Ünite 3: AB Kurumları ve Politika Yapım Süreci — Araştır & Paylaş
Ders kitabının araştır–ilişkilendir–anlat etkinlikleri. Konuyu kendi cümlelerinle anlatabiliyorsan öğrenmişsin demektir.
Araştır 1
Genişleme, bir örgüte yeni üye katılımını ifade ederken, Derinleşme örgütün mevcut üyeleri arasındaki işbirliğinin daha da güçlendirilmesini ifade etmektedir.
Araştır 2
Ortak Pazarın (iç/tek pazar) hedeflenmesi ABD’de Fortress Europe tartışmalarını gündeme taşıdı. Ortak Pazar, Avrupa’nın kendi içine kapanması ve serbest piyasa ekonomisine uymayan “korumacı” bir örgüte dönüşeceği endişesine yol açmıştır.
Araştır 1
İngiltere’nin, Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun (AET) koşullarını, hükümetler-arası işbirliği politikasına uygun hale getirme çabasıyla ve AET’ye rakip olacak şekilde ancak daha esnek ve bütünleşme konusunda daha az iddialı bir ekonomik işbirliği modeliyle öne sürdüğü Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA), 1960 yılında Stockholm Konvansiyonu ile kurulmuştur. Birliğin amacı AET üyelerini daha geniş bir serbest ticaret bölgesine çekmekti ancak bu amaçta başarılı olamadı. EFTA’nın kurulmasından 15 ay sonra İngiltere AET’ye başvurdu. İngiltere’yi; Danimarka, İrlanda ve Norveç izledi.
Araştır 2
Kurucu Altılar; Belçika, Hollanda, Lüksemburg, İtalya, Fransa ve Federal (Batı) Almanya’dır. Bunlar arasında Benelüks ülkeleri ve İtalya ulus-üstü/ federal bir yapı içinde bütünleşmeye ve ekonomik bütünleşmenin siyasal bütünleşmeye de dönüşümüne olumlu yaklaşırken, Fransa ulusal kaygılarla bütünleşmeyi daha çok hükümetlerarası işbirliği yaklaşımıyla desteklemiştir. Benelüks ülkeleri ve İtalya güvenliklerini sağlamak amacıyla Batı Avrupa Birliği ve NATO’ya ihtiyaç duyarken, Fransa Atlantik işbirliğini ve ABD’nin Avrupa içişlerine dâhil olmasını sorgulamıştır. Ancak Almanya’nın pasifize edilmesi ve kontrol altında tutulması Fransa’nın özellikle Toplulukların ilk aşamalarında Batı Avrupa ile bütünleşmeye öncelik vermesinde etkili bir strateji olmuştur. Federal Almanya açısından ise uluslararası toplum tarafından kabul görmek önemliydi ve Batı Avrupa ile bütünleşme bunun önemli bir parçasıydı.
Araştır 3
Avrupa Tek Senedi (ATS); Maastricht, Amsterdam, Nice Antlaşmaları, Anayasal Antlaşma ve Lizbon Antlaşması ekonomik, siyasal bütünleşme ve genişleme dinamiklerinin gerektirdiği kurumsal reforma yönelik düzenlemeleri AB’nin müktesebatına kazandırmıştır. Genelde AB’nin işleyişinde görüldüğü üzere bu metinlerle yapılan değişikliklerde de hem ulus-üstü hem de hükümetler-arası yaklaşımlarla şekillenen uygulamalar bulunmaktadır. Ekonomik bütünleşmeyi ilgilendiren konularda nitelikli oy çokluğu ile karar alınan konu sayısı artırılarak bütünleşmenin derinleşmesi sağlanmıştır. Komisyon, Parlamento ve Adalet Divanı, AB’nin ulus-üstü kurumları olarak güçlendirilmeye çalışılmıştır. Ancak üye devletlerin hassas oldukları ve çıkarlarını gözetmek istedikleri özellikle siyasal konu ve kararlarda, AB’nin hükümetler-arası yöntemle çalışan ve karar alan kurumları (Konseyler) daha etkin çalışmaktadır. Bu bakış açısıyla yaklaşıldığında; Ortak Pazarın yol haritası olan Tek Senet’in, Toplulukları AB’ye dönüştüren ve AB vatandaşlığı kavramını getiren Maastricht Antlaşması’nın, AB müktesebatını tek belgede (anayasada) toplamak isteyen Anayasal Antlaşma’nın federal çizgiye daha yakın olduğu söylenebilir. Amsterdam ve Nice Antlaşmaları, genişlemenin gerektirdiği kurumsal değişikliklerin sınırlı şekilde karara bağlanabildiği belgelerdir. Lizbon Antlaşması ise müktesebatı anayasal çizgiden tekra