Araştır 1
Tarih, yazma ve yorumlama işi olarak, geçmişin yeniden kurulması olduğu için, karşımızda sadece tarih disiplini yoktur; toplumsal, ideolojik, felsefi, siyasi tüm yapı ve araçlar, tarih yazımına etkide bulunur. Kim, kimler, neden ve hangi amaçla tarih yazar? Tarih yazımı, çıkar ve iktidar ilişkisi de içerir. Kime/ kimlere tarihte yer verilir? Kimler görmezden gelinir, kimler sayılır. Toplumsal hafıza nasıl oluşturulur? Tarihteki olaylar nasıl kaydedilir? Hangileri kaydedilir? Belgeler kime/kimlere yer verir? Tarihin gerçekliğinde yargılar ve önyargılar var mıdır? Varsa kime, kimlere yöneliktir? Bu soruların tümü ve yanıtları tarih disiplininin ilgilendiği meselelerdir.
Geçmiş bilgisinin yazımı, “gerçeklik” kurgusuna da müdahale anlamına gelir. Sözlü geleneği aktaranlardan, vakanüvislere, filozoflara ve akademili tarihçiye varan süreçte, bu aktarım pek masum bir hüviyet içermez. Hakları 20. yüzyıla dek gasp edilen, evrensel hak ve özgürlüklerine kavuşmayan; eğitim kurumlarına alınmayan, siyasal hakları tanınmayan kadınların, tarihte eşit ve önyargısız olarak yer alması mümkün müdür? Tarihin hikayesinde eril kahramanlıklar ve kamusal alandaki işler başat yer tuttuğu için, karşımızda erkek özneyi temel alan, erillikle pekişmiş bir tarih yazımı vardır.
