Siyasal KatılımSoyut eşitlik ve adalet kavramlarına dayanan, bireylerin doğrudan ya da seçilmiş temsilciler aracılığıyla ülke yönetimine, kamu hizmetlerine ve karar alma mekanizmalarına katılması hakkıdır. Bireysel düzeyde oy verme, toplumsal düzeyde ise siyasi partilerde aktif rol alma ve aday olma şeklinde gerçekleşir.
Bireysel Siyasal KatılımKişinin tek başına gerçekleştirebildiği, özellikle oy verme davranışı ile somutlaşan siyasal katılım düzeyidir. Yasaların çizdiği biçimsel eşitliğin sağlanmasıyla kadınlar açısından bu düzeyde katılım genellikle yüksek oranlara ulaşmaktadır.
Toplumsal Siyasal KatılımSiyasi partilere üye olma, sivil toplum örgütlerinde yer alma veya yerel/ulusal düzeydeki siyasal kadrolara aday olma gibi doğrudan kamusal alanda yürütülen kolektif etkinliklerdir. Bu katılım türü bütünüyle kamusal bir nitelik taşır.
Kritik ÇoğunlukKadınların siyasette nitelikli temsilinden söz edebilmek ve karar alma mekanizmalarında gerçek anlamda fark yaratabilmelerini sağlamak için ulaşılan eşiktir. Siyaset biliminde bu eşik, bulunulan siyasal kurumlarda en az yüzde 30 oranında temsil edilmek olarak kabul edilir.
Süfrajet (Suffragette)19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında, İngiltere ve ABD başta olmak üzere dünya genelinde kadınların eşit vatandaşlık ve özellikle seçme (oy) hakkını kazanması için mücadele eden kadın hakları savunucularına verilen isimdir.
Duygular Bildirgesi1848 yılında ABD'nin Seneca Falls kentinde Elizabeth Cady Stanton öncülüğünde toplanan ilk kadın hakları kongresinde kabul edilen belgedir. Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nden uyarlanan bu metin, kadınların eğitim, mülkiyet ve oy hakkı gibi geniş medeni hak taleplerini içerir.
Devlet FeminizmiKadın haklarının ve toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının devlet eliyle, yukarıdan aşağıya yasal reformlar ve kurumsal düzenlemeler aracılığıyla hayata geçirilmesi modelidir. Finlandiya bu modelin ilk örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Kişisel Olan Politiktirİkinci dalga feminizmin temel sloganı olan, evlilik, aile içi işbölümü, cinsellik ve ev içi şiddet gibi özel alana ait görülen konuların aslında toplumsal güç ilişkilerinden ve ataerkil iktidar yapısından bağımsız olmadığını savunan ilkedir.
Özel Alan - Kamusal Alan AyrımıToplumsal yaşamın cinsiyet temelinde bölünmesini ifade eden; kadını ev içi işler, çocuk bakımı ve aileyle (özel alan), erkeği ise iş hayatı, siyaset ve yönetimle (kamusal alan) özdeşleştiren tarihsel ve kültürel ayrımdır.
Çifte Yük (Üçüncü Vardiya)Çalışan kadınların hem iş hayatındaki ücretli emeklerini sürdürmeleri hem de toplumsal cinsiyet rolleri gereği ev içi sorumlulukları, çocuk ve yaşlı bakımını üstlenmeleri durumudur. Siyasete girmek bu kadınlar için adeta üçüncü bir çalışma vardiyası yaratır.
Dar Bölge Çoğunluk SistemiHer seçim bölgesinden sadece bir milletvekilinin seçildiği ve o bölgede en çok oyu alan adayın/partinin seçimi kazandığı sistemdir. Temsilde adaletsizliğe yol açan bu sistem, kadınların seçilme şansını zorlaştırmaktadır.
Geniş Bölge Nispi Temsil SistemiSeçim bölgelerinin birden fazla milletvekili çıkaracak şekilde geniş tutulduğu ve partilerin aldıkları oy oranına paralel olarak parlamentoda sandalye kazandığı sistemdir. Kadın adayların seçilme şansını artıran en elverişli seçim sistemidir.
d'Hondt SistemiSeçim çevrelerinde partilerin aldıkları oyların sırasıyla 1, 2, 3 gibi tam sayılara bölünerek milletvekili dağılımının yapıldığı bir nispi temsil yöntemidir. Türkiye'de bu sistem belirli bir baraj uygulamasıyla birlikte yürütülmektedir.
Olumlu Eylem StratejileriSiyasette ve karar alma mekanizmalarında kadın temsilini artırmak amacıyla uygulanan kota, kariyer planlama, izleme, danışmanlık, koçluk ve özel eğitim programları gibi geçici veya kalıcı destekleyici politikaların bütünüdür.
KotaKadınların aday listelerinde, parlamentoda, komitelerde ya da hükümette yasal düzenlemelerle veya partilerin gönüllü kararlarıyla belirli oranlarda (örneğin %30 veya %50) temsil edilmesini garanti altına alan zorunlu uygulamadır.
Fermuar SistemiSeçimler için hazırlanan siyasi parti aday listelerinde, cinsiyet eşitliğini sağlamak amacıyla bir kadın ve bir erkek adayın ardışık olarak (bir kadın, bir erkek veya tersi) sıralanmasını zorunlu kılan aday belirleme yöntemidir.
Sonuçlarda EşitlikSadece yasal engelleri kaldırmanın (fırsat eşitliği) yeterli olmadığını savunan; doğrudan veya gizli ayrımcılıkları ortadan kaldırmak için kota gibi aktif mekanizmalar kullanarak fiili ve somut eşitliğe ulaşmayı hedefleyen modern eşitlik yaklaşımıdır.