1970'li yıllarda halkla ilişkilerin amacı örgüt ile paydaşlar arasında karşılıklı anlayış oluşturmaya evrilmiştir. Halkla ilişkiler bu dönemde örgütü halka, halkı da örgüte anlatan dengeli bir yönetsel köprü görevi üstlenmiştir.
1990'lı yıllarda halkla ilişkilerin amacı ilişki yönetimi olarak yeniden tanımlanmıştır. Örgütün misyonuna ulaşmasının önündeki engellerin kaldırılması için ilgili paydaşlarla karşılıklı fayda temelinde ilişkiler yönetilmiştir.
2000'li yıllarda yaşanan büyük finansal skandallar itibarın korunmasını stratejik öneme taşımıştır. Sosyal yaklaşım; iletişim, ilişki ve etki yönetimini kapsayan şemsiye bir boyut haline gelmiştir.
Strateji kelimesi Latince 'stratos' (ordu) ve 'agein' (yol göstermek) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Diğer bir görüşe göre Yunanca komutan 'Strategos' isminden ve 'strategia' (komutanlık/generalin bakış açısı) kavramından gelmektedir.
Senge (1990) Beşinci Disiplin eserinde düşünceyi tabandan tavana 'Olaylar' (reaktif), 'Davranış Kalıpları' (proaktif) ve 'Sistemler' (üretken/stratejik) olarak 3 seviyede sınıflandırır.
Mintzberg ve Waters tasarlanan stratejilerin beklenmeyen çevresel faktörler yüzünden kısmen gerçekleşemeyen stratejilere dönüştüğünü; fiilen gerçekleşen stratejilerin ise tasarlanan ve kendiliğinden ortaya çıkan stratejilerin birleşimi olduğunu kanıtlamıştır.
2011 araştırmasına göre kurumsal itibarı en yüksek ilk üç küresel şirket sırasıyla Google, Apple ve The Walt Disney Company'dir. Bu firmaların yüksek itibarının finansal değer ve marka gücüyle doğrudan ilişkili olduğu gösterilmiştir.
Coca-Cola Hayata Artı Vakfı; sivil toplum, üniversite ve kamu işbirliğiyle çevre ve aktif yaşam alanındaki projeleri destekleyen, stratejik yönetim ile halkla ilişkileri bütünleştiren örnek bir Kurumsal Sosyal Sorumluluk uygulamasıdır.
1960'lı ve 70'li yıllarda örgütlerin çevreye verdikleri zararların belirginleşmesi üzerine katı yasal düzenlemeler getirilmiş, bu durum çevresel sürdürülebilirliği halkla ilişkiler ve stratejik yönetimin odağına taşımıştır.
Smith'in stratejik halkla ilişkiler süreci 4 temel aşama (Analiz, Strateji Formülasyonu, Taktikler, Değerlendirme) altında toplam 9 ardışık operasyonel basamaktan oluşmaktadır.
Çiğdem Karaşatır, stratejik yönetimin kurumsal seviyesinin üzerine 'Sosyal Düzey'i eklemiş ve halkla ilişkilerin esas stratejik işlevinin örgütün toplumsal rolünü belirleyen bu düzeyde gerçekleştiğini ifade etmiştir.