Basil Bernstein, insanların kullandığı sözel davranış kalıplarının toplumsal bağlam tarafından belirlendiğini savunmuştur. Konuşmada 'sınırlandırılmış' ve 'genişletilmiş' olmak üzere iki tür kod olduğunu öne sürerek toplumsal yapının dilsel gelişimi nasıl etkilediğini incelemiştir.
Alman ustabaşının dinlenme saatinde (Ruhestunde) kahve içerken işçinin izin isteğine 'listeye bakarım' demesi, Türk işçi tarafından olumsuz ve küçümseyici bir yanıt olarak algılanmıştır. İki tarafın farklı iletişim biçemleri (dar kapsamlı/doğrudan ile geniş kapsamlı/dolaylı) kültürlerarası çatışmaya yol açmıştır.
Türk kültüründe konuklara ikinci veya üçüncü bardak çay ısrarla ikram edilir. Konuğun sözlü olarak çayı reddetmesi kabul görmediğinden, Schöning-Kalender'in araştırmasına göre çay ikramını durdurmanın tek yolu bardağı tabak içinde yan yatırmaktır.
Grice, bireylerin sözlü etkileşim davranışlarını değerlendirmek için nicelik, nitelik ve biçem kıstaslarını belirlemiştir. Buna göre uygun iletişimde ne çok ne az bilgi verilmeli, çapraşık ifadelerden kaçınılmalıdır; ancak bu kıstaslar esas olarak Batı kültürünün iletişimine uymaktadır.
Kore'nin geleneksel kesimlerinde kadınlar çatışmaları önlemek için yumuşak sesle konuşur ve kendilerini çocuklarının annesi veya kocasının karısı olarak tanıtırlar. Çalışma yaşamında da erkeklerden farklı unvanlar kullanılır; örneğin şirket başkanı erkekse 'sajang', kadınsa 'yosajang' denir.
Türkçede yenge, baldız, görümce ve elti için ayrı ayrı unvanlar bulunurken, Almancada 'Schwägerin' sözcüğü hem yenge, hem baldız, hem görümce, hem de elti anlamında kullanılmaktadır. Bu durum dillerin akrabalık ilişkilerini kodlamadaki kültürel farklılıklarını gösterir.
Araştırma protokolünde genç bir işçinin yaşlı Recai abiden çay isteyerek dolaylı yoldan dinlenmesini sağlaması anlatılır. Recai abinin 'Senin gibilerini cebimden çıkarırım' yanıtı sözlük anlamıyla değil, Türk kültüründeki yardımlaşma ve yaşlıya saygı normları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Benjamin Lee Whorf kimya mühendisliği ve yangın sigortası müfettişliği yapmıştır. Yazılarında 'inflammable' (parlayıcı-yanıcı) kelimesindeki 'in' ekinin olumsuzluk sandığı için soba yakın konulan şiirlerin patlaması gibi dilin yanlış anlaşılmasından kaynaklanan yangın örneklerini incelemiştir.
Geert Hofstede kültürü 'zihnî yazılım' veya 'bilişsel yazılım' olarak tanımlamış, düşünce ile kültür arasındaki yakın bağlantıyı vurgulayarak bireycilik-ortaklaşa davranışçılık gibi boyutları kültürel değerler yaklaşımıyla geliştirmiştir.