Özel gereksinimli birey; yaş, cinsiyet ve kültürel durum gibi değişkenler açısından akranlarından belirgin düzeyde farklılık gösteren ve yaşamını sürdürebilmek için ek desteğe ihtiyaç duyan kişidir. Bu bireyler kalıtsal faktörler veya doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası süreçlerde meydana gelen sonradan oluşmuş nedenlere bağlı olarak bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yetersizlikler yaşayabilirler. Çeşitli organ ve sistemlerin işlevlerinde yaşanan bu sorunlar, bireyin toplumsal yaşama katılımını, uyum becerilerini ve günlük yaşam aktivitelerini bağımsız şekilde yürütmesini zorlaştırmaktadır.
Normal gelişim gösteren akranları günlük yaşam becerilerini genel eğitim ortamlarından, aile içi etkileşimlerden ve doğal yaşam koşullarından kendiliğinden edinebilirken, özel gereksinimli bireyler için bu süreç yapılandırılmış bir eğitime ihtiyaç duyar. Özel gereksinimli bireylerin algılama, bilgiyi işleme ve genelleme yapma becerilerindeki sınırlılıklar nedeniyle, bireysel farklılıkları dikkate alınarak hazırlanmış özel eğitim ortamlarına, özel yöntem ve tekniklere, uyarlanmış materyallere ve bu alanda yetişmiş uzman personele gereksinim duyulmaktadır.
Yaşam becerileri, bireyin bağımsız bir şekilde hayatını idame ettirebilmesi ve yaşam kalitesini artırabilmesi için hayati öneme sahiptir. Özel gereksinimli bireyler bu becerileri gerçekleştirirken performans düzeylerine göre bazen kısmi yardıma, bazen tam yardıma, bazen de model olunmasına ihtiyaç duyarlar. Bireyin zihinsel performansı düştükçe dil, okuma-yazma, akıl yürütme ve matematiksel işlemler gibi akademik alanların yanı sıra sosyal yargı, empati, kişiler arası iletişim ve arkadaşlık kurma gibi sosyal alanlar da olumsuz etkilenmektedir. Bu nedenle yaşam becerileri eğitimi, tanılamanın yapıldığı ilk andan itibaren aciliyetle planlanması gereken yapılandırılmış bir süreci kapsar.
Özel gereksinimli bireylerin bağımsız yaşamasını desteklemek amacıyla kazandırılması hedeflenen öncelikli yaşam becerileri üç ana grupta sınıflandırılmaktadır: Bağımsız yaşam becerileri, toplumsal beceriler ve sosyal beceriler. Bu becerilerin her biri bireyin toplumsal entegrasyonunu sağlamak ve başkalarına olan bağımlılığını en aza indirmek için birbirini tamamlayan niteliktedir.
Bağımsız yaşam becerileri kendi içinde üç alt başlığa ayrılır. Bunlardan ilki kişisel bakım ve temizliği içeren öz bakım becerileridir. İkincisi; yemek hazırlama, ev temizliği yapma, misafir ağırlama ve telefon etme gibi ev içi becerilerdir. Üçüncüsü ise seyahat etme, alışveriş yapma ve doktora gitme gibi toplumsal alanlarda bağımsız hareket etmeyi sağlayan becerilerdir. Bu beceriler bireyin temel fiziksel ve yaşamsal ihtiyaçlarını kendi başına karşılamasını sağlar.
Toplumsal beceriler ve sosyal beceriler ise bireyin toplum içinde kabul görmesini ve sağlıklı ilişkiler kurmasını hedefler. Toplumsal beceriler arasında uygun söz kalıplarını kullanma, duruma ve duygulara uygun tepkiler verme, bilgi almak amacıyla soru sorma, toplumsal kurallara uyma ve serbest zamanını uygun değerlendirme yer alır. Sosyal beceriler ise kişiler arası ilişkiler kurma, sorumluluklarını yerine getirme, günlük yaşamda karşılaşılan problemleri çözme, duygularla başa çıkma ve stresle baş etme gibi psikososyal mekanizmaları içerir.
Özel gereksinimli bireylere yaşam becerilerinin kazandırılmasında genel eğitim hizmetlerinin ötesinde, bireysel performanslarına uygun özel yöntemler ve öğretim stratejileri kullanılır. Metinde belirtilen temel öğretim yöntemleri arasında etkileşimli öğretim, işbirliğine dayalı öğretim, doğrudan öğretim ve akran öğretimi yer almaktadır. Bu yöntemler, öğrencinin aktif katılımını sağlayarak öğrenme sürecini kolaylaştırmayı amaçlar.
Öğretim sürecini yapılandırmak ve davranış değişikliği sağlamak amacıyla kullanılan stratejiler ise model olma, uygulamalı davranış analizi, ayrık denemelerle öğretim, yapılandırılmış öğretim ve beceri analizidir. Örneğin beceri analizi stratejisinde, karmaşık ve çok basamaklı bir beceri (örneğin el yıkama veya yemek hazırlama) küçük, ardışık ve kolayca öğretilebilir alt bileşenlere ayrılarak aşamalı bir şekilde öğretilir. Bu sayede birey, karmaşık görevleri hata yapma riski en aza indirilerek öğrenir.
Öğretim sürecinin başarısı, bireyin eğitsel ve tıbbi tanısına uygun olarak hazırlanan Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) dahilinde belirlenen kısa ve uzun dönemli hedeflere bağlıdır. Eğitim süreçlerinde özel yetişmiş personelin bulunması, öğretim ortamının yapılandırılması, doğru ipuçlarının ve yönergelerin seçilmesi kritik önem taşır. Bu sistematik yaklaşım, öğrenilen becerilerin kalıcı olmasını ve farklı ortamlara genellenmesini mümkün kılar.
Özel gereksinimli bireylerin eğitiminde okulda kazanılan becerilerin ev ve sosyal yaşam ortamlarında da sürdürülebilmesi için aile-okul işbirliği ve aile eğitimi vazgeçilmez bir unsurdur. Bireyin okul ortamında kazandığı bir yaşam becerisini evde de uygulayabilmesi, öğrenmenin kalıcı hale gelmesini ve genellenmesini sağlar. Bu nedenle öğretmenler ve aileler sürekli iletişim halinde olmalı, ortak hedefler doğrultusunda hareket etmelidir.
Bağımsız yaşam becerilerinin artması sadece özel gereksinimli bireyin yaşam kalitesini yükseltmekle kalmaz, aynı zamanda onun bakımını üstlenen ailenin de psiko-sosyal yönden kendini daha iyi hissetmesine katkı sağlar. Çocuğunun kendi kendine yetebildiğini, örneğin kendi yemeğini hazırlayabildiğini veya temizliğini yapabildiğini gören anne ve babaların tükenmişlik düzeyleri azalır ve toplumsal alanları daha etkin kullanmaya başlarlar.
Ailenin fiziksel ve ruhsal sağlığının yerinde olması, çocuklarıyla yürütecekleri eğitsel ve sosyal faaliyetlerdeki performanslarını doğrudan etkiler. Bu doğrultuda aile eğitimi programları, ebeveynlere çocuklarına ev ortamında nasıl destek olacaklarını, hangi ipuçlarını ve pekiştireçleri kullanacaklarını öğreterek eğitim sürecinin etkililiğini katbekat artırır.