← Ünite 13
Sinemaya Giriş

Ünite 13: Sinema Tarihi İçinde Film Eleştirisi Kavramı

1909 New York Times Gelişmesi
New York Times gazetesi, 1909 yılında yönetmen D.W. Griffith’in 'Pippa Passes' filmi üzerine yazılmış olan ilk düzenli film yorumunu yayınlayarak sinema yazarlığını kurumsallaştırmıştır.
Mordaunt Hall Dönemi (1925)
25 Şubat 1925 tarihinde Mordaunt Hall, The New York Times'ta Frank Borzage'nin 'Daddy's Gone a Hunting' filmi üzerine ilk imzalı eleştiriyi yayınlayarak imzasız tanıtım yazıları dönemini sonlandırmıştır.
James Agee'nin Time ve Nation Yazarlığı
Romancı ve şair James Agee, 1941-1948 yılları arasında Time ve Nation dergilerinde yazdığı yazılarla Amerika'da ülke çapında ün kazanan ilk profesyonel sinema eleştirmeni olmuştur.
Siegfried Kracauer'in 1932 Makalesi
Alman kuramcı Kracauer, 1932'de Frankfurter Zeitung'da 'Sinema Eleştirmeninin Görevi Üzerine' yazısını yayınlayarak ortalama filmlerdeki gizli sosyolojik amaçların ifşa edilmesi gerektiğini savunmuştur.

Anahtar Kavramlar

Review (Film Yorumu)Yazarın sinemayı bir sanat veya sosyal yorumlama aracı olarak derinlemesine kavramsallaştırmadan, öncelikle seyirciyi yerel sinemada ne oynadığı hakkında bilgilendirmeyi amaçlayan, gazete sütunlarında yer alan tanıtım yazısıdır.
Film Criticism (Film Eleştirisi)Filmleri sanatsal, kuramsal, estetik ve sosyolojik ölçütlerle değerlendiren, filmin toplumsal önemini ve derin yapısını araştıran akademik ve sistematik yazı türüdür.
İçkin EstetikSiegfried Kracauer'e göre, sanat değeri taşıyan filmlerin analizinde sadece dışsal sosyolojik etkenlerle yetinilmeyip, filmin kendi sanatsal yapısına ve biçimsel özelliklerine odaklanan değerlendirme yöntemidir.
Filmoloji (Filmology)1960 öncesinde Sorbonne Üniversitesi'nde Etienne Souriau liderliğinde kurulan enstitüyle başlayan, sinemayı psikoloji, sosyoloji ve ekonomi gibi bilimsel disiplinler ışığında inceleyen akademik alandır.
Dikey Entegrasyon (Vertical Integration)Hollywood stüdyo sisteminde, bir şirketin filmin üretim, dağıtım ve gösterim (sinema salonları) aşamalarının tamamını kontrol altında tuttuğu ekonomik tekel modelidir.
Authorship (Yönetmen-Yazar / Auteur Kuramı)Filmin asıl yaratıcısının ve sanatsal otoritesinin yönetmen olduğunu savunan, yönetmenin kişisel üslubunu ve tematik tutarlılığını ön plana çıkaran eleştirel yaklaşımdır.
Göstergebilimsel (Semiyotik) EleştiriFilmleri görsel ve işitsel işaretlerden oluşan bir göstergeler sistemi olarak ele alan, sinema dilinin kodlarını ve anlam üretme mekanizmalarını çözümleyen yaklaşımdır.
İdeolojik EleştiriFilmlerin tarafsız olmadığını, egemen sınıfın değerlerini ve burjuva ideolojisini kitlelere aktaran sosyal temsiller barındırdığını savunan ve bu gizli mesajları ifşa etmeyi amaçlayan eleştiri türüdür.
Psikanalitik EleştiriSinemanın izleyici üzerindeki etkisini, perdedeki imgelerin bilinçdışı süreçlerle, arzularla ve rüya mekanizmalarıyla olan ilişkisini Lacancı veya Freudcu kuramlar üzerinden inceleyen yaklaşımdır.
Reçeteci (Prescriptive) KuramSinemanın ne olması gerektiği üzerine odaklanan, önceden belirlenmiş bir değerler dizgesini benimseyerek filmleri bu ideal kalıplara göre yargılayan tümdengelimci yaklaşımdır.
Betimleyici (Descriptive) KuramSinemanın mevcut durumunun ne olduğuna yönelen, sinemasal pratiği tüm boyutlarıyla inceleyerek kesin olmayan, esnek ve tümevarımcı sonuçlara ulaşmayı hedefleyen kuramsal yaklaşımdır.
Söylem Üzerine SöylemEleştirinin sadece bir yapıtı okuma veya anlama etkinliği olmayıp, o yapıtın ürettiği anlamı yeniden yorumlayarak okuyucuya aktaran ikincil bir bilgilendirme ve iletişim süreci olduğunu belirten kavramdır.
Yorumlama (Interpretation)Filmin yüzeydeki düz ve yalın olay örgüsünün altındaki gizli, çok katmanlı ve bilinçdışı anlamları bulup çıkarma, ifşa etme ve anlamlandırma sürecidir.
Yöntembilimsel ÇoğulculukNoel Carroll tarafından önerilen, filmleri tek bir kuramın dar sınırlarına hapsetmek yerine, birden fazla kuramsal yaklaşımı birbiriyle kıyaslayarak veya tamamlayıcı olarak bir arada kullanma yöntemidir.

Diğer Önemli Bilgiler

Muhsin Ertuğrul'un 'Pençe' Eleştirisi (1918)

Muhsin Ertuğrul, 1918 yılında Temaşa dergisinde Sedat Simavi'nin 1917 yapımı 'Pençe' filmini Berlin'de edindiği teknik bilgiler ışığında çok sert bir dille eleştirerek Türkiye'deki ilk tenkit yazısını yazmıştır.

1948 Rüsum İndirimi Kararı

Türkiye'de 1948 yılında yerli filmlere getirilen indirimli rüsum uygulaması, sinemada hızlı bir yapım artışına ve tüketim ekonomisine dayalı yeni bir yapımcı sınıfının doğmasına yol açmıştır.

Filmoloji Enstitüsü'nün Kuruluşu

1960 yılından önce Sorbonne Üniversitesi'nde Etienne Souriau liderliğinde kurulan enstitü, 'La Revue Internationale de Filmologie' dergisiyle sinemayı ilk kez akademik ve deneysel düzeyde incelemiştir.

Visconti'nin 'Günahkâr Gönüller' Örneği

Türkiye'de 1950'li yıllarda sinema yazarlarının ısrarlı tanıtımları sayesinde, daha önce boş salonlara oynayan Luchino Visconti'nin 'Senso' filmi ikinci gösteriminde kapalı gişe oynayarak eleştirinin gücünü kanıtlamıştır.

1959 Gazeteciler Cemiyeti Şenliği Kırılması

Sinemacılar ile eleştirmenler arasındaki işbirliği, 1959 yılındaki şenlikte jüride yer alan bazı eleştirmenlerin yanlı tutumları nedeniyle darbe almış ve taraflar arasında uzun sürecek bir uçurum doğmuştur.

University of Kent'te İlk Film Bölümü

Michael Grant ve iki meslektaşı, İngiltere'deki University of Kent at Canterbury'de ilk akademik film bölümünü kurarak Hollywood stüdyo sistemini Althusserci ve semiyotik yöntemlerle müfredata taşımıştır.

Sınavda Dikkat Et

  • Mordaunt Hall ismine dikkat edin; 1925 yılında The New York Times'ta yazdığı yazı, sinema tarihindeki ilk imzalı film eleştirisi (review) kabul edilir.
  • Siegfried Kracauer'in 'ortalama filmler' ile 'sanat filmleri' ayrımını iyi bilin; ortalama filmlerde sosyolojik/ideolojik ifşa, sanat filmlerinde ise içkin estetik analiz önerir.
  • Türkiye'de sinema üzerine ilk yazıların 1918'de Temaşa dergisinde Muhsin Ertuğrul ve Galip Arcan ile başladığını unutmayın; sinemanın girişinden 23 yıl sonradır.
  • Filmoloji Enstitüsü'nün (Sorbonne, Etienne Souriau) sinemayı üniversite düzeyinde bilimsel/akademik bir disipline dönüştüren ilk kurumsal adım olduğunu aklınızda tutun.
  • Review (tüketiciye yönelik tanıtım) ile Criticism (akademik/kuramsal analiz) arasındaki işlevsel fark sınavda soru olarak gelebilir.
  • Reçeteci kuramın 'tümdengelimci ve kuralcı', betimleyici kuramın ise 'tümevarımcı ve pratik odaklı' olduğunu karıştırmayın.
  • 1980'li yılların Türkiye'de eleştiri geleneğinde ciddi bir kesinti ve reklamcılığa kayma dönemi olduğunu, dergi sayısının üçe (Video Sinema, Gelişim Sinema, Ve Sinema) düştüğünü unutmayın.