← Ünite 4
Sinemaya Giriş

Ünite 4: Sesli ve Sözlü Sinema 3

Cennetin Çocukları (1945)
Marcel Carne ve senarist Jacques Prevert işbirliğiyle çekilen bu film, Fransız sinemasının doruk noktası ve başyapıtı kabul edilir. Arletty, Jean-Louis Barrault ve Pierre Brasseur'ün rol aldığı bu psikolojik dram, işgal dönemi Fransa'sının sanatsal direnişinin ve estetik dehasının en büyük kanıtıdır.
Yurttaş Kane (1941)
Orson Welles'in henüz 25 yaşındayken yönettiği, yazdığı ve başrolünü oynadığı bu film, 1959 Brüksel değerlendirmesinde tüm zamanların en iyi 12 sinema başyapıtı arasına girmiştir. Görüntü yönetmeni Gregg Toland'ın geliştirdiği derin odak ve yenilikçi ışıklandırma teknikleriyle sinema tarihinde teknik bir devrim yaratmıştır.
Sovyet Sinema Salonlarının Yıkımı
II. Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali ve çatışmalar nedeniyle SSCB'deki 28.000 sinema salonundan 12.000'i tamamen yıkılmıştır. Bu yıkım, Sovyet sinema işletmelerinin yaklaşık %40'ının yok olmasına ve film üretiminin 1941'de 41'den 1945'te 20'ye kadar gerilemesine yol açmıştır.
Son Şans (1945)
İsviçreli yönetmen Leopold Lindtberg'in imzasını taşıyan bu başyapıt, Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü kazanmıştır. Film, İtalyan yeni-gerçekçiliğine benzer bir sadelikle, bir grup mültecinin ve savaş esirinin dağları aşarak İsviçre sınırına ulaşma mücadelesini etkileyici bir dille anlatır.

Anahtar Kavramlar

Şiirsel Gerçekçilik1930'larda Fransa'da ortaya çıkan, gerçekçi ve toplumsal temaları lirik, romantik ve kaderci bir atmosferle harmanlayan sinema akımıdır. II. Dünya Savaşı yıllarında Fransız sinemacıların işgal gerçeğinden kaçmak ve düşsel sığınaklar yaratmak için sıkça başvurduğu bir üslup olmuştur.
Kaçış SinemasıSavaş, işgal ve ekonomik buhran gibi zorlu dönemlerde, izleyicinin acı gerçekleri unutmasını sağlamak amacıyla fantastik hikayelere, masallara, müzikallere ve romantik konulara yönelen sinema eğilimidir. Savaş dönemi Fransa'sında Marcel Carne'nin 'Gece Ziyaretçileri' filmi bu eğilimin en tipik örneğidir.
Kara Film (Film Noir)Genellikle suç, yolsuzluk, ahlaki yozlaşma ve tekinsiz şehir yaşamını konu alan, karanlık ışık oyunları ve gölgeli çekim teknikleriyle karakterize edilen Hollywood sinema türüdür. Billy Wilder'ın 'Çifte Tazminat' (1944) ve John Huston'ın 'Malta Şahini' (1941) filmleri bu türün kurucu örneklerindendir.
Derin Odak (Deep Focus)Kameraya çok yakın olan nesneler ile en uzaktaki arka plan unsurlarının aynı anda net ve keskin bir şekilde görünmesini sağlayan çekim tekniğidir. Orson Welles'in 'Yurttaş Kane' (1941) filminde görüntü yönetmeni Gregg Toland tarafından sinema dilini kökten değiştirecek şekilde ustalıkla uygulanmıştır.
İngiliz Belgesel OkuluJohn Grierson öncülüğünde başlayan, stüdyo dışı gerçek mekanlarda çekim yapmayı, toplumsal sorunları tarafsız ve gerçekçi bir dille aktarmayı amaçlayan sinema hareketidir. Savaş yıllarında Arthur Rank'in finansal desteğiyle propaganda ve bilgilendirme amaçlı olarak çok güçlü bir endüstriye dönüşmüştür.
Özgür Sinema (Free Cinema)1950'lerin başında Humphrey Jennings ve Lindsay Anderson tarafından kurulan, Grierson'un katı ve didaktik belgesel anlayışına tepki olarak doğan, daha kişisel, şiirsel ve özgürlükçü belgesel tarzını savunan İngiliz sinema akımıdır.
İtalyan Yeni-Gerçekçiliği (Neorealismo)II. Dünya Savaşı sonrasında İtalya'da doğan, yapay stüdyolar yerine sokaklarda çekim yapmayı, amatör oyuncuları kullanmayı ve savaş sonrası yoksulluğu, işsizliği ve toplumsal dramları süslemeden anlatmayı hedefleyen çığır açıcı sinema akımıdır.
NFB (National Film Board of Canada)1930'ların sonunda John Grierson tarafından Kanada'da eğitici filmlerin dağıtımı, sinema dilinin geliştirilmesi, araştırma ve deneyler yapılması amacıyla kurulan resmi ulusal film dairesidir. Kanada sinemasının gelişiminde hayati bir rol oynamıştır.
Militarizasyon (Sinemada)Savaş dönemlerinde devletlerin sinema endüstrisini tamamen kendi askeri ve ideolojik amaçları doğrultusunda denetlemesi ve yönlendirmesidir. Savaş dönemi Japonya'sında Toho ve Daiei şirketlerinin sadece militarist 'kılıç-kalkan' filmleri üretmeye zorlanması bu duruma örnektir.
Remake (Yeniden Çevrim)Daha önce çekilmiş başarılı bir filmin veya tiyatro oyununun, yeni bir oyuncu kadrosu, güncellenmiş teknoloji ve farklı bir yönetmen yorumuyla yeniden sinemaya uyarlanmasıdır. George Cukor'un 1944 yapımı 'Işıklar Sönerken' filmi, ünlü bir polisiye piyesin başarılı bir remake örneğidir.

Diğer Önemli Bilgiler

Aniki Bobo (1942)

Portekiz'de Salazar diktatörlüğünün ağır sansürüne ve büyük mali imkansızlıklara rağmen Manuel Oliveira tarafından çekilen uzun metrajlı bir filmdir. Çocukların dünyasını hem gerçekçi hem de son derece şiirsel ve psikolojik bir derinlikle ele alarak Portekiz sinema tarihinde tek başına parıldayan bir eser olmuştur.

Roma, Açık Şehir (1945)

Roberto Rossellini'nin savaşın hemen bitiminde, yokluklar içinde sokaklarda çektiği bu tarihi film, İtalyan Yeni-Gerçekçiliği'nin tüm dünyada tanınmasını sağlamıştır. Anna Magnani'nin canlandırdığı cesur ve inatçı 'Pina' karakteri, faşizme karşı halk direnişinin sinemadaki en güçlü sembolü haline gelmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Marcel Carne ve Jacques Prevert isimlerini görürseniz doğrudan 'Fransız Şiirsel Gerçekçiliği' ve 'Kaçış Sineması' (Cennetin Çocukları, Gece Ziyaretçileri) kavramlarıyla ilişkilendirin.
  • Orson Welles'in 'Yurttaş Kane' filmi sorulduğunda, teknik devrimi gerçekleştiren görüntü yönetmeni Gregg Toland'ı ve 'derin odak' tekniğini mutlaka arayın.
  • İngiliz belgesel sinemasında didaktik tarzdan sıyrılıp şiirselliği yakalayan tek ismin Humphrey Jennings olduğunu unutmayın; sınavda ayırt edici soru olarak gelebilir.
  • İtalyan Yeni-Gerçekçiliği'nin müjdecisi ve köşe taşı olan filmin Luchino Visconti'nin 'Tutku' (Ossessione, 1942) filmi olduğunu aklınızda tutun.
  • Savaş yıllarında ulusal sineması tamamen çökmeyip aksine büyük bir sanatsal ve teknik sıçrama yaşayan tek Doğu/Arap ülkesinin Mısır olduğunu unutmayın.