Kavramlar
← Ünite 2

Ünite 2: Arapça Sıfatlar ve İsimler — Önemli Kavramlar

Sıfat-ı Müşebbehe
Fiilin ifade ettiği niteliğin bir varlıkta geçici değil, aksine sabit, kalıcı ve sürekli olarak bulunduğunu gösteren türemiş sıfat türüdür. İsmi faîllere benzese de kalıcılığıyla ayrılır; örneğin 'cemîl' (güzel) veya 'esved' (siyah) kelimeleri bu gruba girer.
İsm-i Tafdîl
Bir niteliğin varlık veya nesnelerde diğerlerine göre daha fazla ya da en fazla bulunduğunu bildiren üstünlük derecesi sıfatıdır. Genellikle 'ef'al' vezniyle yapılır; metindeki 'ekber' (en büyük) veya 'asgar' (en küçük) kelimeleri buna örnektir.
Mübâlağa-i Fâ'il
Bir işi veya eylemi yapan kişinin o işi çokça, aşırı derecede ve sürekli yaptığını anlatan abartılı etken sıfattır. 'Fa‘‘âl' ve 'fa'ûl' vezinleriyle türetilir; metinden 'kezzâb' (çok yalan söyleyen) veya 'cesûr' kelimeleri örnek gösterilebilir.
İsm-i Mensûb
Kelimenin belirttiği vasfın herhangi bir yere, topluluğa veya kavrama ait olduğunu ve nispet edildiğini gösteren aitlik sıfatıdır. Kelime sonuna uzun 'î' sesi getirilerek yapılır; metindeki 'ilmî' veya 'Üsküdarî' kelimeleri tipik örnekleridir.
İsm-i Mekân
Türedikleri fiilin gerçekleştirildiği, eylemin yapıldığı coğrafi yeri veya mekânı bildiren isim grubudur. Mef'al, mef'il ve mef'ale vezinleriyle elde edilir; metindeki 'mesken' (ev) veya 'mescid' kelimeleri mekân ismi teşkil eder.
İsm-i Zamân
Fiilin gerçekleştiği zaman dilimini, vaktini gösteren kelimelerdir. İsm-i mekân ile aynı vezinleri (mef'al ve mef'il) paylaşır ve hangi anlama geldiği bağlamdan çıkarılır; metindeki 'mevlid' (doğum zamanı) buna örnektir.
İsm-i Âlet
Bir fiilin ifade ettiği işi yapmaya vasıta olan, araç ve edevat adını bildiren ve sadece geçişli mastarlardan türetilen isimlerdir. Mif'al, mif'âl ve mif'ale vezinleriyle kurulur; metindeki 'miftâh' (anahtar) veya 'mıkrâz' (makas) bu gruptadır.
SponsorluReklam Alanı · 300 × 250
İsm-i Tasgîr
İsmin küçüklük, sevgi veya acıma hâlini bildiren küçültme isimleridir. Türkçedeki -cık/-cilik eklerinin karşılığıdır ve Arapçada fu'ayl vezniyle yapılır; metindeki 'ubeyd' (kulcağız) kelimesi tasgîr örneğidir.
Harf-i Târîf
Arapçada kelimelerin başına getirilerek onları belirli ve bilinen bir hale getiren (ال) takısıdır. İngilizcedeki 'the' edatına benzer; gün anlamına gelen yevm kelimesinin başına gelerek 'el-yevm' şeklini alması buna örnektir.
Hurûf-ı Şemsiyye (Güneş Harfleri)
Başlarına harf-i târîf (el takısı) geldiğinde lam harfini okutmayarak kendilerine benzeştiren, yani leri yutan harfler grubudur. Metinde verilen 'Şems' kelimesinin 'eş-şems' olarak okunması bu kurala dayanır.
Hurûf-ı Kameriyye (Ay Harfleri)
Başlarına harf-i târîf geldiğinde lam harfinin okunuşunu değiştirmeyen ve net bir şekilde seslendirilmesine izin veren harflerdir. Metindeki 'el-vatan' veya 'el-mülk' kelimelerinde olduğu gibi lam harfi net okunur.
Muzâf ve Muzâfun İleyh
Arapça isim tamlamalarındaki unsurlardır; önce tamlanan (muzâf) gelir ve son harfi genellikle ötrelidir, ardından tamlayan (muzâfun ileyh) gelir ve başında harf-i târîf bulunur. 'Nûrü'ş-şems' (güneş ışığı) tamlaması bu yapıyı temsil eder.
İ'lâl
Zayıf harf (illet harfleri olan vav, ye, elif) içeren köklerin vezinlere uygulanması sırasında ses ve harf değişimine uğraması kuralıdır. İsm-i tafdîl veya ism-i âlet yapımında 'mî'al' veya 'akvâ' örneklerinde görüldüğü gibi harf dönüşümlerini kapsar.