← Ünite 5

Ünite 5: Medya Okuryazarlığını Önemli Kılan Başlıca KoşullarNe Öğrendik?

Ders kitabının ünite sonundaki kendi özeti — yazarın “bu bölümde şunları anlattık” dediği metin. Bizim hazırladığımız kapsamlı Özet’ten farklı olarak kitabın kendi cümleleridir.

Bu bölümde, Medya Okuryazarlığını önemli ve gerekli kılan başlıca koşullara değinilmiştir. Bölüm Çalışma Soruları 1) “Gerçekte bilgisayar teknolojilerinin getirdiği olanaklarla bilgi çağını yaşadığımızı düşünsek de, …………………………….bilgi çağının başlangıcını matbaanın icadına kadar götürmektedir.” tümcesindeki boşluğa aşağıdaki isimlerden hangisi gelmelidir? a) Postman b) Potter c) McLuhan d) Chomsky e) Habermas 2) RTÜK tarafından yapılan açıklamaya göre Türkiye'de televizyon izleme oranı günde kaç saatir? a) 5-6 saat b) 4-5 saat c) 3-4 saat d) 1-2 saat e) 2-3 saat 3) İletileri çözümlemeden almak, kendimiz ya da çevremiz hakkında bir dizi çarpık ya da yanlış inançlar geliştirmemize neden olur. Potter (1998) dört tür genel inancı ele almıştır. Aşağıdakilerden hangisi yanlış ifade edilmiştir? a) Abartılan sorunlara yönelik inanç b) Kutuplaşan inançlar c) Olumlu etkilere odaklı inanç d) Medyayı suçlayıcı tutum e) Olumsuz etkilere odaklı inanç 4) “Medyanın ticari yönü, Postman ve Powers'in (1992) kaleme aldıkları, ………………………………………………… başlıklı kitabın kapağında ilginç bir biçimde yansıtılmıştır.” tümcesindeki boşluğa aşağıdaki hangi yapıt adı gelmelidir? a) Televizyon Haberleri Nasıl İzlenir? b) Teknopoli Yeni Dünya Düzeni c) Çocukluğun Yok Oluşu d) Televizyon: Öldüren Eğlence e) Gösteri Toplumu 5) Türkiye'de Okuma ve İzleme Oranlarına ilişkin aşağıdaki seçeneklerden hangisi yanlıştır? a) Dergi okuma oranı % 4 b) Kitap okuma oranı % 45 c) Gazete okuma oranı % 22 d) Radyo dinleme oranı %25 e) Televizyon izleme oranı %94 YANITLAR: 1.a, 2.b, 3.c, 4.a, 5.b Doğru ya da Yanlış olarak belirtiniz: 1) Abdurrahman Şahin’e göre, kuşkunun iki türü vardır. Bunlardan ilki olan Yüksek düzey kuşkuculuk okuryazarlık düzeyi düşük olan ve doğrudan medyayı suçlamayı tercih edenlerin işidir. Bu kişiler sorumluluk alarak kendi düşüncelerini temellendirecek kanıtları arama yoluna gitmezler; doğrudan medyayı suçlarlar ya da başka günah keçileri üretirler. 2) Abdurrahman Şahin’e göre, kuşkunun iki türü vardır. Bunlardan en doğru olanı Temelsiz kuşkuculuk sergilemektir. Bu şekilde davranan kişiler, medyayı suçlamak için birçok gerekçe sayabilir, dezenformasyonu tanıyabilir, propaganda tekniklerini saptayabilir, karmaşık olayların yüzeysel biçimde işlenmesini tanıyabilir, çarpırmalara dikkat çekebilir. Kısacası bu kişiler olaylara siyah/beyaz ve iki kutuplu olarak bakmazlar, aralardaki bulanık alanlardaki önemli ve anlamlı bilgileri görmeye çalışırlar. 3) Yazılı materyaller için nasıl ki okuma/yazma becerisine gereksinim duyuyorsak, günümüzde sıklıkla kullanılan görsel iletiler için de okuma/yazma becerilerimizi de geliştirmeye gereksinim var. Bu alan Bilgi Okuryazarlığı olarak ifade edilmektedir. 4) Okuma-yazma becerisi olan kişiler sadece iki kutuplu bakarak, kendilerini yüksek görünüşlü etkilere (cinayet işlemek, banka soymak gibi) odaklamazlar; toplumsal normların kayması, tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve fizyolojik etkiler gibi dolaylı ve uzun dönemli etkileri de göz önüne alırlar. 5) Davranış, birikimli bir sürecin sonunda gerçekleşir. Bu birikimli süreç, kaynaklarda Ekme Kuramı biçiminde de ifade edilmiştir. YANITLAR: 1) Yanlış; Doğru Yanıt: Temelsiz kuşkuculuk 2) Yanlış; Doğru Yanıt: Temellendirilmiş kuşkuculuk 3) Yanlış; Doğru Yanıt: Görsel Okuryazarlık 4) Yanlış; Doğru Yanıt: Medya Okuryazarlığı becerileri yüksek olan kişiler 5) Yanlış; Doğru Yanıt: Damla Hipotezi