1995 yılında Metin Kazancı tarafından yapılan çalışmada, kurumsal iletişimin hedef kitlenin tutum ve inançlarını etkilemek için kullandığı araçlar; gazeteler, dergiler, radyo, televizyon, film, festival, sergi, tören, internet ve intranet olarak sıralanmıştır.
Filiz Balta Peltekoğlu'nun 1998 yılındaki çalışmasına göre, kurumsal iletişimin üçüncü adımı olan aksiyon sürecinde, işletmenin politika, ürün ve hizmetlerinde hedef kitleyle uyum sağlamak için yapılması gereken değişiklikler hareket planına dökülür.
Sosyal psikolog Freedman'ın 1993 yılındaki kuramına göre tutum değişikliği için dört koşul şarttır: Güçlü iletişim, inanılabilir kaynak, değişime dirençli olmayan hedef kitle ve süreci kolaylaştırıcı ortamsal değişkenler.
Ken Cooper, tutarlı bir izlenim oluşturabilmek için yedi temel görünümün (fiziksel, işlevsel, etiksel, davranışsal, uzamsal, süremsel ve güzelduyusal) kendi içlerinde ve birbirleriyle tam bir uyum içinde olması gerektiğini savunmuştur.
1973 tarihli Grolier-Webster sözlüğünde imaj (izlenim); bir birey veya kurumun felsefesi, değerleri ve prosedürlerinin kamusal izlenimlerinin bileşkesi ve mevcut olmayan bir şeyin zihinsel temsili olarak tanımlanmıştır.
Antropolog Hall'a göre kültür; duyguları belli etme, düşünce tarzı, hareket şekilleri, problem çözme yöntemleri, ekonomi, yönetim ve ulaştırma sistemlerinin nasıl işlediği ve bir arada tutulduğu ile doğrudan ilintilidir.
Kitapta verilen McDonald's örneğine göre, tüketiciler bir kurumla doğrudan etkileşime girmemiş olsalar bile, sektörel ön yargılar, kulaktan kulağa yayılan bilgiler veya görsel semboller nedeniyle marka hakkında olumsuz bir imaja sahip olabilirler.