← Ünite 1

Ünite 1: Okur-yazarlık ve OkuryazarlıkNe Öğrendik?

Ders kitabının ünite sonundaki kendi özeti — yazarın “bu bölümde şunları anlattık” dediği metin. Bizim hazırladığımız kapsamlı Özet’ten farklı olarak kitabın kendi cümleleridir.

Sözlü dil gerçeği anlamlandırmaya çalışan insanın başvurduğu tek iletişim düzeneği değil, sadece en fazla başvurduğu düzenek olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk olarak mağara resimleriyle başladığı düşünülen okuma-yazma uğraşında insanoğlu 20. Yüzyılın ortalarına gelinceye kadar yeniden resimleri kullanmayı ve görsel bir iletişim sağlamayı düşünmemiştir. Geleneksel anlamıyla okuryazarlık (literacy) kavramı, daha çok yazılı simgeleri okuyup anlamayı ifade etmektedir. Yazılı simgelerin okunması, anlaşılması ve aktarılması, yaygın anlamda bir temel beceri edinimini anlatır. Oysa günümüzde okuryazar kavramını ikiye bölüp incelemek gerekir, çünkü gerek yazılı simgelere gerekse kitle iletişim metinlerini/yayınlarını yazmaktan çok okuyan (izleyen, dinleyen, bunlara bakan vb.) bir okuryazar tipiyle karşı karşıyayız. Günümüzde, görsellerle kuşatılmış bir dünyada yaşayan, öğrenciler (ya da öğretmenler, öğretim üyeleri ve yöneticiler) doğal bir şekilde sahip oldukları görsel okuma yeteneklerinin anlamının tam olarak farkında değillerdir. Oysa görsel okuma, anlama yeteneği, yaratma yeteneği ve kültürel işaretler taşıyan imajları, nesneleri ve görülebilir hareketleri kullanmayı gerektirir. Bu bağlamda, görsel okuryazarlık, görsel okuma becerisi, imajların kullanılasında, analizinde ve üretiminde ömür boyu daha kolay ve zevkli bir öğrenme yaklaşımını da beraberinde getirirken medya okuryazarı olmanın da gereklerinden biridir. Bilgi kaynaklarında ve bireyi çevreleyen kültürde yaşanan değişmeler eğitim-öğretim etkinliklerinin merkezinde yer alan en önemli öge öğrencidir. Günümüz öğrencileri için dünya bir görüntü kaynağı haline dönüşmektedir. 21. yüzyılın gelişen teknolojileri ve kültürü –biraz tartışmalı da olsa- önceki nesle göre daha çok görsel okuyan görsel bir öğrenci üretmektedir. Günümüzde, “You-Tube”, “Facebook” ve benzeri siteler, bir gün içerisinde milyonlarca insan tarafından ziyaret edilmekte; “Google” gibi arama motorlarında yapılan arama sayısı yüz milyonları bulabilmektedir. Bu nedenle, geleneksel anlamda okumak gün geçtikçe dinleme ve izleme karşısında güç kaybetmektedir. Öğrenciler arasında okunanlardan çok izlenenlere dair tartışmalar yaşanmaktadır. Çağımız insanı için kritik soru artık “Gördün mü?” dür. Günümüzde, görsellerle kuşatılmış bir dünyada yaşayan, öğrenciler (ya da öğretmenler, öğretim üyeleri ve yöneticiler) doğal bir şekilde sahip oldukları görsel okuma yeteneklerinin anlamının tam olarak farkında değillerdir. Oysa görsel okuma, anlama yeteneği, yaratma yeteneği ve kültürel işaretler taşıyan imajları, nesneleri ve görülebilir hareketleri kullanmayı gerektirir. Bu yetenekler metinsel okumayla koşut yollarla öğrenilebilir. Alıştırma ve çalışmalar ile insanlar; farkına varma, yorumlama ve diğer görsel biçimlerin anlamsal ve dizimsel ayrımını kullanabilme yeteneklerini geliştirebilirler. Görsel okuma becerisi, imajların kullanılmasında, analizinde ve üretiminde ömür boyu daha kolay ve zevkli bir öğrenme yaklaşımını da beraberinde getirir. Bu doğrultuda, görseller ve çoklu ortam araçları basılı ve tek düze harflerden oluşan metinlerin kullanıldığı tek ortam olan okulları, öğrencinin ilgisini çekecek ve onları motive edecek biçimde yeniden inşa etme şansı vermesi açısından oldukça önemlidir. Görseller ve çoklu ortam araçlarıyla donatılan sınıflar, günümüz öğrencisinin dünyasına yaklaşan, ona, yaşamı olduğu biçimiyle sunan bir ortam sağlar ve onu, ait olduğu zaman diliminin gereklerine göre eğitme şansını eğitimcilere sunar. Bölüm Çalışma Soruları 1. “………………………………….”, bilgiyi etkili kullanabilmek amacıyla, gerek yazılı gerekse de görsel medya ürünlerini tanıyabilme, istenilen bilgiyi bulabilme, değerlendirebilme ve seçebilme becerisi olarak tanımlanabilir.” sözcesindeki boşluğa gelmesi gereken kavram aşağıdakilerden hangisidir? a) Bilgi okuryazarlığı b) Kütüphane okuryazarlığı c) Ekolojik okuryazarlık d) Yasa okuryazarlığı e) Dil okuryazarlığı 2. “…………………., elektronik ortamda yer alan iletileri anlamlandırma ve elektronik ortama yönelik ileti oluşturma süreci olarak tanımlanabilir.” sözcesindeki boşluğa gelmesi gereken kavram aşağıdakilerden hangisidir? a) Elektronik okuryazarlık b) Dil okuryazarlığı c) Görsel okuryazarlık d) Bilgi okuryazarlığı e) Çevre okuryazarlığı 3. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Reynolds Myers (1985)’e göre görsel okuryazarlık kuramının ilkelerinden biri olamaz? a) Görsel dil yeteneği, sözel dil gelişiminden önce gelişmektedir ve sözel dile hizmet etmektedir. b) Görsel dil yeteneğinin gelişimi, öğrenenin nesnelerle, imgelerle ve beden diliyle olan etkileşimine bağlıdır. c) Görsel dil gelişiminin düzeyi, öğrenenin çok çeşitli ve zengin nesneler, imgeler ve beden dilinden oluşan çevre ile etkileşim derecesine bağlıdır. d) Görsel dil gelişiminin düzeyi, öğrencinin nesneler, görsel imgeler ve beden dili yaratmak için kullanacağı ekipman ve işlemlerin katılımıyla artmaktadır. e) Görsel dil gelişiminin düzeyi, öğrencinin nesneler, görsel imgeler ve beden dili yaratmak için kullanacağı ekipman ve işlemlerin katılımıyla azalmaktadır. 4) Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Uluslararası Görsel Okuryazarlık Derneği (1968) (The International Visual Literacy Association) ‘nın görsel okuryazarlık betimlemelerinden biri değildir? a) Bir insanın görme yeteneğini, görme ve diğer duyu organları ile bütünleştirerek geliştirmesi b) Görsel imgelerle iletişimi yorumlama yeteneğinin öğrenilmesi ve görsel imgeler kullanarak mesaj oluşturulması c) Sözlü dili görsel imgeye dönüştürme ve tam tersini yapabilme yeteneği d) Görsel ortamda görsel bilgiyi değerlendirmek için araştırma yapabilme yeteneği e) Yazılı dili görsel imgeye dönüştürme ve tam tersini yapabilme yeteneği