Sürgün SinemasıÜlkelerindeki siyasi baskılar ve sansür mekanizmaları nedeniyle çalışmalarını yürütemeyip Batı ülkelerine göç eden Sohrab Şehid Saless ve Amir Nadiri gibi İranlı yönetmenlerin, göç ettikleri ülkelerde yaşadıkları psikolojik yabancılaşma ve kopuş duygularıyla ürettikleri filmlerin oluşturduğu sinema tarzıdır.
Farabi Sinema Kurumu (FCF)1983 yılında İran'da kurulan, film endüstrisinin tüm aşamalarını kontrol eden, yapımcılara düşük faizli kredi, hammadde ve ekipman sağlayan, ayrıca yerli filmlerin uluslararası festivallerde pazarlanmasını ve temsil edilmesini üstlenen devlet destekli en önemli sinema organizasyonudur.
Yeni Hint SinemasıBollywood'un ticari, kaçışçı, şarkılı ve danslı formüllerine tepki olarak doğan, İtalyan Yeni Gerçekçiliği'nden etkilenen, gündelik hayatın baskısı altında ezilen sıradan insanları ve toplumsal gerçekleri estetik ve politik kaygılarla ele alan sosyal gerçekçi sinema akımıdır.
Molla Sadra Felsefesi (Sinemadaki İzdüşümü)Varlığı asıl, zihinsel tasarımları (mahiyeti) ise hayali kabul eden felsefi yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre sinemanın sunduğu hayali görüntüler, insanı maddi dünyanın ağırlığından kurtarıp ruhsal ve ontolojik bir hakikate yaklaştırma gücüne sahiptir.
Görsel Gazelİran sinemasında Jacques Derrida'nın zorluğunu vurguladığı imge üretimini, İran şiir geleneğinden gelen güçle aşarak, izleyicinin ruhunda derin manevi yankılar uyandıran, şiirsel ve akıcı görsel kompozisyonları tanımlamak için kullanılan estetik bir kavramdır.
MimesisVar olmayanı var olan gerçeklik unsurlarıyla harmanlayarak yeni bir sanatsal imge ve taklit oluşturma yetisidir. İran sinema felsefesinde bu kavram, somut dünyadan yola çıkarak soyut ve manevi bir hakikate ulaşma aracı olarak değerlendirilir.
Taziyeİran kültüründe Kerbela olayını ve Hz. Hüseyin'in şehadetini anmak amacıyla icra edilen geleneksel dinsel tiyatro ve ritüel formudur. Birçok araştırmacı bu formu İran sinemasının kökeni olarak kabul etse de, kökenler aslında taziyeden binlerce yıl önceki sahne sanatlarına dayanır.
Muğkeşenİran tarihinde dinsel törenlerden ve 'taziye' geleneğinden binlerce yıl önce var olan, İran sahne sanatlarının ve dolayısıyla modern İran sinemasının tarihsel kökenlerini oluşturan en eski geleneksel gösteri sanatlarından biridir.
Alinasyon (Yabancılaşma)Modernleşme süreciyle birlikte bireyin kendi özüne, topluma ve çevresine yabancılaşarak benliğini kaybetmesi durumudur. Daryus Mehrcui'nin 'İnek' (1969) filmi bu kavramı sinemada en çarpıcı şekilde işleyen ilk İran yapıtlarından biridir.
Rölativizm EleştirisiMohsen Makhmalbaf'ın 'Aşk Nöbeti' filminde mutlak iyi veya kötünün olmadığını, gerçeklerin bakış açısına göre değiştiğini savunması üzerine aldığı eleştiridir. Yönetmen bu eleştirilere, adaletin ve zulmün olduğu yerde rölativist olmadığını belirterek yanıt vermiştir.