Kamu harcamalarının milli gelir üzerinde katlanarak artış yaratacağı yönündeki 'çarpan' (çoğaltan) mekanizması ilk kez iktisatçı Richard Kahn tarafından ortaya atılmış, daha sonra Keynes tarafından geliştirilmiştir.
Kitaptaki varsayımsal modelde; planlanan yatırımlar 90, kamu harcamaları 130, net ihracat -10 birim iken, toplam harcamanın toplam çıktıya eşitlendiği denge milli gelir düzeyi tam olarak 600 birim olarak gerçekleşmektedir.
Milli gelirin 520 birim olduğu durumda, toplam harcamalar 540 birim olmaktadır. Bu 20 birimlik harcama fazlası stokların erimesine yol açarak firmalara üretimi artırmaları yönünde net bir sinyal verir.
Milli gelirin 680 birim olduğu durumda, toplam harcamalar 660 birim kalmaktadır. Satılamayan 20 birimlik ürün depolarda birikerek firmalara üretimi azaltmaları yönünde sinyal verir.
Kitaptaki dışa açık ekonomi tablosunda, milli gelirde meydana gelen her 40 birimlik artış, ithalat harcamalarında 6 birimlik bir artışa neden olmaktadır. Bu durum marjinal ithalat eğiliminin (MPI) 0,15 olduğunu gösterir.
Dışa açık modelde otonom ihracatın 16 birim artması (65'ten 81'e çıkması), denge milli gelir düzeyini 600 birimden 640 birime yükseltmektedir. Bu durum dışa açık ekonomide çarpanın 2,5 olduğunu kanıtlar.
1 milyon TL'lik bir vergi indirimi, MPC = 0,75 olan bir ekonomide harcanabilir geliri artırarak ilk aşamada 750.000 TL'lik tüketim harcaması yaratır. Bu zincirleme etkiyle toplamda 3 milyon TL'lik milli gelir artışı sağlanır.
12 milyar TL'lik ek kamu harcaması (emekli ikramiyesi) yapılıp aynı anda üst gelir gruplarından 12 milyar TL ek vergi toplandığında, bütçe açığı 21 milyar TL'de sabit kalırken GSYH net 12 milyar TL artmaktadır.
Kitaptaki analizde, milli gelir düzeyi 530 birimin altında olduğunda net ihracat pozitif (ticaret fazlası) değer alırken, milli gelir 530 birimin üzerine çıktığında ithalat artışı nedeniyle net ihracat negatif (ticaret açığı) olmaktadır.
Dr. Mahfi Eğilmez'in analizinde, Türkiye ekonomisi için marjinal tüketim eğilimi (MPC) yaklaşık 0,70, marjinal tasarruf eğilimi (MPS) ise 0,30 olarak kabul edilerek çarpan hesaplamaları yapılmıştır.
Genişlemeci para politikasında faizlerin düşmesiyle yatırımların artması, yatırımların faize olan duyarlılığına bağlıdır. Bu duyarlılık ne kadar yüksekse, para politikasının milli gelir üzerindeki etkisi o kadar büyüktür.