Diyalektik İlişkiSanatın toplumla girdiği karşılıklı etkileşim sürecidir. Sanat eseri toplumu, toplum da sanatçıyı şekillendirir; örneğin Mısır mimarisinin Yunan mimarisinden farklı olması, toplumların dünya görüşlerinin sanata yansımasıdır.
EstetikGüzellik ve sanatla meşgul olan ancak sadece sanatla sınırlı olmayan felsefi disiplindir. Doğal güzellik ve yüce olan fenomenleri de kapsar; sanat felsefesinden bu genişliği ile ayrılır.
Primitif Halk SanatıYağma kültüründen sitenin doğuşuna kadar geçen süreçte, devletleşmemiş toplulukların ürettiği sanattır. Anıtsal değildir ve şematik bir anlatım dili kullanır.
Arkaik ÜslupAnıtsal sanatların ilk aşamasıdır. İş bölümü ve teknik yetkinliğin geliştiği, geometrik ölçülerin kullanıldığı, yazı ile resmin iç içe geçtiği dönemdir.
Klasik ÜslupArkaik ile barok dönem arasında yer alan, kuralcı ve idealize edilmiş sanat anlayışıdır. İnsan anatomisinin optik gözleme dayandığı ve dünyevi egemenliğin vurgulandığı bir dönemdir.
Optik GörüntüSanatçının gördüğü nesneyi olduğu gibi, ışık ve gölge değerleriyle yansıtmasıdır. Klasik üslupta bu, anatomi bilgisinin temelini oluşturur.
Şematik AnlatımNesnelerin optik gerçekliğinden ziyade, sanatçının zihnindeki mantıksal şemaya göre çizilmesidir. Primitif sanatta insan figürlerinin çizgi halinde gösterilmesi buna örnektir.
Frontal DuruşHeykellerin cepheden, simetrik ve tek bir yöne bakacak şekilde tasarlanmasıdır. Arkaik heykelin en belirgin özelliklerinden biridir.
Stereometrik Yapıİç mekânın formunun dışa yansımasıdır. Klasik mimaride, binanın iç hacminin dışarıdan algılanabildiği düzenlemeleri ifade eder.
Piramidal KompozisyonResim sanatında figürlerin bir üçgen formuna yerleştirilerek dengelenmesidir. Klasik üslup resimlerinde düzeni sağlamak için kullanılan önemli bir tekniktir.
Natüralist-Hercik TavırSanat eserinde figürün idealize edilmiş ancak dünyevi bir güçle betimlenmesidir. Kral sembolünden, halkına bakan egemen insan tipine geçişi ifade eder.
Renk PerspektifiMekân derinliğini renk tonlarıyla sağlama yöntemidir. Klasik üslupta mekân, renk perspektifinden ziyade çizgi perspektifi ile hacimleştirilmiştir.