeden devreye sokulan müdahale mekanizmasıdır.
Tespit edilen bir riskin yerel düzeyden ulusal ve uluslararası düzeye (DSÖ gibi) iletilmesi sürecidir.
Ülkelerin UST 2005 uyarınca sınırlarında bulundurması gereken, acil durumlara müdahale edebilme asgari teknik ve personel gücüdür.
Sınırda görevli personelin, güncel halk sağlığı risklerine ve eylem planına göre sürekli olarak eğitilmesi ve yetkinliklerinin artırılmasıdır.
Sevk edilen hastaların durumu veya bildirilen risklerin akıbeti hakkında, ilgili kurumların birbirini bilgilendirme sürecidir.
Bulaşıcı Hastalıkların Sürveyansı ve Kontrol Yönetmeliği'nde yer alan, bir durumun uluslararası bildirim gerektirip gerektirmediğini belirleyen mantıksal süreçtir.
Halk Sağlığı Acil Durumu; insan veya çevre sağlığını tehdit eden, acil müdahale gerektiren, sınır ötesi yayılma potansiyeli olan olaylardır.
UGN'lerde halk sağlığı acil durum planının uygulanmasında görev alan AFAD, Sağlık Bakanlığı, Gümrük gibi kurumların her biridir.
Afetlerin etkilerini azaltmak, hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerini kapsayan çok disiplinli yönetim sürecidir. Örnek: Afet yönetimi süreci, risk azaltma planlaması ile başlar.
Bir toplumun veya sistemin afetlerin etkilerine karşı koyabilme, bu etkileri emebilme ve hızla eski haline dönebilme kapasitesidir. Örnek: Afetlere dirençli toplum oluşturmak temel hedeftir.
Afet anında ihtiyaç duyulan kaynakların, ekipmanların ve personelin en hızlı ve verimli şekilde afet bölgesine ulaştırılması yönetimidir. Örnek: Afet lojistik planı, yardım malzemelerinin dağıtımını düzenler.
Bir toplumun, yapının veya sistemin bir tehlikeye maruz kaldığında ne derece zarar görebileceğinin ölçüsüdür. Örnek: Fiziksel zarar görebilirlik, binaların yapısal durumuna bağlıdır.
Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer tehlikeleri ifade eden kısaltmadır. Örnek: KBRN olayı durumunda özel koruyucu kıyafetler kullanılmalıdır.
Afet gerçekleştikten hemen sonra can ve mal kaybını en aza indirmek için yapılan acil eylemlerdir. Örnek: Afete müdahale kapasitesi, ekibin hızını belirler.
Afetlerin gerçekleşme olasılığını veya etkilerini önceden yapılan çalışmalarla düşürme sürecidir. Örnek: Afet risk azaltma planı, gelecekteki kayıpları önlemeyi amaçlar.
Afet sonrası hayatta kalma şansının en yüksek olduğu, müdahalenin en kritik olduğu ilk zaman dilimidir. Örnek: İlk 72 saat, altın saatler olarak kabul edilir.
Afetzedelerin yaralanma durumlarına göre öncelik sırasına dizilerek tedavi edilmesi sürecidir. Örnek: Triyaj uygulaması, sınırlı sağlık kaynağının verimli kullanımını sağlar.
Afet sonrası toplumun normal yaşamına dönmesi için yapılan uzun vadeli yeniden inşa ve destek çalışmalarını kapsar. Örnek: İyileştirme süreci, kalıcı konutların yapımını içerir.
Bir bölgenin deprem aktivitesi düzeyi ve deprem üretme potansiyelidir. Örnek: Bölgenin sismisitesi, deprem tehlike haritası ile belirlenir.
Afet olayından doğrudan veya dolaylı olarak zarar görmüş kişidir. Örnek: Afetzede psikolojisi, destek gerektiren bir alandır.
Tehlike altındaki nüfusun güvenli bir bölgeye taşınması sürecidir. Örnek: Tahliye planı, önceden belirlenmiş güzergahları içermelidir.
Tehlikenin gerçekleşmesinden önce halkın bilgilendirilerek önlem almasının sağlanmasıdır. Örnek: Erken uyarı sistemi, can kayıplarını azaltır.
Afetzedelerin yaşadığı travmanın etkilerini azaltmak için sunulan ruhsal ve sosyal yardımdır. Örnek: Psikososyal müdahale, travma sonrası stres bozukluğunu önlemeye çalışır.
Afete yol açabilecek potansiyel tehlikeli olayın (deprem, sel vb.) varlığıdır. Örnek: Afet tehlike haritası, riskli bölgeleri gösterir.
Yerleşim alanlarının düzenlenmesi ve yapılaşma kurallarını belirleyen planlardır. Örnek: İmar planına esas jeolojik etütler hayati önem taşır.
Toplumun işleyişi için vazgeçilmez olan enerji, su, ulaşım ve haberleşme sistemleridir. Örnek: Kritik altyapıların korunması, afet yönetiminin önceliğidir.
Uluslararası koruma gerektiren, kendi ülkesinden zorunlu olarak ayrılan kişidir. Örnek: BMMYK, mültecilerin haklarını koruyan ana kuruluştur.
Binaların yönetmeliklere uygun inşa edilip edilmediğinin kontrol edilmesidir. Örnek: Yapı denetim kuruluşu, inşaatın güvenliğini onaylar.
Binaların deprem enerjisinden korunması için temele yerleştirilen sönümleyici sistemlerdir. Örnek: Sismik yalıtım, yapının depremde hasar görmesini engeller.
Afetzedelere temel yaşam ihtiyaçlarını (gıda, barınma, sağlık) sağlamak için yapılan yardımdır. Örnek: İnsani yardım lojistiği, yardımların doğru yere ulaşmasını sağlar.
Coğrafi verilerin toplanması, analizi ve görselleştirilmesi için kullanılan bilgi sistemidir. Örnek: CBS, afet risk haritalarının oluşturulmasında kullanılır.
Depremin yerin altında başladığı gerçek noktadır. Örnek: Deprem odak derinliği, hasar etkisini belirler.
Olası bir afetin gerçekleşmesi durumunda yaşanabileceklerin önceden kurgulanmasıdır. Örnek: Afet senaryosu, tatbikatların temelini oluşturur.
Seslerin, vurguların ve durakların anlamın hakkını vererek söylenmesi sanatıdır. Örneğin; bir tiyatro oyuncusunun metni okurken sadece kelimeleri değil, duyguyu da ses tonuna yansıtması diksiyonun bir parçasıdır.
Konuşma organlarının (dil, dudak, damak, çene) sese biçim vermek için koordineli çalışmasıdır. Dudak tembelliği olan birinin kelimeleri yutması, boğumlanma eksikliğine bir örnektir.
Ses titreşimlerinin yükselip alçalmasıyla oluşan ezgidir. Bir soruyu sorarken sesin sona doğru yükselmesi veya bir emir cümlesinde sesin alçalması tonlamadır.
Kelime veya hecelerin anlamı güçlendirmek için öne çıkarılmasıdır. 'Bugün okula sen mi gittin?' cümlesinde 'sen' kelimesine yapılan vurgu, gidenin kim olduğunu sorgular.
Konuşma sırasında bir tondan diğerine geçiş yapılmasıdır. Konuşmanın monotonluğunu kırmak için ses perdesinin değiştirilmesi sürecidir.
Düşüncelerin, dil ve ses organları aracılığıyla sözle ifade edilmesidir. Bir kişinin topluluk önünde yaptığı konuşma en temel sözlü anlatım örneğidir.
Konuşmacının vücut gerginliği nedeniyle kendi sesini tanıyamaması ve kontrol edememesidir. Konuşmacının 'Bu ses benden mi çıkıyor?' duygusuna kapılmasıdır.
Konuşma için gerekli olan, ciğerlerin alt kısmını da dolduran derin ve gürültüsüz nefes alma biçimidir. Ağzın kapalı tutulup burundan nefes alınması esas alınır.
Konuşmacının vücut, nefes ve ses üçlüsünü kullanarak dinleyiciye geçirdiği canlılıktır. Enerjisi düşük konuşmacı, dinleyicinin kağıda resim çizmesine veya ilgisini kaybetmesine neden olur.
Konuşma sırasında anlamı pekiştirmek ve nefes tazelemek için yapılan planlı sessizliklerdir. Noktalama işaretleri durakların yerini belirler.
Bir fikri, bilgiyi veya duyguyu yazılı semboller aracılığıyla alıcıya aktarma sürecidir. Örneğin; bir rapor hazırlamak veya bir e-posta göndermek yazılı iletişimdir.
Okunan veya dinlenen bilgilerin ana noktalarının saptanarak kaydedilmesidir. Bilginin unutulmasını engellemek için kullanılan en etkili yöntemdir.
Bir metnin ana fikrini koruyarak, amaç doğrultusunda daha kısa bir biçimde yeniden yazılmasıdır. Örneğin; bir kitabın ana hatlarını 2 sayfada özetlemek.
Yazılı anlatımda günlük konuşma dilinin doğallığını kullanma yöntemidir. Bu yöntem, yazarın işini kolaylaştırır ve okuyucunun metni daha rahat anlamasını sağlar.
Yazının ilk aşamasıdır; kusursuzluk aranmadan sadece fikirlerin kağıda döküldüğü ön çalışmadır. Her yazı başlangıçta bir taslaktır.
Ana düşünceyi somutlaştırmak için kullanılan tanımlama, örneklendirme, karşılaştırma veya tanık gösterme gibi tekniklerdir. Yazının ikna ediciliğini artırır.
Konferans veya ders gibi ortamlarda konuşmacının vurguladığı önemli noktaların kaydedilmesidir. Söylenen her şeyi değil, sadece ana fikirleri not almayı gerektirir.
Kitap veya makale gibi kaynaklardan ilgilenilen kısımların planlı bir şekilde not edilmesidir. Okuma, yazma ve kontrol aşamalarını içerir.
Yazılı iletişimin temel özelliğidir; mesajın alıcıya ulaşması, okunması ve cevaplanması arasında zaman farkı olması durumudur.
Notların veya taslakların, düzenli bir plan çerçevesinde, kaynak gösterilerek ve dil bilgisi açısından düzeltilerek nihai hale getirilmesi sürecidir.