Yazar Jon Nuttall, 'Ahlak Üzerine Tartışmalar' adlı eserinde ahlakın yanlış ve doğru, iyi ve kötü, erdem ve kusur ile değerlendirme yapma süreci olduğunu belirtir. Etik ise bu ahlaki tutumlar ardında yatan yargıları analiz eden felsefe dalıdır.
Cevdet Perin 'Tarih Boyunca Düşünce ve Basın Özgürlüğü' adlı eserinde, insan topluluklarının ne kadar kültürlü olurlarsa olsunlar tutucu olduğunu vurgular. İnsan zihni zorlukla karşılaşmaktan korkar ve geleneksel fikirleri, töreleri değiştirecek statükocu akımlara içgüdüsel olarak direnir.
Sadık Güneş 'Medya ve Kültür' kitabında, psikolojik, antropolojik ve sosyolojik yaklaşımların toplumsallaşmaya farklı açılardan baktığını belirtir. Ancak sonuçta duygu ve düşüncelerin öğrenme ve taklit yoluyla ahlak kavramında odaklaşarak kültürel bütünleşmeyi sağladığını ifade eder.
Ortaçağ'da mesleki etik değerler geniş ölçüde örf, adet, gelenek ve mistik kutsal değerler şeklinde görülürken; Rönesans, reformasyon ve sanayi devrimi sonrasında nesnelleşmiş ve sekülerleşmiştir.