← Ünite 12
Sinemaya Giriş

Ünite 12: Diğer Ülke Sinemaları

İvan'ın Çocukluğu ve Venedik Başarısı
Andrey Tarkovski'nin 1961 yılında tamamladığı ilk uzun metrajlı konulu filmi olan 'İvan'ın Çocukluğu', İkinci Dünya Savaşı'nda yetim kalan bir çocuğun hikayesini anlatır. Bu film, prestijli Venedik Film Festivali'nde en büyük ödül olan Altın Aslan Ödülü'nü kazanarak yönetmenin adını uluslararası arenada duyurmuştur.
Andrei Rublev Filminin Sansür Krizi
Tarkovski'nin 1966 yapımı 'Andrei Rublev' filmi, Sovyet komünist rejiminin yoğun sansür ve engellemeleriyle karşılaşmıştır. Filmin SSCB topraklarında gösterilmesine, ancak 1967 Cannes Film Festivali'nde büyük ödül kazanmasından bir yıl sonra, yani 1968 yılında resmi olarak izin verilmiştir.
Krzysztof Kieslowski ve On Emir Serisi
Polonyalı ünlü yönetmen Krzysztof Kieslowski, 1988 yılında çektiği 'On Emir' (Decalogue) televizyon serisiyle evrensel ahlaki ve insani sorunları ele almıştır. Bu serinin içinden çıkan 'Öldürme Üzerine Kısa Bir Film', yönetmenin uluslararası sinema çevrelerinde bir deha olarak tescillenmesini sağlamıştır.
Satyajit Ray'in Oscar Onuru
Hindistan sinemasını dünyaya tanıtan ve melodramlardan uzak gerçekçi tarzıyla bilinen Bengal asıllı yönetmen Satyajit Ray, yaşamı boyunca ürettiği eşsiz sinema külliyatı sayesinde, ölümünden kısa bir süre önce 1992 yılında Oscar Yaşam Boyu Onur Ödülü'ne layık görülmüştür.

Anahtar Kavramlar

Sürgün SinemasıÜlkelerindeki siyasi baskılar ve sansür mekanizmaları nedeniyle çalışmalarını yürütemeyip Batı ülkelerine göç eden Sohrab Şehid Saless ve Amir Nadiri gibi İranlı yönetmenlerin, göç ettikleri ülkelerde yaşadıkları psikolojik yabancılaşma ve kopuş duygularıyla ürettikleri filmlerin oluşturduğu sinema tarzıdır.
Farabi Sinema Kurumu (FCF)1983 yılında İran'da kurulan, film endüstrisinin tüm aşamalarını kontrol eden, yapımcılara düşük faizli kredi, hammadde ve ekipman sağlayan, ayrıca yerli filmlerin uluslararası festivallerde pazarlanmasını ve temsil edilmesini üstlenen devlet destekli en önemli sinema organizasyonudur.
Yeni Hint SinemasıBollywood'un ticari, kaçışçı, şarkılı ve danslı formüllerine tepki olarak doğan, İtalyan Yeni Gerçekçiliği'nden etkilenen, gündelik hayatın baskısı altında ezilen sıradan insanları ve toplumsal gerçekleri estetik ve politik kaygılarla ele alan sosyal gerçekçi sinema akımıdır.
Molla Sadra Felsefesi (Sinemadaki İzdüşümü)Varlığı asıl, zihinsel tasarımları (mahiyeti) ise hayali kabul eden felsefi yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre sinemanın sunduğu hayali görüntüler, insanı maddi dünyanın ağırlığından kurtarıp ruhsal ve ontolojik bir hakikate yaklaştırma gücüne sahiptir.
Görsel Gazelİran sinemasında Jacques Derrida'nın zorluğunu vurguladığı imge üretimini, İran şiir geleneğinden gelen güçle aşarak, izleyicinin ruhunda derin manevi yankılar uyandıran, şiirsel ve akıcı görsel kompozisyonları tanımlamak için kullanılan estetik bir kavramdır.
MimesisVar olmayanı var olan gerçeklik unsurlarıyla harmanlayarak yeni bir sanatsal imge ve taklit oluşturma yetisidir. İran sinema felsefesinde bu kavram, somut dünyadan yola çıkarak soyut ve manevi bir hakikate ulaşma aracı olarak değerlendirilir.
Taziyeİran kültüründe Kerbela olayını ve Hz. Hüseyin'in şehadetini anmak amacıyla icra edilen geleneksel dinsel tiyatro ve ritüel formudur. Birçok araştırmacı bu formu İran sinemasının kökeni olarak kabul etse de, kökenler aslında taziyeden binlerce yıl önceki sahne sanatlarına dayanır.
Muğkeşenİran tarihinde dinsel törenlerden ve 'taziye' geleneğinden binlerce yıl önce var olan, İran sahne sanatlarının ve dolayısıyla modern İran sinemasının tarihsel kökenlerini oluşturan en eski geleneksel gösteri sanatlarından biridir.
Alinasyon (Yabancılaşma)Modernleşme süreciyle birlikte bireyin kendi özüne, topluma ve çevresine yabancılaşarak benliğini kaybetmesi durumudur. Daryus Mehrcui'nin 'İnek' (1969) filmi bu kavramı sinemada en çarpıcı şekilde işleyen ilk İran yapıtlarından biridir.
Rölativizm EleştirisiMohsen Makhmalbaf'ın 'Aşk Nöbeti' filminde mutlak iyi veya kötünün olmadığını, gerçeklerin bakış açısına göre değiştiğini savunması üzerine aldığı eleştiridir. Yönetmen bu eleştirilere, adaletin ve zulmün olduğu yerde rölativist olmadığını belirterek yanıt vermiştir.

Diğer Önemli Bilgiler

Rashomon ve Japon Sinemasının Zirvesi

Akira Kurosawa'nın 1950 yapımı 'Rashomon' filmi, 1951 yılında Venedik Film Şenliği'nde en büyük ödülü kazanmış, ardından 1952 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde En İyi Yabancı Film Oscar'ını alarak Japon sinemasını dünya çapında bir marka haline getirmiştir.

İran Sinemasının Cannes ve Oscar Zaferleri

İran sineması 1980'lerden sonra büyük bir atılım yaparak 300'den fazla uluslararası ödül almıştır. Mecid Mecidi'nin 'Gökyüzünün Çocukları' filmi Oscar adayı olurken, Abbas Kiyarostemi'nin 'Kirazın Tadı' filmi Cannes Film Festivali'nde en prestijli ödül olan Altın Palmiye'yi kazanmıştır.

Sınavda Dikkat Et

  • Tarkovski'nin ilk ve tek renkli filminin diploma çalışması olan 'Yol Silindiri ve Keman' olduğunu unutmayın; sınavlarda şaşırtmaca olarak sorulabilir.
  • Kurosawa'nın 'Rashomon' filmiyle kazandığı ödüllerin tarihlerine dikkat edin: 1951 Venedik en büyük ödülü ve 1952 ABD En İyi Yabancı Film Oscar'ı kritik bilgilerdir.
  • İran sinemasının kurumsal hamisi olan 'Farabi Sinema Kurumu' (FCF) ve kuruluş yılı olan 1983, devlet desteğinin ve kurumsallaşmanın sorulduğu sorularda doğrudan doğru cevaptır.
  • Satyajit Ray'in filmlerini Hindistan'ın genel şarkılı melodramlarından ayıran en önemli özelliğin 'yavaş ritimli bir gerçekçilik' olduğunu aklınızda tutun.
  • İran sinemasında modern insanın yabancılaşmasını (alinasyon) işleyen ve devrimden sonra İmam Humeyni'nin özel isteğiyle halka tekrar gösterilen filmin Daryus Mehrcui'nin 'İnek' (Gav) filmi olduğunu mutlaka ezberleyin.