Özet
Ana Sayfa » Anadolu Üniversitesi AÖF » Çocuk Gelişimi Önlisans Programı » Çocuk Gelişiminde Normal ve Atipik Gelişim
← Ünite 3

Ünite 3: Büyüme ve Motor Gelişim — Konu Anlatımı

Ünitenin tamamını tek sayfada görPremium

1Giriş ve Büyümenin Değerlendirilmesi

Büyüme, yaşla birlikte bireyin fiziksel yapısında ortaya çıkan nicel değişimleri ifade eder. Çocuk gelişiminde normal ve atipik durumların belirlenebilmesi için büyümenin düzenli aralıklarla değerlendirilmesi kritik bir öneme sahiptir. Büyümenin değerlendirilmesinde vücut ağırlığı, boy uzunluğu, baş çevresi ve vücut bölümlerinin birbirine oranları temel ölçütler olarak kullanılmaktadır. Bu ölçümler arasında klinisyenler ve eğitimciler tarafından en sık tercih edilen yöntemler vücut ağırlığı ve boy uzunluğu ölçümleridir.

Elde edilen ölçüm sonuçları, çocukların yaş ve cinsiyetlerine göre yapılandırılmış standart büyüme eğrileri ve persantil (yüzdelik dilim) tabloları ile karşılaştırılır. Bu tablolar, çocuğun akran grubuna göre fiziksel gelişim düzeyini somutlaştırır. Örneğin, bir çocuğun boyunun %3'lük dilimde yer alması, akranlarının %97'sinden daha kısa olduğunu gösterir ve büyüme geriliği riskine işaret eder. Bu tür durumlarda aile bilgilendirilerek çocuk uzman bir hekime yönlendirilir.

Büyüme süreci baştan ayağa ve merkezden dışa doğru bir seyir izler. Bebeklik döneminde başın büyümesi vücudun diğer bölümlerine göre daha hızlıyken, çocukluk döneminde kolların, el ve ayakların büyümesi hız kazanır. İki ile altı yaş arasında kemiklerin sertleşme oranı da oldukça yüksektir. Altı yaşına gelindiğinde ellerdeki ve ayaklardaki kemiklerin sayısı artar ve çocuğun vücut oranları yetişkinlerinkine oldukça yaklaşır.

2Motor Gelişimin Temel İlkeleri ve Motor Beceri Sınıflandırması

Motor sözcüğü hareket anlamına gelmekte olup, hareketi etkileyen tüm biyolojik ve mekanik faktörlerin temelini oluşturur. Motor gelişim ise, fiziksel büyümeye ve merkezi sinir sisteminin gelişimine paralel olarak organizmanın istemli biçimde hareketlilik kazanması ve yaşam boyunca bu becerilerin değişim göstermesidir. Motor gelişim üç temel gelişimsel ilke doğrultusunda gerçekleşir: baştan ayağa doğru gelişim, merkezden dışa doğru gelişim ve genelden özele doğru gelişim.

Baştan ayağa gelişim ilkesine göre önce başa yakın kaslar, ardından bacak kasları kontrol edilir. Merkezden dışa gelişim ilkesine göre kontrol önce bedenin merkezinde (omuz ve gövde) başlar, daha sonra uç kısımlara (eller ve parmaklar) yayılır. Genelden özele gelişim ilkesine göre ise çocuk önce kaba hareketleri (avuç içiyle nesne kavrama) yapar, olgunlaştıkça özel ve ince hareketleri (parmak uçlarıyla nesne tutma) gerçekleştirir.

Motor beceriler, öğrenilmiş, hedefe yönelik ve istemli hareket görevleridir. Bu beceriler hareketin boyutuna ve kapsamına göre 'kaba motor beceriler' (büyük kas gruplarını içeren oturma, yürüme, koşma gibi dengesel hareketler) ve 'ince motor beceriler' (göz ve el koordinasyonuna dayalı küçük kas hareketleri olan çizgi çizme, kağıt kesme gibi eylemler) olarak ikiye ayrılır. Hareketin amacına göre ise 'denge', 'yer değiştirme' ve 'manipülasyon' becerileri olarak üç grupta sınıflandırılır.

3Refleksif Hareketler Dönemi (İntrauterin Dönem - 1 Yaş)

Motor gelişim dönemlerinin ilki olan refleksif hareketler dönemi, rahim içi (intrauterin) dönemde başlayıp bir yaşa kadar devam eder. Refleksler, dışarıdan gelen bir uyarana karşı organizmanın verdiği istemsiz ve otomatik tepkilerdir. Yeni doğan bebeklerde merkezi sinir sistemi henüz tam olarak olgunlaşmadığı için refleksler doğal birer korunma ve hayatta kalma mekanizması işlevi görürler. Bu dönemdeki hareketler ilkel refleksler, duruşa ilişkin refleksler ve yinelenen hareketler olarak üç grupta incelenir.

İlkel refleksler beslenme ve korunma amaçlıdır. Moro refleksi (düşme hissinde kolların açılıp kapanması), arama ve emme refleksleri (beslenme işlevi), yakalama refleksi (avuç içine dokunulduğunda sıkıca tutma), babinski refleksi (ayak tabanı uyarıldığında parmakların yelpaze gibi açılması) ve tonik boyun refleksleri bu gruptadır. Bu reflekslerin büyük kısmı bebek büyüdükçe ve beyin kabuğu geliştikçe (genellikle 4-6. aylar arasında) azalarak kaybolur ve yerini istemli hareketlere bırakır.

Duruşa ilişkin refleksler ise bebeğin dik pozisyona gelmesini ve çevreyle bağlantı kurmasını sağlayan, ilerideki istemli hareketlerin öncülü olan reflekslerdir. Labirent doğrulma, çekme, paraşüt, emekleme, adımlama ve yüzme refleksleri bu grupta yer alır. Örneğin, adımlama refleksi bağımsız yürüyüşün, paraşüt refleksi ise düşmelere karşı korunmanın temelini oluşturur. Yinelenen hareketler ise bebeğin bacaklarını ritmik sallaması gibi istemli davranışlar öncesi sergilenen ritmik eylemlerdir.

4İlkel Hareketler Dönemi (0 - 2 Yaş)

Doğumdan başlayıp iki yaşa kadar devam eden ilkel hareketler dönemi, istemli hareketlerin başladığı evredir. Bu dönemde bebek yer çekimine karşı koymayı, çevresindeki nesnelerle manipülatif ilişkiler kurmayı ve mekan içinde yer değiştirmeyi öğrenir. Dönem boyunca denge becerileri (baş-boyun kontrolü, gövde kontrolü, oturma, ayakta durma), yer değiştirme becerileri (sürünme, emekleme, yürüme) ve manipülasyon becerileri (uzanma, yakalama, bırakma) aşamalı olarak kazanılır.

Denge becerilerinde ilk kazanım baş ve boyun kontrolüdür. Bebek birinci ayın sonunda başını tutmaya başlar, dördüncü ayda otururken başını sabitler. Gövde kontrolünün gelişimiyle bebek dördüncü ayda sırtüstünden yana döner, sekizinci ayda tamamen dönebilir. Oturma becerisi yedinci ayda bağımsız hale gelir ve bebek ellerini destek için kullanmak yerine oyun oynamak için serbest bırakır. On ikinci ay civarında ise bebek 10 saniye boyunca desteksiz ayakta durabilir hale gelir.

Yer değiştirme becerilerinde sürünme (yaklaşık 6. ayda) emeklemenin öncülüdür. Sekizinci ve dokuzuncu aylarda ortaya çıkan emekleme, bebeğin dünyayı keşfetmesini hızlandırır. Bağımsız yürüme ise genellikle 12 ile 15. aylar arasında gerçekleşir. Manipülasyon becerilerinde ise dördüncü ayda el-göz koordinasyonuna dayalı uzanma başlar. Yakalama refleksi istemli tutmaya dönüşür ve bebek dokuzuncu aydan itibaren nesneleri bir kabın içine bırakma gibi bırakma becerilerini sergiler.

5Temel Hareketler Dönemi (2 - 7 Yaş)

Yaşamın ikinci yılında başlayıp yedi yaşa kadar devam eden temel hareketler dönemi, çocukların ilkel hareket becerilerini geliştirdikleri ve çevrelerini keşfetmek için etkin şekilde kullandıkları dönemdir. Bu dönem kendi içinde üç evreye ayrılır: başlangıç evresi (2-3 yaş), şekillenme evresi (3-5 yaş) ve ustalaşma evresi (5-7 yaş). Dönem boyunca yer değiştirme becerileri (koşma, atlama, sekme, zıplama, tırmanma) ile manipülasyon becerileri (atma, yakalama, ayakla vurma) gelişimini sürdürür.

Koşma becerisinde ilk girişim hızlı yürüyüş şeklindedir. Zamanla gövde öne eğilir, kollar ritme dahil olur ve çocuk 3-4 yaşında topuklarını basmadan koşabilir hale gelir. Atlama becerisinde çocuk önce yüksekten aşağı atlar, ardından olduğu yerde yukarı ve ileriye doğru atlamayı öğrenir. Sekme ve zıplama becerileri yüksek düzeyde denge ve koordinasyon gerektirdiğinden daha geç olgunlaşır. Tırmanmada ise yukarı çıkma becerisi aşağı inme becerisinden daha önce gelişir.

Manipülasyon becerilerinden atma, iki yaş civarında basitçe elden bırakma şeklindeyken, altı-yedi yaşlarında gövdenin döndürüldüğü olgun bir fırlatma eylemine dönüşür. Yakalama becerisinde en ilkel biçim kolların gövde önünde uzatılarak nesnenin kucaklanmasıdır; ustalaşma kızlarda altı buçuk, erkeklerde yedi yaşında gerçekleşir. Ayakla vurma becerisi ise denge ve ayak-göz koordinasyonu gerektirir; koşarak topa vurma becerisi üç-dört yaş arasında gelişmeye başlar.

6Atipik Motor Gelişim ve Değerlendirme Süreçleri

Motor gelişimin beklenmedik bir sırayla, hızla seyretmesine ve alışılmışın dışında gelişimsel örüntüler sergilemesine atipik motor gelişim adı verilir. Bir çocuğun atipik gelişime sahip olduğunu söyleyebilmek için gelişim düzeyinin normal sınırlardan ve sırasından anlamlı ölçüde sapması gerekir. Atipik gelişimin erken belirlenmesinde büyüme ölçümlerinin (boy, kilo, baş çevresi) takibi ve bebeklik dönemi reflekslerinin incelenmesi hayati önem taşır.

Reflekslerin hiç alınamaması, asimetrik olması veya kaybolması gereken dönemden sonra da devam etmesi nörolojik hasar belirtisi olabilir. Örneğin, Moro refleksinin dördüncü aydan sonra devam etmesi nörolojik sorunlara, ellerin sürekli yumruk şeklinde tutulması ise beyin inmesine işaret edebilir. Atipik gelişimi taramak amacıyla ülkemizde Denver Gelişimsel Tarama Testi II (DENVER-II), Ankara Gelişim Tarama Envanteri (AGTE) ve Gazi Erken Çocukluk Gelişimi Değerlendirme Aracı (GEÇDA) gibi standart testler kullanılmaktadır.

Farklı yetersizlik türleri motor gelişimi doğrudan etkiler. Görme yetersizliği olan çocuklarda görsel uyaran eksikliği nedeniyle uzanma, emekleme ve yürüme becerilerinde gecikmeler yaşanır. Zihin yetersizliği olan çocuklarda ise büyüme hızı yavaştır; Down sendromu gibi durumlarda kasların gevşek ve eklemlerin aşırı esnek olması baş kontrolü, oturma ve yürümeyi geciktirir. Beden yetersizliği olan çocuklarda ise beyin, omurilik, kas veya kemik hasarlarına bağlı olarak duruş, denge ve yürüyüş bozuklukları gözlenir.

SponsorluReklam Alanı · 300 × 250