Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium
Metal işleme sektöründe çalışanların maruz kaldığı en büyük risklerden biri, taşlama ve kesme gibi mekanik işlemler sırasında ortaya çıkan metal tozları ve ağır metallerdir. İşyerlerinde bu maruziyetlerin değişkenlik göstermesinin temel sebebi, her işletmede kullanılan metalin veya alaşımın içeriğinin farklı olmasıdır. Her işletme, kendi üretim reçetesine göre farklı oranlarda metaller bir araya getirmekte, bu durum da ortaya çıkan alaşımdaki ağır metal türlerini ve bunların maruziyet sınır değerlerini doğrudan değiştirmektedir.
Literatürdeki çalışmalar incelendiğinde, metal taşlama işleminde metal tozu maruziyetinin gravimetrik analizi ve çalışan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda doğrudan aynı başlıkta sınırlı çalışma bulunsa da, benzer fiziksel ve kimyasal etmenleri inceleyen araştırmalar mevcuttur. Bu araştırmaların çoğunda genellikle genel sağlık taramaları yapılmış ve hastaların geçmişleri incelenmiş, ancak çalışma hayatlarındaki anlık metal tozu ve ağır metal maruziyet düzeyleri kantitatif olarak ölçülmemiştir.
Bu alandaki öncü çalışmalardan biri Sahle ve arkadaşları tarafından sert metal üretim sürecinde gerçekleştirilmiştir. Üç farklı içerikte metal kullanan iki ayrı metal işleme fabrikasında yapılan bu çalışmada, kişisel toz örneklemesi yöntemi kullanılmış ve gravimetrik analizler yapılmıştır. Ayrıca elektron mikroskobu yardımıyla liflerin boyutları tespit edilmiştir. İlk fabrikada havalandırma sisteminin bulunması sayesinde toz konsantrasyonu 1-2 mg/m³ gibi sınır değerlerin altında kalırken, havalandırma sistemi bulunmayan ikinci fabrikada bu değer 8 mg/m³ olarak ölçülmüş ve yasal sınır değerlerin aşıldığı görülmüştür.
Bir diğer önemli çalışma Kraus tarafından sert metal endüstrisi çalışanları üzerinde yürütülmüştür. Yedi farklı işlemde hem metal tozu maruziyeti ölçülmüş hem de çalışanların kan ve idrarlarındaki metal değerleri incelenerek detaylı sağlık taramaları yapılmıştır. Dört saatlik kişisel ve ortam ölçümleri sonucunda, metal işleme dışındaki diğer altı işlemde sınır değerlerin aşılmadığı tespit edilmiştir. Ancak, sert metal tozlarının akciğer kanseri ve interstisyel akciğer hastalıklarına yol açabileceği ve çalışanların yüksek risk grubunda yer aldığı sonucuna varılmıştır.
Bu tez çalışması kapsamında, metal işleme sektöründe faaliyet gösteren yedi farklı işletmede metal tozu ve ağır metal maruziyet durumlarını değerlendirmek amacıyla ölçümler gerçekleştirilmiştir. Saha ziyaretleri öncesinde işletmelerin iş güvenliği uzmanları ve üretim sorumluları ile ön incelemeler yapılmış, belirlenen kritik noktalarda solunabilir toz ve ağır metal ölçümleri yürütülmüştür. Çalışma, işletmelerin mevcut maruziyet durumlarını, aldıkları önlemleri ve kişisel koruyucu donanım (KKD) kullanım alışkanlıklarını gözden geçirmelerine olanak tanımıştır.
Yapılan ölçüm sonuçlarına göre, işletmelerin taşlama süreçlerinde solunabilir toz maruziyet değerlerinin hiçbirinde yasal mevzuatta belirtilen 5 mg/m³ sınır değerinin aşılmadığı görülmüştür. Ancak, değerlerin sınır değerin altında çıkması bu maruziyetin önemsiz olduğu anlamına gelmemektedir. Bazı işletmelerde ölçülen solunabilir toz miktarlarının, uluslararası enstitülerin kabul ettiği sınır değerlerin üzerinde veya bu değerlere çok yakın olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, uzun süreli maruziyetlerde çalışan sağlığının ciddi şekilde tehdit altında olduğunu göstermektedir.
Ölçüm yapılan işletmelerin tamamında, işyeri hava ortamında ağır metal varlığı kantitatif olarak tespit edilmiştir. Ağır metal konsantrasyonları yasal sınırların altında kalsa bile, ortamda ağır metallerin bulunması başlı başına büyük bir risk faktörüdür. Maruziyetin sıklığına, yoğunluğuna ve süresine bağlı olarak, çalışanlarda kısa veya uzun vadede kronik meslek hastalıklarının ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle, sınır değerlerin altındaki ölçüm sonuçları rehavete yol açmamalıdır.
İşletmelerde yapılan incelemelerde, daha önce yaptırılan toz ölçüm raporları ile bu tez çalışmasında elde edilen sonuçların benzerlik göstermediği belirlenmiştir. Bu uyumsuzluğun temel nedeni, önceki ölçümleri gerçekleştiren laboratuvar veya kişilerin standart metotlara ve gerekli ölçüm sürelerine uygun çalışmamış olmalarıdır. Ölçüm kalitesindeki bu yetersizlik, işyerlerindeki gerçek risklerin doğru analiz edilmesini engellemektedir.
İşletmelerin genelinde üretim teknolojilerinin eski, ortam fiziki yapılarının ve donanımlarının yetersiz olduğu gözlenmiştir. Ancak, işin doğası gereği en son teknoloji kullanılsa bile ortamda toz oluşumunun tamamen engellenemediği görülmüştür. Teknolojik gelişmelerle birlikte yaygınlaşan sulu taşlama sistemlerinde toz miktarı eser düzeylere indirilmiş olsa da, bu sistemler beraberinde yeni riskler getirmiştir. Sulu taşlama sırasında kullanılan soğutma ve kesme sıvılarının oluşturduğu aerosollerin solunması, çalışanlarda farklı solunum yolu hastalıklarına yol açabilmektedir.
Çalışanların tozun ve ağır metallerin zararları konusunda genel bir bilinçsizlik içinde olduğu tespit edilmiştir. Bazı işyerlerinde uygun KKD'ler bulunmasına rağmen çalışanların bunları düzenli kullanmadığı, bazılarında ise amaca uygun olmayan maskelerin tercih edildiği ve hatta bunların bile takılmadığı gözlenmiştir. Ayrıca, kuru yöntemle yapılan taşlama işlemlerinde toz maruziyetinin sulu sistemlere kıyasla çok daha yüksek olduğu ve kuru sistem kullanan işletmelerde acil ek önlemler alınması gerektiği ortaya konmuştur.
Metal tozu maruziyetini azaltmak ve riskleri en aza indirmek için işyerlerinde öncelikli olarak önleyici mühendislik tedbirleri uygulanmalıdır. Bu tedbirlerin en başında tozu kaynağında yok etme ve lokal egzoz havalandırma gibi kontrol teknikleri gelmektedir. Mühendislik çalışmaları kapsamında otomasyon sistemlerinin son teknolojiye göre revize edilmesi, çalışanın tozlu ortamdan uzaklaştırılması açısından kritik öneme sahiptir. İkinci aşamada ortamdaki toz konsantrasyonunu azaltıcı genel havalandırma sistemleri kurulmalı, en son çare olarak ise çalışanlara uygun kişisel koruyucu donanımlar sağlanmalıdır.
İşletmelerde toz maruziyetinin bulunduğu alanlarda herhangi bir proses değişikliği yapıldığında veya risk değerlendirmesi sonuçlarına göre belirlenen periyodik aralıklarla toz ölçümleri tekrarlanmalıdır. Çalışanların sağlık gözetimleri; risk değerlendirmesi, toz ölçüm sonuçları ve tozun kimyasal cinsi dikkate alınarak işyeri hekimince belirlenen sıklıkta yürütülmelidir. Tehlikeli sınıfta yer alan bu işyerlerinde sağlık gözetimleri en geç üç yılda bir tekrarlanmalı ve her çalışan için düzenli sağlık kayıtları tutulmalıdır.
Tozumayı önlemek amacıyla işyeri zeminlerinin kuru süpürgelerle süpürülmesi ve tezgah üzerlerinin kuru bezlerle silinmesi kesinlikle yasaklanmalıdır. Bu işlemler tozun havaya yeniden karışmasına neden olur. Bunun yerine zeminler gün boyunca düzenli olarak sulu sistemlerle veya vakumlu temizleyicilerle temizlenmelidir. Ayrıca, iş bitiminde çalışanların iş elbiselerindeki tozları temizlemek için basınçlı hava (kompresör) kullanmalarına izin verilmemelidir. Basınçlı hava, toz partiküllerinin ortama yayılarak tekrar solunmasına yol açar. Bunun yerine, özel toz emişi yapan kabinler veya vakumlu temizleme sistemleri kurulmalıdır.