Duyu EminliğiBilincin nesnesi ile kurduğu en dolaysız, saf eminlik ilişkisidir. Yakalanamadan hemen yitip gider ve yerini algı gibi başka bir sürece bırakır.
AlgıBilincin, duyuların akıp giden yapısı içerisinde nesneyi tümel olarak yakalama çabasıdır. Bir olan nesne ile çok olan özellikleri bir arada tutmaya çalışır ancak duyusal zenginlik alanında dağılır.
Anlama (Anlama Yetisi)Nesnenin kurulumunda öznenin rolünü ifade eden aşamadır. Bilinç bu aşamada bir ve çok arasındaki ilişkiyi güç üzerinden kavrar ve yasaları hiyerarşik bir biçimde birleştirir.
Öz-BilinçDünyayı izleyen bir bilincin kendi bilincine varması aşamasıdır. Bu durum, başka bir bilincin bilincine varılarak o bilinçliliğin nesnelleştirilmesi üzerinden mümkün olmaktadır.
Saf VarlıkHerhangi bir belirlenimi olmayan, boş ve nicel bir birlik olan varlık durumudur. Tüm mevcudiyete önceldir ve kendi içinde yokluğu barındırır.
YoklukHiçbir şeyi işaret etmemenin kendisi olan ve saf varlık ile içsel bir ilişki içinde bulunan mantıksal kategoridir. Varlıktan mantıksal zorunlulukla çıkarılır.
OluşVarlığın yokluğa, yokluğun da varlığa geçmesiyle oluşan dinamik süreçtir. Ne salt varlık ne de salt yokluktur, tümellerin birbirleri içerisine geçtiği harekettir.
NitelikBelirliliğin, varlık olması bakımından kendisinden ayrıştırılmasıyla ortaya çıkan özelliktir. Genel anlamda belirlilik tek bir varlık anında ele alındığında nitelik olur.
Mutlak İdeaMantığın başlangıç kısmından doğan zorunlu ilişkilerin ve diğer tüm ideaların iç ilişkilerinin bütünlüğünü en üst düzeyde kuşatan nihai yapıdır.
Tin (Mutlak Tin)Doğa ve ruhun diyalektik bir süreç sonucunda sentezlendiği mutlak birliktir. İnsanlığın doğayı ve kendini anlaması, tinin kendisini anlamasının tarihsel sürecidir.