Ana Sayfa » Anadolu Üniversitesi AÖF » Sosyoloji Lisans Programı » Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi
← Ünite 7
Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi

Ünite 7: Tarih Yazımı

Tarih Yazımı - kaynak sayfa görseli
Kaynak: ders kitabı, sayfa 190
Christine de Pisan ve Kadınlar Kenti Kitabı
Christine de Pisan, 1405 yılında 'Kadınlar Kenti Kitabı'nı yayınlayarak ortaçağda eril tarih yazımına ilk sistemli karşı duruşu sergilemiştir. Eserinde erdemli, başarılı ve güçlü kadınlardan oluşan hayali bir kent tasvir ederek, dönemin kadın düşmanı tarihsel anlatılarına karşı alternatif bir kadın tarihi inşa etmiştir.
Fatma Aliye ve Ünlü İslam Kadınları Araştırması
Fatma Aliye, 1896'da 'Ünlü İslam Kadınları' çalışmasını yaparken 13. yüzyılda İslam dünyasında erkeklere ders veren 100'e yakın kadın profesörün varlığını keşfetmiştir. Ayrıca kocası tarafından terk edilen ve şiddet gören kadınlara barınma sağlayan, Fatma bint-i Abbas'ın yönettiği kadın sığınaklarına benzer tekkelerin varlığını ortaya çıkarmıştır.
Jane Austen'in 16 Yaşındaki Tarih Eleştirisi
Jane Austen, henüz 16 yaşındayken yazdığı 'İngiltere Tarihi' kitabında, tarih yazımını 'taraflı, önyargılı ve cahil tarihçilerin işi' olarak nitelendirmiştir. Kral IV. Henry'nin erkek çocukları üzerinden evli olduğunu tahmin eden ama karısının adını dahi anmayan tarih kitaplarının kuruluk ve renksizliğini sert şekilde eleştirmiştir.
Fransız Devrimi ve Kadınların İdam Gerekçeleri
19 Kasım 1793 tarihli Le Moniteur Universal gazetesinde yayınlanan mahkeme kararında, Olympe de Gouges gibi devrimci kadınların idam edilme gerekçesi olarak 'cinslerine yakışan erdemleri unutup devlet adamı olmak istemeleri' gösterilmiştir. Bu karar, kadınların kamusal alandan dışlanmasını meşrulaştırmak için ibretlik bir ceza olarak sunulmuştur.

Anahtar Kavramlar

Tarih Yazımı (Historiyografi)Tarihsel olayların incelenmesi, kaydedilmesi, belirli bir mantık çerçevesinde seçilmesi ve yorumlanması sürecidir. Sadece geçmişin kaydı değil, aynı zamanda toplumsal bilincin ve ideolojinin inşa edildiği bir adlandırma ve güç alanıdır.
Eril Tarih YazımıÖznesi beyaz, Batılı, orta sınıf erkek olan ve olayları sadece erkeklerin kamusal alandaki deneyimleri (savaşlar, fetihler, siyasi kurumlar) üzerinden kurgulayan geleneksel tarih yazıcılığı yaklaşımıdır. Kadınları ve diğer marjinal grupları tarih dışı bırakır.
Toplumsal CinsiyetBiyolojik cinsiyetten farklı olarak, toplum ve kültür tarafından kadın ve erkek kimliklerine yüklenen rol, sorumluluk, davranış ve beklentiler bütünüdür. Doğal veya değişmez olmayıp, zaman, coğrafya ve güç ilişkilerine göre yeniden inşa edilebilir.
Aşağıdan Tarih (History from Below)Büyük devlet adamlarının, kurumların ve savaşların tarihi yerine; köylülerin, işçilerin, kölelerin ve kadınların yani kitlelerin gündelik yaşamlarını ve mücadelelerini temel alan sosyal tarih yaklaşımıdır. Resmi tarih anlatılarına alternatif sunar.
Feminist TarihçilikTarihteki ataerkil iktidar ilişkilerini açığa çıkarmayı, resmi kaynakları kadın bakış açısıyla yeniden okumayı ve tarihi kadınlar lehine yeniden inşa etmeyi hedefleyen politik ve yöntemsel tarih yaklaşımıdır. Taraflı bir bilinçle toplumsal hafızayı kazır.
Kadın ÇalışmalarıFeminist kuram ve yöntemin açtığı yoldan gelişen, kadınların ezilmesini ve sömürülmesini ortadan kaldırmayı amaçlayan disiplinler arası bir akademik alandır. Bilgi üretimi ile toplumsal eylemin birlikteliğini savunur.
Ataerki (Patriyarka)Erkeklerin kadınlar ve toplum üzerinde tahakküm kurmasına, kadın emeğini, bedenini ve cinselliğini denetlemesine dayanan sistemik egemenlik yapısıdır. Sadece özel alanla sınırlı kalmayıp kamusal ve kurumsal yapıları da kapsar.
İnas DarülfünunuOsmanlı İmparatorluğu'nda kadınların yükseköğrenim talepleri doğrultusunda 12 Eylül 1914'te İstanbul Üniversitesi bünyesinde açılan Kız Üniversitesi'dir. Edebiyat, matematik, tabiat ve güzel sanatlar alanlarında eğitim vermiştir.
Kadın Sözlü TarihiResmi belgelerde yer almayan veya dışlanan kadınların deneyimlerini, kendi sesleri ve tanıklıkları üzerinden kaydetmeyi amaçlayan alternatif bir tarih metodolojisidir. Görüşmeci ve anlatıcı arasındaki hiyerarşiyi sorgulayan etik bir yaklaşıma sahiptir.
Feminist ArşivcilikKadınların tarihsel süreçte ürettiği mektup, günlük, dergi ve kişisel evrak gibi belgeleri toplayarak koruma altına alan ve eril devlet arşivlerinin yarattığı bilgi tekelini kırmayı amaçlayan alternatif arşivcilik faaliyetidir.
Kesişimsellik (Intersectionality)Toplumsal cinsiyetin tek başına değil; sınıf, ırk, etnisite, cinsel yönelim, yaş ve din gibi diğer ezilme ve ayrıcalık biçimleriyle nasıl bir arada çalıştığını ve bireyin konumunu nasıl şekillendirdiğini inceleyen analiz kategorisidir.
Birinci Dalga FeminizmModernleşme ve sanayileşme dönemiyle başlayan, kadınların yasal düzeyde eşitlik, medeni haklar, eğitim, çalışma hakkı ve özellikle siyasal seçme-seçilme hakkı elde etmeye odaklandığı tarihsel feminist mücadele dönemidir.
İkinci Dalga Feminizm1960 ve 1970'lerde gelişen, kadınların maruz kaldığı ezilmenin sadece yasal değil, kökeni özel alana, aileye ve cinselliğe dayanan sistemik bir iktidar sorunu olduğunu savunan ve 'kişisel olan politiktir' ilkesini benimseyen dönemdir.
Üçüncü Dalga Feminizm1990 sonrasında ortaya çıkan, Batı merkezli ve tekil 'kadın' tanımını eleştirerek farklı ırksal, etnik, sınıfsal ve cinsel kimliklere sahip kadınların çoklu deneyimlerini ve öznelliklerini ön plana çıkaran feminist dönemdir.
Farklılık FeminizmiKadınların erkeklerle eşitlenmesi talebinin ötesinde, kadınların kendilerine özgü deneyimlerini, değerlerini ve farklılıklarını vurgulayan; kadın kimliğinin özgün yapısını politik ve epistemolojik olarak savunan yaklaşımdır.
Madun Çalışmaları (Subaltern Studies)Avrupa merkezli ve sömürgeci tarih yazımına karşı çıkan, toplumun en alt tabakasında yer alan, sesini duyuramayan ve resmi tarihin dışına itilmiş toplulukların tarihsel öznelliğini ortaya çıkarmayı amaçlayan yaklaşımdır.
Bilinç Yükseltme Gruplarıİkinci dalga feminist hareketin temel örgütlenme biçimlerinden biri olan, kadınların kişisel deneyimlerini paylaşarak yaşadıkları sorunların bireysel değil, ataerkil sistemin ortak sonuçları olduğunu fark ettikleri toplantılardır.
Sözleşme Teorisi EleştirisiCarol Pateman tarafından geliştirilen, toplumsal sözleşmenin aslında sadece erkekler arasında yapılan bir 'kardeşlik anlaşması' olduğunu ve kadınları özel alana hapsederek sivil toplumdan dışladığını savunan siyaset felsefesi eleştirisidir.
Kamusal AlanSiyasetin, hukukun, ticaretin ve resmi kurumların yer aldığı, geleneksel tarih yazımının ana sahnesini oluşturan ve tarihsel süreçte kadınların dışlanarak erkeklerin egemen kılındığı toplumsal alandır.
Özel AlanEv, aile, hane içi ilişkiler ve cinselliğin yer aldığı, geleneksel tarih yazımında değersiz görülerek dışlanan ancak feminist teoriyle birlikte politikanın ve iktidar ilişkilerinin merkezine taşınan alandır.
Telafi Edici Tarih (Yamacı Tarih)Geleneksel tarih yazımının ana yapısını ve eril kategorilerini sorgulamadan, sadece tarihteki 'öncü' veya 'başarılı' birkaç kadını mevcut anlatıya eklemekle yetinen, yüzeysel tarih yazımı yaklaşımıdır.
Feminist EpistemolojiBilginin tarafsız ve nesnel olmadığını, geleneksel bilim ve tarihin erkek egemen bakış açısıyla üretildiğini savunan ve kadınların deneyimlerinden yola çıkan alternatif bilgi felsefesidir.
Hakikat SiyasetiFoucault'nun geliştirdiği, gerçekliğin ve hakikatin tarafsız olmayıp, iktidar sistemleri ve söylemler yoluyla yeniden inşa edildiğini, iktidarın bilgiyi denetleyerek kendi varlığını meşrulaştırdığını savunan kuramdır.
Zânu be-zânu (Diz Dize)Osmanlı'da karma eğitime geçiş sürecinde Rektör Babanzade Ahmet Naim Bey'in kız ve erkek öğrencilerin bir arada oturmasını tasvir etmek ve bu duruma karşı çıkmak için kullandığı, 'diz dize' anlamına gelen ifadedir.

Diğer Önemli Bilgiler

Dünya Genelinde Kadınların Seçme ve Seçilme Hakları

Kadınlar siyasal haklarını erkeklerden çok sonra kazanabilmiştir. Fransa'da erkekler 1793'te bu hakkı alırken kadınlar ancak 1945'te alabilmiştir. İngiltere'de tüm kadınlara hak 1928'de, ABD'de 1920'de, İran'da ise ancak 1963 yılında tanınmıştır. Günümüzde de kadınların parlamentolardaki küresel temsil oranı %20'nin altındadır.

Türkiye'de Seçme ve Seçilme Hakkının Tarihçesi

Türkiye'de emlak sahibi erkeklere 1877'de, vergi veren erkeklere ise 1908'de oy hakkı tanınmış, erkeklerin önündeki tüm kısıtlamalar 1923'te kaldırılmıştır. Kadınlar ise seçme ve seçilme hakkını ilk olarak 1930 yerel seçimlerinde, genel seçimlerde ise 1934 yılında elde ederek birçok Avrupa ülkesinden önce bu hakka kavuşmuştur.

Alman Üniversitelerinde Kadın Düşmanlığı

1890'larda Almanya'da kadınların üniversiteye girme talepleri 'bizim üniversitelerimiz erkek üniversiteleridir' denilerek reddedilmiştir. Tarihçi Henrich von Triesche, kadınların dersine katılma isteğini, bu durumun erkek öğrencileri inciteceği ve yarım yüzyıllık eril akademik düzeni bozacağı gerekçesiyle geri çevirmiştir.

İnas Darülfünunu'nun Kuruluşu ve Müfredatı

Osmanlı'da kadınların yoğun mücadelesi sonucu 12 Eylül 1914'te kurulan İnas Darülfünunu, edebiyat, matematik, tabiat ve güzel sanatlar alanlarında eğitim vermiştir. Çalışma hayatına atılmak isteyen kadınlar için ise umumi ticaret, daktilografi, defter tutma ve temel Fransızca gibi kısa dönemli mesleki kurslar düzenlenmiştir.

Osmanlı'da Karma Eğitime Geçiş Krizi (1921)

1921 yılında karma eğitime geçiş kararı alındığında, İstanbul Üniversitesi Rektörü Babanzade Ahmet Naim Bey, kız ve erkeklerin yan yana oturmasının dinine aykırı olduğunu belirterek kararı uygulamayı reddetmiştir. Öğrencilerin protestoları üzerine üniversiteye polis çağıran rektörün yarattığı kriz, dekanın araya girmesiyle çözülmüştür.

Carol Pateman ve Cinsellik Sözleşmesi

Carol Pateman, klasik toplumsal sözleşme kuramlarının aslında eril bir 'kardeşlik anlaşması' olduğunu savunur. Pateman'a göre toplumsal sözleşme bir özgürlük hikayesi gibi sunulurken, evlilik ve cinsellik sözleşmesi kadınların özel alana hapsedilerek erkeklerin tabiyetine girmesini sağlayan bir tahakküm mekanizmasıdır.

Osmanlı Tarih Yazımında Kadın Düşmanlığı

Lütfü Paşa, Koçi Bey ve Ahmet Refik Altınay gibi Osmanlı tarihçileri, imparatorluğun gerileme ve bozulma nedenlerini Hürrem Sultan gibi saray kadınlarının 'doğal olmayan güç aşkına' bağlamışlardır. Kadınlar, siyasal krizlerin baş sorumlusu olarak gösterilerek tarihsel anlatılarda günah keçisi ilan edilmişlerdir.

Osmanlı Mahkeme Kayıtlarında Kadın İzleri

1970'lerin sonundan itibaren Jennings ve Gerber gibi tarihçilerin şeriye sicilleri (mahkeme kayıtları) üzerine yaptıkları çalışmalar, Osmanlı kadınlarının sanılanın aksine pasif olmadıklarını, haklarını aramak için mahkemeleri son derece aktif ve bilinçli bir şekilde kullandıklarını ortaya koymuştur.

Feshane Grevi ve Öncü Kadın İşçiler (1872-1907)

Osmanlı İmparatorluğu'nda 1872-1907 yılları arasında gerçekleşen 50 grevden 9'u kadınların yoğun olarak çalıştığı iş kollarında yapılmıştır. Bu grevlerin en önemlilerinden biri olan Feshane grevinde, 50 kadın işçi grevin doğrudan örgütleyicisi, yürütücüsü ve lideri olarak rol almıştır.

İngiltere'de Sendikal Erkek Egemenliği ve Kadın Dışlanması

1847 yılında İngiltere'deki İşçi Birliği, eşinin veya kızının çalışmasına izin veren erkek üyelerine para cezası uygulamıştır. Sendika, eğe-kesim sanayisinde çalışan 200 kadını işten çıkartarak kadınların ucuz iş gücü olarak erkeklerin istihdam alanlarını daraltmasını engellemeye ve onları eve hapsetmeye çalışmıştır.

Virginia Woolf ve Shakespeare'in Kız Kardeşi

Virginia Woolf, 'Kendine Ait Bir Oda' eserinde Shakespeare'in Judith adında hayali bir kız kardeşi olduğunu varsayar. Judith'in abisiyle aynı dehaya sahip olsa bile, kadın olduğu için eğitim alamayacağını, ev işlerine mahkum edileceğini, tiyatroya kabul edilmeyip sonunda intihar etmek zorunda kalacağını anlatarak eril sanat tarihini eleştirir.

Sınavda Dikkat Et

  • Tarih yazımı tarafsız bir kayıt işi değildir; neyin yazılacağına karar veren iktidar ve güç ilişkileriyle doğrudan bağlantılıdır.
  • Ana akım tarih yazımının öznesi beyaz, Batılı, orta sınıf erkektir; bu eril yapı sadece kadınları değil, işçi ve köylüleri de kamusal alan dışı bırakarak görünmez kılar.
  • Osmanlı'da kadınların yükseköğrenim hakkı mücadelesi 'Kadınlar Dünyası' dergisinde somutlaşmış ve bu mücadele 12 Eylül 1914'te İnas Darülfünunu'nun açılmasıyla sonuçlanmıştır.
  • Karma eğitime geçiş (1921) kolay olmamış; Rektör Babanzade Ahmet Naim Bey'in 'zânu be-zânu' (diz dize) oturma itirazı ve öğrenci protestolarıyla şekillenmiştir.
  • Carol Pateman'ın 'Sözleşme Teorisi' eleştirisi sınavda sıkça sorulur; toplumsal sözleşmenin aslında kadınları dışlayan eril bir 'kardeşlik anlaşması' olduğunu savunur.
  • Kadın tarihi sadece ezilme tarihi değildir; aynı zamanda kadınların ataerkil sisteme karşı geliştirdikleri 'direniş ve başkaldırı' tarihidir.
  • Sözlü tarih ve feminist arşivcilik, eril devlet arşivlerinin yarattığı bilgi tekelini kırmak için kullanılan en önemli alternatif feminist metodolojilerdir.