← Ünite 12
İktisadi Büyüme

Ünite 12: Harrod Domar ve Keynesyen Büyüme Modelleri

Harrod Domar ve Keynesyen Büyüme Modelleri - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 241
J.M. Keynes - Genel Teori (1936)
Keynes, 1936 yılında yayımladığı 'İstihdam, Faiz ve Para Hakkında Genel Teori' adlı yapıtında, reel ücretlerde marjinal verimlilik bölüşüm önermesini benimsemiştir. Ancak sermayenin marjinal etkinliğini beklentiler faktörüne bağlayarak Neo-Klasiklerin tam istihdam dengesi görüşüne itiraz etmiştir.
Frank Ramsey'in 1928 Tarihli Çalışması
Modern ekonomik büyüme teorileri tarihsel perspektifte ilk olarak Frank Ramsey'in 1928 yılında yayımladığı 'A Mathematical Theory of Saving' başlıklı makalesiyle başlamıştır. Ramsey bu çalışmada hanehalkının dönemlerarası optimizasyon kararlarını büyüme teorisine uyarlamıştır.
Solow Büyüme Modeli (1950'ler)
R.M. Solow tarafından 1950'li yıllarda geliştirilen büyüme modelinin temelini, girdilerin azalan verimlere sahip olduğu ve ölçeğe göre getirinin sabit varsayıldığı neoklasik üretim fonksiyonu oluşturur. Bu model, sabit tasarruf oranı varsayımıyla basitleştirilmiş bir genel denge kurmayı amaçlar.
İçsel Büyüme Modelinin Öncüleri (1980'ler)
P.M. Romer (1986, 1990), R.E. Lucas (1988), S. Rebelo (1991), P. Aghion, P. Howitt, E. Helpman ve G.M. Grossman gibi ekonomistler 1980'lerin ortalarından itibaren teknolojiyi AR-GE ve beşeri sermaye kanalıyla içselleştiren yeni modeller geliştirmişlerdir.

Anahtar Kavramlar

Keynesyen Büyüme ModeliEkonomik büyümenin motor gücünün arz değil toplam talep olduğunu savunan, Keynes'in statik gelir oluşumu teorisine dayanan ve eksik istihdamdan tam istihdama geçişi talep artırıcı politikalarla açıklamaya çalışan teoridir.
Sermayenin Marjinal EtkinliğiKeynes tarafından kullanılan ve sermaye mallarının maliyeti ile gelecekte elde edilmesi beklenen gelir akımı arasındaki ilişkiyi, özellikle beklentilerin rolünü dikkate alarak açıklayan kavramdır.
Endojen (İçsel) Büyüme ModelleriTeknolojik gelişmenin ve büyümenin dışsal etkenler yerine AR-GE, beşeri sermaye, kamu yatırımları ve yaparak-öğrenme gibi iktisadi ve içsel etmenlere dayanılarak açıklandığı 1980 sonrasında gelişen modellerdir.
Neoklasik Büyüme Modeli (NBM)Fiziksel sermaye birikimi ve işgücünün önemini vurgulayan, toplam faktör verimliliğinin kaynağını dışsal teknolojik gelişme olarak gören ve azalan verimler varsayımına dayanan büyüme modelidir.
Koşullu Yakınsama (Absolute Convergence)Başlangıçta kişi başına düşen ulusal geliri düşük olan ülkelerin, sermayenin azalan verimleri nedeniyle daha yüksek büyüme oranlarına sahip olarak gelişmiş ekonomilerin gelir düzeyine yaklaşma sürecidir.
Harrod-Domar ModeliKeynes'in kısa dönemli analizini dinamikleştirerek uzun dönemli büyüme sorunlarına uygulayan, yatırımların hem gelir hem de kapasite artırıcı etkilerini birlikte inceleyen öncü büyüme modelidir.
Sermaye/Hasıla Oranı (Katsayısı - k / σ)Belirli bir dönem içindeki sermaye mallarındaki artışın toplam üretimdeki artışa oranını veya sermayenin milli hâsılaya oranını gösteren, üretimde kullanılan sermaye miktarının etkinlik ölçüsüdür.
Gerçekleşen Büyüme Hızı (G / B)Bir ekonomide fiilen gerçekleşen, toplam üretim artışının toplam hasılaya oranını ifade eden fiili büyüme orandır.
Tatmin Edici / Garantili Büyüme Hızı (Gw)Girişimcileri yatırım kararlarında tamamen tatmin eden, üretimde artış veya azalış baskısı yaratmadan ekonominin düzgün ve istikrarlı bir şekilde yürümesini sağlayan büyüme hızıdır.
Doğal / Tabii Büyüme Haddi (Gn)Nüfus artışı, sermaye birikimi, teknolojik imkanlar ve çalışma/boş zaman tercihlerinin izin verdiği, ekonominin fiilen ulaşabileceği maksimum büyüme sınırını gösteren orandır.
Bıçak Sırtında DengeHarrod-Domar modelinde ekonominin bir dengeden sapması durumunda sistemi yeniden dengeye getirecek içsel yapısal mekanizmaların bulunmayışı nedeniyle dengenin her an bozulabilme özelliğini ifade eder.
Yaparak-Öğrenme (Learning by Doing)Arrow (1962) tarafından geliştirilen, üretim tecrübesi arttıkça bireylerin ve işletmelerin verimlilik ile teknolojik bilgi birikimini artırdığını savunan içsel büyüme kaynağıdır.
Schumpeteryen Büyüme TeorisiEkonominin asıl itici gücünün girişimcilerin sağladığı yenilikler (inovasyonlar) ve teknolojik gelişmeler olduğunu, bunun konjonktürel dalgalanmalara yol açtığını savunan teorik yaklaşımdır.
Çarpan MekanizmasıEkonomide yapılan yatırım veya harcama artışlarının, milli geliri ilk yapılan harcamadan çok daha büyük bir oranda artırması sürecidir.
Beşeri SermayeBireylerin sahip olduğu eğitim, bilgi, beceri ve sağlık düzeyinin ekonomik büyüme üzerindeki verimlilik artırıcı etkisini ifade eden içsel büyüme faktörüdür.
Yayılma Etkisi (Spill-over Effect)Gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan teknolojik gelişmelerin uluslararası alanda diğer ülkelere yayılması ve gelişmekte olan ülkeler tarafından taklit edilerek veya ithal edilerek kullanılmasıdır.
Durgunluk Tezi (Keynes)Gelişmiş ekonomilerde nüfus artışı ve teknik gelişmelerin dışsal etkilerinin azalması nedeniyle ilerleyen yıllarda kaçınılmaz olarak durgunlukla karşılaşılacağını savunan Keynesyen görüştür.
Potansiyel Sosyal Verimlilik (σ - Domar)Domar modelinde yatırımların tek bir işletmede değil, tüm toplumun üretken kapasitesinde ve net hasılasında doğrudan meydana getirdiği potansiyel artış oranını ifade eder.

Diğer Önemli Bilgiler

Arrow'un Yaparak-Öğrenme Modeli (1962)

K.J. Arrow'un 1962 yılında ortaya koyduğu 'yaparak öğrenme' (learning by doing) modeli, bireylerin üretim sürecindeki tecrübeleri sayesinde teknolojik bilgiyi içselleştirdiğini ve ekonomik büyümeye katkı sağladığını savunur.

Harrod-Domar Modeli ve Tasarruf-Yatırım Dengesi

Sir Roy Forbes Harrod ile Evsey David Domar tarafından bağımsız olarak geliştirilen model, Keynes'in kısa dönemli analizini uzun döneme uyarlamıştır. Model, %7'lik bir büyüme hızı için sermaye/hasıla katsayısı 3 iken GSYİH'nın %21'inin tasarruf edilip yatırıma ayrılması gerektiğini sayısal olarak örnekler.

Cass ve Koopmans'ın Çalışması (1965)

D. Cass ve T. Koopmans, 1965 yılında yayımladıkları çalışmalarında Ramsey'in hanehalkı optimizasyon kararlarını neoklasik modele yeniden kazandırmış ve tasarruf oranını modele içselleştirerek dahil etmişlerdir.

Barro ve Baumol'un Neoklasik Katkıları

1980'lerden sonra R.J. Barro ve W.J. Baumol gibi ekonomistler, neoklasik büyüme modellerine başlangıç beşeri sermaye stoku ve hükümet politikaları gibi değişkenleri dahil ederek yakınsama ve ıraksama süreçlerini incelemişlerdir.

Domar Modelinin Sayısal Örneklemi

Domar modelinde başlangıç sermaye birikimi 200 ve yıllık yatırım 20 olduğunda, 1. dönemde sermaye birikimi 220 olur; ancak yatırım sabit kaldığı için gelir 200'de kalır. Sermaye artışı gelir artmadan sürekli olamayacağı için yatırımın devamlı büyümesi gerektiği vurgulanmıştır.

Lucas ve Beşeri Sermaye Modeli (1988)

R.E. Lucas Jr., 1988 tarihli çalışmasında ekonomik kalkınma mekanizmalarında beşeri sermaye birikiminin rolünü incelemiş ve modern büyüme teorilerinin temel taşlarından birini oluşturmuştur.

Schumpeteryen Yeni Modeller ve Yayılma Etkisi

Yeni-Schumpeteryen modeller, teknolojik gelişmenin yurtiçi sınırları aşarak uluslararası alandaki 'yayılma etkilerini' (spill-over effect) ve gelişmekte olan ülkelerin bu teknolojileri taklit etme/ithal etme dinamiklerini analize dahil etmiştir.

Grossman ve Helpman AR-GE Modelleri (1991)

Grossman ve Helpman (1991), kar arayışındaki araştırma-geliştirme (AR-GE) sektörünün yeni teknolojik tasarımlar ve bilgi üretmesinin ekonomik büyüme üzerindeki temel kaynaklardan biri olduğunu matematiksel ve teorik olarak işlemişlerdir.

1929 Ekonomik Bunalımı ve Büyüme Modelleri

1929 ekonomik bunalımının ardından geliştirilen Harrod-Domar türü modeller, kapitalist sistemin kararsız yapısını ve eksik istihdam sorunlarını çözmek amacıyla tasarlanmış, ancak sonraki yıllarda popülaritelerini yitirmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Keynesyen modelin büyümede arzı değil 'toplam talebi' temel aldığını unutmayın; AÖF sınavlarında bu detay sıkça çeldirici olarak sorulur.
  • Harrod-Domar modelinin ikame oranının küçük olduğu bir üretim fonksiyonuna sahip olduğunu ve kapitalist sistemin 'kararsız' (bıçak sırtında) bir yapı sergilediğini mutlaka ezberleyin.
  • Harrod modelindeki üç büyüme oranını (Gerçekleşen G, Tatmin edici Gw, Doğal Gn) ve bunların tanımlarını karıştırmamaya dikkat edin.
  • Domar modelinin yatırımın hem gelir (talep yönü) hem de kapasite (arz yönü) yaratıcı etkilerini denkleştirmeyi amaçladığını iyi kavrayın.
  • Yeni içsel büyüme modellerinin (Romer, Lucas, Arrow vb.) teknolojiyi AR-GE ve beşeri sermaye ile 'içselleştirdiğini', Neoklasik modelin ise teknolojiyi 'dışsal' kabul ettiğini kesinlikle unutmayın.
  • Koşullu yakınsama (absolute convergence) kavramının sermayenin azalan verimleri nedeniyle başlangıçta fakir olan ülkelerin zenginlere yaklaşmasını ifade ettiğini aklınızda tutun.