Kolektif GüvenlikUluslararası barış ve güvenliğin bir ya da birkaç devletin gücüne değil, tüm üye devletlerin ortak eylemine ve dayanışmasına dayandırılması sistemidir. Metinde Soğuk Savaş'ın bitişiyle birlikte Körfez Krizi örneğinde bu kavramın yeniden önem kazandığı vurgulanmaktadır.
Üçüncü Dünya ÜlkesiEkonomik, sanayi ve teknolojik gelişmişlik düzeyleri Batı'lı gelişmiş ülkelere göre geride kalan, genellikle gelişmekte olan ülkeleri tanımlamak için kullanılan bir kategoridir. Metinde BM Güvenlik Konseyi'nde Brezilya ve Hindistan gibi bu ülkeleri temsilen sürekli üyeler arasına katılım tartışmaları ele alınmıştır.
Barış ve Güvenliğin KorunmasıBirleşmiş Milletler'in kurucu amaçlarının başında gelen, çatışmaların önlenmesi, sona erdirilmesi ve kalıcı barışın tesis edilmesi faaliyetlerinin bütünüdür. Güvenlik Konseyi bu alanda birinci derecede yetkili ve sorumlu organdır.
Rıza (Consent) DoktriniUluslararası hukukta devletlerin ancak ve ancak açıkça kabul ettikleri ve imzaladıkları uluslararası antlaşmalar ile hukuken bağlı olacaklarını savunan klasik anlayıştır. Metinde bu doktrinin yerini yavaş yavaş oydaşma doktrinine bıraktığı ifade edilmektedir.
Oydaşma (Consensus) DoktriniUluslararası toplumun üyelerinin büyük çoğunluğu tarafından kabul edilen kural ve anlaşmaların, bu anlaşmalara doğrudan imza koymamış tarafları da bağlayacağını öngören modern uluslararası hukuk yaklaşımıdır.
Çatışmaların Sona Erdirilmesi (Peace-making)Genellikle diplomatik ve siyasi yollarla, devam etmekte olan anlaşmazlık ve çatışmaların taraflarını müzakere masasına çekerek durdurmayı hedefleyen Birleşmiş Milletler faaliyet alanıdır.
Kalıcı Barışın Kurulması (Peace-building)Çatışma ortamından çıkmış bölgelerde seçimlerin gözlemlenmesi, insan hakları ihlallerinin önlenmesi ve ekonomik-sosyal zararların giderilmesi suretiyle çatışmaların yeniden başlamasını engellemeye yönelik uzun vadeli BM çabalarıdır.
BiyosferDünya üzerinde canlıların yaşamasına imkan veren, hava, su, toprak ve ormanlar gibi doğal unsurların tamamını kapsayan ekolojik alandır. Metinde çevre hukuku kapsamında 'Küresel Köyün Ortak Arazisi' olarak korunması gereken alan şeklinde geçmektedir.
Kültürel Görecelilikİnsan hakları dahil olmak üzere evrensel kabul gören değerlerin ve ilkelerin mutlak olmadığını, her toplumun ve coğrafyanın kendi kültürel yapısına göre farklılık gösterebileceğini savunan yaklaşımdır.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM)Soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları işleyen bireyleri yargılamak üzere Roma Anlaşması temelinde kurulan ve 2002 yılında faaliyete geçen daimi uluslararası yargı organıdır.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi10 Aralık 1948 tarihinde BM Genel Kurulu'nda oybirliğiyle kabul edilen, uluslararası insan hakları hukukunun en temel ve çağdaş referans metni niteliğindeki 30 maddelik deklarasyondur.
Egemenlik SınırlandırmasıDevletlerin kendi iradeleriyle imzaladıkları antlaşmalar veya uluslararası toplumun ortak normları sonucunda, klasik mutlak egemenlik yetkilerinin hukuki olarak kısıtlanması durumudur.
Ağırlıklı Oy SistemiBM Güvenlik Konseyi veya benzeri uluslararası platformlarda kararların alınmasında ülkelerin nüfus, GSYH veya yüzölçümü gibi kapasite kriterlerine göre oy gücünün belirlenmesini öngören radikal reform önerisidir.