Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium
Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilatında, başkentte yer alan en üst düzey yürütme makamları olan Cumhurbaşkanlığına ve bakanlıklara belirli uzmanlık alanlarında görüş bildirmek, öneriler sunmak ve tavsiyelerde bulunmak üzere yapılandırılmış 'yardımcı kuruluşlar' yer almaktadır. Bu kuruluşlar, merkezi yönetimin karar alma süreçlerini rasyonelleştirmek, teknik ve hukuki hataları en aza indirmek amacıyla kurulmuşlardır. Yardımcı kuruluşların bir kısmı sadece belirli bir bakanlık bünyesinde faaliyet gösterirken (Milli Eğitim Şurası, Yüksek Askeri Şura veya Sağlık Şurası gibi), bir kısmı ise doğrudan merkezi yönetimin tamamına hitap eden genel nitelikteki kurumlardır. Bu genel nitelikteki en önemli üç yardımcı kuruluş Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Danıştay ve Sayıştay'dır.
Başkentteki yardımcı kuruluşların idari hukuk açısından kendilerine has ortak özellikleri mevcuttur. İlk olarak, bu kuruluşların devlet idaresinden ayrı, bağımsız bir kamu tüzel kişilikleri bulunmamaktadır; devlet tüzel kişiliği içerisinde yer alırlar. İkinci olarak, tüzel kişilikleri olmamasına rağmen, görevlerini tarafsız ve etkin bir şekilde yerine getirebilmeleri için kendilerine belli ölçüde özerk bir konum tanınmıştır. Bir bakanlık yapısı içinde veya ilişkisinde yer alsalar dahi, klasik hiyerarşik denetime ve bakanlık hiyerarşisine tabi değildirler.
Üçüncü olarak, bu kuruluşlar tamamen uzmanlık esasına göre yapılandırılmıştır ve bünyelerinde kendi alanlarında yetkin uzman personel istihdam edilir. Dördüncü olarak, bireysel kararlar yerine kurul halinde, yani kolektif bir iradeyle çalışırlar. Beşinci olarak, ürettikleri kararların ve sundukları raporların çok büyük bir kısmı nihai veya icrai olmayıp, yürütme organı için yol gösterici, danışma (istişari) niteliğindedir. Son olarak, bu üç temel yardımcı kuruluşun tamamı anayasal statüye sahip olup, 1982 Anayasası'nda açıkça düzenlenmişlerdir.
Milli Güvenlik Kurulu, ilk defa 1961 Anayasası ile Türk kamu yönetimi sistemine dahil edilmiş, 1982 Anayasası'nda da varlığını koruyarak kapsamlı bir şekilde düzenlenmiştir. Anayasa'ya göre, devletin milli güvenliğinin sağlanmasından ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt savunmasına hazırlanmasından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) karşı doğrudan Cumhurbaşkanı sorumludur. Başkomutanlık makamı, TBMM'nin manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil edilir. Genelkurmay Başkanı ise Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaş halinde Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir ve doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanır.
Milli Güvenlik Kurulu'nun temel görevi; devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili tavsiye kararları almak ve gerekli koordinasyonun sağlanması konusundaki görüşlerini Cumhurbaşkanına bildirmektir. Kurulun, devletin varlığı, bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve toplumun huzurunun korunması amacıyla alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere dair kararları Cumhurbaşkanı tarafından değerlendirilir. Kurulun üyeleri; Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcıları, Genelkurmay Başkanı, Adalet, Milli Savunma, İçişleri ve Dışişleri Bakanları ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlarından oluşmaktadır. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ise kurulun sekreterlik hizmetlerini yürütür, toplantılara katılır fakat oy hakkı bulunmaz.
Milli Güvenlik Kurulu normal şartlarda iki ayda bir toplanır, ancak gerekli görülen hallerde doğrudan Cumhurbaşkanının çağrısı ile de olağanüstü toplanabilir. Toplantılar Cumhurbaşkanının başkanlığında gerçekleştirilir; Cumhurbaşkanının katılamadığı durumlarda ise toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlık eder. Kurulun gündemi, Cumhurbaşkanı Yardımcıları ve Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate alınarak doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir. Kurul kararlarını oy çokluğuyla (çoğunlukla) alır; oylarda eşitlik olması durumunda ise Kurul Başkanının (Cumhurbaşkanı veya vekalet eden yardımcısının) bulunduğu tarafın görüşü kabul edilmiş sayılır.
Danıştay, tarihi kökenleri itibarıyla Osmanlı Devleti döneminde 1868 yılında kurulan 'Şurayı Devlet'e dayanmaktadır. Cumhuriyet döneminde de varlığını sürdüren Danıştay, sadece bir yüksek idari yargı organı değil, aynı zamanda yürütme organına inceleme ve görüş bildirme hizmeti sunan idari bir yardımcı kuruluştur. 1982 Anayasası'nın 155. maddesine göre Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme (temyiz) merciidir. Aynı zamanda kanunla gösterilen belirli davalara da ilk ve son derece mahkemesi sıfatıyla bakar. Günümüzde 2575 sayılı Danıştay Kanunu uyarınca teşkilatlanmış olan Danıştay, 10 daireden oluşmaktadır.
Danıştay'ın idari görevleri oldukça kritiktir. Bu görevler arasında; kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında düşüncesini bildirmek, Cumhurbaşkanlığı tarafından gönderilen işler hakkında görüş sunmak ve kanunlarla kendisine verilen diğer idari işleri yapmak yer alır. Danıştay'da idari işler ve uyuşmazlıklar sadece 'Birinci Daire' ile 'İdari İşler Kurulu' tarafından karara bağlanır. Danıştay'ın bünyesinde sadece bir adet idari daire (Birinci Daire) bulunurken, geri kalan 9 daire dava dairesi olarak görev yapar. Birinci Daire, bir başkan ve en az dört üyeden oluşur. İdari İşler Kurulu ise idari dairenin başkan ve üyeleri ile her yıl Danıştay Genel Kurulunca her dava dairesinden seçilecek bir başkan veya üyeden meydana gelir.
Danıştay üyelerinin seçim yöntemi anayasal güvenceye bağlanmıştır. Üyelerin dörtte üçü (3/4), birinci sınıf idari yargı hakim ve savcıları arasından Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından seçilirken; kalan dörtte biri (1/4) ise nitelikleri kanunda belirtilen kamu görevlileri arasından doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından seçilir. Danıştay Başkanı, Başsavcısı, başkanvekilleri ve daire başkanları ise kendi üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla ve gizli oyla dört yıllık bir süre için seçilirler. Görev süresi dolanların yeniden seçilmeleri mümkündür.
Sayıştay, mali denetim alanında faaliyet gösteren köklü bir kuruluştur. İlk olarak 1862 yılında 'Divan-ı Muhasebat' adıyla kurulmuş, 1876 Anayasası ile anayasal bir kimlik kazanmıştır. Cumhuriyet döneminde 1923 yılında yeniden yapılandırılan kurum, günümüzde 1982 Anayasası'nın yargı bölümünde düzenlenmiş olmasına rağmen, anayasal niteliği itibarıyla teknik anlamda bir mahkeme veya klasik yargı organı değildir; TBMM adına denetim yapan bir mali denetim ve hesap yargısı organıdır. Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının tüm gelir, gider ve mallarını denetlemek, sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevlidir.
Sayıştay'ın denetim alanı oldukça geniştir. Bakanlıklar, üniversiteler, özel bütçeli idareler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, belediyeler, il özel idareleri ve sosyal güvenlik kurumları bu denetimin içindedir. Ayrıca 2004 yılından itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) de Sayıştay denetimine tabi kılınmıştır. 2010 yılında kabul edilen 6085 sayılı yeni Sayıştay Kanunu ile birlikte, kapatılan Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nun görevleri Sayıştay'a devredilmiş; böylece KİT'ler, TRT, TOKİ, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ve Özelleştirme İdaresi'nin işlemleri de Sayıştay denetimi kapsamına alınmıştır.
Sayıştay denetimi, 'düzenlilik denetimi' ve 'performans denetimi' olmak üzere iki ana koldan oluşur. Düzenlilik denetimi, işlemlerin mevzuata uygunluğunu ve mali tabloların doğruluğunu incelerken; performans denetimi, idarelerin belirlediği hedeflere ulaşma derecesini ölçer. Sayıştay kesinlikle yerindelik denetimi yapamaz; idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak kararlar alamaz. Sayıştay mensupları; meslek mensupları (Başkan, daire başkanları, üyeler ve denetçiler), Başsavcı ve savcılar ile yönetim mensuplarından oluşur. Sayıştay Başkanı ve üyeleri TBMM Genel Kurulu tarafından gizli oyla beş yıllık bir süre için seçilir.