Ünite 5: Sözlü İletişim Biçemlerinde Farklılaşma — Önemli Kavramlar
Sözlü İletişim Biçemi
İletişim sürecine katılan bireylerin düşünce ve duygularını nasıl belirttiklerini, kendilerini sözlü olarak nasıl ifade ettiklerini ve sözcükleri ne ölçüde sözlük anlamında kullandıklarını gösteren tarzdır. Örneğin, bir bireyin doğrudan veya dolaylı ifade yollarını seçmesi onun iletişim biçemini yansıtır.
Sapir-Whorf Hipotezi (Dilsel Görecelik)
Dilin sadece fikirleri ifade etme aracı değil, aynı zamanda fikirleri ve düşünme yolunu şekillendiren bir araç olduğunu savunan hipotezdir. Örneğin, Eskimo dilinde kar için çok sayıda sözcük bulunması o kültürün dünyayı algılayış biçimini etkiler.
Sınırlandırılmış Kod
Toplumsal bağlamın gizli ve içsel imlerine dayanan, sözcük dağarcığı ve mesaj yapısının dar tutulduğu dilsel koddur. Örneğin, yakın arkadaşlar arasında paylaşılan ortak geçmiş nedeniyle detay verilmeden kısa cümlelerle anlaşılması bu koda girer.
Genişletilmiş Kod
Konuşmacının sözsüz ve bağlamsal göstergelerden kaçınarak mesajın taşıdığı tüm anlamı tamamen sözel koda yüklemesi durumudur. Örneğin, dar bağlamlı kültürlerde dinleyicinin mesajın anlamını tamamen sözlü ifadelerden çıkarması zorunludur.
Düzanlam
Bir göstergenin ilk ve temel anlamını, yani sözlük anlamını dile getiren anlamlandırma düzeyidir. Örneğin, 'su' kelimesinin renksiz ve kokusuz sıvı olma durumu düzanlamıdır.
Yananlam
Bir sözcüğe eklenen duygusal veya coşkusal çağrışımlara bağlanan ikincil anlam düzeyidir. Örneğin, 'bahar' sözcüğünün yenilenme ve tazelenme çağrıştırması yananlamdır.
Doğrudan Sözlü İletişim Biçemi
Gönderenin aktarmak istediği anlamı sözcüklerin düzanlamında kullanarak doğrudan içeriğe yüklediği iletişim biçimidir. Örneğin, bireyci kültürlerde 'kesinlikle' veya 'tamamen' ifadeleriyle isteklerin açıkça söylenmesi.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Dolaylı Sözlü İletişim Biçemi
Sözcüklerin her zaman sözlük anlamında kullanılmadığı, gerçek niyet ve arzuların diğer sözlerin ve simgelerin arasına gizlendiği biçimdir. Örneğin, Anadolu kültüründe doğrudan 'hayır' demek yerine 'inşallah, bakalım' denilmesi.
Geniş Kapsamlı Sözlü İletişim Biçemi
Enformasyon alışverişi sırasında sorulan sorunun yanıtına ek olarak, konuyla ilişkili görülen ikinci ve üçüncü dereceli duygu ve düşüncelerin de eklendiği iletişim biçimidir. Örneğin, Orta Doğu Arap kültüründe sorulara uzun ve şiirsel gerekçelerle yanıt verilmesi.
Dar Kapsamlı Sözlü İletişim Biçemi
Gönderenin amacını ve ihtiyacını tam, açık ve doğrudan alıcıya ilettiği, laf kalabalığından kaçınılan iletişim biçimidir. Örneğin, Batı kültürlerinde sorulmayan soruların yanıtlarının verilmemesi ve net bilgi aktarılması.
Kişisel Sözlü İletişim Biçemi
Bireyci kültürlerin üyelerinin sözlerine 'ben' ile başlayıp kendilerini öne çıkararak anlamları kendi inançları çerçevesinde ifade etmeleridir. Örneğin, Kuzey Amerikalıların konuşmalarında 'ben bu işi yaptım' diyerek sorumluluğu üstlenmesi.
Bağlamsal Sözlü İletişim Biçemi
Ortaklaşa davranışçı kültürlerde bireylerin özne olmaktan kaçınıp anlamları toplumsal roller ve bağlam çerçevesinde ifade etmesidir. Örneğin, Türkçede şahiz zamiri kullanmadan cümle kurulması ve unvanlarla hitap edilmesi.
Araçsal Sözlü İletişim Biçemi
Gönderenin amaçlarını birinci planda tutan, iletişimin en kısa yoldan amaca ulaşmak için sadece bir araç olarak görüldüğü gönderen odaklı biçimdir. Örneğin, bireyci ve dar bağlamlı kültürlerde net ve gerekli enformasyonun aktarılması.
Duygusal Sözlü İletişim Biçemi
Alıcıyı odak noktasına yerleştiren, alıcının toplumsal durumunu ve grup uyumunu dikkate alarak iletilerin örtük ve dolaylı hazırlandığı alıcı odaklı biçimdir. Örneğin, ortaklaşa davranışçı kültürlerde karşıdakini kırmamak için mesajların dolaylı verilmesi.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
Açığa Vuran Sözlü İletişim Biçemi
Bir iletiyi hazırlayan ve gönderenin kim olduğunun kolayca anlaşıldığı iletim biçimidir. Örneğin, İngilizce yazışmalarda ve konuşmalarda göndereni belirten işaretlerin ve 'ben' zamirinin baskın olması.
Çağrılı Sözlü İletişim Biçemi
Bir iletinin kime gönderilmek üzere hazırlandığının ve hitap edilen kişinin kim olduğunun belirgin sembollerle gösterildiği iletişim biçimidir. Örneğin, Türkçe, Korece ve Japonca konuşmalarda unvan ve hitapların yoğun olarak kullanılması.
Güç Aralığı
Toplumsal statüler, kurumlar ve aile içindeki bireyler (patron-işçi, baba-çocuk) arasındaki yetki ve iktidar farklarının derecesidir. Örneğin, güç aralığının büyük olduğu kültürlerde otoriteye karşı ses alçaltılır ve dolaylı dil kullanılır.
Ruhestunde (Sükûn Saati)
Alman kültüründe günün belirli saatlerinde (örneğin 12.00-15.00 arası) gürültü yapmamayı ve bireysel dinlenme haklarına kesin saygı göstermeyi öngören uygulamadır. Örneğin, bu saatlerde ev aletlerinin çalıştırılmaması.