← Ünite 12
Türk Sinema Tarihi

Ünite 12: Milli Sinema

Tohum Dergisi ve İlk Yazı (1964)
Yücel Çakmaklı, Tohum dergisinin Ağustos 1964 tarihli 11. sayısında yayımlanan 'Milli Sinema İhtiyacı' başlıklı yazısıyla Milli Sinema kavramını ilk defa sinema literatürüne kazandırmıştır. Bu yazı, 'Müslüman Türk halkı' ifadesinin sinema terminolojisinde ilk kez kullanıldığı metin olma özelliğini taşımaktadır.
Birleşen Yollar Filmi (1970)
Yücel Çakmaklı’nın yönettiği 'Birleşen Yollar' filmi, dinsel sömürünün dışına çıkarak Türk insanını İslami değerler içinde ele alan ve Milli Sinema akımının pratikteki ilk ürünü olan çığır açıcı yapımdır. Özünü Batı'da değil İslam'da arayan bu film, akımın miladı kabul edilmektedir.
Gençlik Köprüsü Filmi ve Maliyeti (1974)
Akın Grup üyelerinin büyük bir ihtilal heyecanıyla ve İslam düşüncesini sinemaya yansıtma amacıyla yola çıktığı, Salih Diriklik'in yönettiği (ekonomik krizler yüzünden Mesut Uçakan'ın ön plana itildiği) 'Gençlik Köprüsü' filmi beş haftada çekilmiş ve o dönemin parasıyla 600 bin liraya mal olmuştur.
Cem Duna Dönemi ve TRT Ayrılığı (1987)
1987 yılında Cem Duna’nın TRT Genel Müdürlüğü’ne getirilmesi ve Turgut Özal’ın çıkardığı Yabancı Sermaye Teşvik Kanunu sonrasında TRT yönetimine Avrupa Topluluğuna uyum kapsamında evrensel kültüre uygun kadroların atanması, Yücel Çakmaklı ve diğer Milli Sinemacıların TRT'deki dizi film macerasını sonlandırmıştır.

Anahtar Kavramlar

Milli SinemaMilli Kültür'ün ve İslam dininin getirdiği hayat sistemini yegâne ölçü alarak Türk halkının inançlarını, geleneklerini ve Anadolu gerçeklerini sinema diline aktaran 1970'lerde doğmuş bir sinema akımıdır. Metindeki örneği, Yücel Çakmaklı'nın yönettiği ve akımın ilk pratik ürünü olan 1970 yapımı 'Birleşen Yollar' filmidir.
Ulusal SinemaHalit Refiğ, Metin Erksan ve Duygu Sağıroğlu gibi yönetmenlerin temsil ettiği, Milli Sinema akımıyla 1970'lerde benzerlikleri ve farklılıkları yoğun bir şekilde tartışılmış olan bir diğer sinema anlayışıdır. İki akım arasında hiçbir zaman tam bir uzlaşı sağlanamamış, sürekli bir fikir alışverişi ve ayrışma yaşanmıştır.
MTTB Sinema KulübüMilli Türk Talebe Birliği bünyesinde 1971 yılında tıp öğrencisi Salih Diriklik başkanlığında kurulan ve Milli Sinema Akımı'nın teorik ile pratik altyapısını şekillendiren gençlik yapılanmasıdır. Bu kulüp bünyesindeki genç sinemacılar daha sonra Akın Grup'u kurarak 'Gençlik Köprüsü' filmini çekmişlerdir.
Beyaz SinemaMilli Sinema akımı dahilinde ürün veren yönetmenlerin eserlerini nitelendirmek için kullanılan, özellikle İslami duyarlılıkları ve değerleri yansıtan filmleri tanımlayan alternatif isimlendirmelerden biridir. Yazar Abdurrahman Sen ve dönemin yazarları tarafından sıkça dile getirilmiştir.
Akın GrupMTTB Sinema Kulübü'nden gelen dokuz üniversiteli genç (Salih Diriklik, Abdurrahman Dilipak ve arkadaşları) tarafından Yeşilçam kalıplarından uzaklaşarak İslam düşüncesini sinemada yansıtmak amacıyla kurulan film şirketidir. Manifesto yayınlayarak sinemaya katılan grup, ilk filmleri 'Gençlik Köprüsü'nde ağır ekonomik sıkıntılar yaşamıştır.
Minyeli AbdullahYücel Çakmaklı'nın 1989 yılında yönettiği, Hekimoğlu İsmail'in aynı adlı romanından uyarlanan ve Milli Sinema akımının en büyük ticari başarısını sağlayan çığır açıcı filmdir. Türban tartışmalarının ve Beyaz Sinema tanımının güncellediği bu film, vizyonda kaldığı sezonlarda tüm Amerikan filmlerini geride bırakarak gişe rekortmeni olmuştur.
İslami Duyarlıklı FilmlerMilli Sinema akımı içinde yer alan filmlerin taşıdığı dini hassasiyetleri ve ahlaki tutumu ifade etmek için kullanılan, sonraları bazı yönetmenlerin (Salih Diriklik gibi) 'Milli Sinema' terimi yerine tercih etmeye başladığı niteleme biçimidir.
Atlas/TVS AŞ1980'lerin ortalarında Mesut Uçakan ve Salih Diriklik tarafından kurulan, TRT'ye dizi film, drama ve belgesel projeleri hazırlamak amacı güden ortak yapımdır. Uçakan bir süre sonra yönetimi Diriklik'e bırakmış, bu çatı altında 'Ahmet Hamdi Tanpınar' belgeseli ve 'Zeynepler Ölmesin' gibi projeler hayata geçirilmiştir.
28 Şubat SüreciTürkiye'de siyasi ve toplumsal alanda büyük değişimlere yol açan, muhafazakâr kesimin ve İslamcı yapılanmaların baskı altına alındığı dönemi ifade eder. Metinde, 1995 sonrasında Milli Sinemacıların uzun bir durgunluk ve suskunluk dönemine girmesinin başlıca siyasi nedenlerinden biri olarak gösterilmiştir.
Türk-İslam SenteziTürk kültürü ile İslam dini değerlerinin bir bütün olarak ele alınması gerektiği düşüncesidir. Yücel Çakmaklı ve Mesut Uçakan'ın filmlerinde Batı sömürüsüne karşı kurtuluşun anahtarı olarak işlenen, öz değerlere dönüşü savunan ideolojik ve estetik yaklaşımdır.

Diğer Önemli Bilgiler

Minyeli Abdullah Gişe Rekoru (1989-1991)

Yücel Çakmaklı’nın 1989 yılında çektiği 'Minyeli Abdullah' filmi, türban tartışmalarının yarattığı güncellikle salonları doldurmuş; 1989-90 ve 1990-91 sezonlarında tüm Amerikan yapımları dahil olmak üzere en çok iş yapan film olarak gişe sıralamasında zirveye yerleşmiştir.

Feza Film ve Mehmet Tanrısever Faktörü

Milli Sinemacıların filmlerine geçmişte ekonomik destek sağlayan en önemli yapım şirketlerinden biri Feza Film'dir. Şirketin sahibi ve 'Sürgün' filminin yönetmeni olan Mehmet Tanrısever’in sinemadan desteğini çekerek ticari faaliyetlerine yönelmesi, akımın 90'lardaki duraklamasında önemli bir kayıp olmuştur.

Sınavda Dikkat Et

  • Milli Sinema kavramının isim babasının Yücel Çakmaklı olduğunu ve bu terimi ilk kez 1964 yılında Tohum dergisinde kullandığını kesinlikle unutmayın.
  • Akımın pratik altyapısını oluşturan ilk filmin 1970 yapımı 'Birleşen Yollar' olduğunu, 1989'daki ticari patlamanın ise 'Minyeli Abdullah' ile gerçekleştiğini karıştırmayın.
  • MTTB Sinema Kulübü'nün akımın teorik ve pratik temellerindeki rolünü, başındaki ismin Salih Diriklik olduğunu sınavda ayırt edebilmeniz için not edin.
  • Akın Grup tarafından çekilen ilk filmin adının 'Gençlik Köprüsü' olduğunu ve bu filmin yapımında büyük ekonomik sıkıntılar yaşandığını hatırlayın.
  • Milli Sinemacıların TRT'deki dizi projelerinin 1987 yılında Cem Duna döneminde ve AT uyum yasaları gerekçesiyle sona erdiğini ele lere dikkat edin.
  • 1995-2005 arasındaki durgunluk döneminin Körfez Savaşı, ekonomik krizler, 28 Şubat süreci ve Feza Film'in çekilmesi gibi çoklu nedenlere dayandığını daima göz önünde bulundurun.