Uluslararası dağıtım kanalı kararları, dışsal belirleyiciler ve işletmeyle ilgili faktörler olmak üzere iki ana kategoride incelenir. Dışsal belirleyiciler; pazar ve müşteri özellikleri, ürün özellikleri, aracılar ile ilgili özellikler, rekabet ve yasal düzenlemeler/yerel iş pratikleri olarak sıralanır. Bu faktörler, işletmenin hedef pazarda nasıl bir dağıtım stratejisi izleyeceğini belirleyen temel çerçeveyi oluşturur. Pazar ve müşteri özellikleri, kanal tasarımında en kritik unsurdur. Müşterilerin demografik yapısı, coğrafi yoğunluğu ve satın alma alışkanlıkları kanalın uzunluğunu ve aracı ihtiyacını doğrudan etkiler. Örneğin, tüketicilerin bölgesel olarak dağınık olduğu pazarlarda aracı kullanmak zorunluluk arz ederken, yoğunlaşmış pazarlarda doğrudan satış tercih edilebilir. Ayrıca örgütsel pazarlarda doğrudan ilişki kurmak daha yaygındır. Ürün özellikleri; ürünün değeri, hacmi, bozulabilirliği ve teknik yapısı gibi unsurları içerir. Düşük birim değerli ve yüksek devir hızlı ürünler için yoğun dağıtım ağı gerekirken, prestijli ürünler için daha dar ve seçici kanallar tercih edilir. Endüstriyel ürünlerde ise servis desteği ve teknik bakım gereksinimi nedeniyle doğrudan satış veya uzmanlaşmış aracılar ön plana çıkar. Rekabet özellikleri ve yasal düzenlemeler, kanal seçiminde kısıtlayıcı veya yönlendirici olabilir. Rakiplerin halihazırda kullandığı kanallar, işletmeyi farklı bir strateji geliştirmeye veya mevcut kanallara girmeye zorlayabilir. Yasal düzenlemeler ise bazı ülkelerde belirli ürünlerin (alkol gibi) devlet kontrolündeki yerlerde satılmasını zorunlu kılarak kanal yapısını tamamen belirleyebilir. Uluslararası dağıtım kanalı yapısı; aracı türleri, pazar kapsamı, kanal uzunluğu ve bütünleşme derecesi kararlarından oluşur. İşletmeler, kendi satış gücünü kullanma ile aracı kullanma arasında bir denge kurmalıdır. Kanal alternatifleri, üretimin yapıldığı yere göre yurt içi, yurt dışı veya serbest bölge üretimi olarak sınıflandırılır. İhracat yöntemleri dolaylı ve doğrudan ihracat olarak ikiye ayrılır. Dolaylı ihracatta üretici ile tüketici arasında doğrudan bağ kurulmaz; komisyoncular, ihracatçı birlikleri ve ihracat yönetim şirketleri gibi aracılar kullanılır. Bu yöntem, düşük maliyetli ve risksiz bir giriş sağlar ancak kontrolü azaltır. Doğrudan ihracatta ise işletme, hedef pazarda kendi satış bürolarını, distribütörlerini veya acentelerini kullanır. Bu yöntem, pazarlama faaliyetleri üzerinde yüksek denetim sağlar ancak daha fazla finansal kaynak ve personel gerektirir. Distribütörler, malı satın alıp kendi adına satan bağımsız tüccarlarken, acenteler üretici adına işlem yapan temsilcilerdir. Kanalın pazar kapsamı yoğun, seçimli veya özel dağıtım olarak belirlenebilir. Yoğun dağıtım, ürünün her yerde bulunmasını hedeflerken; özel dağıtım, belirli bir bölgede tek bir aracı ile çalışarak marka imajı ve fiyat üzerinde tam kontrol sağlar. Kanal uzunluğu ise aracı sayısı ile belirlenir; kanal uzadıkça üreticinin kontrolü azalır ancak pazar nüfuzu artabilir. Kanal yönetimi, seçilen aracıların motivasyonu ve denetimi üzerine kuruludur. Başarılı bir yönetim için distribütörlerin sadece birer aracı değil, uzun vadeli ortaklar olarak görülmesi gerekir. Aracı seçimi; finansal güç, pazarlama yeteneği, ürün uzmanlığı ve geçmiş deneyimler gibi kriterlere göre yapılmalıdır. Sözleşmeler, kanal ilişkisinin temelini oluşturur. Sözleşmede; satış bölgesi, komisyon oranları, ödeme koşulları, servis sorumlulukları ve anlaşmazlık durumunda yetkili yargı organı gibi unsurlar net bir şekilde belirtilmelidir. Ayrıca, performans hedeflerinin (satış cirosu, pazar payı) yazılı olarak belirlenmesi ve periyodik toplantılarla denetim yapılması esastır. Kanal entegrasyonu, dikey ve yatay olarak iki şekilde uygulanır. Dikey entegrasyon, kanalın farklı düzeylerini (üretici-toptancı-perakendeci) tek bir yönetim altında birleştirerek kontrolü artırır. Yatay entegrasyon ise aynı düzeydeki rakiplerle işbirliği yaparak pazar gücünü artırmayı hedefler. Bu stratejiler, kanal istikrarını ve uzun vadeli taahhütleri güçlendirir. Lojistik yönetimi; doğru ürünü, doğru zamanda ve doğru yere hasarsız ulaştırmayı hedefler. Temel lojistik fonksiyonları; müşteri hizmetleri, sipariş işleme, ulaştırma, stok yönetimi, depolama ve satın almadır. Küresel rekabette lojistik, maliyetleri düşüren ve müşteri memnuniyetini artıran stratejik bir değer yaratma aracıdır. Ulaştırma modları; karayolu, denizyolu, havayolu, demiryolu ve boru hattıdır. Denizyolu, büyük hacimli yükler için en ekonomik yöntemken, havayolu yüksek değerli ve acil ürünler için tercih edilir. Bütünleşik (multimodal) taşımacılık, farklı modların avantajlarını birleştirerek kapıdan kapıya etkin operasyonlar sağlar. Depolama ve tesis yönetimi; lojistik merkezler, serbest bölgeler ve limanlar üzerinden yürütülür. Serbest bölgeler, gümrük vergisi erteleme ve maliyet avantajı sağlayarak uluslararası ticareti teşvik eder. Lojistik merkezler ise sosyal ve teknik altyapılarıyla, lojistik faaliyetlerin şehir üzerindeki olumsuz etkilerini azaltan ve verimliliği artıran bütüncül alanlardır.