← Ünite 4
Kültürlerarası İletişim

Ünite 4: Kültürlerarası Farklılaşma ve İletişim

İnsan Kulağının Frekans Sınırları
İnsan kulağının algılayabileceği en düşük ses frekansı 20 kHz, en yüksek ses frekansı ise 2000 kHz'dir. Bu aralık dışındaki sesler anatomik sınırlamalar nedeniyle insan kulağı tarafından duyulmazken, köpekler gibi birçok hayvan bu sesleri algılayabilir.
Edward T. Hall'ün Kültür Sınıflandırması
Edward T. Hall; ABD, Kanada, İngiltere, İsviçre, Almanya ve İskandinav ülkelerini dar bağlamlı kültürler; Fransa, İtalya, İspanya, Asya, Afrika ve Güney Amerika ülkelerini ise geniş bağlamlı kültürler olarak sınıflandırmıştır.
Japon İş Kartviziti Ritüeli
Japon kültüründe iş görüşmelerinde verilen kartvizitler iki elle özenle tutulur, dikkatle okunur ve her satırdan sonra saygı jestleri yapılır. Bu davranış Japon kültüründe karşıdakine saygı göstergesi iken, bu ritüeli bilmeyen diğer kültürler bunu algılamayabilir.
Adelman ve Lustig Araştırması
Adelman ve Lustig (1981), Suudi Arabistanlılar ile Kuzey Amerikalı iş adamları arasındaki iletişim sorunlarını incelemiştir. Araştırma sonucunda Arapların, Amerikalıların sosyal ritüellerine saygı göstermediğini, Amerikalıların ise Arapların yeterince açık olmadığını düşündükleri saptanmıştır.

Anahtar Kavramlar

Sözel KodSesli işaretlerle oluşturulmuş ve sözcükler şeklinde kullanılan kodlardır. Sözlü iletişimde temel olarak sözel kodlardan yararlanılır; örneğin Türkçe'deki 'su' sözcüğü sesli işaretlerle oluşmuş bir sözel koddur.
Sözsüz KodYapısal olarak sözel kodlara benzeyen, giyim kuşam, jest, mimik ve beden dili gibi iletişimde anlam yaratılmasını sağlayan unsurlardır. Tanımadığımız birinin giyim parçalarının kombinasyonuna bakarak mesleği hakkında fikir yürütmemiz sözsüz kodlara örnektir.
KodlamaAnlamın koda yüklenmesi işlemidir. Birey bu içsel süreçte, aktarmak istediği anlamı zihnindeki hazır kodlara yükler ve karşıdakinin bu kodları açmasını bekler.
Bilişsel Yapı (Zihnî Yapı)İlk çocukluktan itibaren öğrenilen bilgi, ses, görüntü ve kalıpların saklandığı, muhafaza edildiği zihinsel alandır. Çocuğun aldığı eğitim bu yapıyı sistematik hale getirir ve problemler bu şablonlarla çözülür.
Algı SüzgeciKültürümüzün çizdiği ve bilişimize yerleşmiş çerçevelerin oluşturduğu gözeneklerdir. Kültürün çerçevelerine uymayan etkenler bu süzgeçten geçemez ve algılanmamış olur; örneğin dilini bilmediğimiz bir ülkedeki uyarıları algılayamamamız gibidir.
Bağlamlamaİletişim sürecinde bir uyarının toplam anlamını yorumlarken bağlamsal göstergelere dikkat etmek, onları tanımak ve diğer iletişimsel ögelerle birlikte değerlendirmektir. Edward T. Hall tarafından ortaya atılmıştır.
Geniş Bağlamlı KültürAnlam yaratmak için daha az enformasyona gereksinme duyan, bağlamsal göstergelere karşı son derece duyarlı olan kültürlerdir. Japonya, Fransa ve Arap ülkeleri bu kültür grubuna girer.
Dar Bağlamlı Kültürİletişim sürecinde ağırlıklı olarak yazılı veya sözel, dilsel mesajlardan yararlanma eğiliminde olan ve anlam için çok enformasyon isteyen kültürlerdir. ABD, Almanya ve İskandinav ülkeleri bu gruba örnektir.
Ortama Bağımlı Düşünme BiçemiElde ettikleri verilerle ortamı bütün olarak kavramaya çalışan, parçalar üzerinde ayrı ayrı düşünmeyen düşünme biçemidir. Bu biçime sahip üyeler çevrelerini geniş bağlamlı algılama biçimiyle algılarlar.
Ortamdan Bağımsız Düşünme BiçemiBütünü oluşturan her bir parçayı bütünden ayrı ele alarak analiz eden düşünme biçemidir. Bilimsel alanda 'tümevarım' olarak adlandırılır ve doğa bilimlerinde başarılı olan Batı kültürlerinde egemendir.
Güç AralığıToplumdaki iktidar ve toplumsal güç farkının bireylerarası ilişkilere yansıma derecesidir. Güç aralığının büyük olduğu kültürlerde amir ile memur arasındaki ilişkiler asimetriktir.
Utanma KültürüRuth Benedict'in Japon kültürü için kullandığı, başkalarının algılarına ve grup normlarına büyük önem verilen, bireyin hatasında ailesini utandırdığı inancına dayanan kültür yapısıdır; Türk kültürü de bu gruba girer.
Ortaklaşa Davranışçılık (Kolektivizm)Bireylerin grup kurallarına uyarak ahengi korumaya çalıştığı, grup çıkarlarını bireysel çıkarların önünde tuttuğu kültürel yönelimdir. Japon ve Türk şirketlerinde bu bilincin gelişmiş olması örnek gösterilebilir.
Kültürleme (Enculturation)İnsanın kendi kültüründe etkinlik kazanması ve eğitim süreci sırasında karşılaştığı bilinçli ve bilinçdışı şartlandırmaları kapsayan, sosyalleşmeden daha geniş kapsamlı kavramdır.
İletişim BiçemiBir bireyin kişilerarası ilişkilerde sıklıkla kullandığı iletişimsel tarzdır. Erol Mutlu tarafından bireyin ilişkilerini düzenlemesindeki başarı veya başarısızlığıyla yakından ilişkili bir kavram olarak tanımlanmıştır.

Diğer Önemli Bilgiler

Ruth Benedict'in Kültür Tanımlamaları

Antropolog Ruth Benedict, Japon kültürünü 'utanma kültürü', Amerikan kültürünü ise 'günah, kusur kültürü' olarak nitelendirmiştir. Japon toplumunda çocuklara başkalarının gülmesinin aileyi utandıracağı vurgulanarak grup bilinci aşılanır.

Ouchi'nin Şirket Sistemleri Karşılaştırması

Ouchi (1981), Japonya ve ABD'deki şirket sistemlerini karşılaştırmış ve Japon şirketlerinde çalışanlar arasında ortak sorumluluk bilincinin bireyci Amerikan şirketlerine kıyasla çok daha fazla geliştiğini kanıtlamıştır.

Gulick'in Doğu Kültürleri Tespiti

Gulick (1962), Asyalıların iç ve dış koşulların soyut ve somut ögeleri arasında birliği vurguladığını, Batılılar gibi bütünü analz etmek için parçalarına ayırmadıklarını, aksine sezgi ve tefekküre dayandıklarını belirtmiştir.

Stewart'ın Amerikalı Düşünce Yapısı Analizi

Stewart (1962), Amerikalıların dünyayı fikirlerden değil gerçeklerden oluşan, tümevarımsal nitelik taşıyan bir ampirik çevre olarak gördüğünü; kuramlarını tekrar tekrar doğrulama gereksinimi duyduklarını ifade etmiştir.

Geert Hofstede'nin Güç Aralığı Kuramı

Hofstede'ye göre güç aralığının büyük olduğu kültürlerde amir ile memur, patron ile işçi arasındaki etkileşim asimetriktir ve üstlerin yüksek sesle emir vermesi normal karşılanırken, güç aralığının az olduğu kültürlerde ilişkiler simetriktir.

Bozkurt Güvenç'in Kültürleme Tanımı

Bozkurt Güvenç (1999), kültürlemeyi insanoğlunun kendi kültüründe etkinlik kazanması ve eğitim süreci sırasında karşılaştığı bilinçli ve bilinçdışı şartlandırmalar olarak tanımlamış; bu kavramın sosyalleşmeden daha geniş kapsamlı olduğunu vurgulamıştır.

Sandor Marai'nin 'Bir Burjuvanın İtirafları' Örneği

Sandor Marai'nin otobiyografik eserinde, Macarların Almanya'da kendilerini 'seçkin yabancılar' olarak hissettikleri, Almanların yabancılara hayranlık duyup saygı gösterdiği ancak farklı ulusal ruhların ve alışkanlıkların kültürlerarası algıyı nasıl etkilediği anlatılmaktadır.

Sınavda Dikkat Et

  • Sözel kodların sesli işaretlerden (sözcükler), sözsüz kodların ise giyim kuşam ve jestlerden oluştuğunu karıştırmayın.
  • Edward T. Hall'ün geniş ve dar bağlamlı kültür örneklerini (Japonya/Almanya gibi) mutlaka ezberleyin, sınavlarda sıkça sorulur.
  • Ortama bağımlı düşüncenin bütüncül (geniş bağlam), ortamdan bağımsız düşüncenin ise analitik/tümevarımcı (dar bağlam) olduğunu unutmayın.
  • Ruth Benedict'in Japon kültürü için kullandığı 'utanma kültürü' kavramı ile Amerikan kültürü için kullanılan 'günah kültürü' tanımını karıştırmayın.
  • Güç aralığı büyük kültürlerde ilişkilerin asimetrik, güç aralığı az olanlarda ise simetrik/eşitlikçi olduğunu göz önünde bulundurun.
  • Bireyci kültürlerde ilişkilerin işlevsellik (geçici), ortaklaşa davranışçı kültürlerde ise süreklilik (ömür boyu) üzerine kurulduğunu unutmayın.
  • Bozkurt Güvenç'in 'kültürleme' tanımının sosyalleşme ve eğitimden daha geniş kapsamlı, bilinçli ve bilinçdışı şartlandırmaları kapsadığını not edin.