Ana Sayfa » Anadolu Üniversitesi AÖF » Sosyoloji Lisans Programı » Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi
← Ünite 3
Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi

Ünite 3: Siyasal Katılım

Siyasal Katılım - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 70
Vatikan'da Siyasal Katılım İstisnası
Günümüzde dünya üzerinde kadınların seçme ve seçilme hakkına sahip olmadığı tek devlet Vatikan'dır. Vatikan'da devlet başkanı olan Papa'yı seçme yetkisi, tamamı erkeklerden oluşan Kardinaller Kurulu'na aittir.
Olympe de Gouges ve Kadın Hakları Bildirgesi
Fransız Devrimi'nin eşitlik vaadinin kadınları kapsamadığını gören Olympe de Gouges, 1791'de 'Kadın Hakları Bildirgesi'ni yazmıştır. Bildirgesinde 'Kadının giyotine gitme hakkı varsa, kürsüye çıkma hakkı da olmalıdır' diyen yazar, 1793'te fikirleri nedeniyle idam edilmiştir.
İngiliz Süfrajet Örgütleri: NUWSS ve WSPU
İngiltere'de oy hakkı için mücadele eden iki ana örgüt vardı. Fawcett liderliğindeki NUWSS barışçıl ve lobici yöntemleri benimserken, 1903'te Pankhurst tarafından kurulan WSPU sivil itaatsizlik, açlık grevleri ve protestolar gibi militan yöntemleri kullanmıştır.
Seneca Falls Kongresi ve Duygular Bildirgesi
ABD'de kadın hareketinin miladı kabul edilen Seneca Falls Kongresi 1848'de toplanmıştır. Elizabeth Cady Stanton öncülüğünde hazırlanan ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'ni temel alan 'Duygular Bildirgesi', kadınların eşit vatandaşlık haklarını dünyaya ilan etmiştir.

Anahtar Kavramlar

Siyasal KatılımSoyut eşitlik ve adalet kavramlarına dayanan, bireylerin doğrudan ya da seçilmiş temsilciler aracılığıyla ülke yönetimine, kamu hizmetlerine ve karar alma mekanizmalarına katılması hakkıdır. Bireysel düzeyde oy verme, toplumsal düzeyde ise siyasi partilerde aktif rol alma ve aday olma şeklinde gerçekleşir.
Bireysel Siyasal KatılımKişinin tek başına gerçekleştirebildiği, özellikle oy verme davranışı ile somutlaşan siyasal katılım düzeyidir. Yasaların çizdiği biçimsel eşitliğin sağlanmasıyla kadınlar açısından bu düzeyde katılım genellikle yüksek oranlara ulaşmaktadır.
Toplumsal Siyasal KatılımSiyasi partilere üye olma, sivil toplum örgütlerinde yer alma veya yerel/ulusal düzeydeki siyasal kadrolara aday olma gibi doğrudan kamusal alanda yürütülen kolektif etkinliklerdir. Bu katılım türü bütünüyle kamusal bir nitelik taşır.
Kritik ÇoğunlukKadınların siyasette nitelikli temsilinden söz edebilmek ve karar alma mekanizmalarında gerçek anlamda fark yaratabilmelerini sağlamak için ulaşılan eşiktir. Siyaset biliminde bu eşik, bulunulan siyasal kurumlarda en az yüzde 30 oranında temsil edilmek olarak kabul edilir.
Süfrajet (Suffragette)19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında, İngiltere ve ABD başta olmak üzere dünya genelinde kadınların eşit vatandaşlık ve özellikle seçme (oy) hakkını kazanması için mücadele eden kadın hakları savunucularına verilen isimdir.
Duygular Bildirgesi1848 yılında ABD'nin Seneca Falls kentinde Elizabeth Cady Stanton öncülüğünde toplanan ilk kadın hakları kongresinde kabul edilen belgedir. Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nden uyarlanan bu metin, kadınların eğitim, mülkiyet ve oy hakkı gibi geniş medeni hak taleplerini içerir.
Devlet FeminizmiKadın haklarının ve toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının devlet eliyle, yukarıdan aşağıya yasal reformlar ve kurumsal düzenlemeler aracılığıyla hayata geçirilmesi modelidir. Finlandiya bu modelin ilk örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Kişisel Olan Politiktirİkinci dalga feminizmin temel sloganı olan, evlilik, aile içi işbölümü, cinsellik ve ev içi şiddet gibi özel alana ait görülen konuların aslında toplumsal güç ilişkilerinden ve ataerkil iktidar yapısından bağımsız olmadığını savunan ilkedir.
Özel Alan - Kamusal Alan AyrımıToplumsal yaşamın cinsiyet temelinde bölünmesini ifade eden; kadını ev içi işler, çocuk bakımı ve aileyle (özel alan), erkeği ise iş hayatı, siyaset ve yönetimle (kamusal alan) özdeşleştiren tarihsel ve kültürel ayrımdır.
Çifte Yük (Üçüncü Vardiya)Çalışan kadınların hem iş hayatındaki ücretli emeklerini sürdürmeleri hem de toplumsal cinsiyet rolleri gereği ev içi sorumlulukları, çocuk ve yaşlı bakımını üstlenmeleri durumudur. Siyasete girmek bu kadınlar için adeta üçüncü bir çalışma vardiyası yaratır.
Dar Bölge Çoğunluk SistemiHer seçim bölgesinden sadece bir milletvekilinin seçildiği ve o bölgede en çok oyu alan adayın/partinin seçimi kazandığı sistemdir. Temsilde adaletsizliğe yol açan bu sistem, kadınların seçilme şansını zorlaştırmaktadır.
Geniş Bölge Nispi Temsil SistemiSeçim bölgelerinin birden fazla milletvekili çıkaracak şekilde geniş tutulduğu ve partilerin aldıkları oy oranına paralel olarak parlamentoda sandalye kazandığı sistemdir. Kadın adayların seçilme şansını artıran en elverişli seçim sistemidir.
d'Hondt SistemiSeçim çevrelerinde partilerin aldıkları oyların sırasıyla 1, 2, 3 gibi tam sayılara bölünerek milletvekili dağılımının yapıldığı bir nispi temsil yöntemidir. Türkiye'de bu sistem belirli bir baraj uygulamasıyla birlikte yürütülmektedir.
Olumlu Eylem StratejileriSiyasette ve karar alma mekanizmalarında kadın temsilini artırmak amacıyla uygulanan kota, kariyer planlama, izleme, danışmanlık, koçluk ve özel eğitim programları gibi geçici veya kalıcı destekleyici politikaların bütünüdür.
KotaKadınların aday listelerinde, parlamentoda, komitelerde ya da hükümette yasal düzenlemelerle veya partilerin gönüllü kararlarıyla belirli oranlarda (örneğin %30 veya %50) temsil edilmesini garanti altına alan zorunlu uygulamadır.
Fermuar SistemiSeçimler için hazırlanan siyasi parti aday listelerinde, cinsiyet eşitliğini sağlamak amacıyla bir kadın ve bir erkek adayın ardışık olarak (bir kadın, bir erkek veya tersi) sıralanmasını zorunlu kılan aday belirleme yöntemidir.
Sonuçlarda EşitlikSadece yasal engelleri kaldırmanın (fırsat eşitliği) yeterli olmadığını savunan; doğrudan veya gizli ayrımcılıkları ortadan kaldırmak için kota gibi aktif mekanizmalar kullanarak fiili ve somut eşitliğe ulaşmayı hedefleyen modern eşitlik yaklaşımıdır.

Diğer Önemli Bilgiler

Fransa'da Geç Gelen Hak ve 'Aile Oyu' Engeli

Fransız kadınları, devrimci geçmişlerine rağmen oy hakkını ancak 1944 yılında elde edebilmişlerdir. Bunun en büyük nedeni, iki savaş arası dönemde Fransa'da kabul gören ve hane reisi olan erkeğin tüm aileyi temsilen tek oy kullanmasını savunan 'aile oyu' anlayışıdır.

CEDAW ve 7. Madde Yükümlülüğü

1979 tarihli BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'nin (CEDAW) 7. maddesi siyasal katılımı düzenler. Taraf devletlere; kadınların tüm seçimlerde oy kullanması, hükümet politikalarını hazırlaması ve sivil toplum örgütlerine katılması için her türlü önlemi alma yükümlülüğü getirir.

Dünya Parlamentolarında Kadın Temsili

Inter-Parliamentary Union'ın 2019 verilerine göre dünya genelindeki parlamentolarda görev yapan toplam 39.192 milletvekilinin sadece 9.268'i kadındır. Bu durum, küresel düzeyde kadın milletvekili oranının %23,6 gibi oldukça düşük bir seviyede kaldığını göstermektedir.

Türkiye'de Kadın Milletvekili Oranları (1935-2018)

Türkiye'de kadınların ilk kez katıldığı 1935 seçimlerinde Meclis'teki kadın oranı %4,5 iken, bu oran 1950'de %0,6'ya kadar gerilemiştir. Cumhuriyet tarihinin en yüksek kadın temsil oranı ise %17,3 ile 24 Haziran 2018 seçimlerinde elde edilmiştir.

İzmir'de Yerel Siyasette Kadın Deneyimi Araştırması

1930-2009 yılları arasında İzmir'de sadece 10 kadın belediye başkanı seçilebilmiştir. Yapılan sözlü tarih çalışmasında kadın başkanlar, siyasetteki en büyük engellerin ataerkil yapı, kısıtlı maddi olanaklar ve aile sorumlulukları olduğunu belirtmişlerdir.

Fransa'nın Parite Yasası (2000)

Fransa, 2000 yılında Siyasi Partiler Kanunu'nda değişiklik yaparak 'Parite Yasası'nı yürürlüğe koymuştur. Bu yasa, nispi temsilin uygulandığı seçim listelerinde siyasi partilerin %50 oranında eşit sayıda kadın ve erkek aday göstermesini zorunlu kılmaktadır.

Portekiz ve Fermuar Sistemi Uygulaması

Portekiz'de 2006 yılından itibaren aday listelerinde her iki cinsiyetin de en az %33,3 oranında temsil edilmesi yasal zorunluluktur. Ayrıca aday listelerinde bir erkek adayın ardından bir kadın adayın gelmesini sağlayan fermuar sistemi uygulanmakta, uymayan partilere mali cezalar verilmektedir.

KONDA 'Siyasette Kadın Temsili' Araştırması (2011)

Araştırmaya katılanların %77'si kadınların siyasette yer almasının meclisteki üslubu iyi yönde değiştireceğine inanmaktadır. Toplum, kadınların siyasetteki azlığını seçmenin istememesine değil, siyasi partilerin kadınlara yeterince destek vermemesine bağlamaktadır.

Sınavda Dikkat Et

  • Siyasal katılımın iki boyutu olan 'bireysel' (oy verme) ve 'toplumsal' (aktif siyaset/adaylık) ayrımını mutlaka iyi öğrenin; sınavda soru olarak gelebilir.
  • Kritik çoğunluk eşiğinin en az %30 olduğunu ve bu kavramın biçimsel değil 'nitelikli temsil' ile ilişkili olduğunu unutmayın.
  • Olympe de Gouges (Kadın Hakları Bildirgesi - 1791) ve Mary Wollstonecraft (Kadın Haklarının Bir Savunusu - 1792) isimlerini ve eserlerini birbiriyle karıştırmayın.
  • Birinci dalga feminizmin odak noktasının 'oy hakkı' (suffrage), ikinci dalga feminizmin odağının ise 'kişisel olan politiktir' ilkesi çerçevesinde özel alanın sorgulanması olduğunu bilin.
  • Nadezhda Shvedova'nın kadınların siyasete katılımı önündeki engelleri 3 grupta (Siyasal, Sosyo-ekonomik, İdeolojik/Psikolojik) topladığını ezberleyin.
  • Seçim sistemlerinden 'Geniş Bölge Nispi Temsil' sisteminin kadınların seçilme şansını artırdığını, 'Dar Bölge Çoğunluk' sisteminin ise zorlaştırdığını aklınızda tutun.
  • Fermuar sistemi (aday listesinde ardışık kadın-erkek sıralaması) ile Parite Yasası (%50 eşit temsil zorunluluğu) kavramsal farklarına dikkat edin.