Sözlü dil gerçeği anlamlandırmaya çalışan insanın başvurduğu tek iletişim düzeneği
değil, sadece en fazla başvurduğu düzenek olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk olarak mağara
resimleriyle başladığı düşünülen okuma-yazma uğraşında insanoğlu 20. Yüzyılın ortalarına
gelinceye kadar yeniden resimleri kullanmayı ve görsel bir iletişim sağlamayı düşünmemiştir.
Geleneksel anlamıyla okuryazarlık (literacy) kavramı, daha çok yazılı simgeleri okuyup
anlamayı ifade etmektedir. Yazılı simgelerin okunması, anlaşılması ve aktarılması, yaygın
anlamda bir temel beceri edinimini anlatır. Oysa günümüzde okuryazar kavramını ikiye bölüp
incelemek gerekir, çünkü gerek yazılı simgelere gerekse kitle iletişim metinlerini/yayınlarını
yazmaktan çok okuyan (izleyen, dinleyen, bunlara bakan vb.) bir okuryazar tipiyle karşı
karşıyayız.
Günümüzde, görsellerle kuşatılmış bir dünyada yaşayan, öğrenciler (ya da öğretmenler,
öğretim üyeleri ve yöneticiler) doğal bir şekilde sahip oldukları görsel okuma yeteneklerinin
anlamının tam olarak farkında değillerdir. Oysa görsel okuma, anlama yeteneği, yaratma
yeteneği ve kültürel işaretler taşıyan imajları, nesneleri ve görülebilir hareketleri kullanmayı
gerektirir. Bu bağlamda, görsel okuryazarlık, görsel okuma becerisi, imajların kullanılasında,
analizinde ve üretiminde ömür boyu daha kolay ve zevkli bir öğrenme yaklaşımını da
beraberinde getirirken medya okuryazarı olmanın da gereklerinden biridir.
Bilgi kaynaklarında ve bireyi çevreleyen kültürde yaşanan değişmeler eğitim-öğretim
etkinliklerinin merkezinde yer alan en önemli öge öğrencidir. Günümüz öğrencileri için dünya
bir görüntü kaynağı haline dönüşmektedir. 21. yüzyılın gelişen teknolojileri ve kültürü –biraz
tartışmalı da olsa- önceki nesle göre daha çok görsel okuyan görsel bir öğrenci üretmektedir.
Günümüzde, “You-Tube”, “Facebook” ve benzeri siteler, bir gün içerisinde milyonlarca insan
tarafından ziyaret edilmekte; “Google” gibi arama motorlarında yapılan arama sayısı yüz
milyonları bulabilmektedir. Bu nedenle, geleneksel anlamda okumak gün geçtikçe dinleme ve
izleme karşısında güç kaybetmektedir. Öğrenciler arasında okunanlardan çok izlenenlere dair
tartışmalar yaşanmaktadır. Çağımız insanı için kritik soru artık “Gördün mü?” dür.
Günümüzde, görsellerle kuşatılmış bir dünyada yaşayan, öğrenciler (ya da öğretmenler,
öğretim üyeleri ve yöneticiler) doğal bir şekilde sahip oldukları görsel okuma yeteneklerinin
anlamının tam olarak farkında değillerdir. Oysa görsel okuma, anlama yeteneği, yaratma
yeteneği ve kültürel işaretler taşıyan imajları, nesneleri ve görülebilir hareketleri kullanmayı
gerektirir. Bu yetenekler metinsel okumayla koşut yollarla öğrenilebilir. Alıştırma ve çalışmalar
ile insanlar; farkına varma, yorumlama ve diğer görsel biçimlerin anlamsal ve dizimsel ayrımını
kullanabilme yeteneklerini geliştirebilirler. Görsel okuma becerisi, imajların kullanılmasında,
analizinde ve üretiminde ömür boyu daha kolay ve zevkli bir öğrenme yaklaşımını da
beraberinde getirir.
Bu doğrultuda, görseller ve çoklu ortam araçları basılı ve tek düze harflerden oluşan
metinlerin kullanıldığı tek ortam olan okulları, öğrencinin ilgisini çekecek ve onları motive
edecek biçimde yeniden inşa etme şansı vermesi açısından oldukça önemlidir. Görseller ve
çoklu ortam araçlarıyla donatılan sınıflar, günümüz öğrencisinin dünyasına yaklaşan, ona,
yaşamı olduğu biçimiyle sunan bir ortam sağlar ve onu, ait olduğu zaman diliminin gereklerine
göre eğitme şansını eğitimcilere sunar.
Bölüm Çalışma Soruları
1. “………………………………….”, bilgiyi etkili kullanabilmek amacıyla, gerek
yazılı gerekse de görsel medya ürünlerini tanıyabilme, istenilen bilgiyi bulabilme,
değerlendirebilme ve seçebilme becerisi olarak tanımlanabilir.” sözcesindeki boşluğa
gelmesi gereken kavram aşağıdakilerden hangisidir?
a) Bilgi okuryazarlığı b) Kütüphane okuryazarlığı
c) Ekolojik okuryazarlık d) Yasa okuryazarlığı
e) Dil okuryazarlığı
2. “…………………., elektronik ortamda yer alan iletileri anlamlandırma ve
elektronik ortama yönelik ileti oluşturma süreci olarak tanımlanabilir.” sözcesindeki
boşluğa gelmesi gereken kavram aşağıdakilerden hangisidir?
a) Elektronik okuryazarlık b) Dil okuryazarlığı
c) Görsel okuryazarlık d) Bilgi okuryazarlığı
e) Çevre okuryazarlığı
3. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Reynolds Myers (1985)’e göre görsel
okuryazarlık kuramının ilkelerinden biri olamaz?
a) Görsel dil yeteneği, sözel dil gelişiminden önce gelişmektedir ve sözel dile hizmet
etmektedir.
b) Görsel dil yeteneğinin gelişimi, öğrenenin nesnelerle, imgelerle ve beden diliyle olan
etkileşimine bağlıdır.
c) Görsel dil gelişiminin düzeyi, öğrenenin çok çeşitli ve zengin nesneler, imgeler ve
beden dilinden oluşan çevre ile etkileşim derecesine bağlıdır.
d) Görsel dil gelişiminin düzeyi, öğrencinin nesneler, görsel imgeler ve beden dili
yaratmak için kullanacağı ekipman ve işlemlerin katılımıyla artmaktadır.
e) Görsel dil gelişiminin düzeyi, öğrencinin nesneler, görsel imgeler ve beden dili
yaratmak için kullanacağı ekipman ve işlemlerin katılımıyla azalmaktadır.
4) Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Uluslararası Görsel Okuryazarlık Derneği
(1968) (The International Visual Literacy Association) ‘nın görsel okuryazarlık
betimlemelerinden biri değildir?
a) Bir insanın görme yeteneğini, görme ve diğer duyu organları ile bütünleştirerek
geliştirmesi
b) Görsel imgelerle iletişimi yorumlama yeteneğinin öğrenilmesi ve görsel imgeler
kullanarak mesaj oluşturulması
c) Sözlü dili görsel imgeye dönüştürme ve tam tersini yapabilme yeteneği
d) Görsel ortamda görsel bilgiyi değerlendirmek için araştırma yapabilme yeteneği
e) Yazılı dili görsel imgeye dönüştürme ve tam tersini yapabilme yeteneği
