Özet
← Ünite 4

Ünite 4: Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

1Türkiye'nin Yönetim Yapısı ve Başkent Teşkilatı

Türkiye Cumhuriyeti'nin idari yapısı, Anayasa'da belirtilen merkezden yönetim ve yerinden yönetim olmak üzere iki temel esasa dayanmaktadır. Merkezden yönetim ilkesi çerçevesinde oluşturulan ve devletin merkezinde konumlanan teşkilatlara genel olarak merkezi yönetim adı verilir. Bu merkezi idare yapısı kendi içinde başkent teşkilatı ve taşra teşkilatı olmak üzere iki ana birime ayrılmaktadır. Yerinden yönetim ilkesine göre kurulan yapılar ise yer yönünden yerinden yönetimler (il özel idaresi, belediye, köy gibi mahalli idareler) ve hizmet yönünden yerinden yönetimler (üniversiteler, TRT, KİT'ler gibi) şeklinde ikili bir ayrıma tabi tutulur.

Merkezi yönetimin başkent teşkilatı, devletin genel politika ve yürütme işlerinin karara bağlandığı en üst düzey yönetim merkezidir. Bu teşkilatın en tepesinde yürütme organını temsil eden Cumhurbaşkanı ve Bakanlıklar yer alır. Cumhurbaşkanı ve bakanların sadece idari görevleri bulunmamakla birlikte, aynı zamanda ülkenin genel gidişatını belirleyen siyasi görevleri de mevcuttur. Başkent teşkilatında ayrıca Cumhurbaşkanlığına ve bakanlıklara çeşitli konularda uzmanlık bilgisi sunan, öneri, görüş ve tavsiyelerde bulunan yardımcı kuruluşlar da faaliyet göstermektedir.

2018 yılında yürürlüğe giren anayasa değişiklikleri ile birlikte Türkiye'nin yönetim sisteminde köklü bir dönüşüm yaşanmıştır. Bu değişikliklerle yürütme yetkisi ve görevi tamamen Cumhurbaşkanına verilmiş, Bakanlar Kurulu ve Başbakanlık makamı kaldırılarak tek başlı bir yürütme yapısı benimsenmiştir. Bu yeni dönemde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği de kaldırılarak, Cumhurbaşkanı doğrudan idari teşkilatın en üst amiri ve yürütmenin tek yetkilisi konumuna getirilmiştir.

2Cumhurbaşkanının Görev ve Yetkileri ile Kararname Çıkarma Gücü

2018 anayasa değişikliği ile birlikte Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerine ilişkin geçmişte uygulanan yasama, yürütme ve yargı şeklindeki klasik üçlü tasnif kaldırılmıştır. Cumhurbaşkanı, Devletin başı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk Milletinin birliğini temsil eder. Anayasa'nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli, uyumlu ve kesintisiz bir şekilde çalışmasını temin etmekle yükümlüdür. Gerekli gördüğü durumlarda yasama yılının ilk günü TBMM'de açılış konuşması yapar ve ülkenin iç ile dış siyaseti hakkında Meclise yazılı veya sözlü mesajlar gönderir.

Yürütme yetkisinin yegane sahibi olan Cumhurbaşkanı, kanunları yayımlar veya tekrar görüşülmek üzere TBMM'ye geri gönderir. Kanunların ya da TBMM İçtüzüğünün Anayasa'ya şekil veya esas bakımından aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'nde iptal davası açma yetkisine sahiptir. Ayrıca Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar, görevlerine son verir; üst kademe kamu yöneticilerini atama usul ve esaslarını belirleyerek atamalarını gerçekleştirir. Yabancı devletlere Türkiye'nin temsilcilerini gönderir, yabancı temsilcileri kabul eder ve milletlerarası andlaşmaları onaylayıp yayımlar.

Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBK) çıkarabilir. Ancak bu yetki sınırsız değildir; Anayasa'da yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile siyasi haklar kararnamelerle düzenlenemez. Anayasa'da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen veya kanunda açıkça düzenlenen konularda kararname çıkarılamaz. Kanun hükümleri ile kararname hükümleri çelişirse kanun uygulanır; TBMM'nin aynı konuda kanun çıkarması halinde ise ilgili kararname hükümsüz kalır. Ayrıca kanunların uygulanmasını sağlamak amacıyla kanunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler de çıkarabilir.

3Cumhurbaşkanının Cezai Sorumluluğu ve Soruşturma Süreci

2018 yılındaki anayasa değişikliği öncesinde Cumhurbaşkanı sadece vatana ihanet suçlamasıyla ve çok zorlu meclis çoğunluklarıyla suçlandırılabilirken, yeni sistemde Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen tüm suçlar için cezai sorumluluk esası getirilmiştir. Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğunun (301 milletvekili) vereceği önergeyle soruşturma açılması talep edilebilir. Meclis bu önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün (360 milletvekili) gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir.

Soruşturma açılması kararlaştırıldıktan sonra, Meclisteki siyasi partilerin güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı aday arasından ad çekme (kura) yöntemiyle 15 kişilik bir soruşturma komisyonu kurulur. Komisyon, soruşturma raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar; bitirilemezse bir aylık kesin ek süre verilir. Rapor dağıtıldıktan sonra 10 gün içinde Genel Kurulda görüşülür ve TBMM üye tamsayısının üçte ikisinin (400 milletvekili) gizli oyuyla Cumhurbaşkanının Yüce Divana sevk edilmesine karar verilebilir.

Yüce Divan yargılaması Anayasa Mahkemesi tarafından yürütülür ve üç ay içinde tamamlanır; yetmezse bir defaya mahsus üç aylık ek süre verilir. Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanı, bu süreçte TBMM veya Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yenilenmesi kararı (seçim kararı) alamaz. Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının görevi kendiliğinden sona erer. Bu cezai sorumluluk usulü, Cumhurbaşkanının görevi bittikten sonra da görev süresinde işlediği iddia edilen suçlar için aynen uygulanmaya devam eder.

4Cumhurbaşkanı Yardımcıları, Vekalet Müessesesi ve Bakanlar

Cumhurbaşkanı, seçildikten sonra dilediği sayıda Cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilir. Cumhurbaşkanlığı makamının ölüm, istifa veya diğer nedenlerle boşalması halinde kırk beş gün içinde yeni Cumhurbaşkanı seçimi yapılır. Bu süre zarfında en yaşlı veya görevlendirilen Cumhurbaşkanı yardımcısı makama vekalet eder ve Cumhurbaşkanına ait tüm yetkileri kullanır. Genel seçime bir yıl veya daha az kalmışsa TBMM seçimi de yenilenir; bir yıldan fazla kalmışsa seçilen kişi kalan süreyi tamamlar ve bu süre dönem sınırından sayılmaz.

Cumhurbaşkanının hastalık, yurt dışına çıkma gibi geçici nedenlerle görevinden ayrılması durumunda da Cumhurbaşkanı yardımcısı vekalet görevini üstlenir. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip kişiler arasından doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevden alınır. TBMM üyeleri (milletvekilleri) bu görevlere atanırlarsa milletvekillikleri sona erer. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, TBMM önünde andiçerek göreve başlarlar ve doğrudan Cumhurbaşkanına karşı sorumludurlar.

Bakanlar ve yardımcılar hakkında görevleriyle ilgili suç işledikleri iddiasıyla TBMM'de soruşturma açılması süreci, Cumhurbaşkanı için öngörülen usulle birebir aynıdır (salt çoğunluk önergesi, beşte üç kararı, 15 kişilik komisyon ve üçte iki ile Yüce Divana sevk). Görevleriyle ilgili olmayan kişisel suçlarında ise yasama dokunulmazlığı hükümlerinden yararlanırlar. Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teşkilat yapıları ise tamamen Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenmektedir.

5Devlet Denetleme Kurulu (DDK) Yapısı ve İşleyişi

Devlet Denetleme Kurulu (DDK), doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamına bağlı bir üst denetim organıdır. Kurul, kendi kararıyla veya kendiliğinden (re'sen) harekete geçemez; yalnızca Cumhurbaşkanının talimatı ve isteği üzerine inceleme, araştırma, idari soruşturma ve denetleme faaliyetlerini yürütür. 2018 yılındaki anayasa değişikliği ile kurula ilk kez "idari soruşturma" yapma yetkisi de tanınmıştır. Kurulun temel amacı, idarenin hukuka uygunluğunun, düzenli, verimli ve geliştirilerek yürütülmesinin sağlanmasıdır.

DDK'nın denetim alanı oldukça geniştir. Tüm kamu kurum ve kuruluşları, sermayesinin yarısından fazlasına bu kurumların katıldığı her türlü ortaklık ve kuruluş, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları (odalar, barolar vb.), işçi ve işveren meslek kuruluşları (sendikalar) ile kamuya yararlı dernek ve vakıflar kurulun denetim yetkisi kapsamındadır. 2018 değişikliği öncesinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) kurulun görev alanı dışındayken, yapılan değişiklikle TSK da denetim alanına dahil edilmiştir. Günümüzde DDK'nın görev alanı dışında kalan tek yapı bağımsız yargı organlarıdır.

Devlet Denetleme Kurulu kararları ve raporları gizlilik esasına tabidir. Yapılan denetim ve soruşturmaların sonuçları bir rapor halinde doğrudan Cumhurbaşkanına sunulur. 2018 yılındaki değişiklikten önce kurul başkanı mutlaka kurul üyeleri arasından seçilmek zorundayken, bu zorunluluk kaldırılarak başkan ve üyelerin tamamının doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından serbestçe atanması esası getirilmiştir. Ayrıca kurulun işleyişi, üyelerin görev süreleri ve özlük hakları artık kanunla değil, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenmektedir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250