Özet
← Ünite 13

Ünite 13: İşsizlik ve İşsizlikle Mücadele Politikaları — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

113.1. İşsizlik Kavramı ve Tanımı

Çalışmak, insanın refah içinde mutlu yaşamasının, gereksinimlerini karşılamasının ve birey olma yetkinliğini geliştirilmesinin ön koşuludur. Geçmişte işsizlik kabiliyetsizlik veya tembellik olarak görülürken, günümüzde toplumların iktisadi yapısına dayalı küresel ve kronik bir sorun olarak kabul edilmektedir. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında Fordist üretimle artan istihdam, 1973 ve 1979 enerji krizleriyle düşmüş, talep daralmaları işsizliği kronikleştirmiştir.

İşsizliğin tanımı konusunda farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. TÜİK işsizliği; referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan, son 3 ay içinde iş arama kanallarından en az birini kullanan ve 15 gün içinde işbaşı yapabilecek durumda olan çalışma çağındaki kişileri kapsayacak şekilde tanımlamaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ise işsizlik için üç temel standart belirlemiştir: referans döneminde bir saat bile çalışmamış olmak, son altı ay içinde iş aramak ve 15 gün içinde işbaşı yapmaya hazır olmak.

İşsizlik bireysel, ekonomik ve toplumsal açıdan yıkıcı etkilere sahiptir. Bireysel açıdan gelir kaybı, sosyal statü yitimi, özgüven kaybı, psikolojik rahatsızlıklar ve intihar eğilimini tetikler. Ekonomik açıdan emek faktörünün stok edilememesi nedeniyle atıl kalması büyük bir üretim kaybıdır. Toplumsal açıdan ise boşanmaların artması, aile birliğinin bozulması, gelir dağılımının bozulması, haksız kazanç ve suç oranlarında ciddi artışlara yol açarak toplumsal huzuru tehdit eder.

213.1.2. ve 13.1.3. İşsizliğin Nedenleri

İşsizliğe yol açan temel faktörlerin başında nüfus dinamikleri gelmektedir. Genç nüfus yapısına sahip, yatırım ve eğitim olanakları sınırlı gelişmekte olan ülkelerde emek arzı fazlası işsizliği tetiklerken, nüfusu yaşlanan gelişmiş ülkelerde ise düşük tüketim talebi (deflasyonist eğilimler) ve artan bağımlılık oranı işsizlik sorununu derinleştirmektedir. Ekonomik krizler, girdi fiyatlarındaki artışlar, talep daralmaları ve sermayenin başka ülkelere kayması da işletmelerin istihdamı daraltmasına neden olur.

Teknolojik gelişmeler ve yalınlaşma süreci, üretimde emeğin yerine makine ikame edilmesini zorunlu kılmıştır. Yalınlaşma; değer yaratmayan faaliyetlerin dışlanmasını, minimum işçi ile üretimi ve ileri otomasyon sistemlerinin kullanımını savunur. Bu durum kısa vadede teknolojik ve yapısal işsizliğe yol açar. Ayrıca katı hukuki yaptırımlar, işletmelere binen kıdem tazminatı, kreş zorunluluğu gibi maliyetler yüzünden işverenleri kayıt dışı istihdama itmektedir.

Kadın istihdamı sorunu, toplumsal cinsiyet rolleri, ev ve bakım yüklerinin kadınlara yıkılması, işyerinde mobbing ve ayrımcılık gibi engeller nedeniyle istenen düzeyde değildir. Sendikalar ise toplu pazarlık yoluyla verimlilik artışına dayanmayan aşırı ücret artışları sağladıklarında işletme karlarını düşürerek ve teknolojinin ikamesini hızlandırarak dolaylı yoldan işsizliğe etki edebilmektedir.

313.1.4. İşsizliğin Türleri

İşsizlik türleri temel olarak açık işsizlik ve gizli işsizlik olarak ikiye ayrılır. Açık işsizlik, gayri iradi bir durum olup, bireyin cari ücret düzeyinde çalışmak istemesine ve iş aramasına rağmen bulamamasıdır. Açık işsizlik altı alt başlıkta incelenir: Tesadüfî işsizlik (belli bir yere/zamana bağlı olmayan kısa süreli işsizlik), Mevsimlik işsizlik (tarım, turizm ve inşaat gibi mevsimsel dalgalanmalardan kaynaklanan), Friksiyonel/Geçici işsizlik (iş değiştirenlerin veya ilk kez iş arayanların yeni iş bulana kadar geçen sürede yaşadığı, %1-3 arası kabul edilebilir oranlardaki işsizlik).

Açık işsizliğin diğer türleri ise yapısal, teknolojik ve konjonktüreldir. Yapısal işsizlik (strüktürel), ekonomik yapının ve toplam talebin değişmesiyle işgücü arz ve talebinin uyumsuzluğundan kaynaklanır (niteliksiz işgücü fazlası). Teknolojik işsizlik, üretimde makineleşmenin emeğin yerine geçmesiyle ortaya çıkar. Konjonktürel (devresel) işsizlik ise ekonomik daralma ve resesyon dönemlerinde efektif iş talebinin yetersiz kalmasından doğar.

Gizli işsizlik ise işçinin tam süreli bir işte çalışmasına rağmen üretime katkısının olmaması veya çok düşük olması durumudur. İşgücü verimliliğine bağlı gizli işsizlik; tam gizli işsizlik (marjinal verimliliğin sıfır olduğu tarım veya şişkin kamu istihdamı) ve nispi gizli işsizlik (verimliliğin en düşük sınırın altında kalması veya kısmi süreli çalışma) olarak ayrılır. Uzun süre iş bulamadığı için iş bulma ümidini yitiren gücenmiş/ümidi kırılmış işsizler de gizli işsizlik kapsamında değerlendirilir.

413.2. İstihdam Politikaları: Aktif ve Pasif Politikalar

İşsizlikle mücadelede politikalar aktif ve pasif olmak üzere iki ana kategoride değerlendirilir. Aktif istihdam politikaları, işsizlerin istihdam edilebilirliklerini artırmayı, işgücü arzı ile talebini uyumlaştırmayı ve iş arayanlarla işverenleri doğrudan eşleştirmeyi hedefler. İlk defa İsveçli iktisatçılar G. Rehn ve R. Meidner tarafından tanımlanan aktif politikalar; kamu istihdam hizmetleri (İŞKUR vb.), işgücü eğitimi programları (mesleki eğitim, beceri kazandırma) ve iş yaratma programlarından (ücret sübvansiyonları, doğrudan kamu istihdamı, kendi işini kurma desteği) oluşur.

Aktif istihdam politikalarında 'rezervasyon ücreti' ve 'dezavantajlı işgücü' kavramları kritik öneme sahiptir. Rezervasyon ücreti, bireyin çalışmayı çalışmamaya tercih ettiği minimum ücret düzeyidir. Gençler, kadınlar, yaşlılar ve engelliler gibi dezavantajlı grupların işgücü piyasasına entegrasyonu aktif programlarla sağlanır. Ayrıca küreselleşme ile birlikte işgücü piyasalarında esneklik (sayısal, işlevsel, ücret, çalışma sürelerinde esneklik ve uzaklaştırma stratejileri) kavramı ön plana çıkmıştır.

Pasif istihdam politikaları ise işsizlik sorununun sonuçlarını onarmayı, işsizlere belirli bir ekonomik güvence ve gelir desteği sağlamayı amaçlar. Temel araçları işsizlik sigortası, işsizlik yardımları ve çalışma paylaşımıdır. İşsizlik sigortası zorunlu prim ödeme esasına dayalıyken, işsizlik yardımları primsiz olup devlet tarafından muhtaçlık testine göre karşılanır. Çalışma paylaşımı ise kıt istihdam olanaklarını çalışma sürelerini kısaltarak veya erken emeklilikle daha geniş kitlelere dağıtma politikasıdır.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250