← Ünite 5
Kültürlerarası İletişim

Ünite 5: Sözlü İletişim Biçemlerinde Farklılaşma

Alber Mehrabian ve Susan Ferris'in 1967 Deneyleri
Araştırmacılar sözlü, sesli ve görüntülü iletişimin anlamlandırılmasında sözün %7, sesin %38, görüntünün ise %55 etkili olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ancak bu tez bilim çevrelerinde eleştirilmiş, oranların genel geçer olmadığı ve sadece belirli duygusal durumlarda geçerli olduğu belirtilmiştir.
Benjamin Lee Whorf'un Dilsel Görecelik Çalışmaları
Amerikalı dilbilimci Benjamin Lee Whorf, Hopi yerlileri ve Aztek dilleri üzerinde çalışarak anadilin grameri ve sözel yapısının düşünce üzerinde etkili olduğunu savunan Sapir-Whorf Hipotezi'ni geliştirmiştir. Whorf, doğayı ana dilimizin belirlediğimiz çizgisinde analiz ettiğimizi öne sürmüştür.
Anadolu Kültüründe Gelin ve Kayınbaba İletişimi
Batı kültüründe konuşurken yere bakmak pasif kişilik olarak değerlendirilirken, Anadolu'da yeni evlenen gelinlerin kayınbabalarıyla konuşurken yere bakması derin bir saygı göstergesidir. Kültürel normların sözsüz iletişim davranışlarına atfettiği anlamların kültürden kültüre nasıl değiştiğinin somut bir kanıtıdır.
Eskimo ve Kars Yöresinde Kar Sözcükleri
Bir dilde belirli bir nesne veya olayla ilgili çok sayıda sözcüğün bulunması, o kavramın o kültür grubunun yaşamında ne kadar önemli yer tuttuğunu gösterir. Eskimo dilinde ve Kars yöresinde kar ile ilgili çok sayıda farklı sözcüğün bulunması dil-kültür bağlantısını destekleyen klasik bir örnektir.

Anahtar Kavramlar

Sözlü İletişim Biçemiİletişim sürecine katılan bireylerin düşünce ve duygularını nasıl belirttiklerini, kendilerini sözlü olarak nasıl ifade ettiklerini ve sözcükleri ne ölçüde sözlük anlamında kullandıklarını gösteren tarzdır. Örneğin, bir bireyin doğrudan veya dolaylı ifade yollarını seçmesi onun iletişim biçemini yansıtır.
Sapir-Whorf Hipotezi (Dilsel Görecelik)Dilin sadece fikirleri ifade etme aracı değil, aynı zamanda fikirleri ve düşünme yolunu şekillendiren bir araç olduğunu savunan hipotezdir. Örneğin, Eskimo dilinde kar için çok sayıda sözcük bulunması o kültürün dünyayı algılayış biçimini etkiler.
Sınırlandırılmış KodToplumsal bağlamın gizli ve içsel imlerine dayanan, sözcük dağarcığı ve mesaj yapısının dar tutulduğu dilsel koddur. Örneğin, yakın arkadaşlar arasında paylaşılan ortak geçmiş nedeniyle detay verilmeden kısa cümlelerle anlaşılması bu koda girer.
Genişletilmiş KodKonuşmacının sözsüz ve bağlamsal göstergelerden kaçınarak mesajın taşıdığı tüm anlamı tamamen sözel koda yüklemesi durumudur. Örneğin, dar bağlamlı kültürlerde dinleyicinin mesajın anlamını tamamen sözlü ifadelerden çıkarması zorunludur.
DüzanlamBir göstergenin ilk ve temel anlamını, yani sözlük anlamını dile getiren anlamlandırma düzeyidir. Örneğin, 'su' kelimesinin renksiz ve kokusuz sıvı olma durumu düzanlamıdır.
YananlamBir sözcüğe eklenen duygusal veya coşkusal çağrışımlara bağlanan ikincil anlam düzeyidir. Örneğin, 'bahar' sözcüğünün yenilenme ve tazelenme çağrıştırması yananlamdır.
Doğrudan Sözlü İletişim BiçemiGönderenin aktarmak istediği anlamı sözcüklerin düzanlamında kullanarak doğrudan içeriğe yüklediği iletişim biçimidir. Örneğin, bireyci kültürlerde 'kesinlikle' veya 'tamamen' ifadeleriyle isteklerin açıkça söylenmesi.
Dolaylı Sözlü İletişim BiçemiSözcüklerin her zaman sözlük anlamında kullanılmadığı, gerçek niyet ve arzuların diğer sözlerin ve simgelerin arasına gizlendiği biçimdir. Örneğin, Anadolu kültüründe doğrudan 'hayır' demek yerine 'inşallah, bakalım' denilmesi.
Geniş Kapsamlı Sözlü İletişim BiçemiEnformasyon alışverişi sırasında sorulan sorunun yanıtına ek olarak, konuyla ilişkili görülen ikinci ve üçüncü dereceli duygu ve düşüncelerin de eklendiği iletişim biçimidir. Örneğin, Orta Doğu Arap kültüründe sorulara uzun ve şiirsel gerekçelerle yanıt verilmesi.
Dar Kapsamlı Sözlü İletişim BiçemiGönderenin amacını ve ihtiyacını tam, açık ve doğrudan alıcıya ilettiği, laf kalabalığından kaçınılan iletişim biçimidir. Örneğin, Batı kültürlerinde sorulmayan soruların yanıtlarının verilmemesi ve net bilgi aktarılması.
Kişisel Sözlü İletişim BiçemiBireyci kültürlerin üyelerinin sözlerine 'ben' ile başlayıp kendilerini öne çıkararak anlamları kendi inançları çerçevesinde ifade etmeleridir. Örneğin, Kuzey Amerikalıların konuşmalarında 'ben bu işi yaptım' diyerek sorumluluğu üstlenmesi.
Bağlamsal Sözlü İletişim BiçemiOrtaklaşa davranışçı kültürlerde bireylerin özne olmaktan kaçınıp anlamları toplumsal roller ve bağlam çerçevesinde ifade etmesidir. Örneğin, Türkçede şahiz zamiri kullanmadan cümle kurulması ve unvanlarla hitap edilmesi.
Araçsal Sözlü İletişim BiçemiGönderenin amaçlarını birinci planda tutan, iletişimin en kısa yoldan amaca ulaşmak için sadece bir araç olarak görüldüğü gönderen odaklı biçimdir. Örneğin, bireyci ve dar bağlamlı kültürlerde net ve gerekli enformasyonun aktarılması.
Duygusal Sözlü İletişim BiçemiAlıcıyı odak noktasına yerleştiren, alıcının toplumsal durumunu ve grup uyumunu dikkate alarak iletilerin örtük ve dolaylı hazırlandığı alıcı odaklı biçimdir. Örneğin, ortaklaşa davranışçı kültürlerde karşıdakini kırmamak için mesajların dolaylı verilmesi.
Açığa Vuran Sözlü İletişim BiçemiBir iletiyi hazırlayan ve gönderenin kim olduğunun kolayca anlaşıldığı iletim biçimidir. Örneğin, İngilizce yazışmalarda ve konuşmalarda göndereni belirten işaretlerin ve 'ben' zamirinin baskın olması.
Çağrılı Sözlü İletişim BiçemiBir iletinin kime gönderilmek üzere hazırlandığının ve hitap edilen kişinin kim olduğunun belirgin sembollerle gösterildiği iletişim biçimidir. Örneğin, Türkçe, Korece ve Japonca konuşmalarda unvan ve hitapların yoğun olarak kullanılması.
Güç AralığıToplumsal statüler, kurumlar ve aile içindeki bireyler (patron-işçi, baba-çocuk) arasındaki yetki ve iktidar farklarının derecesidir. Örneğin, güç aralığının büyük olduğu kültürlerde otoriteye karşı ses alçaltılır ve dolaylı dil kullanılır.
Ruhestunde (Sükûn Saati)Alman kültüründe günün belirli saatlerinde (örneğin 12.00-15.00 arası) gürültü yapmamayı ve bireysel dinlenme haklarına kesin saygı göstermeyi öngören uygulamadır. Örneğin, bu saatlerde ev aletlerinin çalıştırılmaması.

Diğer Önemli Bilgiler

Basil Bernstein'ın Dilsel Kodlar Kuramı

Basil Bernstein, insanların kullandığı sözel davranış kalıplarının toplumsal bağlam tarafından belirlendiğini savunmuştur. Konuşmada 'sınırlandırılmış' ve 'genişletilmiş' olmak üzere iki tür kod olduğunu öne sürerek toplumsal yapının dilsel gelişimi nasıl etkilediğini incelemiştir.

Türk İşçi ile Alman Ustabaşı Arasındaki İzin Krizi

Alman ustabaşının dinlenme saatinde (Ruhestunde) kahve içerken işçinin izin isteğine 'listeye bakarım' demesi, Türk işçi tarafından olumsuz ve küçümseyici bir yanıt olarak algılanmıştır. İki tarafın farklı iletişim biçemleri (dar kapsamlı/doğrudan ile geniş kapsamlı/dolaylı) kültürlerarası çatışmaya yol açmıştır.

İç Anadolu'da Çay İkramını Durdurma Geleneği

Türk kültüründe konuklara ikinci veya üçüncü bardak çay ısrarla ikram edilir. Konuğun sözlü olarak çayı reddetmesi kabul görmediğinden, Schöning-Kalender'in araştırmasına göre çay ikramını durdurmanın tek yolu bardağı tabak içinde yan yatırmaktır.

H. P. Grice'ın Uygun İletişim Kıstasları

Grice, bireylerin sözlü etkileşim davranışlarını değerlendirmek için nicelik, nitelik ve biçem kıstaslarını belirlemiştir. Buna göre uygun iletişimde ne çok ne az bilgi verilmeli, çapraşık ifadelerden kaçınılmalıdır; ancak bu kıstaslar esas olarak Batı kültürünün iletişimine uymaktadır.

Kore Kültüründe Cinsiyete Göre Hitap Unvanları

Kore'nin geleneksel kesimlerinde kadınlar çatışmaları önlemek için yumuşak sesle konuşur ve kendilerini çocuklarının annesi veya kocasının karısı olarak tanıtırlar. Çalışma yaşamında da erkeklerden farklı unvanlar kullanılır; örneğin şirket başkanı erkekse 'sajang', kadınsa 'yosajang' denir.

Almancada Akrabalık Unvanlarının Durumu

Türkçede yenge, baldız, görümce ve elti için ayrı ayrı unvanlar bulunurken, Almancada 'Schwägerin' sözcüğü hem yenge, hem baldız, hem görümce, hem de elti anlamında kullanılmaktadır. Bu durum dillerin akrabalık ilişkilerini kodlamadaki kültürel farklılıklarını gösterir.

Montaj Bandındaki Yaşlı Türk İşçi ve Gençlerin Şakalaşması

Araştırma protokolünde genç bir işçinin yaşlı Recai abiden çay isteyerek dolaylı yoldan dinlenmesini sağlaması anlatılır. Recai abinin 'Senin gibilerini cebimden çıkarırım' yanıtı sözlük anlamıyla değil, Türk kültüründeki yardımlaşma ve yaşlıya saygı normları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Whorf'un Sigorta Müfettişliği ve Dil Yanılgıları Örnekleri

Benjamin Lee Whorf kimya mühendisliği ve yangın sigortası müfettişliği yapmıştır. Yazılarında 'inflammable' (parlayıcı-yanıcı) kelimesindeki 'in' ekinin olumsuzluk sandığı için soba yakın konulan şiirlerin patlaması gibi dilin yanlış anlaşılmasından kaynaklanan yangın örneklerini incelemiştir.

Geert Hofstede'nin Kültürel Boyutlar Kuramı

Geert Hofstede kültürü 'zihnî yazılım' veya 'bilişsel yazılım' olarak tanımlamış, düşünce ile kültür arasındaki yakın bağlantıyı vurgulayarak bireycilik-ortaklaşa davranışçılık gibi boyutları kültürel değerler yaklaşımıyla geliştirmiştir.

Sınavda Dikkat Et

  • Sözlü iletişim biçemlerini belirleyen en temel bileşenin bireyin kişiliği değil, mensup olduğu 'kültür' olduğunu asla unutmayın; sınavda çeldirici olarak kişilik sıkça kullanılır.
  • Sapir-Whorf Hipotezi'nin dilin düşünceyi ve çevrenin algılanış biçimini şekillendirdiğini savunduğunu iyi kavrayın.
  • Doğrudan ve dolaylı iletişim biçimlerinin hangi kültürel yapılarda (bireyci vs. ortaklaşa davranışçı) görüldüğünü ayırt edebilmeniz gerekir.
  • Basil Bernstein'ın 'sınırlandırılmış' ve 'genişletilmiş' kod kavramlarının tanımını ve hangi bağlamlarda kullanıldığını karıştırmayın.
  • Geniş kapsamlı ile dar kapsamlı iletişim biçemleri arasındaki farkı (laf kalabalığı/ek enformasyon vs. net/öz bilgi) örnek olaylar üzerinden sorgulayın.
  • Kişisel (ben odaklı) ile bağlamsal (biz/rol odaklı) biçemlerin dil yapılarına (örneğin Türkçe vs. İngilizce) etkilerini not edin.
  • Alman ustabaşı ve Türk işçi örnek olayındaki kültürel yanlış anlama mekanizmasının sınavda soru olarak gelme ihtimali çok yüksektir.