Ders kitabının açık uçlu alıştırmaları. Bunlar çoktan seçmeli sınav sorusu değil — düşünmeni, araştırmanı, kendi cümlelerinle anlatmanı isteyen etkinlikler. Kitabın verdiği örnek yanıtlar kapalı duruyor; önce kendin dene.
Alıştırma 1myders hazırladı
Dünyadaki 'Sınırsız Sansür', 'Sınırlı Sansür' ve 'Kendi Kendini Denetleme' sistemlerini temel özellikleri ve uygulandığı ülke örnekleri üzerinden karşılaştırınız.
Yanıt / ipucu
Sınırsız sansürde devlet memurları tüm filmleri devlet çıkarlarına göre denetler (örneğin SSCB); sınırlı sansürde sadece çocuklara yönelik yapımlar denetlenirken yetişkinler için serbestlik vardır (Belçika); kendi kendini denetlemede ise devlet dışarıda bırakılarak denetim bağımsız bir endüstri kuruluşu tarafından yapılır (İngiltere).
Alıştırma 2myders hazırladı
Türk sinema tarihindeki ilk sansür vakası olan 'Mürebbiye' filmi olayını araştırarak, bu sansürün gerekçesini ve dönemin tarihi koşullarıyla ilişkisini tartışınız.
Yanıt / ipucu
1919 yılında çekilen 'Mürebbiye' filmi, işgal yıllarında İstanbul'daki Fransız işgal güçleri komutanlığı tarafından, Fransız bir kadının ahlaksız gösterildiği gerekçesiyle yasaklanmıştır. Bu olay, sinemanın ulusal imaj ve siyasi propaganda aracı olarak nasıl görüldüğünü gösteren ilk somut örnektir.
Alıştırma 3myders hazırladı
1932 tarihli Talimatname ile 1939 tarihli Nizamname arasındaki farkları inceleyerek, Türkiye'de sinema denetiminin nasıl merkezileştirildiğini açıklayınız.
Yanıt / ipucu
1932 yılına kadar yerel valilikler tarafından yürütülen dağınık denetim yetkisi, 1932 Talimatnamesi ile merkezileştirilmiştir. 1939 Nizamnamesi ise denetimi doğrudan Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'na dayandırarak İçişleri Bakanlığı ve polis teşkilatının mutlak kontrolüne sokmuştur.
Alıştırma 4myders hazırladı
1961 Anayasası'nın 21. maddesi ile Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun 6. maddesi arasındaki hukuki çelişkiyi ve bu durumun sinema sektörüne etkilerini değerlendiriniz.
Yanıt / ipucu
1961 Anayasası sanatı serbestçe yayma ve açıklama hakkını güvence altına alırken, polis kanunu filmlerin denetimini doğrudan kolluk kuvvetlerine veriyordu. Bu çelişki, sinema sektörünün anayasal haklar çerçevesinde polisin sansür yetkisine karşı çıkmasına ve yeni yasal düzenleme arayışlarına zemin hazırlamıştır.
Alıştırma 5myders hazırladı
1986 yılında yürürlüğe giren 3257 sayılı kanunun, Türk sinemasını sadece bir 'sansür' kıskacından kurtarıp sektörel bir yapıya nasıl kavuşturduğunu örneklerle açıklayınız.
Yanıt / ipucu
Bu kanunla denetim yetkisi polisten alınarak Kültür Bakanlığı'na devredilmiştir. Ayrıca sadece yasaklamaya odaklanmak yerine; telif hakları, bandrol uygulaması, kayıt-tescil işlemleri ve Sinema Destekleme Fonu gibi sektörü mali ve idari açıdan destekleyen modern mekanizmalar hayata geçirilmiştir.