Trevithick (2005) verilerine göre, sosyal hizmet görüşmelerinde değerlendirme (assessment) süreci her dönem önemli olmakla birlikte, asıl mesleki ve kuramsal değerini 1980-1990 yılları arasında kazanmış ve sistemleştirilmiştir.
Trevithick (2005), problem çözme aşamasında yapılan en büyük hatalardan birinin, kuşak çatışması veya bazı kronik alkolizm sorunları gibi değişime son derece dirençli ve değişmeyecek nitelikteki problemlere yanlış düzeyde müdahale etmeye çalışmak olduğunu belirtir.
Görüşmecinin kuramsal yönelimi ne olursa olsun, fobilerin iyileştirilmesinde davranışçı tekniklerin diğer kuramsal yaklaşımlara kıyasla açık ara daha etkili sonuçlar verdiği klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır.
Trevithick (2008) gibi Batılı yazarlar görüşmede öneri vermeyi en alt düzeyde tutmayı savunurken, Türkiye'deki uygulamalarda başvuranların geleneksel aile ve hekim ilişkisi alışkanlıkları nedeniyle yüksek düzeyde öneri beklentisi içinde oldukları görülmektedir.
Sosyal hizmet ve psikolojik danışma uygulamalarında yapılandırılmış bir görüşme oturumunun standart süresi yaklaşık 50 dakika olarak kabul edilir ve bu süre yapılandırma aşamasında başvurana bildirilir.
Doğal sonlandırma sonrasında değişimin kalıcılığını izlemek amacıyla planlanan kontrol görüşmeleri genellikle başlangıçta ayda bir, daha sonra ise üç ayda ve altı ayda bir olacak şekilde sistematikleştirilir.
Psikoloji literatürünün en temel bulgularından biri, bireyde belirli düzeyde bir kaygının bulunmasının değişim için şart olduğudur. Hiç kaygı taşımayan başvuranlarda değişim motivasyonu gelişmemektedir.
Okul öncesi dönemdeki çocukların kelime haznelerinin darlığı ve telkine aşırı yatkın olmaları nedeniyle, istismar gibi vakalarda anlattıklarının gerçek mi yoksa çevre etkisiyle kurgulanmış mı olduğunu ayırt etmek üst düzey uzmanlık gerektirir.
Problem çözme aşamasında mizahın bir teknik olarak kullanılmasının nedeni, insan psikolojisinde ve fizolojisinde mizah (gülme) ile olumsuz duygulanımın (öfke, kaygı) aynı anda bir arada bulunmasının imkansız olmasıdır.