← Ünite 2
Medya Etiği

Ünite 2: Sosyal Bir Olgu Olarak Ahlak ve Ahlak Üzerine Çalışmalar

Protagoras ve Sofistlerin Göreceli Anlayışı
Antik Yunan'da site devletlerinde gezici öğretmenler olarak çalışan Sofistler, farklı coğrafyalarda gördükleri farklı ahlak kurallarından hareketle ahlakın göreceli olduğunu savunmuşlardır. Bu akımın önde gelen ismi Protagoras, 'her şeyin ölçüsü insandır' diyerek felsefede insan merkezli bakış açısının ve sonraki hümanizm akımının temelini atmıştır.
Aristoteles ve Nikomakhos Ahlakı
Aristoteles, insanın toplumsal bir varlık (zoon politikon) olduğunu vurgulamış ve ahlakın toplumsal yapısıyla hür irade arasındaki bağı incelemiştir. Filozof bu görüşlerini, ahlak felsefesinin klasik metinlerinden biri olan 'Nikomakhos Ahlakı' adlı yapıtında detaylıca ortaya koymuştur.
Kant'ın Evrensel ve A Priori Ahlak Sistemi
18. yüzyıl felsefesinin en önemli isimlerinden Immanuel Kant, ahlakta ve bilgide deneyden bağımsız 'a priori' ilkelerin geçerli olduğunu savunmuştur. Eylemleri sonuçlarına göre değerlendiren yararcı yaklaşımı reddeden Kant, ödev duygusundan kaynaklanan değişmez ve evrensel ahlaki doğruları savunmuştur.
Anglo-Sakson Yararcı (Utilitarist) Ahlak Anlayışı
18. yüzyılda İngiltere ekseninde gelişen yararcı yaklaşım, Antik Yunan'daki bireyci mutluluk anlayışından farklı olarak toplumcu bir fayda perspektifi benimsemiştir. Jeremy Bentham ve John Stuart Mill gibi utilitaristler, eylemleri sonuçlarına göre değerlendirerek 'olabildiğince geniş kitlelerin olabildiğince mutluluğu' ilkesini savunmuşlardır.

Anahtar Kavramlar

EtikSosyal bir olgu olan ahlakın felsefe alanına uygulanması ve felsefenin temel çalışma alanlarından biri olarak ahlak felsefesi şeklinde adlandırılmasıdır. Her düşünürün kendi etik anlayışıyla olgunlaşmış ve antik çağlardan günümüze kadar süregelmiştir.
Zoon politikonAristoteles'e ait olan ve 'toplumsal varlık' anlamına gelen kavramdır. İnsanın toplumsal düzeyde yaşamasının en temel kurallarından birinin ahlak kuralları olduğunu ifade eder.
EudaimoniaMutluluk anlamına gelen ve Antik Yunan'da bireyci mutluluk anlayışını ifade eden kavramdır. Sokrates ve diğer antik düşünürlere göre erdemlilik yoluyla ulaşılabilen nihai durumu simgeler.
A prioriKant'ın bilgi ve ahlak anlayışında yer alan, deneyden bağımsız olarak akılda önceden var olan bilgiyi ve ilkeleri ifade eden kavramdır. Kant bu yaklaşımla değişmeyen evrensel ahlaki doğruları temellendirmiştir.
Utilitarizm (Yararcılık / Faydacılık)18. yüzyılda Anglo-Sakson dünyasında ortaya çıkan, olayları sonuçları itibarıyla değerlendiren ve toplumcu bir mutluluk anlayışını savunan felsefi yaklaşımdır. Jeremy Bentham ve John Stuart Mill bu akımın önemli temsilcilerindendir.
SofistlerAntik Yunan'da site devletlerinde gezici öğretmenler ve bilge kişiler olarak çalışan, göreceliğe inanarak ahlakın da topluma, mekâna ve zamana göre değişiklik göstereceğini savunan düşünürlerdir.
İyi istencin varlığıKant'ın ahlak felsefesinde öne sürdüğü, eylemlerin temelinde yatan ve ödev duygusundan kaynaklanan saf ahlaki irade durumudur. Tümel bir doğrunun akıl bağlamında bulunmasını sağlar.
Vicdani yaptırımAhlak kurallarına uyulmadığında veya toplumsal değer yargıları çiğnendiğinde bireyin iç dünyasında hissettiği manevi sorumluluk ve mahkûmiyet halidir. Ahlakın yaptırım gücünü toplumsal yaptırımla birlikte oluşturur.
HümanizmAntik dönemde Protagoras'ın 'her şeyin ölçüsü insandır' şeklindeki bireyci ve insanı merkeze alan sofist anlayışın temellerini attığı, çok sonraları Rönesans ile somutlaşan felsefi ve kültürel akımdır.
Etik yönetmelikYasa niteliğinde olmayan, yasalardan farklı olarak yaptırım gücünden yoksun bir rehberlik hizmeti sunan ve emretmekten ziyade öneriler içeren mesleki veya toplumsal kurallar bütünüdür.

Diğer Önemli Bilgiler

August Comte ve Ahlakın Sosyolojileşmesi

Sosyolojinin kurucularından biri olan August Comte, ahlak olgusunun bağımsız bir felsefi alandan ziyade sosyolojinin bir dalı olması gerektiğini savunmuştur. Bu yaklaşım, ahlakın toplumsal yapıyla ve toplumsal kurumlarla olan koparılamaz bağını açıkça ortaya koymaktadır.

Basın ve Meslek Ahlakının Meşruiyeti

Hüseyin Hatemi'nin 'Basın Ahlakı' adlı eserinde vurgulandığı üzere, mesleklerin toplum içinde belirli bir görevi vardır ve ancak topluma yararlı oldukları ölçüde meşruiyet kazanırlar. Basın dahil hiçbir meslek erbabı topluma zarar verme lüksüne sahip değildir; zarar verildiğinde toplumun kendini savunma hakkı doğar.

Etik Yönetmelikler ve Yasal Düzenlemeler

Marilyn J. Matelski'nin 'TV Haberciliğinde Etik' adlı eserinde belirttiği gibi, etik yönetmelikler yasa değildir ve yaptırım gücünden yoksun rehberlik hizmeti sunarak emretmekten çok öneride bulunur. Yasal olan her şeyin etik olması gerekmediği gibi, toplumsal etik hassasiyetler zamanla yasal düzenlemelerin yapılmasını tetikleyebilir.

Sınavda Dikkat Et

  • Sofistlerin göreceli (izafi) ahlak anlayışı ile Kant'ın evrensel ve a priori ahlak anlayışının taban tabana zıt olduğunu sınavda karıştırmayın.
  • Aristoteles'in 'zoon politikon' (toplumsal varlık) tanımı ve 'Nikomakhos Ahlakı' eseri sınavda soru potansiyeli yüksek noktalardandır.
  • Jeremy Bentham ve John Stuart Mill'in savunduğu yararcı (utilitarist) yaklaşımın temel özelliğinin 'eylemleri sonuçlarına göre değerlendirmek' olduğunu unutmayın.
  • Kant'ın eudaimonizm (mutlulukçuluk) anlayışını onaylamadığını ve ödev duygusunu savunduğunu bilmek sınavda doğru yanıtı bulduracaktır.
  • Etik yönetmeliklerin yasa olmadığını, yaptırım gücünden yoksun rehberlik niteliği taşıdığını ve emretmekten ziyade önerdiğini kesinlikle not edin.
  • Sokrates'in 'erdem = bilgelik' denklemini kurduğunu ve bilgi olmadan ahlaki davranış beklemediğini aklınızda tutun.