← Ünite 11
Siyasal Pazarlama

Ünite 11: Seçmen Davranışı ile İlgili Teorik Yaklaşımlar

1940 Columbia Üniversitesi Araştırması
Paul Lazarfeld öncülüğünde 1940 ABD Başkanlık Seçimleri sırasında gerçekleştirilen bu çalışma, seçmen davranışını sistematik olarak inceleyen ilk ampirik araştırmadır. 600 katılımcı üzerinde, biri seçim sonrası olmak üzere toplam 7 dalga halinde uygulanan panel tekniğiyle, propaganda faaliyetlerinin seçmen üzerindeki etkisi ilk kez boylamsal olarak izlenmiştir.
1952 Michigan Üniversitesi Araştırması
Angus Campbell ve ekibi tarafından 1952 ABD Başkanlık Seçimleri sürecinde yürütülen bu çalışmada, seçim öncesinde 2021 seçmene, seçim sonrasında ise aynı seçmenlerden 1614'üne ulaşılarak anket uygulanmıştır. Bu araştırma, psikolojik yaklaşımın (Michigan Ekolü) doğuşunu sağlamış ve literatüre 'partiyle özdeşleşme' kavramını kazandırmıştır.
Anthony Downs ve 1957 Rasyonel Modeli
Anthony Downs, 1957 yılında yayımladığı çalışmasında iktisat bilimindeki 'homo economicus' kavramını siyasete uyarlamıştır. Seçmenin tamamen kendi kişisel çıkarlarını maksimize etmek amacıyla rasyonel kararlar aldığını ve partilerin de sadece iktidar menfaatleri için yarışan çıkar grupları olduğunu savunarak rasyonel yaklaşımın temelini atmıştır.
Newman ve Sheth'in 1987 Tarihli Modeli
Newman ve Sheth tarafından 1987 yılında geliştirilen 'Siyasal Seçim Davranışı Teorisi', seçmen davranışını beş farklı tüketici değeri üzerinden açıklayan ilk bütünleşik pazarlama modelidir. Bu model 1980 Cumhuriyetçi Parti aday belirleme, 1984 Eyalet ve 1984 Başkanlık seçimlerinde ampirik olarak test edilmiş ve doğrulanmıştır.

Anahtar Kavramlar

Sosyolojik YaklaşımOy vermeyi bireysel bir eylemden ziyade bir grup deneyimi olarak gören, seçmenin kararında din, sosyo-ekonomik statü, coğrafya ve sosyal sınıf gibi grup aidiyetlerinin belirleyici olduğunu savunan Columbia ekolü yaklaşımıdır.
Psikolojik YaklaşımSeçmen davranışını birey temelinde inceleyen ve oy verme kararının arkasındaki en önemli gücün, bireyin ailesi ve sosyal çevresi aracılığıyla erken yaşlarda kazandığı duygusal bir bağlılık olan partiyle özdeşleşme olduğunu öne süren Michigan ekolü yaklaşımıdır.
Rasyonel YaklaşımAnthony Downs tarafından geliştirilen, seçmenin kendi çıkarlarını maksimize etmek amacıyla adayların ve partilerin geçmiş icraatlarını fayda-maliyet analizine tabi tutarak oy kullandığını savunan ekonomik modeldir.
Çok Değişkenli YaklaşımlarKlasik yaklaşımların önermelerini reddetmeden, tüketici davranışı ve pazarlama teorilerini seçmen analizine entegre eden, seçmeni aktif bir karar verici olarak ele alan çok boyutlu modellerdir.
Partiyle ÖzdeşleşmeSeçmenin belirli bir siyasi partiye karşı hissettiği uzun vadeli, duygusal ve psikolojik bağlılık düzeyidir. Bu bağlılık, seçmenin siyasal olayları değerlendirirken kullandığı bir filtre görevi görür.
Kanaat ÖnderleriSosyolojik yaklaşımda, kitle iletişim araçlarından gelen bilgileri yorumlayarak kendi sosyal çevrelerindeki diğer seçmenlerin oy verme kararlarını etkileyen ve yönlendiren saygın bireylerdir.
Konuya Oy Verme (Issue Voting)Seçmenin belirli bir toplumsal veya siyasal sorun hakkındaki kendi görüşü ile partilerin bu konudaki çözüm önerilerini karşılaştırarak, kendisine en yakın duran partiye oy vermesidir.
Taktiksel Oy VermeSeçmenin, asıl desteklediği partinin seçimi kazanma şansı olmadığında, en çok karşı olduğu partinin iktidara gelmesini engellemek amacıyla kazanma ihtimali en yüksek olan başka bir partiye oy vermesidir.
Sorumluluk HipoteziRasyonel seçmenlerin, makroekonomik gidişat olumlu olduğunda mevcut hükümeti oy vererek ödüllendireceğini, ekonomik koşullar kötüye gittiğinde ise cezalandırarak muhalefete yöneleceğini savunan hipotezdir.
Müvekkil HipoteziEkonomik sorunların türüne göre partilerin popülaritesinin değişeceğini, yüksek işsizlik oranlarının sol partilerin, yüksek enflasyon oranlarının ise sağ partilerin oy oranını artıracağını öne süren hipotezdir.
Temel Hedef HipoteziSiyasal iktidara yönelik seçmen desteğinin, hükümetin seçim öncesinde vaat ettiği makroekonomik ve sosyal hedeflere ulaştığı ölçüde devam edeceğini savunan rasyonel yaklaşım hipotezidir.
Siyasal Seçim Davranışı TeorisiNewman ve Sheth tarafından geliştirilen, seçmenin oy verme kararını aday kişiliği, parti özellikleri, sosyal tanımlama, siyasal konular ve beklenmeyen durumlar olmak üzere beş değerin etkilediğini savunan teoridir.
Sosyo-Coğrafi ModelSeçmenin sosyal özellikleri ile yaşadığı coğrafi bölgenin etkileşimini temel alan, medyanın rolünü ve lider/parti değerlendirmelerini bir arada inceleyen çok değişkenli modeldir.
Planlanmış Davranış TeorisiAjzen tarafından geliştirilen, bireyin davranış niyetini; davranışa karşı tutum, subjektif norm ve algılanan davranışsal kontrol boyutlarıyla açıklayan ve oy vermeyi tahmin etmede kullanılan psikoloji kökenli modeldir.
Ticket-SplitterDeVries ve Tarrance tarafından ortaya atılan, aynı seçim döneminde farklı oy pusulalarında veya farklı kademelerde oylarını farklı partilere bölüştürerek kullanan seçmen tipidir.
Catch-all-party (Herkesi Yakalayan Parti)Rasyonel yaklaşım bağlamında, oy oranını maksimize etmek amacıyla katı ideolojik duruşlarından sıyrılarak toplumun tüm kesimlerine hitap etmeye çalışan merkez siyasi partilerdir.
Panel TekniğiColumbia ekolünün öncü çalışmasında kullanılan, seçim süreci boyunca aynı seçmen grubuyla farklı zaman dilimlerinde (dalgalarda) tekrarlı görüşmeler yaparak oy kararının gelişimini izleyen araştırma yöntemidir.

Diğer Önemli Bilgiler

Butler ve Kavanagh'ın 1984 İngiltere Çalışması

Butler ve Kavanagh, 1984 yılında yaptıkları çalışmada, Lazarfeld'in sosyal sınıfların oy verme davranışı üzerindeki belirleyici etkisine yönelik tezlerinin İngiltere seçmen pazarı için artık geçerliliğini yitirdiğini ampirik verilerle ortaya koymuşlardır.

Forma'nın 2000 Finlandiya Örneği

Forma tarafından 2000 yılında gerçekleştirilen araştırmada, Lazarfeld'in iddia ettiği sosyal sınıf ile siyasi parti tercihi arasındaki güçlü ilişkinin Finlandiya seçmen yapısında halen varlığını koruduğu tespit edilmiş, bu durum sosyolojik modelin bazı ülkelerde geçerliliğini sürdürdüğünü göstermiştir.

Pacek ve Radcliff'in 1995 Çok Uluslu Analizi

Pacek ve Radcliff, 1995 yılında farklı ekonomik gelişmişlik seviyelerine sahip 17 ülkenin seçim sonuçlarını incelemişlerdir. Çalışma sonucunda, özellikle ekonomik açıdan kötü durumda olan ülkelerde, seçmenlerin oy verme tercihleri ile makroekonomik göstergeler arasında rasyonel modele uygun çok güçlü ilişkiler saptamışlardır.

DeVries ve Tarrance'ın 1972 Keşfi

DeVries ve Tarrance, 1972 yılında yaptıkları çalışmada adayın kişiliği ile işi gerçekleştirme becerisinin en önemli değişkenler olduğunu savunmuşlardır. Ayrıca, oylarını farklı partiler arasında bölen seçmenleri tanımlamak için 'Ticket-splitter' kavramını literatüre kazandırmışlardır.

Fishbein ve Coombs'un 1974 Davranışsal Modellemesi

Fishbein ve Coombs, 1974 yılında davranışsal modelleme tekniklerini siyaset biliminde ilk kez kullanan araştırmacılar olmuşlardır. Adayların pozitif yaklaşımlar sergilemesi durumunda, seçmenlerin de onlara karşı rasyonel ve pozitif tutumlar geliştireceğini ampirik olarak göstermişlerdir.

Newman Modelinin Slovenya ve Polonya Testleri

Newman'ın pazarlama temelli modeli, 2002 yılında Vercic ve Verdnik tarafından Slovenya'da, 2010 yılında ise Cwalina ve arkadaşları tarafından Polonya'da test edilmiştir. Bu çalışmalar, modelin farklı kültürel ve siyasal coğrafyalarda da yüksek açıklayıcılık gücüne sahip olduğunu kanıtlamıştır.

Ajzen'in 1991 Planlanmış Davranış Teorisi

Icek Ajzen tarafından 1991 yılında geliştirilen bu teori, bireyin niyetinin eylemlerini belirlediğini savunur. Teori daha sonra Singh ve arkadaşları (1995) tarafından Singapur seçimlerinde kullanılarak, oy verme niyetinin gerçek oy verme eylemini tahmin etmedeki yüksek başarısı kanıtlanmıştır.

Johnston, Pattie ve Alsopp'un 1988 Sosyo-Coğrafi Modeli

1988 yılında geliştirilen ve 'Genişletilmiş İngiliz Oy Verme Davranışı' olarak da bilinen bu modelde, seçmenin yaşadığı yerel coğrafya ile sosyal özelliklerinin etkileşimi incelenmiştir. Model, medyanın genel etkilerini ve yerel dinamikleri birleştirerek çok değişkenli bir yapı sunmuştur.

Sınavda Dikkat Et

  • Sosyolojik yaklaşım (Columbia Ekolü) denildiğinde akla ilk gelmesi gereken isim Paul Lazarfeld, yöntem 'panel tekniği' ve temel varsayım oy vermenin bir 'grup deneyimi' olduğudur.
  • Psikolojik yaklaşım (Michigan Ekolü) denildiğinde Angus Campbell ismiyle birlikte 'partiyle özdeşleşme' ve 'partizanlık filtresi' kavramlarına odaklanılmalıdır.
  • Rasyonel yaklaşım (Anthony Downs) sorularında seçmenin 'homo economicus' gibi davrandığı, geçmiş icraatları değerlendirdiği ve 'taktiksel oy verme' yaptığı unutulmamalıdır.
  • Sorumluluk, Müvekkil ve Temel Hedef hipotezlerinin üçü de Rasyonel (Ekonomik) yaklaşımın alt başlıklarıdır; bunları psikolojik veya sosyolojik modellerle karıştırmayın.
  • Çok değişkenli modeller (Newman, Sosyo-Coğrafi, Planlanmış Davranış) seçmeni tüketici gibi aktif bir bilgi işleyici olarak görür ve pazarlama tekniklerinin etkisini kabul eder.