← Ünite 10
Siyasal Pazarlama

Ünite 10: Seçmen Davranışı ve Oy Verme Türleri

298 Sayılı Kanun ve Seçmen Yaşı
Türkiye'de seçmen tanımı yasal olarak 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 6. Maddesi ile düzenlenmiştir. Bu maddeye göre 18 yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme hakkına sahiptir. Diğer tüm seçim kanunları da bu tanıma atıfta bulunur.
2839 Sayılı Kanun ve Oy Kullanmama Cezası
Türkiye'deki seçim mevzuatında dikkat çeken bir ayrıntı olarak, 2839 Sayılı Milletvekili Seçim Kanunu'nda seçimlerde oy kullanmamanın yasal bir cezasının olduğundan açıkça söz edilmektedir. Bu durum oy vermeyi sadece bir hak değil, aynı zamanda yasal bir yükümlülük haline getirmektedir.
1990'lar ve Vatandaş-Tüketici Yaklaşımı
Modern kamu yönetimi ve siyaset bilimi literatüründe devlet-vatandaş ilişkilerinin tüketici perspektifinde ele alınması ilk kez 1990'lı yıllardan itibaren belirginleşmiştir. Bu dönemde vatandaşların kamu hizmetlerine yönelik şikayet ve sadakat düzeyleri ticari analizlerle incelenmeye başlanmıştır.
Shama'nın 1975 Tarihli Karşılaştırmalı Analizi
Shama (1975) tarafından yapılan öncü çalışmada, pazarlamadan siyasal pazarlamaya aktarılabilecek en önemli unsurun seçmen davranışının tüketici davranışı gibi ele alınması olduğu savunulmuş ve marka sadakati ile partiyle özdeşleşme gibi kavramlar eşleştirilmiştir.

Anahtar Kavramlar

Seçmen davranışıSeçmenlerin siyasal karar alma, adayları değerlendirme ve sandıkta oy kullanma süreçlerini etkileyen psikolojik, sosyolojik ve rasyonel faktörlerin bütününü inceleyen karmaşık davranış kalıbıdır.
Rasyonel seçmenOy verme kararını duygusal bağlardan uzak, tamamen sosyal ve ekonomik konuları, vaatleri ve kendi kişisel fayda-maliyet analizini göz önünde bulundurarak belirleyen seçmen tipidir.
Duygusal seçmenSiyasal partilerin programlarından ziyade, adayların kişisel karizması, hitabeti, dürüstlüğü ve kendisinde uyandırdığı güven gibi duygusal özelliklere odaklanarak karar veren seçmendir.
Durumsal seçmenSiyasal tercihlerini uzun vadeli ideolojiler yerine, seçim dönemindeki güncel haberler, ekonomik gelişmeler, skandallar veya anlık bilgilere göre son anda şekillendiren seçmendir.
Kararsız seçmenHerhangi bir partiye veya adaya karşı güçlü bir sadakat duymayan, seçim sürecinde tercihini belirlemekte zorlanan ve genellikle kampanyaların odak noktası olan seçmen grubudur.
Sosyal seçmenOy verme kararını bireysel tercihlerinden ziyade, üyesi olduğu veya kendisini ait hissettiği sosyal katmanın, sınıfın ya da grubun norm ve değerlerine göre belirleyen seçmendir.
Konuya oy verme (Issue voting)Seçmenin parti sadakatinden bağımsız olarak, işsizlik, enflasyon, dış politika gibi toplumun gündemindeki belirli ve somut bir konudaki duruşa göre oyunu şekillendirmesidir.
Taktiksel oy vermeSeçmenin istemediği bir adayın kazanmasını engellemek amacıyla, kendi asıl desteklediği parti yerine kazanma şansı daha yüksek olan başka bir alternatife stratejik olarak oy vermesidir.
Yüzer-gezer seçmen (Floating voter)Belirli bir parti aidiyeti bulunmayan, kararları seçimden seçime değişebilen ve bu değişken yapıları nedeniyle seçim sonuçlarını doğrudan belirleme gücüne sahip olan kritik seçmen kitlesidir.
Vatandaş tüketici (Citizen consumer)Siyasal süreçlerle yakından ilgilenen, hak ve sorumluluklarının bilincinde olan ve devletiyle ilişkisini bilinçli bir tüketici titizliğiyle yürüten seçmen tipidir.
Müşteri tüketici (Customer consumer)Serbest piyasa ekonomisinin dinamiklerine uyum sağlamış, siyasal süreçlere karşı apolitik ve ilgisiz duran, devleti sadece hizmet sunan bir mekanizma olarak gören seçmendir.
Geçici kuşlarBir partinin üyesi veya sempatizanı olmamakla birlikte, seçim döneminde kendi partisine kızgın olduğu veya başka seçenek bulamadığı için geçici olarak o partiye oy veren seçmenlerdir.
Geçmişi göz önünde bulundurarak oy verme (Retrospective voting)Seçmenin geleceğe yönelik vaatlerden ziyade, iktidardaki partinin geçmiş dönemdeki ekonomik performansını ve icraatlarını değerlendirerek oy verme kararı almasıdır.
Siyasal ilgilenimBireyin siyasete, seçim kampanyalarına ve toplumsal sorunlara karşı duyduğu ilgi, merak ve bu süreçlere katılım gösterme eğiliminin düzeyidir.
Negatif siyasal reklamSiyasal kampanyalarda kendi adayını övmek yerine, rakip adayın veya partinin zayıf yönlerini, hatalarını ve başarısızlıklarını ön plana çıkararak seçmeni etkilemeyi amaçlayan reklam türüdür.

Diğer Önemli Bilgiler

1970'ler ve Siyasal Pazarlamanın Doğuşu

Pazarlama tekniklerinin kâr amacı gütmeyen organizasyonlarda ve siyasal alanda kullanılmaya başlanması 1970'li yıllara denk gelmektedir. Bu dönemde çok disiplinli çalışmalarla seçmen odaklılık ve sürekli kampanya kavramları literatüre girmiştir.

Apsler ve Sears'ın 1968 İlgilenim Çalışması

Apsler ve Sears (1968) tarafından yapılan çalışma, bireylerin ilgilenim düzeyleri ile davranış değişikliği arasındaki ilişkiyi inceleyerek, ilerleyen yıllarda seçmenlerin siyasal ilgilenim düzeylerinin oy verme davranışına etkisini araştıran çalışmalara teorik temel oluşturmuştur.

Ahmed ve Jackson'ın 1979 Psikografik Bölümlendirmesi

Siyasal pazarda seçmenleri sadece demografik özelliklerine veya sağ-sol gibi klasik siyasal görüşlerine göre değil, yaşam tarzı ve değerleri kapsayan psikografik temellere göre bölümlendirmeyi öneren ilk akademik araştırma Ahmed ve Jackson (1979) tarafından yapılmıştır.

Graber'in 1976 Medya Etkinliği Araştırması

Graber (1976) tarafından yapılan araştırmada, seçim kampanyalarında televizyonun basılı medya araçlarına kıyasla seçmen algısı ve kararları üzerinde çok daha yüksek bir etkiye ve ikna gücüne sahip olduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur.

Reid ve Soley'in 1983 Bütçe Analizi

Reid ve Soley (1983) tarafından gerçekleştirilen çalışma, siyasal partilerin tutundurma ve kampanya bütçelerinin büyüklüğü ile seçimlerde elde ettikleri oy oranları ve başarı düzeyleri arasındaki doğrudan ilişkiyi analiz etmiştir.

Gelb ve Sorescu'nun 2000 Tarihli Tüketici Araştırması

Gelb ve Sorescu (2000), geleneksel yaklaşımların aksine ters yönlü bir analiz yaparak, tüketicilerin günlük ticari ürün ve hizmet satın alma kararlarında kendi siyasal eğilimlerinin ve dünya görüşlerinin ne derece etkili olduğunu araştırmıştır.

Henneberg'in 2006 Stratejik Planlama Çalışması

Henneberg (2006) tarafından yapılan çalışma, stratejik planlama modellerinin siyasal pazarlama süreçlerine uygulanmasının partilere sağladığı rekabet avantajlarını ve seçmen beklentilerini karşılamadaki rolünü ortaya koymuştur.

Sınavda Dikkat Et

  • Kanun numaralarına dikkat edin; Türkiye'de genel seçmen tanımı 298 Sayılı Kanun'da yapılırken, oy kullanmamanın cezasından bahseden kanun 2839 Sayılı Kanun'dur.
  • Shama'nın (1975) karşılaştırma tablosundaki eşleşmeleri iyi ezberleyin; özellikle marka sadakati-partiyle özdeşleşme ve kişisel satış-katılımı artırma ilişkisi çok önemlidir.
  • Cwalina'nın dörtlü seçmen sınıflandırmasını (rasyonel, duygusal, sosyal, durumsal) ve tanımlarını birbiriyle karıştırmayın.
  • Taktiksel oy vermenin diğer adının 'karşıt tüketici' davranışı olduğunu ve riskten kaçınma amacı taşıdığını unutmayın.
  • Çobanoğlu'nun oy verme karar sürecindeki 4 aşamayı (Durum değerlendirmesi, Seçeneklerin incelenmesi, En uygun seçeneğin tercihi, Karar sonrası değerlendirme) sırasıyla bilin.
  • Siyasal pazarlamada 'satış odaklı' yaklaşım ile 'pazarlama odaklı' yaklaşım arasındaki süreklilik farkına dikkat edin.