Bu bölümde Osmanlı Devletinin teşrifat teşkilatı ve Osmanlı Sarayında devlet
yönetimine dair törenleri gördük. Zira Osmanlı saray teşrifâtı ve törenleridevletin kültürel
kimliğini yansıtan en önemli hususlardır.
Osmanlılarda merasimlerde teşrifât işlerini memur olan Teşrifâtî Efendisaray ve
devlete ait seremoniyi iyi bilir, sarayda ve diğer yerlerde yapılacak merasimlerde elindeki
defterlere göre protokolü idare ederdi. OsmanlıDevleti’nin zirvede olduğu çağlarda Osmanlı
devlet teşkilâtındaki usuller ve kaideler daha da gelişmiş, neredeyse protokolsüz hiçbirşey
yapılmaz hâle gelmişti.
Teşrifât usûl ve kaidelerinin vaz, usûl ve kanunları ilk defa Fatih Sultan Mehmed
tarafından konmuştur. Fatih’in koymuş olduğu bu saltanat usûlleri sonraki tarihlerde daha da
ziyadeleşmiş ve teşrifât kaideleri daha da artmıştır. Teşrifâtın tarihi Osmanlı Devleti’nin tarihi
kadar eski olmakla birlikte bir birim olarak Kanunî Sultan Süleyman zamanında
müesseseleştiği bilinmektedir. İçte ve dışta devletin büyüklüğünü göstermek ve onu en iyi
şekilde temsil etmek için kurulmuş olan teşrifâtçılık, Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar da
görevini sürdürmüştür.
Teşrifât gerektiren olaylar pek çok ve pek görkemli olup bu törenlerden hepsine
devletin her biriminden temsilciler katılır, en büyük törenlerde ise devletin en üst üyeleri hazır
bulunurdu. Bu törenler devlet işlerine ait törenler, dini törenler ve sarayda günlük hayatı
içeren padişah ve hanedan mensupları için yapılan hususî törenler şeklinde gruplandırılabilir.
Devlet yönetimi alanında yapılan törenler, cülus, cenaze, kılıç kuşanma, elçi kabulü divân-ı
hümayun toplantıları ve sefer-i hümâyûn merasimleridir. Bu törenlerin yapılış amaçları ve
merasimlerin her birinin tertip tarzı bu dersimizde incelenmiştir.
