Ünite 3: Sırp Bağımsızlık Hareketi — Önemli Kavramlar
Sırp Milliyetçiliği
19. yüzyılda Osmanlı ve Avusturya imparatorlukları arasında bölünmüş olan Sırp nüfusu arasında, özellikle dil çalışmaları ve romantizm akımının etkisiyle gelişen ulusal kimlik ve bilinç hareketidir. Örneğin, Vuk Stefanoviç Karaciç'in halk dili çalışmaları bu milliyetçiliğin fikri temelini oluşturmuştur.
Semendire Livası
İstanbul'un fethinden sonra Sırbistan'ın Osmanlı topraklarına katılmasıyla oluşturulan ve merkezi Belgrad olan idari sancak bölgesidir. 18. ve 19. yüzyıllarda yeniçerilerin baskı kurduğu ve Sırp isyanlarının doğduğu ana coğrafyadır.
Vuk Stefanoviç Karaciç
Kilise Slavcası yerine Sırp halk dilinin kabul edilmesini sağlayarak Sırp milliyetçiliğinin fikir babalarından biri olan dil bilginidir. Viyana'da Alman Romantizminden etkilenerek 1814-1815'te Sırp dilinin tarifine ilişkin eser yayımlamıştır.
Miloş Obrenoviç
1815 yılında İkinci Sırp İsyanı'nı başlatan ve Osmanlı Devleti ile yaptığı müzakereler sonucunda 1817'de Sırp knezi (Başknez) olarak tanınan Sırp liderdir. Sırbistan'ın özerklik kazanmasında kilit rol oynamıştır.
Kara Yorgi (Kara George Petroviç)
1804 yılında Birinci Sırp İsyanı'nı başlatan ve Belgrad paşalığını ele geçiren asilerin lideridir. İsyanın başarısız olmasından sonra Avusturya'ya kaçmış, daha sonra ülkeye döndüğünde Miloş Obrenoviç tarafından öldürtülmüştür.
İlliryacılık
Hırvatlar arasında Fransız İhtilali ve Alman Romantizminin etkisiyle gelişen ilk milliyetçilik hareketidir. Bu hareket daha sonra Ljudevit Gay öncülüğünde tüm Balkan Slavlarını içine alan Yugoslavizm düşüncesine evrilmiştir.
Dayılar ve Yamaklar
Semendire Sancağı'nda kalelerin muhafızlığını üstlenen ve merkezin otoritesini dinlemeyerek halka ağır vergiler ve angaryalar uygulayan yeniçeri gruplarına verilen isimdir. Bu grubun baskıları Birinci Sırp İsyanı'nı tetiklemiştir.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İpek (Peç) Patrikliği
1463'te kaldırıldıktan sonra Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa'nın çabalarıyla 1557'de yeniden açılan, İstanbul Rum-Ortodoks Patrikhanesinden ayrı olarak Sırplara ait iki yüzyıl boyunca varlığını sürdüren özerk kilise teşkilatıdır.
Çukurçeşme Olayları
1862 yılının başlarında Sırbistan'da kalan son Türkler ile Sırplar arasında yaşanan, Türklerin göç ettirilmesini amaçlayan çatışmalar dizisidir. Bu olaylar Kanlıca Konferansı'nın toplanmasına yol açmıştır.
Kanlıca Protokolü
1862 Çukurçeşme olayları sonrasında İstanbul Kanlıca'da büyük devletlerin ve Osmanlı'nın temsilcileri tarafından imzalanan, Sırbistan'daki Türk mülklerinin tasfiyesini ve Türklerin bölgeden çekilmesini öngören 12 maddelik uluslararası belgedir.