
K.J. Arrow'un 1962 yılında ortaya koyduğu 'yaparak öğrenme' (learning by doing) modeli, bireylerin üretim sürecindeki tecrübeleri sayesinde teknolojik bilgiyi içselleştirdiğini ve ekonomik büyümeye katkı sağladığını savunur.
Sir Roy Forbes Harrod ile Evsey David Domar tarafından bağımsız olarak geliştirilen model, Keynes'in kısa dönemli analizini uzun döneme uyarlamıştır. Model, %7'lik bir büyüme hızı için sermaye/hasıla katsayısı 3 iken GSYİH'nın %21'inin tasarruf edilip yatırıma ayrılması gerektiğini sayısal olarak örnekler.
D. Cass ve T. Koopmans, 1965 yılında yayımladıkları çalışmalarında Ramsey'in hanehalkı optimizasyon kararlarını neoklasik modele yeniden kazandırmış ve tasarruf oranını modele içselleştirerek dahil etmişlerdir.
1980'lerden sonra R.J. Barro ve W.J. Baumol gibi ekonomistler, neoklasik büyüme modellerine başlangıç beşeri sermaye stoku ve hükümet politikaları gibi değişkenleri dahil ederek yakınsama ve ıraksama süreçlerini incelemişlerdir.
Domar modelinde başlangıç sermaye birikimi 200 ve yıllık yatırım 20 olduğunda, 1. dönemde sermaye birikimi 220 olur; ancak yatırım sabit kaldığı için gelir 200'de kalır. Sermaye artışı gelir artmadan sürekli olamayacağı için yatırımın devamlı büyümesi gerektiği vurgulanmıştır.
R.E. Lucas Jr., 1988 tarihli çalışmasında ekonomik kalkınma mekanizmalarında beşeri sermaye birikiminin rolünü incelemiş ve modern büyüme teorilerinin temel taşlarından birini oluşturmuştur.
Yeni-Schumpeteryen modeller, teknolojik gelişmenin yurtiçi sınırları aşarak uluslararası alandaki 'yayılma etkilerini' (spill-over effect) ve gelişmekte olan ülkelerin bu teknolojileri taklit etme/ithal etme dinamiklerini analize dahil etmiştir.
Grossman ve Helpman (1991), kar arayışındaki araştırma-geliştirme (AR-GE) sektörünün yeni teknolojik tasarımlar ve bilgi üretmesinin ekonomik büyüme üzerindeki temel kaynaklardan biri olduğunu matematiksel ve teorik olarak işlemişlerdir.
1929 ekonomik bunalımının ardından geliştirilen Harrod-Domar türü modeller, kapitalist sistemin kararsız yapısını ve eksik istihdam sorunlarını çözmek amacıyla tasarlanmış, ancak sonraki yıllarda popülaritelerini yitirmiştir.