← Ünite 6
Kültürlerarası İletişim

Ünite 6: Sözsüz İletişim Biçemleri

Edward T. Hall ve 'Sessiz Dil' Kitabı
Edward T. Hall, 1959 yılında yayınladığı 'Sessiz Dil' (The Silent Language) adlı kitabında zamanın ve mekânın anlam aktarımındaki kritik rolünü ortaya koymuş; zamanın akışına müdahale edilemeyeceğini ve sözlerin yalan söylediği yerde zamanın doğruyu ifade edeceğini belirtmiştir.
Michael Argyle'ın Sözsüz İletişim Sınıflandırması
Michael Argyle, 1975 yılında geliştirdiği sınıflandırmada sözsüz iletişim davranışlarını devinsel iletişim, mekânsal iletişim, yönelim açısı, dış görünüş, duruş biçemi, baş hareketleri, yüz ifadesi, jestler, bakışlar ve paradil başlıkları altında toplamıştır.
Çin'in Huangluo Köyü ve Uzun Saç Geleneği
Çin'in Huangluo Köyü'ndeki Kızıl Yao kadınlarının saç uzunluğu ortalaması 1,7 metredir ve bu özellikleriyle Guinness Rekorlar Kitabı'na girmişlerdir. Hayatlarında sadece bir kez (16 yaşında) saçlarını kesen kadınların saç şekilleri evli, çocuklu veya bekâr olduklarını simgelemektedir.
Edward T. Hall'ün Polikron ve Monokron Kavramları
Edward T. Hall, Enformasyon Sistemleri Kuramı'nda zamanı bütün olarak algılayan kültürleri polikron, parçalı ve ince detaylarına kadar bölen kültürleri ise monokron olarak adlandırmıştır; monokronik kültürlerde 'bir zamanda bir iş' ilkesi hâkimdir.

Anahtar Kavramlar

Sözsüz İletişimSözlü olanlar dışında kalan, bireyin ürettiği ve çevresini kullanımı sonucunda ortaya çıkan, gönderen ile alıcı için ileti değeri taşıyan bütün uyarıcılardır. Örneğin, yüz kızarması, ellerin titremesi, giyim biçemi ve parfüm kokusu istem dışı sözsüz iletişim göstergeleridir.
Etkin Olmayan İletişimİstem dışı iletilerin kontrolsüz ve amaçsız olması ve bunlardan çıkarılan anlamların kaynağın niyetleriyle bağlantısız olması durumudur. Örneğin, mutsuz olmasına rağmen gülümseyen ya da sesi hastalıklı çıkmasına rağmen 'çok iyiyim' diyen birinin iletisi yanlış anlamalara yol açtığı için etkin değildir.
BetimleçSözlü olarak verilen mesajı sözsüz olarak güçlendirmek ya da tamamlamak amacıyla yapılan hareketlerdir. Örneğin, birine 'buraya gel' diye seslenirken aynı zamanda elle 'gel' işareti yapmak bir betimleçtir.
Düzenleçİletişim akışını denetlemeye ve katılanlar arasındaki ilişkiyi düzenlemeye yardım eden sözsüz davranışlardır. Örneğin, konuşurken karşıdakinin gözünün içine bakmak, başını sallayarak dinlediğini göstermek veya konuşma sırasını ayarlamak düzenleçtir.
BelirtkeKişilerarası iletişimde, sözcükleri veya deyimleri dolaysızca dile getiren, kolayca sözlü anlatımlara çevrilebilen sözsüz davranışlardır. Örneğin, selamlama ve vedalaşma amacıyla yapılan el hareketleri veya dilsizlerin kullandığı işaret dili belirtkedir.
Döngüsel ZamanGün, ay, mevsim ve yılın sürekli tekrarlanmasından kaynaklanan, zamanın dönüp yeniden geri geldiğini varsayan algılama biçimidir. Örneğin, tarımla geçinen toplumlarda hasat zamanının her yıl tekrarlanması döngüsel zaman anlayışını yansıtır.
Noktasal ZamanZamanın uygun ve uygun olmayan anların oluşturduğu noktalardan ibaret bir süreksiz dizi olarak algılandığı yaşam tarzıdır. Örneğin, 'anlık yaşamak' anlayışının benimsendiği kültürlerde geçmişten ders çıkarma yerine o an yaşanan nokta zamanlar önemlidir.
Çizgisel ZamanZamanın iki ucu açık, geçmişten gelip geleceğe giden bir süreklilik ve eşit değerde dilimlere ayrılmış bir dizi olarak algılanmasıdır. Örneğin, Batı kültürlerinde zaman kazanılır, kaybedilir ve paraya tahvil edilir ('zaman paradır').
Polikronik ZamanKültürlerin zamanı parçalı değil bütün olarak algıladığı, aynı zaman diliminde birkaç işle meşgul olabildiği zaman anlayışıdır. Örneğin, polikronik kültürlerde bireyler ne kadar meşgul olurlarsa olsunlar kendilerine yönelen birini yanıtsız bırakmazlar.
Monokronik ZamanZamanın en ince ayrıntılarına kadar parçalanabildiği ve 'bir zamanda bir iş' ilkesinin geçerli olduğu zaman algısıdır. Örneğin, monokronik kültürlerde bir memur yapmakta olduğu işi bitirmeden başını kaldırıp başka bir müşterinin sorusuna yanıt vermez.
Mekânİletişim sürecinin bağlamını oluşturan, ilgili bütün nesne ve canlıların bulunduğu, insan eli değmiş uzay parçasıdır. Örneğin, makam odasının konumu ve büyüklüğü o odadaki etkileşimin anlamını ve statüyü doğrudan etkiler.
UzamBir nesnenin uzayda kapladığı yer anlamına gelen coğrafi/fiziksel terimdir. İletişim bilimlerinde bağlam oluşturan insan eli değmiş yerler için uzam değil mekân terimi kullanılır.
Kişisel Mekân (Kişisel Alan)Her insanın bedeninin çevresinde görünmez sınırlarla belirlediği, başkalarının izinsiz girmesini istemediği alandır. Örneğin, toplu taşıma araçlarında bireylerin kimseye dokunmamak için gösterdiği çaba kişisel mekân algısıyla ilgilidir.
Ma KavramıJapon kültüründe sözlü iletişimde susma ve duraklamayı, sözsüz iletişimde ise nesneler ile insanlar arasındaki mesafe ve aralığı ifade eden kavramdır.
Devinduyumsal (Kinestetik)Devinim ve dokunma yoluyla algılama anlamına gelir. Örneğin, Japon bahçelerini sadece gözle değil dokunma duyusunu da kullanarak gezip anlamak devinduyumsal bir deneyimdir.
Kinesics (Devimsel İletişim)Beden hareketlerini, jestleri, mimikleri ve bunların kodlarını inceleyen disiplindir. Örneğin, omuz silkmek veya el sallamak kinesics alanına girer.
OculesticGöz teması, bakışlar, göz hareketleri ve göz bebeklerinin büyüüp küçülmesini kapsayacak şekilde gözlerle gönderilen mesajları inceleyen disiplindir. Örneğin, astların üstlerinin gözlerine bakmayıp aşağıya bakması oculestic bağlamında değerlendirilir.
ParadilKonuşmanın sessel ama sözsüz boyutu, bir şeyin söylenme tarzı ve sesin söylenen söz dışındaki özellikleridir. Örneğin, sesin yüksekliği, tonu, temposu, tınısı, gülme ve susmalar paradili oluşturur.
İletişim YeterliğiKişisel bakımdan etkili, toplumsal bakımdan uygun bir tarzda iletişim gerçekleştirme yetisidir. Örneğin, bireyin sözlü ve sözsüz kodları bağlama uygun biçimde kullanarak iletişim amacına erişebilmesidir.
Etkin İletişimGönderenin iletmeyi amaçladığı anlamın alıcıda tam olarak oluşmasının sağlandığı iletişim durumudur. Örneğin, kültüriçi etkileşimde kodların doğru açılmasıyla niyet edilen etki gerçekleşir.
UygunlukBir etkileşenin, durumun temel bağlamsal taleplerini yerine getirme ve geniş anlamda etkin olma yeteneğini ifade eder. Örneğin, resmi bir toplantıda giyim ve konuşma biçeminin ortama uygun olması.
Bağlamsal Talepİletişim durumunun gerçekleştiği bağlamın (sözlü, ilişkisel, sembolik ve çevresel) taraflardan gerektirdiği uygun davranışlardır. Örneğin, bir toplantı odasında statü farkına ve oda düzenine göre hareket etmek.

Diğer Önemli Bilgiler

Benjamin Lee Whorf ve Hopi Yerlileri

Benjamin Lee Whorf, Hopi yerlilerinin düşünce dünyasında soyut mekân kavramının olmadığını, dillerinde oda veya salon gibi üç boyutlu mekânları ifade eden sözcükler bulunmadığını, mekânın nesnelerin birbirine göre konumlarıyla tanımlandığını belirtmiştir.

Alman Kültüründe Mekân Algısı ve Gizlilik

Edward T. Hall'ün incelemelerine göre Almanlar mekânı egolarının devamı olarak algılar, kişisel alanlarını korumak için ses geçirmeyen çift kapılar kullanır ve bürolarında kapıların kapalı olması içeridekilerin rahatsız edilmemesi gerektiğini gösterir.

Bali Kültüründe Yönelim ve Mekân

Bali kültüründe dağ kutsallığı, göl tehlikeyi ve kötü ruhları, tepeler ise temizliği temsil eder. Balililer evlerini bu inanca göre kurar, uyurken başlarını dağ tarafına, ayaklarını ise deniz tarafına gelecek şekilde konumlandırırlar.

Hasan Peter Duerr ve Saulteaux Yerlileri

Hans Peter Duerr'in aktardığına göre, Manitoba'daki Saulteaux yerli köyünde önemli olaylar zaman cetveli üzerinde işaretlenmez; yerliler zaman içindeki 'deliklerden' zamansızlığa gidip gelmekte ve geçen günler hesaba katımamaktadır.

Latin Amerika ve Kuzey Amerika Arasında Mesafe Farkı

Latin Amerikalılar etkileşimde Kuzey Amerikalılara çok yakın dururken, Kuzey Amerikalılar kişisel mesafelerini korumak için geri çekilir; bu mekânsal davranış farkı kültürlerarası iletişimde yanlış anlamalara ve masada öne eğilme çabalarına neden olur.

Anadolu Kültüründe 'Ocak' ve Mekân Değeri

Anadolu kültüründe ev 'ocağın tüttüğü yer' olarak kutsal kabul edilir ve askerlik yapılan yerlere 'asker ocağı' denir. Bu mekânsal bağlılık memleket, hemşeri ve gurbet gibi kavramların doğmasına yol açmıştır.

Japon Kültüründe 'Ma' Kavramı ve Mesafe

Japon kültüründe 'ma' kavramı sözlü iletişimde duraklama ve susmayı ifade ederken, sözsüz iletişimde nesneler ile insanlar arasındaki mesafe ve aralığı ifade eder; ayrıca astlar üstlerini dinlerken gözlerine değil kravatlarına bakarlar.

Stefan Klein'ın Zaman Kitabı

Stefan Klein, 'Zaman - Yaşamın Hammaddesi: Bir Kullanma Kılavuzu' (2011) adlı kitabında modern dünyada zamanın algılanması, insan yaşamındaki yeri ve endüstrileşme ile birlikte zaman kullanımının nasıl değiştiğini incelemiştir.

Blaise Pascal ve Devinimler

Blaise Pascal iki yüz yıl önce 'bizim doğamız devinimlerden oluşmuştur, geri kalan ise ölümdür' diyerek insan varlığında ve iletişiminde bedensel hareketlerin (kinesics) ne denli merkezi bir rol oynadığını vurgulamıştır.

Gaziantep ve Trabzon'da Altın Diş Algısı

Kültürden kültüre dış görünüş anlamlarının değişmesine örnek olarak, Gaziantep ve Hatay'da gencin altın diş kaplatması nişanlandığını gösterirken, Kars'ta ekonomik gücün göstergesi olarak algılanmaktadır.

Wiemann'ın İletişim Yeterliği Tanımı

John Wiemann (1977), iletişim yeterliğini 'etkileşime katılan bir bireyin, etkileşim sırasında her iki tarafı da ilgilendiren amaçlarına ulaşmak için mevcut durumun koşulları içinde olası iletişim davranışlarından en uygun olanını seçme becerisi' olarak tanımlamıştır.

Sınavda Dikkat Et

  • Sözsüz iletişimin 'kesilemez ve koparılamaz' olduğunu unutmayın; sınavda 'istem dışı iletiler nedeniyle iletişim her zaman süreklidir' öncülü sıklıkla doğrudur.
  • Edward T. Hall'ün zaman sınıflandırmasını karıştırmayın: Polikronik zaman 'bütün', monokronik zaman ise 'parçalı' (bir zamanda bir iş) demektir.
  • Batı kültürlerinde zamanın 'çizgisel' ve 'parasal' değer taşıdığını (zaman paradır), tarım toplumlarında ise döngüsel veya noktasal olduğunu iyi ayırt edin.
  • Mekân algısında Doğu/Anadolu kültürlerinin görkemli makam odaları ile statüyü önemsemesini, Batı kültürlerinin ise mekânı sade ve işlevsel görmesini karıştırmayın.
  • Betimleç, düzenleç ve belirtke kavramlarının tanımlarını iyi ezberleyin; sınavda örnek olay sorularında bu üç kavram sıkça karıştırılmaktadır.
  • Oculestic (göz bakışları) ve Kinesics (beden hareketleri) terimlerinin hangi disiplinlere ait olduğunu soru köklerinde dikkatle okuyun.
  • İletişim yeterliği tanımında hem 'kişisel etkinlik' hem de 'toplumsal uygunluk' unsurlarının bir arada bulunması gerektiğini unutmayın.