Ünite 5: Otoriter ve Totaliter Rejimlerde Basın — Örnekler
myders hazırladı Ders kitabında bu ünite için örnek kutusu yok. Aşağıdaki örnekler ünite içeriğinden hazırlandı; kavramı somut bir durumla açıklamak için.
Machiavelli ve Prens'in Gölgesinde İtalya Basınımyders hazırladı
Niccolo Machiavelli'nin 'Prens' adlı eserinde savunduğu, yöneticinin devleti bir arada tutmak için her türlü metodu denemesi gerektiği fikri, İtalyan faşizminde basının konumunu doğrudan belirlemiştir. Benito Mussolini rejiminde gazeteler özgür birer denetim organı olmaktan çıkarılmış, iktidarın politikalarını yayan birer propaganda aracına dönüştürülmüştür. 1928 yılında çıkarılan kararname ile gazetecilik mesleği yasal bir temele bağlanmış ve 'Basın Odaları' siciline kayıtlı olmayanların çalışması yasaklanmıştır.
Nazi Almanyası'nda Yazı İşleri Müdürleri Kanunumyders hazırladı
Adolf Hitler'in iktidara gelmesinin ardından Nazi Almanyası'nda basın özgürlüğü tamamen ortadan kaldırılmıştır. 4 Ekim 1933 tarihinde çıkarılan Yazı İşleri Müdürleri Kanunu ile gazetelerde yayımlanacak her türlü yazı, haber ve görselin devlet çıkarlarını koruması ve rejimi desteklemesi zorunlu kılınmıştır. Bu uygulamayla birlikte gazeteciler, Aydınlanma ve Propaganda Bakanı Joseph Goebbels'in kontrolündeki tek tip propaganda sisteminin birer neferi haline gelmiştir.
Sovyetler Birliği'nde Parti Kontrolünde Basınmyders hazırladı
1917 Ekim Devrimi sonrasında kurulan Sovyetler Birliği'nde Lenin, liberal basın anlayışının burjuva sınıfına hizmet ettiğini savunarak basını komünist partinin çıkarlarını koruyan bir araç olarak yapılandırmıştır. Sovyet düzeninde 'İzvestia' ve 'Pravda' gibi gazeteler, çalışan kitleleri eğiten ve partinin tekelci yönetimi altında örgütleyen tek tip basın modelinin en somut temsilcileri olmuştur. Bu rejimde basın özgürlüğünden ancak sosyalist düzeni korumak amacı doğrultusunda söz edilebilmiştir.